GÜNDEM - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 10:34

Dünyanın en eski kahvehanesi Gaziantep’te

A
A
A
Dünyanın en eski kahvehanesi Gaziantep’te

Dünyanın faal olan en eski kahvehaneleri arasında yer alan, tarihiyle ve otantik yapısıyla Avrupa’daki birçok kafeyi de geride bırakan Gaziantep’teki 400 yıllık Tahmis Kahvesi, yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanları arasında yer alıyor.


1635 yılında Türkmen ağası ve sancak beyi Mustafa ağa tarafından Gaziantep Mevlevihanesi’ne gelir getirmesi amacıyla yaptırılan tarihi Tahmis Kahvesi, dünyada bulunan en eski 8 kahvehane arasında yer alması nedeniyle büyük ilgi görüyor.


400 yıllık geçmişiyle ön plana çıkıyor


İngiltere’nin ve Avrupa’nın en eski kafelerinden olan Queen’s Lane’den, Fransa’nın başkenti Paris’in en eski kafesi olan Cafe Procope’den, İtalya’nın başkenti Roma’daki Antıco Caffe’den ve Venedik’teki Caffe Florian’dan, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Ruszwurm’dan ve Mısır’ın başkenti Kahire’deki Groppi’den daha eski olan Tahmis Kahvesi, 400 yıllık geçmişiyle ön plana çıkıyor.


Türkiye’nin ve Gaziantep’in en köklü kahvehane mekanlarından biri olan, 1635 yılından bu yana aynı yerde hizmet veren Tahmis Kahvesi, Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan tarihiyle öne çıkıyor.


Kahveseverlerin uğrak noktası


Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescili alan, kafeinsiz ve şifa deposu yöresel bir içecek olan menengiç kahvesi, Türk kahvesi ve çay, kahvehanede tatlı sohbetler eşliğinde yudumlanıyor. Özellikle de menengiç kahvesi ile ünlü olan kahvehane, geleneksel Türk kahvesi, damla sakızlı kahve ve diğer otantik lezzetleriyle de kahveseverlerin uğrak noktası olarak ön plana çıkıyor.


Tarihi dokusu, otantik atmosferi ve yıllardır değişmeyen kalitesiyle kentte kahve kültürünü yaşatan en önemli mekanlardan biri olarak bilinen kahvehanenin ismi "kahvenin dövüldüğü yer" anlamına gelen Tahmis ismini taşıyor.


Tarihi atmosferde menengiç, Türk kahvesi ve çay keyfi yaşamak isteyenler için vazgeçilmez adres olan kahvehane, yıl boyunca binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor.


İki katlı olan ve hatıralarla dolu bir yapı olarak da büyük ilgi gören kahvehane, "Gaziantep’in kalbi" olarak bilinen asırlık Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı ve Kültür Yolu üzerindeki tarihi han ve mekanların yanı başında yer alıyor.


Ziyaretçiler, tarihi kahvehaneye hayran kalıyor


Osmanlı’dan günümüze edebiyat söyleşilerinin, Hacivat-Karagöz oyunlarının yanı sıra esnaf, sanatkar, yerli ve yabancı turistlerin kahve ve çay eşliğinde koyu sohbetlerin yapıldığı mekan olan kahvehaneyi ziyaret edenler, kahvehaneye hayran kalıyor.


Tahmis Kahvesi işletmecisi Mehmet Hilmi Bağcı, 1635 yılından beri hizmet veren Tahmis Kahvesi’nin dünyanın faal en eski kahvehane ve kafeleri arasında yer aldığını söyledi.


