SAĞLIK - 13 Ekim 2025 Pazartesi 14:04

Doç. Dr. İrfan Koca: "Boyun ve Bel Fıtıklarında Ameliyatsız Tedavi Mümkün"

A
A
A
Doç. Dr. İrfan Koca: "Boyun ve Bel Fıtıklarında Ameliyatsız Tedavi Mümkün"

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. İrfan Koca, boyun ve bel fıtıklarının büyük çoğunluğunun ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğini söyledi.


"Boyun ve bel ağrılarının küçük bir oranı fıtıkla ilişkilidir" diyen Koca, öncelikli olarak doğru tanının ve kişiye özel tedavinin önemine dikkat çekti.


Boyun ve bel ağrıları, çağımızın en yaygın sağlık problemlerinden biri olarak milyonlarca insanın yaşam kalitesini düşürüyor. Günlük yaşamı kısıtlayan bu ağrıların çoğu zaman fıtıkla ilişkilendirildiğini belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. İrfan Koca, "Her boyun ve bel ağrısı fıtık kaynaklı değildir. Bu nedenle doğru teşhis ve uygun tedavi yöntemi büyük önem taşır" dedi.


"Her ağrı fıtık kaynaklı değildir"


Boyun ve bel ağrılarının sosyal yaşamı ve iş gücünü olumsuz etkileyen en önemli sağlık sorunları arasında bulunduğunu vurgulayan Doç. Dr. Koca, "Toplumda bu ağrıların büyük bir kısmı fıtığa bağlanıyor. Ancak ağrının kaynağı her zaman fıtık olmayabilir. Kas zorlanmaları, kas romatizmaları, kireçlenme, omurga eklem hareket bozuklukları, geçirilmiş ameliyatlara bağlı fasyal blokajlar ya da iç organlardan yansıyan ağrılar da benzer belirtiler gösterebilir. Bu nedenle her hastada öncelikle sorunun kaynağı bütüncül yaklaşımla belirlenmelidir. Tetkiklerde fıtık görülmesi, ağrının kesin olarak ondan kaynaklandığı anlamına gelmez" şeklinde konuştu.


Fıtık nedir, nasıl oluşur


Koca, boyun ve bel fıtıklarının oluşum mekanizmasını, "Omurga kemikleri arasında yer alan diskler, esnek ve yuvarlak yapılardır. Bu disklerin kenar lifleri ani ya da tekrarlayan zorlanmalar sonucu yırtılabilir. Diskin dışarı taşmasıyla fıtık oluşur. Bel fıtığı, bel ve bacaklara yayılan ağrılara; boyun fıtığı ise boyun ve kola yayılan ağrı ve uyuşmalara yol açar" sözleri ile anlattı.


Hastaların yüzde 99’u ameliyatsız iyileşiyor


Doç. Dr. Koca, boyun ve bel fıtıklarının büyük bölümünün ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğini belirterek dikkat çekici oranlar paylaşarak, "Boyun ve bel fıtıkları yüzde 97 ila 99 oranında ameliyatsız tedavi edilebilmektedir. Burada en önemli nokta, hastanın durumuna uygun bir tedavi protokolü belirlenmesidir" ifadelerini kullandı.


Hastaların şikayet süresi üç haftadan kısa ve fıtığın ileri düzeyde olmadığı durumlarda ilk aşamada sıcak kompres, elektroterapi, fizyoterapi, kinezyolojik bantlama ve istirahat önerildiğini aktaran Koca, bu yöntemlerle düzelme sağlanamayan veya ileri düzeyde fıtığı bulunan hastalarda ise daha hedefe yönelik daha etkili tedavilere geçildiğini söyledi.


Ameliyatsız tedavi yöntemleri etkili ve güvenli


Nöral Terapi, Proloterapi, PRP (Platelet Rich Plasma), Kuru İğne Tedavisi, Ozon Tedavisi, Manuel Terapi, Yüksek Yoğunluklu Robotik Lazer Tedavisi, Omurga Enjeksiyonları (Sinir blokaj, Nokta Atış tedavileri) Tedavisi, Radyofrekans Tedavisi ve Tedavi Edici Egzersiz Programları gibi ameliyatsız tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirten Koca, "Hastanın yaşına, yaşam tarzına, fıtığın derecesine ve ağrının seyrine göre en uygun tedavi konsepti hekim tarafından belirlenir. Bu yöntemlerle çoğu hasta ameliyatsız ve risksiz şekilde, ağrısız bir yaşama kavuşabiliyor" dedi.


