POLİTİKA - 13 Haziran 2025 Cuma 16:30

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Merkez Bankası rezervleri 155,9 milyar dolara yükseldi"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Merkez Bankası rezervleri 155,9 milyar dolara yükseldi"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Merkez Bankası rezervleri 155,9 milyar dolara yükseldi" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi programa ve toplantılara katılmak üzere Gaziantep’e geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Gaziantep İş Dünyası Buluşması" programında konuştu.


"Bir sonraki yıl tek haneli enflasyon oranlarına ulaşacağız"


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Gaziantep’te çok güzel programlara iştirak ediyoruz. Gece geç saatlere kadar çalışmalarımızı sürdürecek ve inşallah ardından dönüşümüzü gerçekleştireceğiz. Özellikle Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSEB) bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Az önce başkanımızın da ifade ettiği gibi, şu anda Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesindeyiz. Ankara, İstanbul gibi büyükşehirlerdeki organize sanayi bölgelerinden daha büyük ölçekli bir bölgede bulunuyoruz. Yaklaşık 300 bin kişinin çalıştığı, evine ekmek götürdüğü dev bir üretim merkezindeyiz. Gaziantep denince akla girişimcilik, ekonomi, istihdam, üretim, ticaret ve ihracat gelir. Bu organize sanayi bölgemiz de bu kavramların en güzel sembollerinden biridir. Burada bizleri misafir ettikleri için kıymetli başkanımıza ve iş dünyamızın değerli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Kısaca bir değerlendirme yaparak sözü sizlere bırakmak istiyorum. Çünkü asıl sizleri dinleyeceğiz. İş dünyası bizim için son derece kıymetlidir. Üreten insanlar, bu ülkede taş üstüne taş koyanlar, istihdam sağlayanlar, ihracat yapanlar ve girişimciler bizim için çok değerlidir. Gerek makro düzeydeki politikalarımızı, gerekse bölgesel ya da il bazındaki çalışmalarımızı planlarken, iş dünyası ile sürekli istişare içinde olmaya büyük özen gösteriyoruz.


Orta Vadeli Programımızı da yine iş dünyasıyla istişare ederek şekillendirdik. Farklı sektörlere yönelik politikalarımızı da aynı şekilde ortak akılla yürütüyoruz. Gittiğimiz her yerde iş dünyasıyla bir araya gelmeye, onları dinlemeye gayret ediyoruz. Çünkü sahayı en iyi tanıyan, reel sektörde ne olup bittiğini en iyi bilen yine sizlersiniz. Bu nedenle görüşleriniz ve önerileriniz bizim için çok değerli.


