POLİTİKA - 06 Şubat 2025 Perşembe 16:16

Bakan Tunç: "Cumhurbaşkanımız her kabine toplantısında bize deprem bölgesini sordu"

A
A
A
Bakan Tunç: "Cumhurbaşkanımız her kabine toplantısında bize deprem bölgesini sordu"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 2’nci yıldönümünde afetten en çok etkilenen noktalardan biri olan Gaziantep’in İslahiye ilçesinde depremzedeler için yapılan anma törenine katıldı. Bakan Tunç, "Aradan 2 yıl geçti ancak deprem bölgesini hiç unutmadık. Her kabine toplantısında Cumhurbaşkanımızın talimatıyla deprem bölgesi, gündemimizin değişmez konusu oldu" dedi.


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 2. yıldönümünde afetten en çok etkilenen noktalardan biri olan Gaziantep’in İslahiye ilçesinde temaslarda bulundu. İlk olarak kalıcı konutlara yerleşen depremzedeleri ziyaret eden Bakan Yılmaz Tunç, daha sonrasında ise ilçe merkezinde bulunan deprem şehitliğinde hayatını kaybedenlerin mezarına karanfil bırakarak okunan dualara eşlik etti. Bakan Tunç, mezar ziyaretinin ardından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenleri anmak için hazırlanan programa katıldı.



"Milletçe kenetlenerek tüm dünyaya örnek olacak bir birliktelik sergiledik"


Törende konuşan Bakan Tunç, "Bu felaket, dünya tarihinin en büyük afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Ancak millet olarak da büyük bir dayanışma örneği sergiledik. 81 ilimiz, tüm ilçeleri ve köyleriyle birlikte adeta bir seferberlik ilan etti. Devletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm kurumlarıyla hızla harekete geçti. Çok zor şartlar vardı, hava koşulları kötüydü, yollar kapanmıştı. Karla mücadele içinde enkaz altındaki canlara ulaşmak için insanüstü bir çaba gösterildi. Deprem sırasında bölgeye geldik. O zaman milletvekiliydim ve Hatay’dan itibaren girerken felaketin büyüklüğünü bizzat gördüm. Ancak asıl acıyı, enkaz altında saatlerce kalanlar ve yakınlarını kaybedenler yaşadı. Arama kurtarma ekiplerimiz, madencilerimiz ve AFAD’ın koordinasyonunda tüm birimlerimiz büyük bir mücadele verdi. Milletçe kenetlenerek tüm dünyaya örnek olacak bir birliktelik sergiledik" dedi.



"Bugüne kadar 2 buçuk trilyon TL harcandı, bu yıl da 584 milyar TL bütçe ayrıldı"


Bakan Tunç, "Aradan 2 yıl geçti ancak deprem bölgesini hiç unutmadık. Her kabine toplantısında Cumhurbaşkanımızın talimatıyla deprem bölgesi, gündemimizin değişmez konusu oldu. Depremzede vatandaşlarımızı sıcak yuvalarına kavuşturmak için gece gündüz çalıştık. Önce çadırlar, ardından konteynerler sağlandı. Bugüne kadar 201 bin konut teslim edildi. 2025 yılı sonuna kadar 452 bin 983 konut daha teslim edilerek vatandaşlarımız güvenli yuvalarına kavuşacak. Gaziantep ilimizde 22 bin 475 konut teslim edildi, 29 bin 500 konut ve iş yeri daha teslim edilecek. Özellikle en fazla hasar gören ilçelerimiz olan Nurdağı ve İslahiye’de büyük yıkım yaşandı, 4 bine yakın vatandaşımızı kaybettik. 11 ilimizde tarihi ve kültürel dokuyu koruyarak şehirlerimizi yeniden inşa ediyoruz. En zorlu aşamayı geride bıraktık. Bu yıl da en büyük bütçeyi deprem bölgesine ayırarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugüne kadar 2 buçuk trilyon TL harcandı, bu yıl da 584 milyar TL bütçe ayrıldı" ifadelerini kullandı.



"Şu ana kadar 105 bin dava açıldı, bunların 65 bini sonuçlandı"


Bakan Tunç, "Adalet Bakanlığı olarak, deprem anından itibaren kriz merkezleri kurarak delil tespit çalışmalarını başlattık. 984 bilirkişimiz, yıkılan binalarla ilgili delilleri topladı. Sorumlular hakkında soruşturmalar ve davalar devam ediyor. Şu ana kadar 105 bin dava açıldı, bunların 65 bini sonuçlandı. Hukuki süreçlerin şehirlerin yeniden inşasını geciktirmemesi için adalet teşkilatımız titizlikle çalışıyor. Bugün, Nurdağı’nda depremzede vatandaşlarımızı ziyaret ettik. Yeni evlerine kavuşan insanların mutluluğunu gördük, ancak kayıplarımızın acısını da bir kez daha hissettik. Rahmetli olan bir muhtarımızın mezarını ziyaret ettik, çocuklarımızın kaybettikleri arkadaşları için yazdığı duygusal satırları okuduk. Rabbim, bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın. Ülkemizin birliğini ve beraberliğini daha da güçlendirsin. 6 Şubat’ta nasıl kenetlendiysek, bundan sonra da birlik içinde olursak her türlü zorluğu aşarız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, devletimizin kararlılığıyla bu bölgeyi yeniden inşa etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.