""Patlamış Fıtık" da ameliyatsız iyileşebilir"


Halk arasında "patlamış fıtık" olarak bilinen durumun her zaman ameliyat gerektirmediğini söyleyen Doç. Dr. Koca, yanlış inanışlara da değinerek, "Disklerin tamamen yırtılması ve içeriğin dışarı taşarak sinir köklerine baskı yapması (ekstrüde disk) durumuna halk arasında patlamış fıtık deniliyor. Ancak bu tablo bile çoğu zaman ameliyatsız tedaviyle iyileşebilir. Bilimsel olarak da her patlamış fıtığın cerrahiyle tedavi edilmesi gerektiğine dair bir kural yoktur" ifadelerine yer verdi.


Ne zaman ameliyat gerekir


Boyun ve bel fıtıklarının yalnızca yüzde 1 ila 3’lük kısmında cerrahi müdahalenin kaçınılmaz olduğunu belirten Koca, "Kol veya bacakta yeni gelişen güç kaybı, İdrar veya dışkı tutamama, Ameliyatsız tedavilere rağmen şikayetlerde iyileşme olmaması gibi durumlar sinir kökü üzerinde ciddi baskıya işaret eder. Bu noktada cerrahi tedavi hastanın yaşam kalitesinin kalıcı olarak olumsuz etkilenmemesi açısından zorunlu hale gelir" ifadelerini kullandı.


"Doğru tanı, kişiye özel tedavi"