Uyguladığımız bir programımız var. Bu program bir istikrar programıdır. Fiyat istikrarına, enflasyonu düşürmeye odaklı bir programdır. Programın ana çerçevesi ve istikameti bellidir. Bu çerçeveye bağlı kalmak kaydıyla, her kesimle açık bir iletişim kurmaya hazırız. Yaklaşımımız selektiftir, yani seçici ve hedef odaklıdır. Makro ekonomik dengeleri bozmadan, gerekli adımları atmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bugüne kadar bu anlayışla hareket ettik, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Küresel ekonominin içinde bulunduğu durumu hepimiz yakından takip ediyoruz. IMF’nin tahminlerine göre bu yıl dünya ekonomisi sadece yüzde 2,8 oranında büyüyecek. Hatta bu tahminin daha da aşağıya çekilmesi gündemde. Dünya Ticaret Örgütü ise daha da kötümser. Küresel ticaret artışının yüzde 1,7 olacağı öngörülüyor, hatta bazı değerlendirmelere göre negatif bile olabilir. Dolayısıyla böyle bir küresel tablo içerisinde değerlendirmelerimizi yapmak durumundayız. Türkiye için Avrupa pazarı son derece önemli. Ancak Avrupa uzun süredir durgun bir seyir izliyor. Dış talebimizin önemli bir kısmı Avrupa, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’dan geliyor. Ancak özellikle Avrupa’da henüz beklediğimiz ölçüde bir toparlanma gözlemleyemiyoruz. Ukrayna Savaşı’nın etkileri, Gazze’deki trajik gelişmeler ve artan jeopolitik gerilimler de bu durumu daha karmaşık hale getiriyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Türkiye ekonomisi yoluna kararlılıkla devam ediyor. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılın ilk çeyreğinde de büyümeyi sürdürdük. Tam 19 çeyrektir kesintisiz büyüme sağladık. Üstelik bunu istikrar içinde gerçekleştirdik. İç talep ve dış talep arasında bir denge gözeterek büyümemizi sürdürüyoruz. Orta Vadeli Programımızın dört temel amacı var. Bunların başında gelen en önemli hedefimiz enflasyonu düşürmektir. Yüksek enflasyon, kamu sektörü, özel sektör ve toplumun tüm kesimleri için olumsuz sonuçlar doğurur. Belirsizlik oluşturur, öngörülebilirliği bozar ve ekonomik dengeleri sarsar. Bu nedenle fiyat istikrarı hepimiz için kritik öneme sahiptir. Enflasyonla mücadelede geçici bazı zorluklar yaşanabilir. Bu süreçleri hep birlikte yöneteceğiz. Ancak düşük enflasyonun sağlayacağı uzun vadeli kazanımlar çok daha büyüktür. Türkiye’nin büyüme tarihine baktığımızda, en çok büyüdüğümüz dönemlerin düşük enflasyon dönemleri olduğunu görürüz. Bu yüzden kısa vadeli etkiler uğruna uzun vadeli hedeflerden vazgeçmemeliyiz. Programımız çalışıyor. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında enflasyon yüzde 75,5 seviyesine ulaşmıştı. Bu yıl aynı dönemde ise yüzde 35,4’e gerilemiş durumda. 40 puanın üzerinde bir düşüş sağladık. Bu, içinde bulunduğumuz zor küresel şartlara rağmen programımızın işlediğinin somut bir göstergesidir. Yıl sonunda yüzde 20’li rakamları, önümüzdeki yıl yüzde 10’lu rakamları konuşacağız. Bir sonraki yıl ise tek haneli enflasyon oranlarına ulaşacağız. O zaman zaten bugünkü gibi enflasyon konuşmaz hale geleceğiz. Hedeflerimize kararlı bir şekilde ilerliyoruz. Hepinize bu sürece verdiğiniz katkılar için teşekkür ediyorum" dedi.


"Enflasyonla mücadele ederken, toplumun refahını artıracak, alım gücünü koruyacak politikaları da aynı kararlılıkla hayata geçiriyoruz"


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Son dönemde Türkiye içinde bazı siyasi tartışmalarla birlikte, haksız bir güvensizlik algısı oluşturulmaya çalışıldı. Aynı dönemde, ABD Başkanı Trump’ın yeni tarifeleri ilan etmesi küresel ölçekte finansal risk algısını artırdı. Bu gelişmeler, Türkiye’ye ilişkin göstergelere de yansıdı; rezervlerde bir miktar gerileme yaşandı, ülke risk primi olarak bilinen CDS oranlarında yükseliş görüldü. Ancak son haftalarda bu trend tersine dönmüş durumda. Merkez Bankamızın rezervleri, son açıklanan verilere göre 155,9 milyar dolara ulaştı. Bu seviye, önceki dönemde 132-133 milyar dolara kadar gerilemişti. Yani yeniden güçlü bir toparlanma sağlandı. CDS dediğimiz ülke risk primi, kamunun ve özel sektörün dış borçlanmalarında ödeyeceği faiz oranlarını etkileyen kritik bir göstergedir. 2 Nisan’da Trump’ın tarifeleri açıklamasından önce CDS 309 seviyesindeydi, açıklamayla birlikte 379 seviyesine kadar yükseldi. Sadece Türkiye değil, tüm gelişmekte olan ülkelerin risk primleri bu dönemde arttı. Ancak bugün, 11 Haziran itibarıyla CDS’imiz yeniden 287 seviyesine kadar geriledi. Bu, ciddi bir iyileşmenin göstergesidir. Finansal piyasalarda bir normalleşme sürecindeyiz ve önümüzdeki bir iki ay içinde daha sağlıklı bir zemine oturacağımızı rahatlıkla ifade edebilirim. Programımızın dört temel hedefi bulunuyor. Birinci hedefimiz enflasyonu düşürmek ve finansal istikrarı güçlendirmektir.


