SAĞLIK - 21 Nisan 2026 Salı 13:10

Başparmağında ileri derece hareket kısıtlılığı olan çocuk, operasyonla sağlığına kavuştu

A
A
A
Başparmağında ileri derece hareket kısıtlılığı olan çocuk, operasyonla sağlığına kavuştu

Gaziantep’te yaşayan ve başparmağında ileri derecede hareket kısıtlılığı olan 8 yaşındaki Modar Alsajem, Şehir Hastanesi’nde kasık bölgesinden serbest doku alınarak yapılan ve 6 saat süren başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Operasyon sonrası sevincini hastane koridorlarında koşarak yaşayan küçük çocuk, "Artık yürüyorum, koşuyorum ve top oynayabiliyorum" dedi.


Gaziantep’te yaşayan 8 yaşındaki Modar Alsajem, 6 yaşındayken ayağının üzerinden araç geçmesi sonucu gelişen kontraktür nedeniyle başparmağında gelişim geriliği ve ileri derecede hareket kısıtlılığı yaşamaya başladı. Olay sonrası ayak başparmağını tamamen hareket ettiremeyen, ayakkabı giymekte zorlanan ve çok kez farklı hastanelere başvuran aile, çocuklarının rahatsızlıklarına bir türlü çözüm bulamayınca son çare olarak Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Modar Alsajem, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanları Op. Dr. Ahmet Coşar, Op. Dr. Hüseyin Demir ve El Cerrahisi Uzmanı Bülent Kılıç tarafından koordineli şekilde muayene edildi.



Operasyon 6 saat sürdü, kasık bölgesinden alınan serbest doku ile sağlığına kavuştu


Yapılan muayene ve tetkiklerin ardından operasyona karar verildi. Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanları Op. Dr. Ahmet Coşar, Op. Dr. Hüseyin Demir ve El Cerrahisi Uzmanı Bülent Kılıç tarafından yaklaşık 6 saat süren operasyon ile hastanın kasık bölgesinden alınan serbest doku (SCIP flep) mikro cerrahi yöntemlerle ayağa nakledilerek 8 yaşındaki Modar’ın sağlığına kavuşması sağlandı. Modern cerrahi teknikle gerçekleştirilen operasyon sonrası Modar’ın yeniden rahatça ayakkabı giyebileceği, yürüyebileceği, spor aktivitelerine katılabileceği ve futbol oynayabileceği belirtildi.



"Artık ayakkabısını rahatça giyip, oyun oynayabilecek"


Operasyon ile ilgili bilgi veren Op. Dr. Ahmet Coşar, "Hasta bize başvurduğunda rahatça ayakkabı giyemiyor ve koşup oynayamıyordu. Zamanında geçirdiği ciddi bir ayak travması nedeniyle doku sertlikleri ve kemik deformiteleri vardı. Biz de elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak hastamızı tekrar yürüyüp oynayabilmesini ve tekrar yeni ayakkabı giyebilmesini sağladık. Bu vakada önce o bölgedeki sertleşmiş dokuları uzaklaştırdık, kemik deformitelerini düzelttik. Daha sonrasında kasıktan aldığımız ince dokuyu mikro cerrahi yöntemle ayağa naklettik. Bu sayede tendonların rahatça hareket edebileceği sağlam, ince, esnek bir doku oluşturmuş olduk. Bu, gözle görülemeyecek kadar ince dikişlerle yapılan bir operasyon ve yüksek hassasiyet gerektiren bir operasyondu. Hastanemizdeki güçlük ve sağlam altyapı sayesinde biz bu ileri mikro cerrahi teknikleri yapabiliyoruz. Geniş bir yelpazede bu ileri cerrahi tekniklerini yapabiliyoruz. Hastamızın da şu an durumu gayet iyi, yakın zamanda taburcu etme planımız var. Artık ayakkabısını rahatça giyip oyun oynayabilecek" dedi.



"Zorlu operasyon başarılı bir şekilde tamamlandı"


Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, zorlu operasyonun başarılı bir şekilde tamamlandığını söyleyerek, "Plastik cerrahi ekibine böyle zor ve başarılı ameliyatı gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyorum. Mikro cerrahi işlemle mikroskop altında başka bir yerde olan dokunun, hastamızın ayağının daha iyi fonksiyona getirebilmek için o dokunun oraya mikro cerrahi olarak getirilmesi zor ve zahmetli bir işlem. Ama ameliyat zor ve başarılı olarak gerçekleşti. Hastamız bundan böyle rahat bir şekilde ayakkabı giyebilecek, rahat bir şekilde koşabilecek. Bu da bizleri çok mutlu ediyor, tekrardan tüm plastik cerrahi ekibine teşekkür ediyorum. Şehir Hastanesi’nde böyle ameliyatların yapılması gerçekten bizler için övünç kaynağı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