"Gaziantep’in kültürünün ve nabzının attığı bir mekan"


Yurt içinden ve yurt dışından Gaziantep’e gelen ziyaretçilerin 400 yıllık tarihi atmosferin zenginliğini keşfetmenin yanında eşsiz kahve lezzetini de tatma fırsatını bulduğunu belirten Bağcı, "Tarihi Tahmis Kahvesi 400 yıllık bir kahvehanedir. 1635’li yıllardan beri faaliyetine devam eden ve şu anda dünyanın faaliyette bulunan en eski kıraathanesi, kahvehanesi ve kafesi olarak da bilinen Tahmis Kahvesi, aynı zamanda menengiç kahvesiyle ünlüdür. Menengiç kahvesi Gaziantep’e gelen misafirlerimizin özellikle tercih ettiği bir kahve türüdür. Tarihi Tahmis Kahvesi ise Osmanlı döneminden günümüze edebiyat toplantılarının, Hacivat-Karagöz oyunlarının ve eski hikayelerin olduğu bir kültür merkezidir. Kahvemiz yurt dışından ve yurt içinden gelen misafirlerimizin özellikle ziyaret ettikleri, Gaziantep’in kültürünün ve nabzının attığı bir mekandır" dedi.


"Kahvehanemize olan ilgi bizi mutlu ediyor"


Tahmis Kahvesi’nin, kahve kültürünün çok yaygın olduğu Türkiye’deki ilk mekanlarından biri olduğunu belirten Bağcı, "Tahmis Kahvesi, Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistlerin ‘Kültür Yolu’ olarak ziyaret ettikleri alanda yer alan ve misafirlerimizin oturup dinlendikleri bir mekandır. Onun için tarihi Tahmis Kahvesi, özellikle yapısıyla ve tarihiyle ilgi çekiyor. Misafirlerimiz özellikle kahvemizi görmek, gezmek, bu tarihi mekandan bir koku, bir mistik hava alabilmek için geliyorlar. Biz de bundan mutlu oluyoruz. Misafirlerimizi kahve içmeye, dinlenmeye ve tarihin içerisinden gelen bu havayı koklamaya bekliyoruz" ifadelerini kullandı.


"Menengiç kahvesi çok güzeldi"


Tarihi kahvehaneyi ve menengiç kahvesini çok beğendiğini belirten ziyaretçilerden Yıldız Turan ise, "Gastronomi şehri olduğu için Gaziantep’i turistik amaçlı gezmeye geldik. Menengiç kahvemizi içtik ve çok beğendik. Gaziantep zaten çok çok güzel bir şehir, menengiç kahvesi de çok güzeldi" şeklinde konuştu.


"Hem kahvehaneyi hem de menengiç kahvesini beğendik"


Malatya’dan Gaziantep’i gezmeye gelen Yunus Demir de, "Gaziantep’te tarihi Tahmis Kahvesi’nin olduğunu söylediler. Merak ettik, geldik ve kahvemizi içtik. Ben menengiç kahvesini çok sevmezdim ama buranın kahvesi oldukça güzeldi, beğendik. Kahve ortamı da çok güzel. Otantik bir havası ve tarihi bir dokusu var. Hem kahvehaneyi hem de menengiç kahvesini beğendik" diye konuştu.