Bunu sağlamak için fiyat istikrarını önceliklendirdik. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat ettik, bu süreci sürdüreceğiz. İkinci hedefimiz sağlıklı ve sürdürülebilir büyümedir.


Bu büyümeyi dengeli şekilde, hem iç talep hem de dış talep arasında denge kurarak gerçekleştirmek istiyoruz. Geçtiğimiz yıl bu hedef doğrultusunda başarılı olduk. Bu yılın iki çeyreğinde de yüzde 2 civarında bir büyüme sağladık. Mevsim etkilerinden arındırıldığında bu oran yüzde 2,7’ye ulaşıyor. Küresel büyümenin yüzde 2,8 seviyesinde olması beklenirken, Türkiye’nin bu büyüme oranı oldukça anlamlıdır. Önümüzdeki dönemde de yatırımla, istihdamla, üretimle ve ihracatla yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Üçüncü önceliğimiz sosyal refahtır.


Ekonomik sistemin nihai amacı, toplumun refahını artırmaktır. Ancak bu refah geçici ya da yapay değil, kalıcı ve adil olmalıdır. Enflasyonla mücadele ederken, toplumun refahını artıracak, alım gücünü koruyacak politikaları da aynı kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Popülist söylemlerle değil, gerçekçi adımlarla sosyal refahı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. Dördüncü temel amacımız ise depremin yaralarını sarmaktır.


2023’te yaşadığımız depremler, kamuya 100 milyar doları aşan bir mali yük getirdi. Devlet, son üç yılda her yıl yaklaşık 30-35 milyar dolarlık bir harcamayı bütçesinden karşılayarak bu yükü omuzladı. Bu durum bütçe açığımızı geçici olarak artırdı. Ancak bu harcamalar büyük ölçüde yatırım niteliğinde olduğu için illerimizi geleceğe daha dayanıklı, dirençli bir şekilde hazırlıyoruz. Bu yılın sonu itibarıyla, başta Gaziantep olmak üzere deprem bölgesindeki çalışmaların büyük oranda tamamlanmış olmasını hedefliyoruz. 2026 yılından itibaren ise kamu bütçesinin bu yükten önemli ölçüde kurtulacağını ve sosyal taleplere daha güçlü şekilde yanıt verebileceğimiz bir döneme gireceğimizi öngörüyoruz. Bu dört ana hedef doğrultusunda programımızı kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve desteği, sosyal paydaşların ve iş dünyasının katkılarıyla bu süreci birlikte yürütüyoruz. Bu anlayışla hareket etmeyi sürdüreceğiz. Ancak şu da çok önemlidir: Bu hedeflere sadece para politikasıyla ulaşmak mümkün değildir. Orta Vadeli Programımızda para politikasının yanında maliye politikaları ve yapısal reformlara da büyük önem veriyoruz. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda bu yapısal dönüşüm başlıklarını detaylı biçimde ele aldık. Bu dönüşümde beş alanı öncelikli görüyoruz. Sulama ve gıda arzı. Gıda fiyatlarını düşürmenin en doğrudan yolu, arzı artırmaktır. Bu da sulama altyapısının güçlendirilmesiyle mümkündür. Bu yıl Devlet Su İşleri’ne (DSİ) tarihinin en yüksek ödeneğini verdik ve özellikle tamamlanmaya yakın projelere öncelik tanıdık. Enerji bağımsızlığı. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, cari açığın azalması açısından da kritik öneme sahip. Mecliste enerji alanında çok daha etkin, bürokrasisi azaltılmış düzenlemeler için hazırlıklar sürüyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmak, yerli kaynakları daha etkin kullanmak için Tarım, Çevre ve Enerji Bakanlıklarımızla koordineli şekilde çalışıyoruz. Nükleer ve diğer kaynakları da bu çerçevede devreye alarak enerjide kapsamlı bir dönüşüm sağlayacağız. Sonuç olarak, ekonomik hedeflerimiz net, stratejimiz sağlamdır. Enflasyonla mücadele ederken büyümeyi sürdürmek, sosyal refahı artırmak, depremin yaralarını sarmak ve yapısal dönüşümleri hayata geçirmek temel önceliklerimizdir. Tüm bu adımları birlikte, istişare içinde atıyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