Bakan Tunç: "Cumhurbaşkanımız her kabine toplantısında bize deprem bölgesini sordu"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP’lilerin hedef aldığı Ayaş Kaymakamı Eligül’e soruşturma İçişleri Bakanlığı, CHP’lilerin sosyal medya üzerinden hedef aldığı Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül hakkında sosyal medya paylaşımları sebebiyle soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilirken Muharrem Eligül, Edirne Valiliği hukuk müşaviri olarak görevlendirildi. Ankara’nın Ayaş ilçesinde 23 Nisan kutlamalarında belediye basın görevlisinin Kaymakamlık tarafından tören alınana alınmadığı iddiası üzerine Kaymakam Muharrem Eligül, "Bismillahirrahmanirrahim" diye başlayan bir mesaj yayınlayarak, "Belediye görevlileri tören alanında gayet özgür bir şekilde fotoğraf ve video çekimi yapmışlardır. Bu durum, zaten kendi paylaşımlarından da anlaşılmaktadır. Madem ben kamu gücünü kullanıp engellemiştim de o kadar fotoğrafı kim çekmiştir, uzaylılar mı" diye tepki göstermişti. Bu açıklamadan sonra CHP’lilerin linç girişiminde bulunduğu Kaymakam Eligül’ün paylaşımına Ankara Valiliği inceleme başlattı. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan,"Ayaş kaymakamı , seni unuttuk sanma . TBMM’de de senin ve senin gibilerin hadsizliğini konuşacağız" diye Eligül’e tepki gösterdi. Sosyal medyada CHP’li hesapların linç girişiminde bulunduğu Eligül, hesabından Umut Akdoğan’a "Kes lan" diyerek sosyal medya hesabından tepki gösterdi. CHP’lilerin tepki gösterdiği Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül hakkında İçişleri Bakanlığı, sosyal medya paylaşımları sebebiyle soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilirken Muharrem Eligül, Edirne Valiliği hukuk müşaviri olarak görevlendirildi.
Bursa Yıldırım’dan afet yönetiminde tarihi adım Yıldırım Belediyesi, afet yönetimi alanında Türkiye’ye örnek olacak bir başarıya imza atarak, AFAD standartları doğrultusunda ‘Afetlerde Acil Barınma’ alanında ‘Ağır Seviye Akreditasyon’ belgesini alan ilk ve tek belediye oldu. Yıldırım Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü ekipleri, Bursa İl AFAD Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen ‘Afetlerde Acil Barınma’ alanında ‘Ağır Seviye Akreditasyon’ sınavlarını başarıyla tamamladı. Böylece; tamamı belediye personelinden oluşan 91 kişilik profesyonel barınma ekibi afet sonrası süreçleri uluslararası standartlarda yönetme yetkinliğini tescilledi. Sahada tecrübe, masada planlama Afet sonrası süreci planlı, koordineli ve etkin şekilde yönetmek üzere oluşturulan ekibin temel hedefi ise afet, sonrası evlerine giremeyen vatandaşların barınma, ısınma ve temel ihtiyaçlarının hızlı ve doğru şekilde karşılayarak, afetin etkisini asgariye indirmek. Ekiplerinin Kahramanmaraş depremleri, orman yangınları sonrasında aktif olarak görev aldığını aktaran Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Arkadaşlarımız, aldıkları akreditasyonla sahadaki deneyim ve tecrübelerini tescilledi. Biz, afet yönetimini yalnızca müdahale anıyla sınırlı görmeyen bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bu amaçla halihazırda görev yapan 65 kişilik Orta Seviye Kentsel Arama Kurtarma ekibimizi afetin tüm aşamalarına eş zamanlı müdahale edebilecek şekilde yapılandırıldık. Arama kurtarma ekipleri enkaz altında hayat kurtarma mücadelesi verirken, barınma ekipleri de afetzedeler için güvenli yaşam alanları kuracak" dedi. Yerel yönetimlere model Şehir ve insan güvenliğinin sadece yeni yapılar yapmakla mümkün olmadığına işaret eden Başkan Yılmaz, "Sadece bugünü değil, yarını planlayan bir anlayışla hizmet üretiyoruz. Bunun için afet senaryoları hazırlayarak; sadece teorik bilgiye sahip değil, sahayı bilen, tecrübesini afet bölgelerinde yoğurmuş güçlü bir ekipler oluşturuyoruz. Arkadaşlarımızın elde ettiği başarı, sadece Yıldırım için değil, Türkiye’deki tüm yerel yönetimler için bir modeldir. Biz, afetlere karşı dirençli şehirler inşa etmenin sadece binalarla değil, güçlü organizasyonlarla mümkün olduğuna inanıyoruz. Hedefimiz, hazırlıklı olmak, hızlı hareket etmek ve hayat kurtarmak" ifadelerini kullandı.
