KÜLTÜR SANAT - 17 Eylül 2025 Çarşamba 14:01

GastroANTEP kapsamında Antep İşi’nin Dünü, Bugünü ve Yarını" konulu panel düzenlendi

A
A
A
GastroANTEP kapsamında Antep İşi’nin Dünü, Bugünü ve Yarını" konulu panel düzenlendi

GastroANTEP Kültür Yolu Festivali çerçevesinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Geleneksel Sanatlar Derneği iş birliğinde düzenlenen "Antep İşinin Dünü, Bugünü ve Yarını" konulu panelde Antep işi nakışının kültürel ve ekonomik boyutları ele alındı.


Antep işi nakışının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla 25 Aralık Kahramanlık Panoraması ve Müzesi’nde gerçekleştirilen panelde, Dr. Meltem Öner, Ayşe Kılıç ve Selahattin Köroğlu konuşmacı olarak yer aldı. Programın moderatörlüğünü ise Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Serkan Emir Erkmen üstlendi.


"Antep işi büyük bir kültürel mirastır"


Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, panelde yaptığı konuşmada Antep işinin sadece bir nakış değil, büyük bir kültürün ve medeniyetin yansıması olduğunu söyledi. Şahin, "Antep işi, sabırla ve aşkla işlenen bir emeğin adı. Kadınlarımızın elinde işlenen bu nakış aile ekonomisine güç katarken aynı zamanda geleceğe taşınacak bir mirastır" dedi.


Kendi annesinin işlediği örneklerden de söz eden Şahin, kadın emeğinin önemine dikkat çekerek, "Rahmetli annem işlediği nakışlarla aile bütçemize destek oldu, biz üç çocuğu okuttu. O emeğin değeriyle ben bugün burada başkan oldum. Antep işi sadece nakış değil, bir hayat mücadelesinin, bir emeğin sembolüdür" diye konuştu.


Şahin, panelin önemine vurgu yaparak, "Bugün bu salonda ortaya konulan irade, Antep işini UNESCO yolculuğuna çıkaracak. Tıpkı kutnu kumaşında olduğu gibi Antep işi de dünyaya açılacak. Bu şehrin kadınlarının, annelerinin, kızlarının hikayesidir. Umuttur, sevgidir, inançtır. Hep birlikte bu emaneti geleceğe taşıyacağız" ifadelerini kullandı.


"Gaziantep yaşayan mirasta en dinamik şehirlerden biri"


Geleneksel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akcan, konuşmasında Gaziantep’in yaşayan miras açısından Türkiye’nin en dinamik şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Akcan, "Deneyimlerimiz bize gösteriyor ki Gaziantep, İstanbul’un ardından ikinci sırada yer alabilecek potansiyele sahip. Burada geleneksel sanatların yaşatılması çok güçlü bir şekilde sürüyor" dedi.


UNESCO akreditasyonlu bir sivil toplum örgütü olarak dünyada da aktif çalışmalar yürüttüklerini belirten Akcan, "Antep işi projesinde yer almaktan mutluluk duyuyoruz. Büyükşehir Belediyemiz ve Başkan Fatma Şahin de bu süreçte bize büyük destek verdi. Kendilerine teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


"Antep İşinin merkezinde insan var"


Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Serkan Emir Erkmen ise Antep işinin sadece el emeği, göz nuru bir iş olmadığını söyledi. Erkmen, "Antep işinin merkezinde insan var. Bu yönüyle kültürel mirasın ruhuyla özdeşen çok değerli bir unsur" dedi.


Erkmen ayrıca, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin bu alandaki çalışmalarına dikkat çekerek, "Bu değerli mirasın korunması ve geleceğe taşınması noktasında Büyükşehir Belediyesi’nin ortaya koyduğu irade çok kıymetlidir" diye konuştu.