"Merkez Bankası rezervleri 155,9 milyar dolara yükseldi"


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Son dönemde Türkiye’de içeride bazı siyasi tartışmalar yoluyla güvensizlik algısı oluşturulmaya çalışıldı. Aynı dönemde ABD Başkanı Trump yeni gümrük tarifeleri açıkladı. Bu gelişmeler küresel risk algısını, özellikle de Türkiye’nin risk primini artırdı. Bu süreçte rezervlerde bir miktar düşüş oldu, CDS (ülke risk primi) oranı yükseldi. Ancak son haftalarda bu eğilim tersine döndü. Merkez Bankası rezervleri 155,9 milyar dolara yükseldi. CDS oranı ise 287 seviyesine geriledi. Finansal piyasalar normalleşme sürecine girdi. Önümüzdeki 1-2 ay içinde daha sağlıklı bir zemine oturması bekleniyor. Ekonomik hedeflerimiz dört başlıkta toplanıyor: Enflasyonla Mücadele ve Finansal İstikrar: Enflasyonu düşürmek öncelikli hedefimiz. Finansal istikrarı güçlendirerek sürdürülebilir büyümeyi sağlamaya çalışıyoruz. Sağlıklı ve Dengeli Büyüme: Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da iç ve dış talebi dengeli biçimde büyütmeye devam edeceğiz. Yılın ilk iki çeyreğinde yüzde 2, mevsim etkisinden arındırıldığında yüzde 2,7 büyüme sağladık. Sosyal Refah: Geçici değil, kalıcı refah artışı hedefliyoruz. Enflasyonla mücadele sayesinde gerçek refah artışı mümkün olacak. Popülist yaklaşımlardan uzak duruyoruz. Deprem Sonrası İyileşme: Depremin oluşturduğu mali yük büyük. Yaklaşık 100 milyar doları aştı. Ancak yapılan harcamalar yatırım niteliğinde olduğu için uzun vadede fayda sağlayacak. Yıl sonunda, Gaziantep başta olmak üzere birçok bölgede çalışmalar tamamlanmış olacak. Bunların yanı sıra yapısal reformlara da ağırlık veriyoruz. Beş temel öncelik alanımız şunlar: Tarım ve Gıda Arzı: Sulama projeleriyle tarımsal üretimi artırmayı hedefliyoruz. DSİ’ye tarihinin en yüksek ödeneğini verdik. Enerji Bağımsızlığı: Yenilenebilir enerjiye ve enerji yatırımlarına hız veriyoruz. Bürokratik engelleri azaltacak yeni düzenlemeler yapılıyor. Konut Politikaları: Hizmet enflasyonu yüksek seviyede. Bunu düşürmek için konut arzını artırmak istiyoruz. Deprem bölgelerinde sosyal konutlar yapılırken, OSB’lere yakın yaşam alanları da planlanıyor. Bu sayede kira, ulaşım ve zaman maliyetleri azalacak. Lojistik: Üretim alanları ile pazarlara ulaşımı, kolaylaştırmak için demir yolu başta olmak üzere lojistik yatırımları önceliklendiriyoruz. İnsan Kaynağı: Eğitim sistemimizi iş gücü piyasasının ihtiyaçlarıyla örtüştürmeye çalışıyoruz. Mesleki eğitimi özel sektörle entegre edecek projeler geliştiriyoruz. Gaziantep, sadece ekonomik gücüyle değil, sosyal duyarlılığıyla da örnek bir ilimiz. Suriye’deki gelişmeler Gaziantep için büyük fırsatlar oluşturabilir. Siyasi istikrar sağlandığında, Suriye ekonomisinin hızla büyümesi bekleniyor. Bu da Gaziantep’i büyük bir ticaret merkezi haline getirebilir. Kamu olarak Gaziantep’e önemli destekler sağlıyoruz. Sağlık yatırımları kapsamında bin 875 yataklı yeni hastane hizmete alındı. Ayrıca bin 294 yatak kapasiteli yeni sağlık projeleri devam ediyor. Kültür yatırımları