Doç. Dr. İrfan Koca, boyun ve bel fıtıklarında erken dönemde uzman hekime başvurulmasının önemine dikkat çekerek, "Ağrısının asıl kaynağı, fıtığının derecesi, omurga yapısı, eşlik eden ilave sağlık problemlerinin olup olmaması gibi faktörler her hastada farklı olabilmektedir. Bu nedenle tedavi planı da kişiye özel olmalıdır. Doğru tanı konulduğunda ve uygun tedavi seçildiğinde, ameliyatsız yöntemlerle başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahçelievler’den Gazze’ye iyilik sofrası Bahçelievler Belediyesi, Gazze’de 10 bin kişilik iftar yemeği verdi. Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır," Gazze halkının ilaca, yiyeceğe, giyeceğe ve ısınmak için yakıta ihtiyacı var. Ama hepsinden öte Gazze’nin umuda, dayanışmaya ve manevi desteğe ihtiyacı var. İşte onun için çok dua edeceğiz. Ancak dua ile kalmayacağız. Mübarek Ramazan ayında ve her zaman Filistin’e yardımlarımızı sürdüreceğiz" dedi. Bahçelievler Belediyesi, Ramazan ayında Gazze’de 10 bin kişilik iftar yemeği verdi. Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, Gazze’de 888 gündür devam eden ağır insani kriz karşısında düzenledikleri yardım organizasyonuyla bölgedeki ihtiyaç sahiplerine destek olmayı amaçladıklarını belirterek, savaşın gölgesinde yaşam mücadelesi veren Filistinlilerin sofralarına bir nebze de olsa katkı sunmaya çalıştıklarını ifade etti. Gazze’de insani kriz derinleşiyor Bölgede yaşanan son gelişmeler insani dramın boyutlarını daha da artırdı. İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ardından Gazze’ye yönelik insani yardım ve gıda sevkiyatının yüzde 10 seviyelerine kadar düştüğü ifade ediliyor. Bu durum, halihazırda büyük bir yıkım ve yokluk içinde yaşam mücadelesi veren Gazze halkının ihtiyaçlarını daha da ağırlaştırıyor. Resmî verilere göre 7 Ekim 2023’ten bu yana geçen 888 gün içerisinde İsrail saldırıları sonucu 72 bin 175 masum insan hayatını kaybetti, 171 bin 830 kişi ise yaralandı. 10 Ekim’de imzalanan ateşkese rağmen saldırıların sürdüğü, bu süreçte 650 sivilin daha hayatını kaybettiği ve İsrail’in ateşkes anlaşmasını 875 kez ihlal ettiği bildirildi. Bölgede yalnızca Gazze değil, Lübnan ve İran da saldırıların hedefi oldu. İran’da bir okula yönelik saldırıda 175 kız çocuğunun hayatını kaybettiği ifade edildi. "Gazze’nin umuda ve dayanışmaya ihtiyacı var" Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek şu açıklamada bulundu: "Gazze halkının ilaca, yiyeceğe, giyeceğe ve ısınmak için yakıta ihtiyacı var. Ama hepsinden öte Gazze’nin umuda, dayanışmaya ve manevi desteğe ihtiyacı var. İşte onun için çok dua edeceğiz. Ancak dua ile kalmayacağız. Mübarek Ramazan ayında ve her zaman Filistin’e yardımlarımızı sürdüreceğiz." Gazze meselesini her fırsatta gündemde tutan Başkan Bahadır, Türkiye’nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini vurguladı. Bahçelievler’de boykot ve dayanışma adımları Bahçelievler Belediyesi, Gazze’ye destek amacıyla yalnızca insani yardımlarla değil, çeşitli farkındalık çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. Bu kapsamda Bahçelievler Belediyesi’ne ait 10 sosyal tesis ve 4 BiKahve noktasında boykot kapsamındaki ürünlerin satışı yapılmıyor. Ayrıca bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ulusal Kitap Fuarı, "Bahçelievler’den Gazze’ye: Özgür Filistin" temasıyla gerçekleştirildi. Fuarda yapılan satışların yüzde 15’i Gazze’ye bağışlandı. "Gazze’yi asla unutturmayacağız" Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, Gazze’de yaşanan trajedinin dünya kamuoyunun gündeminden düşmemesi gerektiğini vurgulayarak şu mesajı paylaştı: "Türkiye olarak sinmeyeceğiz, susmayacağız, unutmayacağız. Gazze’yi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. Gazze’de yaşanan soykırımın unutturulmasına asla izin vermeyeceğiz." Bahçelievler Belediyesi, Gazze halkına yönelik yardım ve dayanışma çalışmalarını önümüzdeki süreçte de sürdürmeye devam edeceğini belirtti.
Ordu Ordu’da kahverengi kokarca ile kışlak mücadelesi: 330 bin noktadan 190 bini ilaçlandı Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine zarar veren kahverengi kokarca ile mücadele kapsamında 2025-2026 döneminde 330 bin kışlakta ilaçlama yapılmasının planlandığını, şu ana kadar yaklaşık 190 bin noktada ilaçlama çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Ordu’da fındık ve birçok tarım ürününe ciddi zarar veren kahverengi kokarca ile mücadele çalışmaları sürüyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ziraat odaları birlikleri ve ilgili kurumların desteğiyle 15 Kasım 2025 tarihinde başlatılan ve ilkbahar dönemine kadar devam edecek kışlak mücadelesi kapsamında toplam 330 bin noktanın ilaçlanması hedefleniyor. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, Perşembe ilçesinde bir noktada uygulanan kışlak mücadelesi öncesi açıklamalarda bulundu. İl Müdürü Ay, 15 Kasım’da başlayan kışlak mücadelesinin devam ettiğini belirterek, hava şartlarına bağlı olarak çalışmaların 15 Nisan tarihine kadar süreceğini ifade etti. Sürecin gerekmesi halinde biraz daha uzayabileceğini aktaran Ay, "Kışlak mücadelelerimizi Tarım ve Orman Bakanlığımızdan temin edilen alet, ekipman ve ilaçlarla gerçekleştiriyoruz. Burada önemli olan husus, tüm kışlakların ilaçlanmasıdır" dedi. "15 Kasım’dan itibaren 190 bin kışlak ilaçlandı" 2023-2024 sezonundan itibaren toplam 570 bin kışlakta ilaçlama yapıldığını belirten Ay, 2026 yılı için yaklaşık 330 bin kışlakta ilaçlama hedeflediklerini kaydederek, "15 Kasım 2025 tarihinden bu yana yaklaşık 190 bin civarında kışlak ilaçlandı. 15 Nisan’a kadar bu mücadeleyi tamamlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. "İstilacı bir böcek, mücadelede kesinti olmaması gerekiyor" Kahverengi kokarcanın istilacı bir böcek olduğuna dikkat çeken Ay, tek seferde yaklaşık 200 yumurta bırakarak hızla çoğaldığını söyledi. Mücadelede kesinti olmaması gerektiğini vurgulayan Ay, popülasyonun artıp azalmasının yürütülen mücadeleye bağlı olduğunu ifade ederek, özellikle bayram ve okul tatilleri nedeniyle memlekete dönecek olan çiftçilerin kışlak mücadelesine katılmasının önemli olduğunu belirtti. "Mücadele çalışmaları ile üreticiler fındıklarını satabilir hale geldi" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan ise bölgede son 4 yıldır yoğun bir kahverengi kokarca istilası yaşandığını söyledi. Tüm kurumların iş birliği içinde mücadele yürüttüğünü belirten Soydan, "2024 yılında fındıklarımız kahverengi kokarca nedeniyle ciddi zarar gördü. Üreticiler çuvallarla fındıklarını alıp manavları dolaşarak satmaya çalışıyordu. Ancak hasat sonrası yapılan kışlak mücadelesi ve devamındaki çalışmalar sayesinde üreticiler fındığını satabilir hale geldi. Bu mücadelenin kesintisiz devam etmesi gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Soydan, 2025 yılında da hasat sonrası kışlak mücadelesinin yeniden başlatıldığını ve çalışmaların sürdüğünü belirterek, mücadelenin devam etmemesi durumunda bahar aylarında kahverengi kokarca popülasyonunun yeniden artabileceği uyarısında bulundu.
Samsun Samsun’da güvenlik altyapısına dev yatırım: 1 milyar TL’yi aşan 19 proje hayata geçirildi Samsun Valiliği tarafından yapılan açıklamada, kentin güvenlik ve idari altyapısını güçlendirmek amacıyla yürütülen yatırımlar kapsamında 2023–2025 yılları arasında toplam bütçesi 1 milyar 81 milyon TL’yi aşan 19 projenin hayata geçirildiği bildirildi. Valilikten yapılan açıklamada, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Samsun’da eğitimden sağlığa, turizmden tarıma, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda yatırımların sürdüğü belirtilirken, güvenlik altyapısının güçlendirilmesine yönelik projelerin de önemli bir yer tuttuğu ifade edildi. Açıklamada, İçişleri Bakanlığı yatırımları ile vatandaşların kamu hizmetlerine daha hızlı ve modern şartlarda ulaşmasının hedeflendiği vurgulandı. Valiliğe bağlı Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) koordinasyonunda yürütülen projeler kapsamında; Ayvacık, Havza, Çarşamba ve Yakakent hükümet konakları ile çeşitli yapım ve ikmal işleri tamamlandı. Ayrıca İl Jandarma Komutanlığı Kışlası Vardiya Yatakhanesi ve Akaryakıt İstasyonu, Terme ve 19 Mayıs İlçe Jandarma Komutanlıkları ile Vezirköprü Beşpınar Jandarma Karakol Hizmet Binası da tamamlanan yatırımlar arasında yer aldı. Öte yandan Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası ile Canik–İlkadım İlçe Jandarma Hizmet Binası’nın geçici kabul aşamasında olduğu belirtildi. İlkadım ve Tekkeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binaları, İlkadım İlyasköy Şehit Mesut Yılmaz Polis Merkezi Amirliği, Atakum Denizevleri Şehit İrfan Kocabaş Polis Merkezi Amirliği ve Terme Sahil Güvenlik Karakol Komutanlığı Hizmet Binası’nın yapım çalışmalarının ise sürdüğü kaydedildi. Açıklamada ayrıca, güvenlik güçlerinin sahadaki etkinliğini artırmak amacıyla 2023–2025 yılları arasında İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Göç İdaresi Müdürlüğü için araç alımı ile Emniyet Müdürlüğü’nün mal ve hizmet alımlarına destek kapsamında yaklaşık 356 milyon 572 bin TL ödenek aktarıldığı, KGYS malzeme alımlarını da kapsayan 114 milyon 207 bin TL’lik mal ve hizmet alımının gerçekleştirildiği ifade edildi. YİKOB tarafından aynı dönemde 10 kamu yatırımının daha hayata geçirildiği belirtilen açıklamada, Samsun Valiliği Aile Destek Merkezi ile Samsun Gümrük Müdürlüğü Hizmet Binası’nın da aralarında bulunduğu projelerin titizlikle yürütüldüğü aktarıldı. Bunun yanı sıra hizmet binaları, huzurevleri, sosyal hizmet merkezleri, lojman, okul ve cemevlerini kapsayan 94 milyon 728 bin TL’lik 25 bakım-onarım projesinin tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulduğu bildirildi. Açıklamada, Samsun’un huzur ve güvenliği için yapılan yatırımlara katkı sunan başta Cumhurbaşkanı ve kabine üyeleri olmak üzere milletvekilleri, yerel yöneticiler ve emeği geçen herkese teşekkür edildi.