GÜNDEM - 26 Nisan 2026 Pazar 10:42

Bulaşıkçıydı, patron oldu

A
A
A
Bulaşıkçıydı, patron oldu

Gaziantep’te 4 çocuk annesi Fatma Kalkan, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu.


Fatma Kalkan’ın eşi Abdullah Kalkan 7 yıl önce aşçı olarak çalıştığı iş yerinden ayrılarak kendi iş yerini açmaya karar verdi. Şehitkamil ilçesindeki KÜSGET Sanayi Sitesi’nde Gaziantep’in yöresel yemeklerini yapıp sattığı restoranı tek başına çalıştırmakta zorlanan eşine destek amacıyla iş yerinde çalışmaya başlayan 35 yaşındaki Fatma Kalkan, ilk önce temizlik ve yemek işlerini yaptı.


Daha sonra eşine yemek yapımında yardım etmeye başlayan Kalkan, erkek egemen bir sektör olarak bilinen yemek sektöründe gösterdiği başarıyla adından söz ettirmeye başladı. Firik pilavı, yuvalama, içli köfte, malhıtalı köfte ve dolma gibi yöresel yemekleri de mevcut olan menüye ekleyen Kalkan’ın yaptığı yemekler büyük bir ilgi görünce restorandaki tüm yemekleri kendisi yapmaya başladı.


Kadınlara ilham kaynağı oluyor


Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı restoranın patronu olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşayan Kalkan, kadınların istedikten sonra başaramayacakları hiçbir işin olmadığını söyledi.


"Tezgahımızda kendi kültürümü yansıtmak istedim"


Aşçı olan eşine destek olmak amacıyla adım attığı sektörde yükselişinin diğer kadınlara örnek olmasını dileyen Kalkan, "Eşim aşçıydı, aşçılığı bıraktıktan sonra ‘kendi iş yerimizi açalım’ dedik. Eşim kendi işini kurduktan sonra ‘bana destek olur musun?’ dedi. Ben de eşime ‘sana her türlü destek olurum’ dedim. Bu şekilde başladık. Gaziantep’imizi daha iyi temsil etmek için bize ait yöresel yemeklerimizi yapmaya başladım. Normalde toplu yemek yapıyorduk. Sonra yöresel yemek satışı yapıp satan restoran olarak devam etmeye başladık. Gaziantep’imizi tanıtmak istedim. Ben Baraklı’yım ve tezgahımızda da kendi kültürümü yansıtmak istedim" dedi.


"Ev hanımlığından geliyorum"


Çocukluğundan beri yemek yapmayı sevdiğini belirten Kalkan, "İlk yola çıktığımızda çok zorluklarla karşılaştık. Ben ev hanımlığından geliyorum. Çok küçük yaşta evlendim, hep yemeğin içerisindeydim. Dolayısıyla eşin de aşçı olunca daha çok yemeğin içerisinde oluyorsun. 4 çocuk annesiyim. İlk iş yerimi açtığımızda küçük kızım 9 aylıktı. Kızımı da kendimle iş yerime getiriyordum. O dönem daha çok stok olarak çalışıyordum. İçli köftemi, yuvalamamı, mantımı ve mercimekli köftemi stok halinde yapıyor ve satıyordum" şeklinde konuştu.


"Yapamazsın diyenler çok oldu"


Yakınlarının ve çevresindekilerin "Kadınsın, yapamazsın, çok zorlanırsın" demesine rağmen yılmadan azim ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirten Kalkan, "Ben bir kadınım diye bana çok zorbalık yapan da oldu. ‘Yapamazsın’ diyenler çok oldu. Çevremden o desteği pek fazla göremedim. Annem ve babam bana çok destek oldu. ‘Ben bu işe başladım ve bu işi devam ettireceğim’ dedim. Azim, hırs ve kararlılıkla işimi devam ettirdim. Bu yolda batmak da var, yükselme de var’ dedim. Rabbim yardımcı oldu. Allah’a şükür iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.


"Yemeklerin hepsini ben yapıyorum"


Eşine destek olmak amaçlı çıktığı bu yolda patron olduğunu belirten Kalkan, "Ben hep kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalıştım. İş yerimin bütün kontrolünü elime aldım. Buradaki bütün her şey benim kontrolümdedir. Dışarıdan asla kesinlikle bir ürün almıyorum. Yemeklerin hepsini ben yapıyorum ve yemeklerde kullandığım salça, baharat ve zeytinyağını da ben yapıyorum. Hem ev hanımı olarak hem de çalışan bir bayan olarak yoluma devam etmek istiyorum. Çünkü benim geçmişim ev hanımlığından geliyor. 7 senedir çalışma hayatının içerisindeyim. Eğitimimi sonradan tamamladım" dedi.