Sevincini hastane koridorlarında koşarak yaşadı: "Yürüyorum, koşuyorum ve top oynayabiliyorum"


Operasyon sonrası sağlığına kavuşan ve sevincini hastane koridorlarında koşarak yaşayan 8 yaşındaki Modar Alsajem, "Çok zorluk yaşıyordum. Arkadaşlarımla top oynayamıyordum. Koşamıyordum. Okulda teneffüse çıkamıyordum, sınıfta yalnız kalıyordum. Şuan artık çok iyiyim. Yürüyorum, koşuyorum ve top oynayabiliyorum. Çok mutluyum" diye konuştu.



Başparmağında ileri derece hareket kısıtlılığı olan çocuk, operasyonla sağlığına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Ummahan Korkut davasında gerekçeli karar açıklandı Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde, eşi Ummuhan Korkut’a uyguladığı şiddet sonrası, künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama sonucu ölümüne neden olan Yunus Korkut hakkında verilen 14 yıl hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, sanığın öne sürdüğü "yemek yapmadı" ve "sadakatsizlik" iddialarını haksız tahrik nedeni saymayarak cezada hiçbir indirim uygulamadı. Muğla’da Ummahan Korkut cinayeti davasında 30 Nisan tarihinde kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki gerekçeleri belli oldu. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanık Yunus Korkut’u "Eşe Karşı Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak indirmeksizin 14 yıl hapis cezası vermişti. Gerekçeli kararda yer alan, 25 yaşındaki Ummahan Korkut’un ölümünün "künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama ve gelişen komplikasyonları" sonucu meydana geldiği kesinleşti. Kararda; sanığın yaralama kastıyla eşine yumruk attığı, bu yumruğun etkisiyle maktulün kafasını duvara çarptığı ve maruz kaldığı bu travma ile ölüm olayı arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu kaydedildi. Sanık Yunus Korkut savunmasında, eşinin evde ortak çocuklarına yemek hazırlamadığını, bu yüzden tartışma çıktığını ve geçmişe dönük "sadakatsizlik" şüpheleri bulunduğunu ileri sürmüştü. Ancak mahkeme, yapılan teknik incelemeler, HTS kayıtları ve toplanan deliller ışığında sanığın bu iddialarına itibar etmedi. Eşinin yemek yapmamasının ya da sanığın temelsiz kıskançlık iddialarının bir "haksız tahrik gerekçesi" olamayacağına hükmeden mahkeme heyeti, suçun işleniş şekli ve sanığın kastının yoğunluğunu gözeterek takdiri indirim ve haksız tahrik indirimi uygulamadı. Mahkeme, sanığın eylemini öldürme kastıyla gerçekleştirdiğine dair dosyada yeterli delil bulunmadığını, eylemin yaralama kastı ile gerçekleştiğini değerlendirdi. Ummahan Korkut’un aile avukatı Perihan Ceviz Turasay, mahkemenin haksız tahrik indirimlerini reddetmesini olumlu bulsa da suç vasfı yönünden kararı kabul etmediklerini belirtti. Avukat Turasay, "Bu dosya basit bir neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama dosyası değildir. Biz caydırıcılığın sağlanması adına eşe karşı kasten öldürme suçundan indirimsiz bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini talep ediyorduk. Bu nedenle kararı eksik bularak suç vasfı yönüyle doğrudan istinaf mahkemesine taşıyacağız" dedi.
Antalya Şişme botları patlayan ve rüzgarla sürüklenen 2 genci sahil güvenlik ekipleri kurtardı Antalya’da rüzgarla açığa sürüklenen ve şişme botları patlayan 2 kişi Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. Olay, saat 13.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul’dan gezmek için geldikleri Antalya’da Konyaaltı Sahiline gelen ve bir süre denize girdikten sonra şişme bot ile açılan 2 arkadaş rüzgarın etkisiyle sürüklenmeye başladı. Bir süre sonra botlarında bir delik olduğu ve havanın inerek batmaya başladıklarını fark eden 2 kişi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne arayarak yardım istedi. İhbar üzerine yat limanında bulunan Antalya Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde konuşlu bulunan Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanlığı’na bağlı bot hızla olay yerine hareket etti. Şişme bot delindi, 2 genci Sahil Güvenlik kurtardı Birkaç dakika içinde belirtilen konuma ulaşan Sahil Güvenlik ekipleri şişme botta bulunan 2 kişiyi tahliye ederek, Antalya Yat Limanı’na getirdi. Konyaaltı sahilinden botla açıldıktan bir süre sonra botun delindiğini ve su almaya başladıklarını belirten Melih Aksu, "Konyaaltı Varyanttan çıktık normal bir botla. Kürek çekerken baya bir uzaklaştık. Sonra botumuzun bir yerden delindiğini gördük. Su almaya başladı. Acilen Sahil Güvenliği aradık. Allah razı olsun, hemen 5 dakika olmadan yanımıza geldiler. Bizi kurtardılar. Vallahi ölmekten kurtulduk. Allah, hepsinden razı olsun" dedi.