GastroANTEP kapsamında Antep İşi’nin Dünü, Bugünü ve Yarını" konulu panel düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin 103’üncü yıl dönümü, Büyükçekmece’de etkinliklerle anıldı Lozan’da 30 Ocak 1923’te imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin 103’üncü yıl dönümü, Büyükçekmece’de düzenlenen anlamlı etkinlerle anıldı. Etkinlik, 103 yıl önce, Yunanistan’dan gönderilen mübadillerin karaya ilk ayak bastıkları yer olan Mimar Sinan İskelesi’nde gerçekleşti 30 Ocak 1923’te Lozan’da imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin 103’üncü yıl dönümü, Büyükçekmece’de düzenlenen anlamlı etkinlerle anıldı. Yunanistan’dan gelen mübadillerin karaya ilk ayak bastıkları yerlerden biri olan Mimar Sinan İskelesi’nde gerçekleşen temsili karaya çıkış töreninde duygu yüklü anlar yaşanırken, göç yollarında hayatını kaybedenler için denize karanfil bırakıldı. Türk Yunan Nüfus Mübadelesi’nin 103’üncü yıl dönümü anma etkinlikleri her yıl olduğu gibi bu yıl da, 103 yıl önce Yunanistan’dan gönderilen mübadillerin karaya ilk ayak bastıkları yer olan Mimar Sinan İskelesi’nde gerçekleşti. Anma etkinliklerine, Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna, Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Hakan Çebi, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, CHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Halis Çiçekçi, Rum Patrikhanesi Silivri Metropoliti Maksimos Vgenopoulos, Büyük Mübadele Derneği Başkanı Sabit Semiz, Tepecik Trakya Rumeli Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Olcay Özcan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra, çok sayıda davetli katıldı. Mübadele kuruluşlarının ortak bildirisi okundu Büyükçekmece Belediyesi, Büyük Mübadele Derneği, Tepecik Trakya Rumeli Kültür ve Dayanışma Derneği, Trakya ve Balkanlar Dayanışma ve Kültür Derneği iş birliğinde gerçekleşen törende; Atatürk Anıtı’na çelenk takdimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Mübadele kuruluşlarının ortak bildirisi okundu. Ortak bildiride, "Bundan tam 103 yıl önce, 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol ile milyonlarca insan, asırlardır ’memleketim’ dediği topraklardan koparıldı. Bugün bizler, mübadil kuruluşları olarak; bu büyük ve zorunlu ayrılığın mirasçıları sıfatıyla bir aradayız. Savaşın karanlığında, göç yollarında ve Ege’nin soğuk sularında yitirdiğimiz atalarımızı saygıyla, rahmetle ve hiç eksilmeyen bir hüzünle anıyoruz. Atalarımızın doğduğu topraklara, tüten bacalarına, bıraktıkları ibadethanelere ve mezarlara yaptığımız her ziyaret; vicdanımıza, hafızamıza ve özlemlerimize yapılan kutsal bir yolculuktur. Gittiğimiz yüzlerce yerleşim yerinde inşa ettiğimiz dostluk ve barış köprüleri, iki halkın kalıcı huzurunun teminatıdır. Mübadelenin 103. yılında, denizlere bıraktığımız karanfiller sadece yitirdiğimiz canlar için değil, aynı zamanda sınırların insanları ayırmadığı, emperyalist planların can almadığı bir dünya özlemi içindir. Atalarımızın hüzünlü hikayesinden aldığımız dersle bir kez daha haykırıyoruz" ifadeleri kullanıldı. Gülcemal Mübadele Kültür Evi açıldı Anma programında, mübadele döneminde atalarının giydiği geleneksel kıyafetleri giyen genç mübadiller, izleyicilere göçü denizden teknelerle gelerek canlandırdı. Törenin sonunda mübadele döneminde zorunlu göçe tabi tutulan mübadilleri Yunanistan’dan İstanbul ve İzmir’e taşıyan "Gülcemal" adlı geminin ismini taşıyan Gülcemal Mübadele Kültür Evi’nin açılışı gerçekleştirildi. Kültür evi, mübadillerin yaşam öykülerinin ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasını amaçlayan bir merkez olarak faaliyet gösterecek. "Mübadelenin öğrettiği değerleri, gelecek kuşaklara aktarmalıyız" Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Hakan Çebi, mübadelenin öğrettiği dayanışma, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünü gelecek kuşaklara aktarmanın önemli olduğunu belirterek, "Bugün burada tarihin en hüzünlü ve en büyük zorunlu yolculuklarından biri olan Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin geride bıraktığı acıları ve hatıraları saygıyla anmak için bir araya geldik. 