Dünyanın en eski kahvehanesi Gaziantep’te

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Dağlı: "Üreticilerimizin yanındayız" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, "Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir" dedi. Adana’da etkili olan dolu afeti, özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinde tarımsal üretim alanlarında zarara yol açtı. Çok sayıda mahallede etkisini gösteren dolu yağışı nedeniyle buğday, mısır, ayçiçeği ve narenciye başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde hasar meydana geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, afetten etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin ilgili tüm kurumlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Başkan Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İlimizde etkili olan dolu afeti nedeniyle özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerimizde birçok mahallemizde tarımsal üretim alanlarında zarar meydana gelmiştir. Buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten Dağlı, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Başkan Dağlı, açıklamasının sonunda "Üreticilerimizin yanındayız. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Rabbim memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ogün Baysan: "Motor sporları severleri, 2-6 Eylül’de Afyon’da ağırlamaktan mutluluk duyarız" Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkan Vekili Ogün Baysan, motor sporları severleri 2-6 Eylül tarihleri arasında 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nı izlemek için Afyonkarahisar’a davet etti. 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkan Vekili Ogün Baysan, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Organizasyonun ilk yılında 3 ila 5 bin kişinin katıldığı etkinliğin, bugün 300-400 bin ziyaretçiyi ağırlayan dev bir organizasyona dönüştüğünü belirten Baysan, "Dokuzuncu kez olmasına rağmen ilk şampiyonayı yapıyormuşçasına aynı heyecan, aynı şevk, aynı istekle tüm federasyon çalışanları, başkanımız, teknik kadrolarımızla hazırlıklar başladı. Bugün de lansmanı gerçekleştirdik. Çok korkunç, çığ gibi büyüyen bir festival ve spor organizasyonuna dönüştü. Sadece bunun ön kısmında görünen, mesela organizasyon içinde bir de MXGP Akademi diye 65 ve 85 cc gençlere bu yarışmaların olduğu dönemlerde çocuk yarışçılarımıza bir akademik eğitim de veriliyor. Yine MXGP’nin yetiştirdiği Türk antrenörler var. Onların destekleriyle sporcularımız yıl boyunca destekleniyor. Türkiye MXGP’de onlarca ödül aldı. Ama bizim bundan sonraki hedefimiz bu organizasyonu, bu çıtayı düşürmeden orada zirvede tutmak ama arkasından da zirvede bir Türk sporcu görmek. Biliyorsunuz pistte, Road Racing’de Toprak’ımız var. Çok başarılı gidiyor. Allah nazarlardan saklasın. Ama arkadan gelen onlarca Türk sporcusu var. Onlardan bir tanesinin mutlaka MXGP’de Türkiye adına kürsü gördüğünü görmek istiyoruz. Bundan sonraki hedefimiz de bu" ifadelerini kullandı. "En son teknolojiyi kullanarak parkurlarımızı hazırlıyoruz" Gerçekleşecek yarışların yanı sıra yapılacak festivallerin de seyirci sayısına önemli bir etki ettiğinden bahseden Baysan, "Tabii ki seyirci olarak fark etmişsinizdir, tanıtımda da çıtayı sürekli yükseltiyoruz. Mahmut Bey sağ olsun hem festival tarafında hem de sportif tarafta arttırıyoruz. Üst üste işte padok ve tanıtım ödülleri, altyapı ödüllerini alırken bunlar gerçekten yerine oturdu. O konuda hiç taviz vermiyoruz. Pistimizi çok diri ve güncel tutuyoruz. En son teknolojiyi kullanarak parkurlarımızı hazırlıyoruz. Festival kısmında hakikaten bu sene tam sayamadım ama 13 tane sanatçıyla ciddi şekilde de destekliyoruz. Gecesi gündüzü gerçekten o bir hafta zirvede Türkiye’deki en iyi festivallerden bir tanesi. İnşallah daha da büyüterek devam edeceğiz. Daha ne yapılabilir sürekli tartışıyoruz. Onun için seyircimiz sürekli artıyor. Sporcu sayımız da artıyor. Yani bilinirliğini de çok arttırdı. Toprak abilerini rol model gören çocuklar, MXGP’nin 9 sene önce Türkiye’de başlamasından birlikte Motocross sporuna eğilim ve yönelim çok fazlalaştı" şeklinde konuştu. "Motor sporları severleri, 2-6 Eylül’de Afyon’da ağırlamaktan mutluluk duyarız" Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak organizasyon düzenledikleri şehirlere mutlaka katkı sunmak istediklerini aktaran Baysan, "Şimdi bir yere gittiğiniz zaman mutlaka o şehre dokunmak istiyoruz. Spor turizmi diğer spor branşlarında, bazılarında el vermiyor ama bizim branşlarımızda buna çok el veriyor. Elverişli bir branş. Mutlaka ve mutlaka spor turizmi bir şehre dokunduğu zaman o branş orada kalıcı oluyor. Afyon’a baktığımız zaman önce çok azdı, çevre iller dolmaya başladı. Oraları doldururuz. Rize’de düzenlediğimiz Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası SNX; popülaritesi çok yüksek bir yarış. Önümüzdeki senelerde yine artacak. Öbür tarafta fiyat dalgalanmaları, ülke politikaları her şeyi değiştiriyor ama bu gelir sabit. Öncelikle Afyon’daki seyircilerimize, halkımıza desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu yıl 9.’su yapılacak yarışlara bekliyorum. Tüm ülkenin motor sporları severlerini 2-6 Eylül’de Afyon’da ağırlamaktan mutluluk duyarız" cümlelerine yer verdi.