İzmir Özhelvacı: "Yapay zekâ, rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur" Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), dijital dönüşümün iş dünyasında neden olduğu köklü değişimi üst düzey yönetim perspektifinden değerlendirmek amacıyla "CEO Bakış Açısıyla Yapay Zekâ Semineri" düzenledi. İş dünyasının dönüşüm ajandasında giderek daha merkezi bir konuma yerleşen yapay zekâ teknolojilerinin stratejik yönetim boyutunun ele alındığı etkinlik, EGİAD merkezinde düzenlendi. Panel, üyeler ve şirket profesyonelleri tarafından yoğun ilgi gördü. Seminerde, Gilda&Partners Consulting Managing Partner’ı Jilda Bal, yapay zekânın iş dünyasında sağladığı fırsatlar, dönüşüm sürecinde karşılaşılan zorluklar ve bu sürecin etkin yönetimine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken; liderlik perspektifinin teknoloji yatırımlarındaki belirleyici rolü çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirildi. Yapay zekâ artık bir teknoloji değil, rekabet altyapısı Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, doğrudan rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur haline geldiğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Bugün iş dünyasının gündeminde yapay zekâ, artık yalnızca teknoloji ekiplerinin konusu değildir. Yapay zekâ; yönetim kurullarının, CEO’ların ve şirketlerin gelecek tasarımının doğrudan merkezine yerleşmiştir. Karşımızda yalnızca bir teknoloji değil; karar alma biçimimizi, verimlilik kaslarımızı ve rekabet anlayışımızı yeniden tanımlayan güçlü bir ekonomik dönüşüm var." Özhelvacı, kurumların sürdürülebilir büyüme ve rekabet avantajı elde edebilmesi için teknoloji yatırımlarının doğru kullanım senaryosu ve güçlü bir liderlik anlayışı ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı. "Liderlik dönüşümü yönetmek demektir: Mesele teknoloji değil, doğru karar Konuşmasında yapay zekâ yatırımlarının başarısında liderlik kapasitesinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, dönüşüm sürecinin yalnızca teknolojik değil, yönetsel bir mesele olduğunun da altını çizerek, "Mesele yalnızca yapay zekâyı kullanmak değil, nerede kullanacağını, nerede insan muhakemesini öne çıkaracağını ve bu dengeyi nasıl yöneteceğini bilmektir. Liderlik tam da bu noktada belirleyici hale gelmektedir." diye konuştu. Bu yaklaşımın, özellikle hızlı değişen rekabet koşullarında kurumların risk yönetimi ve stratejik karar alma süreçlerinde kritik bir avantaj sağlayacağı ifade edildi. İşgücü, yetenek ve şehir ekonomileri yeniden tasarlanıyor Seminerde, yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca şirketlerin operasyonel süreçlerini değil, iş gücü yapısını ve şehirlerin ekonomik rekabet gücünü de yeniden şekillendirdiği vurgulandı. EGİAD tarafından hazırlıkları sürdürülen "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" raporuna atıfta bulunan Özhelvacı, bu dönüşümün doğru yönetildiğinde önemli bir fırsat alanı oluşturacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Biz bu dönüşümü yalnızca bir tehdit değil; eskimiş yapıların yerini daha verimli ve yüksek katma değerli sistemlerin aldığı bir yeniden doğuş süreci olarak görüyoruz. Yapay zekâ tam da böyle bir eşiği temsil ediyor." EGİAD, dönüşümü izleyen değil, yön veren bir kurum Etkinlikte, EGİAD’ın dijital ve teknolojik dönüşümü yalnızca izleyen değil, veri temelli analizler üreten ve iş dünyasını geleceğe hazırlayan bir yapı olma vizyonu bir kez daha vurgulandı. Yapay zekânın kurumların rekabet gücünü artıran, risk yönetimini güçlendiren ve stratejik karar süreçlerini hızlandıran temel bir unsur haline geldiği bu dönemde, liderlerin teknolojiye yaklaşımında cesaret, akılcı planlama ve insan odaklılık ilkelerinin kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Seminer, katılımcılar açısından yalnızca teknolojik bir gündem başlığı değil; şirketlerin büyüme stratejilerinden insan kaynağı planlamasına kadar geniş bir perspektifte dönüşümün nasıl yönetileceğine ilişkin güçlü bir vizyon sunan stratejik bir buluşma olarak değerlendirildi.