30 Ocak 1923’te Lozan’da imzalanan "Türk ve Rum Nüfusun Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol" ile yüz binlerce insan, doğup büyüdükleri topraklardan koparılarak bilinmeze doğru yola çıkmak zorunda bırakıldı. Bu yalnızca bir yer değiştirme değil, geçmişi geride bırakıp, derin acılar ve büyük belirsizlikler içinde yeni bir hayat kurma mücadelesiydi. Mübadil büyüklerimiz, geldikleri bu topraklarda tüm yokluklara ve zorluklara rağmen çalışkanlıkları, sabırları ve dayanışmalarıyla hayata tutunmuş; kısa sürede bu ülkenin toplumsal ve kültürel dokusunun ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir. Bugün sahip olduğumuz kültürel zenginlik ve birlikte yaşama kültürü, onların emeğinin ve direncinin en somut mirasıdır. Bizlere düşen görev; bu acı dolu tarihsel süreci unutmamak, mübadelenin öğrettiği dayanışma, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünü gelecek kuşaklara doğru ve eksiksiz biçimde aktarmaktır. Bu vesileyle; göç yollarının çetin koşullarında yaşamını yitiren tüm mübadil büyüklerimizi rahmet ve saygıyla anıyor, hatıralarını yaşatan hayattaki çınarlarımıza sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum" şeklinde konuştu. "İki Memleketli Şarkılar" konseri duygulandırdı Anma etkinliklerine Atatürk Kültür Merkezi’ndeki programla devam edildi. Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’nin tarihsel süreci ve göç yollarında yaşanan zorluklarının anlatıldığı belgeselin ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. Yapılan konuşmaların ardından Yunanistan Volos Müzik Okulu Korosu sahne aldı. 60 kişiden oluşan Koronun "İki Memleketli Şarkılar" isimli konseri salonu dolduran yüzlerce mübadil torununa duygu dolu anlar yaşattı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren anma etkinliklerine bu yıl da ilgi çok yoğun oldu.
Karaman İmamın sahibi gelir alır diye bıraktığı çantayı kaşla göz arasında çaldı Karaman’da bankta unutulan çanta, cami imamı tarafından sahibi gelir düşüncesiyle bir iş yerinin klima fanı üzerine bırakıldıktan sonra kimliği belirsiz bir kişi tarafından çalındı. Hırsızlık anı ise güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, sabah saatlerinde Yunus Emre Caddesi Tabakhane Geçidi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yunus Emre Camii imamı İbrahim K., yatsı namazı sonrası cami yakınındaki bankın üzerinde unutulmuş kadın çantasını fark etti. Çantanın sahibinin geri dönebileceğini düşünen imam çantayı banktan alarak cami yakınında bulunan bir iş yerinin önündeki klima fanının üzerine bıraktı. Sabah saatlerinde cadde üzerinden geçen kimliği belirsiz bir şahıs, klima fanı üzerindeki çantayı gördü. Dakikalarca çevreyi kontrol eden ve kimsenin olmadığını gören şüpheli, çantayı alarak olay yerinden hızla uzaklaştı. Çantasını unuttuğu yerde bulamayan C.Ç. isimli kadın ise durumu polis ekiplerine bildirerek şikayetçi oldu. Çantanın içerisinde, C.Ç.’nin engelli çocuğu için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla yeni çektiği bir miktar para bulunduğu öğrenildi. Olayla ilgili konuşan esnaf Onur Tunçtürk, "Yunus Emre Camii’nin imamı, yatsı namazı çıkışında cami yakınlarındaki bir bankın üzerinde bir çanta buluyor. Çantayı, sahibi gelir düşüncesiyle bir esnafın dükkanının önüne bırakıyor. Sabah saatlerinde ise bir kişi çevreyi kontrol ettikten sonra çantayı alarak uzaklaşıyor. Şahsın kamerayı fark etmediğini düşünüyoruz. Güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğimizde olayı net bir şekilde gördük. Duyduğuma göre çantanın içerisinde yaklaşık 9 bin lira para bulunuyormuş. Çanta daha sonra ilerideki Kuğulu Park’ta bulundu ancak içindeki para yoktu. Ayrıca çantanın sahibinin engelli bir çocuğu olduğu ve paranın engelli maaşı olduğunu duyduk" dedi. O anlar kamerada Şüpheli şahıs tarafından çantanın alındığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, şahsın bir süre çevreyi gözlemlediği, ardından klima fanı üzerindeki çantayı alarak bölgeden hızla uzaklaştığı görülüyor. Polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini inceleyerek şüphelinin kimliğini tespit etmek ve yakalamak için çalışma başlattı. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.