"Güçlü bir kadın olmak için bu yola girdim"


Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı işini şimdilerde ise patron olarak sürdürdüğünü söyleyen Kalkan, "Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen her kadın bunu başarır. Ev hanımlığını da yaşadım. Kendi ayaklarım üzerinde de durdum. Gerçekten bir kadının kendi parasını harcaması gibisi yoktur. Kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak, güçlü bir kadın olmak kadar güzel bir şey yoktur. Birisinden bir şeyler istemek çok zor. Ama kendi ayaklarının üzerinde durursan, kendi paranı kazanırsan daha güçlü olursun. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran kadınlar daha güçlü olur diye düşünüyorum ve daha değer görür" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Mesir Fener Alayı şölene dönüştü 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen Fener Alayı, binlerce kişinin katılımıyla dev bir şölene dönüştü. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen Halk Dansları Gala Gecesi ise 12 ülkeden gelen misafirlerin performanslarıyla festivale uluslararası bir renk kattı. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan köklü gelenek, bir hafta süren etkinliklerle kentte büyük bir heyecana neden oldu. Festivalin en görkemli anlarından biri olan fener alayı, Kafe Sera önünden başlayarak Manisa sokaklarını adeta bir karnaval alanına çevirdi. Yürüyüşe; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Özge Arslan, belediye meclis üyeleri, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Şehir merkezinde halkın yoğun sevgi gösterileri eşliğinde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programın devamında düzenlenen Halk Dansları Gala Gecesi, tam bir görsel şölene ev sahipliği yaptı. 12 farklı ülkeden Manisa’ya gelen dans grupları, kendi kültürlerine özgü performanslarını sergiledi. Renkli kostümleri ve etkileyici koreografileriyle izleyenleri büyüleyen ekipler, festivalin evrensel kardeşlik mesajını sahnede bir kez daha perçinledi. Gala gecesinde konuk ülke temsilcilerine plaket takdim eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Tam mesirin ruhuna uygun; tiyatrosu, doğa sporları, gastronomisi ve misafir ülkelerden gelen halk oyunlarıyla dopdolu bir festival yaşıyoruz. Manisa’yı bir kültür şölenine çeviren tüm misafirlerimize ‘hoş geldiniz’ diyor, onları en iyi şekilde ağırlayan hemşehrilerime teşekkür ediyorum." Başkan Dutlulu, pazar günü öğle saatlerinde Sultan Camii külliyesinde gerçekleştirilecek tarihi saçım törenine de tüm halkı davet ederek, "486 yıldır ecdadımızdan miras kalan bu güzel geleneği, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesle paylaşmaya devam edeceğiz. Tüm vatandaşlarımızı bu büyük coşkuya ortak olmaya bekliyoruz" dedi. Kortejden galaya uzanan bu renkli geceyle festival coşkusu zirveye taşınırken, Manisalılar tarihi miraslarına sahip çıkmanın gururunu bir kez daha yaşadı.
İstanbul Barış Manço’nun şarkılarından esinlenilerek yapılan eserler sanatseverlerle buluştu Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) bünyesinde gerçekleştirilen ArtıKÜME ODAK 2025 seçkisi kapsamındaki "Mümkün" sergisi, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun hatırasını sanatla buluşturdu. Kaligrafi sanatçısı tarafından Barış Manço’nun ölümsüz şarkı sözlerinden ilhamla hazırlanan 50 eser, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Doğukan Manço, "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. İstanbul’un tarihi mekanlarından Karaköy Palas’ta; ArtıKÜME 2025 seçkisi ile Türkiye genelindeki kültür sanat etkinliklerini sistematik biçimde kayıt altına alan ODAK projesinin tanıtım sergisi aynı çatı altında buluştu. Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından yürütülen çalışmalar doğrultusunda sanatın üretimiyle, kültürün verisi yan yana geldi. "Mümkün" isimli sergi de 25 sanatçının eserleri sanat severlerle buluştu. Barış Manço şarkıları kaligrafiyle hayat buldu Serginin en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun unutulmaz eserlerinden esinlenerek hazırlanan özel koleksiyon oluşturuyor. Kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay imzasını taşıyan ve sanatçının şarkı sözlerini görsel bir şölene dönüştüren 50 tablo, ziyaretçileri nostaljik bir yolculuğuna çıkarıyor. Sergi alanını ziyaret eden Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço, babasının eserlerinin kaligrafi sanatıyla yorumlandığı tabloları incelerken duygu dolu anlar yaşadı. Eserler hakkında sanatçı Erhan Olcay’dan detaylı bilgi alan Manço, projenin babasının mirasını yaşatmak adına çok değerli olduğunu ifade etti. "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor" Heyecanlı ve duygu dolu anlar yaşadığını ifade eden Şarkıcı ve DJ Doğukan Manço, "Burada Barış Manço’yu ciddi bir tema olarak işlemişler. Barış Manço’nun bizlere anlattığı o eserleri kendi yorumuyla görselleştiren ve bize bunları aktaran çok değerli bir serginin içerisindeyiz. Bu sergi insan oğlunun var oluşundan başlıyor ta ki ölümüne kadar. Bunları başka bir ağızdan dinliyor olmakla resmedilmiş halini görüyorum. Çok büyük bir heyecanla bakıyorum. Burada dört kapı eserinin yorumlanmasını görüyoruz. Ben bile dört kapıyı dinlerken bir dakika dur bir daha başka bir gözle bakayım diyorum. Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. "50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım" Sergide bulunan 50 eserinin hepsinde de Barış Manço’nun şarkılarından esinlendiğini belirten kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay, "Sergimin ismi yolculuk. 3 yıldır üzerinde çalıştığım bir proje 50 parçadan oluşuyor. 2 bölüme ayırdım sergiyi birincisi insanın yolculuğunu anlattığım bir seçki diğeri de müzikal grafi diye adlandırdığım çalışmalardan oluşuyor. 50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım. Sergimin ismi yolculuk o da Barış Manço’nun 2023, 2024 ikinci yolculuk, 2025 son yolculuk diye şarkıları var. Ben de eserlerimi o yıllarda oluşturduğum için aynı zamanda sergime isim vermiş oldu bu şarkılar. Her şarkıya bir eser yaptım" dedi.