Tokat Bakan Yardımcısı Gizligider: "Reşadiye’de debi saniyede 354, Niksar’da ise 479 metreküpe ulaştı" Tokat’ta etkili olan taşkınlar nedeniyle afet koordinasyon toplantısına katılan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, "2 bin 200 dekar tarım arazisi taşkınlardan zarar gördü" dedi. Tokat’ta son günlerde etkili olan yağış ve baraj kapaklarının açılmasının ardından Yeşilırmak Havzası’nda meydana gelen taşkınlar nedeniyle Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider kentte incelemelerde bulundu. Bakan Yardımcısı Gizligider, Tokat Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İl Müdürlüğü’ndeki koordinasyon toplantısına katılarak yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Reşadiye’de debi saniyede 354, Niksar’da ise 479 metreküpe ulaştı Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Bakan Yardımcısı Gizligider, özellikle Kelkit Çayı Havzası’nda etkili olan yoğun yağışlar nedeniyle Reşadiye, Niksar, Erbaa ve Zile ilçelerinde taşkınların meydana geldiğini söyledi. Akım gözlem istasyonlarından alınan verilere göre Reşadiye kesiminde debinin saniyede 354 metreküpe, Niksar bölgesinde ise 479 metreküpe ulaştığını belirten Gizligider, Yeşilhisar, Direkli, Yeşilköy, Çimenözü ve Mahmudiye köyleri başta olmak üzere birçok yerleşim alanının taşkından etkilendiğini ifade etti . 2 bin 200 dekar tarım arazisi taşkınlar nedeniyle zarar gördü Yaklaşık 2 bin 200 dekar tarım arazisinin zarar gördüğünü kaydeden Gizligider, riskli bölgelerde vatandaşların güvenliği için tahliyelerin sürdüğünü söyledi. Tokat’ta bugüne kadar 8 baraj, 4 gölet, 23 sulama tesisi ve 189 taşkın koruma tesisinin hayata geçirildiğini belirten Gizligider, "62 milyar lirayı aşkın yatırımla gerçekleştirilen bu tesisler sayesinde çok daha büyük afetlerin önüne geçildi. Yeşilırmak Havzası’nda inşa edilen barajlar taşkın oluşturabilecek suları haznelerinde tuttu. Depolama tesislerimizin doluluk oranı yüzde yüze yaklaşmış durumda. Böylece akması ve taşması gereken su önemli ölçüde kontrol altına alındı" dedi. Arazilerdeki sular çekildikten sonra hasar tespit çalışması yapılacak Tarım arazilerindeki zararların tespit çalışmalarının suların çekilmesinin ardından başlayacağını ifade eden Gizligider, TARSİM sigortası bulunan üreticilerin yanı sıra sigortası olmayan vatandaşlarla ilgili sular çekildikten sonra hasar tespitlerinin de yapılacağını belirterek, hazırlanan raporların Cumhurbaşkanlığı afet fonuna sunulacağını söyledi. Gizligider, "Devletimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da vatandaşını yalnız bırakmayacaktır" diye konuştu. Tokat Valisi Abdullah Köklü: "Risk taşıyan mahallelerde yaşayan vatandaşların birkaç gün süreyle bölgeden uzak kalmaları gerekiyor" Tahliye planlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Vali Abdullah Köklü ise afetlerde yapılan tahliyelerin vatandaşların can güvenliğini korumaya yönelik önleyici tedbirler olduğunu söyledi. Önceliğin engelli, yatağa bağımlı ve sürekli hastalığı bulunan vatandaşların güvenli şekilde tahliye edilmesi olduğunu belirten Köklü, yüksek risk taşıyan mahallelerde yaşayan vatandaşlardan da birkaç gün süreyle bölgeden uzak kalmaları konusunda anlayış beklediklerini ifade etti. Toplantıya Tokat Valisi Abdullah Köklü, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, ilgili kurum müdürleri, AFAD yetkilileri, DSİ ekipleri ve belediye temsilcileri katıldı. Bakan Yardımcısı Gizligider daha sonra taşkından etkilenen Erbaa ilçesi Tepekışla köyüne gitti.