kapsamında Gaziantep Kalesi ve Arkeoloji Müzesi gibi projeler yürütülüyor. Şahinbey’deki yeni kütüphane Türkiye’de örnek projelerden biri. İslahiye, Nurdağı, Araban, Oğuzeli gibi ilçelerde kütüphane projelerine de ciddi bütçeler ayrıldı. Sanayi yatırımları kapsamında Gaziantep’teki OSB’ler için milyarlarca liralık yatırımlar yapılıyor. Küçük sanayi siteleri, ayakkabı, mobilya ve teknoloji ihtisas OSB’leri gibi projelere önemli kaynaklar aktarılıyor. Karayolu ulaşımı ve diğer altyapı projelerinde de önemli ilerlemeler sağlandı" diye konuştu.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Merkez Bankası rezervleri 155,9 milyar dolara yükseldi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Büyükşehir’den 17 ilçede eş zamanlı ulaşım altyapısı çalışması Aydın Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde yürüttüğü eş zamanlı yol yapım, bakım ve düzenleme çalışmalarıyla 17 ilçede ulaşım altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, kent genelinde yol yapım, bakım, onarım ve düzenleme çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, Aydın’ın dört bir yanında eş zamanlı olarak yürütülen çalışmalarla ulaşım altyapısını güçlendiriyor. Çalışmalar kapsamında, Didim ilçesinde otogar, İnönü Caddesi ve Türkoğlu Caddesi’nde, Karpuzlu ilçesinde Ulukonak, Ovapınar ve Cumalar Mahallelerinde, Germencik ilçesinde Moralı ve Turanlar Mahallelerinde, Köşk ilçesinde Yavuzköy Mahallesi’nde, Nazilli ilçesinde, 1897 ve 809 Sokaklar ile Bekirler, Demirciler, Aşağı Yakacık, Eycelli, Dereağzı ve Semailli Mahallelerinde, Efeler ilçesinde Turgut Özal Bulvarı, Batı Aydın Bulvarı, Zeytin Dalı Bulvarı, Doğu Aydın Bulvarı, A1 kanal yolu, Fidanlık Caddesi, Kemer Mezarlığı, Gölhisar ve Terziler Mahallelerinde, Söke ilçesinde Ağaçlı, Yeşilköy ve Güllübahçe Mahalleleri ile 1354. Cadde’de, Buharkent ilçesinde Çağlayan Caddesi ve Aktaş ile Muratdağı Mahallelerinde, Yenipazar ilçesinde İlyas Caddesi’nde, İncirliova ilçesinde Acarlar, Sandıklı ve Arzular Mahallelerinde, Sultanhisar ilçesinde Uzunlar, Salavatlı, Kılavuzlar ve Atça Mahallelerinde, Karacasu ilçesinde Karabağlar Mahallesi’nde, Kuşadası ilçesinde 3538. Cadde’de ve muhtelif noktalarda, Bozdoğan ilçesinde kemer yolu mevkiinde ve Akyaka ile Alhisar Mahallelerinde, Çine ilçesinde Çöğürlük, Ovacık ve Topçam Mahallerinde, Koçarlı ilçesinde Cincin Mahallesi’nde, Kuyucak ilçesinde Yeşildere, Taşoluk ve İğdecik Mahallelerinde çalışmalar eş zamanlı olarak yürütülüyor. Bölgelerde yol yüzeyleri yenilenirken, trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik uygulamalar da gerçekleştiriliyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, tüm ilçelerde çalışmaların devam edeceğini belirterek, "17 ilçemizin tamamında çalışmalarımıza eş zamanlı olarak devam ediyoruz. Yatırım, proje ve hizmetlerimizi hemşehrilerimiz ile buluşturmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sultangazi’de çıkan yangında zabıta ekibinin anonsu binayı boşalttı İstanbul’un Sultangazi ilçesinde gece saatlerinde 5 katlı binanın bodrum katındaki marangozda bulunan buzdolabından kaynakladığı iddia edilen yangın paniğe neden oldu. Bölgeden tesadüfen geçen zabıta ekipleri dumanı fark edince siren çalıp anons yaparak binayı tahliye etti. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Olay, saat 03.30 sıralarında Sultangazi ilçesi 50. Yıl Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 5 katlı binanın bodrum katındaki marangozda yangının çıkmasıyla çevreyi yoğun duman kapladı. Bu sırada bölgeden geçen zabıta ekipleri yoğun dumanı fark ederek hemen harekete geçti. Bölgede güvenlik önlemi alan ekipler, siren çalıp anons yaparak binada bulunanları muhtemel bir tehlikeye karşı tahliye etti. Yangının bodrum katta bulunan marangoz atölyesindeki buzdolabından kaynaklandığı iddia edilirken, iş yerinde ise hasar oluştu. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken zabıta ekiplerinin hızlı müdahalesi vatandaşlar tarafından takdir topladı. O anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı. "Duyarlı zabıtamız ve komşularımızın seslerinden yangını fark ettik" Yaşanan olayı anlatan Ahmet Yücetaş, "Gece 03.30 sıralarında siren sesinden dışarı çıktık, zabıta ekiplerimizin seslerini duyduk. Pencereden baktık, bodrum katımızda yangın çıkmış. Sağ olsunlar, duyarlı zabıtamız ve komşularımızın seslerinden yangını fark ettik. Can havliyle kendimizi dışarıya attık ve itfaiye gelip söndürdü," dedi. Vedat Çakmak ise sahura kalktıklarında yangını fark ettiklerini belirterek, "Binadakileri boşaltmak için zabıta, itfaiye falan geldi. Binayı hemen boşalttılar. Komşunun dükkanı marangozda, buzdolabı nedeniyle yangın çıkmış. İtfaiye ekipleri gelip söndürdüler. Yoldan geçerken tesadüfen yangını görmüşler. Geldiler, binayı boşaltıp tahliye ettiler, sonra da yangını söndürdüler" dedi. Yusuf Bozkurt isimli vatandaş ise, "Gece sahura kalmıştık, mahallede büyük bir duman vardı. Ama o anda zabıta ekiplerinin duyarlılığı, binadakilerin boşaltılması için anonsu, gerçekten böyle duyarlı yetişmiş zabıta teşkilatına ben teşekkür ediyorum. Zabıta ekibi o anda çok soğukkanlı davrandı. Binadakileri boşalttılar, en azından can kaybını önlemiş oldular. Sonradan olay yerine geldik. Yangın buzdolabından çıkmış. Çok şükür bir can kaybı olmadı ama büyük bir paniğe sebep oldu. Ben zabıta teşkilatına, Sultangazi zabıtasına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Depodan alevler yükseldi Öte yandan gece saatlerinde Sultangazi ilçesi İsmetpaşa Mahallesi’nde bulunan 4 katlı bir binanın 2’nci katında depo olarak kullanılan alanda ise bilinmeyen nedenle çıkan yangın çıktı. Yangın paniğe neden olurken, haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü. Bir restoran tarafından kullanılan deponun zarar gördüğü ve malzemelerin kullanılamaz hale geldiği öğrenildi.
