SAĞLIK - 09 Şubat 2025 Pazar 15:39

ANKA’dan sarı serum uyarısı

A
A
A
ANKA’dan sarı serum uyarısı

Gaziantep Özel Anka Hastanesi Başhekimi Dr.Fırat Dalgıçer, halk arasında "atom" ya da "vitaminli serum" olarak bilinen sarı renkli serumlar konusunda vatandaşları uyardı. Bu tür serumların bilinçsiz kullanımının ölümle sonuçlanabileceğine dikkat çeken Dr. Dalgıçer, bu tedavilerin mutlaka uzman bir hekim kontrolünde hastane ortamında yapılması gerektiğini dile getirdi.


Son zamanlarda bilinçsizce yapılan sarı serumlardan kaynaklı ölümler halkı tedirgin ediyor. Özellikle soğuk algınlığı ve bağışıklık sistemini desteklediği görüşüyle yaygın şekilde tercih edilen sarı serumlardan kaynaklı can kayıpları arttıkça uzmanlar uyarılarda bulunuyor.


"Her dozda alerjik reaksiyon riski mevcut"


Gaziantep Özel Anka Hastanesi Başhekimi Dr. Fırat Dalgıçer, "Atom sarı serum, genel olarak kış aylarında bağışıklığı ve vücut direncini arttırdığı söylenerek hastalara uygulanıyor. Ancak hastane ortamında uygulanmayan tüm tedavi uygulamaları ölüme kadar varabilen çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sarı serum olarak tabir edilen tedaviler de bazı bireylerde çok ciddi alerjik reaksiyon riskleri doğurabiliyor önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Son zamanlarda sarı serumdan kaynaklanan ölümlere baktığımızda tüm vakaların hastane şartları dışında işlem yapılan hastalar olduğu görülüyor. Kişinin daha önce bu serumu taktırmış olması ve bir sorun yaşamamış olması da hastanın bir sonraki uygulamada güvende olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü her dozda alerjik reaksiyon riski mevcut. Sarı serumun içindeki herhangi bir etken çok küçük dozlarda olsa bile vücut tepki gösterebiliyor" dedi.


Tedavilerin hastanede uygulanmasının önemini vurgulayan Dr. Fırat Dalgıçer, "Hastanelerimizde her türlü imkan var. Ani bir reaksiyon gelişmesi durumunda da acil müdahale edilebilir. Bu nedenle kendinizi iyi hissetmediğiniz zaman hastaneye başvurup bir doktor kontrolünden geçmeniz çok önemli. Doktor önerisiyle yapılan tedavi ile risksiz bir şekilde sağlığınıza kavuşabilirsiniz" diye konuştu.



ANKA’dan sarı serum uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.