Tekirdağ Askeri kıyafeti ve elinde Türk bayrağıyla İstanbul’dan Çanakkale’ye yürüyor Çanakkale şehitlerini anmak için İstanbul’dan Türk bayrağıyla yola çıkan Saffet Gümüş, vefa yürüyüşünün 4’üncü gününde Tekirdağ’a ulaştı. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yılı dolayısıyla İstanbul’dan yürüyüşe başlayan 58 yaşındaki Tokat 15’liler Derneği Başkanı Saffet Gümüş, elinde Türk bayrağı ve dedesine ait İstiklâl Madalyası sertifikası ile çıktığı vefa yürüyüşünde Tekirdağ’a ulaştı. Çanakkale şehitleri için 8 yıldır vefa yürüyüşü yayan Gümüş’ü Süleymanpaşa sahilinde vatandaşlar karşıladı. Burada bir süre dinlenen Gümüş, daha sonra Türk bayrağını alarak yürüyüşüne devam etti. Yürüyüşü boyunca yolda karşılaştığı vatandaşların ve sürücülerin kendisine sevgi gösterisinde bulunduğunu ifade eden Gümüş, yürüyüşün farkındalık amacı taşıdığını söyledi. Saffet Gümüş, "Çanakkale’ye torundan dedeye vefa yürüyüşümüzün bu yıl 8’incisini yapıyoruz. Allah bu yıl da nasip eyledi. Tekirdağ’dayız şu an. Tabii yolumuz uzun. Şehitler yolu. Nasip olursa 16 Mart’ta Çanakkale Valimize bir bayrak vereceğiz, sonra orada 111 dakika nöbetimizi tutacağız. Çünkü 111. yılda. Bu vatan kolay kazanılmadı. Bu bayrak kolay kazanılmadı. Şu an Türkiye’nin şartlarını görüyoruz. Türkiye’mizin etrafı ateş çemberi. Vatan olmadan olmaz. Bayrak olmadan olmaz. Biz tabii bu yürüyüşümüzün adı farkındalık yürüyüşü. Gelecek nesillere Çanakkale’yi anlatmak, vatan sevgisini aşılamak. Allah bizi vatansız bırakmasın, bayraksız bırakmasın. Vatanımıza, milletimize, devletimize sahip çıkalım. Birlik olalım, beraber olalım. Büyüttükçe kardeş oluyoruz. Alevi’siyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Boşnak’ıyla yani Türkiye’de ne kadar ırk ve cinsiyet varsa Çanakkale’de bundan 111 yıl önce beraberdik. Türkiye’nin dört bir yanından gittiler. Tek amaçları, tek gayeleri vardı; şu bayrak düşmesin, vatan bölünmesin. Vatansız olmaz, ezansız olmaz, Kur’an’sız olmaz" dedi.
Kırşehir En güzel halk oyununu oynamak için ter döktüler Kırşehir’de düzenlenen Halk Oyunları İl Temsilciliği yarışmaları ilgiyle izlendi. Kırşehir’deki Kındam Spor Salonu’nda gerçekleştirilen müsabakalarda farklı kategorilerde toplam 8 ekip yarıştı. Yarışmalarda 4 okul minikler, 1 okul yıldızlar, 2 okul gençler kategorisinde sahne alırken, 1 ekip ise kulüpler kategorisinde mücadele etti. Halk oyunları müsabakalarına ilk kez katılan okulların öğrenci ve öğretmenleri büyük heyecan yaşadı. Yarışmalar öncesinde konuşan Halk Oyunları İl Temsilcisi Fazıl Batı, öğrenciler kadar kendisinin de heyecanlı olduğunu belirtti. Batı, en az iki aylık çalışma sonucunda hazırlıkların tamamlandığını ifade etti. Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Döne Benzer ise ekip olarak ilk kez il yarışmalarında yer aldıklarını söyleyerek, "Öğrencilerimiz mutlu ve isteyerek yarışmalara katıldılar. Bizler de uzun bir aradan sonra ilk kez resmi bir müsabaka heyecanı duyduk." dedi. Yarışmalarda ilk kez yöresel kıyafet giyerek seyirci karşısına çıkan öğrenci Vahide Aydoğmuş, Kırşehir’de kültürün çok güzel olduğunu ve bu nedenle mutlu olduğunu ifade ederken, öğrencilerden Evin Arman ise iki aydır aralıksız çalıştıklarını ve güzel bir sonuç elde etmek istediklerini söyledi. Açılış seremonisinin ardından ekipler birincilik için sahnede performans sergiledi.