GÜNDEM - 07 Mart 2025 Cuma 15:24

Gaziantep AB Bilgi Merkezi, Kadınlar Günü’nü anlamlı bir etkinlikle kutladı

A
A
A
Gaziantep AB Bilgi Merkezi, Kadınlar Günü’nü anlamlı bir etkinlikle kutladı

Gaziantep Ticaret Odası (GTO) bünyesinde yaklaşık 30 yıldır faaliyet gösteren Gaziantep AB Bilgi Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü depremzede kadınlara yönelik anlamlı bir etkinlikle kutladı.


Türkiye’nin ilk AB Bilgi Merkezi olarak 1996 yılında Gaziantep Ticaret Odasında kurulan ve kurulduğu günden bu yana Avrupa Birliği (AB) değerleri doğrultusunda yerelde toplumun AB hakkında daha fazla bilgi edinmesi ve farkındalığının artmasına imkan sağlayan etkinliklere imza atan Gaziantep AB Bilgi Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için depremzede kadınlarla birlikteydi.


Gaziantep AB Bilgi Merkezi organizasyonunda İslahiye ve Nurdağı’nda konteyner kentlerde düzenlenen ve 2 gün süren "Afetlerden Etkilenen Kadınlarda Dayanıklılık Oluşturma ve Olumlu Düşünme Becerilerini Geliştirme Atölyesi"nde kadınların sosyal hayata katılımına katkı sunmak amacıyla duygusal dayanıklılıklarını ve psikososyal gelişimlerini artıracak çalışmalar yapıldı. Bunun yanında kadının aile içindeki rolü ve kadın sağlık hakları konularına da değinildi. Etkinliğin sonunda ise tüm kadınlara hijyen kiti hediye edildi.



"Yaşanan felaketin bıraktığı izler fiziki yıkımdan çok daha derin"


Depremzede kadınların yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerin İslahiye etabında açılış konuşması gerçekleştiren GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Dünya Kadınlar Günü’nün yalnızca kutlama günü değil dayanışma ve farkındalığın da günü olduğunu belirterek, "Depremin ardından sahaya indiğimizde, bir gerçeği çok net gördük. Afet sonrası ekmek, su kadar, hatta belki de onlardan daha çok ihtiyaç duyulan şey psikososyal destektir. Ve bu ihtiyaç yalnızca evini kaybeden, yakınlarını yitiren kadınların değil, tüm toplumun, hepimizin ihtiyacıdır. Çünkü yaşanan felaketin ruhlarımızda bıraktığı izler, fiziki yıkımdan çok daha derin" dedi.



"Kadın, kendi ihtiyaçlarını hep en sona bırakıyor"


Kadınların afetten önce olduğu gibi sonrasında da toplumsal rollerin getirdiği yükü sırtlamaya devam ettiklerini söyleyen Yıldırım, "Çadırda da olsa, konteynerde de olsa evini düzenlemeye çalışıyor, yemek yapıyor, çocuklarını sakinleştirmeye çabalıyor, hastalarına, yaşlılarına bakıyor Ama en önemli olanı; kendi acısını, kendi ihtiyaçlarını hep en sona bırakıyor. İşte bu yüzden, kadınlara destek mekanizmalarını güçlendirmeli ve afetlere dayanıklı bir toplumun toplumsal cinsiyet eşitliğiyle mümkün olduğunu kabul etmeliyiz" ifadelerini kullandı.



"Hepimize büyük sorumluluklar düşüyor"


TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşen Ahi de Gaziantep AB Bilgi Merkezi’nin bu etkinliğinin deprem yaralarını sarmakta olan İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde depremzede kadınlara yönelik yapılıyor oluşunun ayrı bir değer taşıdığını vurgulayarak, "Asrın felaketinde 7’den 70’e hepimiz büyük acılar yaşadık ama özellikle kadınlarımızın yükü çok ağır oldu. Kadınlarımız maalesef toplumdaki yerleşik toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle bu sorunları daha derinden ve daha şiddetli yaşayan kesimin başında gelmektedir. Bu anlamda hepimize büyük sorumluluklar düştüğünü, kadınlarımız için çok daha güçlü adımlar atmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.



Gaziantep AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Tuğçe Ayçil ise açılış konuşmaları ardından merkezce yürüttükleri faaliyetler ve planlanan projeler hakkında sunum gerçekleştirdi, etkinlik hakkında da katılımcıları bilgilendirdi. Aile Danışmanı Fatma Servet Hıdıroğlu’nun katılımıyla kadının aile içindeki rolü, çocuklar üzerindeki etkisi ve gelişimi üzerine önemli bir bakış açısı sunan söyleşiyle devam eden etkinlik, Sosyolog ve Master Kahkaha Yogası Eğitmeni Şengül Esen Demir’in yaşam direncini güçlendiren ve çözüm odaklı bakış açısını pekiştiren Mutluluk Pratikleri Sınıfı atölye çalışmasıyla sona erdi.


Kadınların toplumdaki eşit rolünü ve sağlıklı yaşamlarını desteklemek için aile, kadın ve sosyal sorumluluk perspektifinden kapsamlı bir yaklaşımın sunulduğu etkinliğe katılan 700’ü aşkın depremzede kadına hijyen kitleri hediye edildi.



Gaziantep AB Bilgi Merkezi, Kadınlar Günü’nü anlamlı bir etkinlikle kutladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Faili meçhul dosyaları açıldı: 26 yıldır kayıp Sinem için umut ışığı Adalet Bakanlığı’nın Türkiye genelinde yüzlerce faili meçhul dosyayı yeniden incelemeye alması, Samsun’da 26 yıl önce kaybolan 5 yaşındaki Sinem Özdemir dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Yıllardır kızından tek bir iz bulamayan 60 yaşındaki baba Mahmut Özdemir, "Bu acı bir gün değil, 26 yıldır her gün yaşanıyor" diyerek yetkililere seslendi. Samsun’un İlkadım ilçesi Zeytinlik Mahallesi’nde 9 Haziran 2000 tarihinde evinin önünden kaybolan Sinem Özdemir’den o günden bu yana hiçbir haber alınamadı. O dönem henüz 5 yaşında olan küçük kızın kayboluşu, aradan geçen yıllara rağmen çözülemeyen dosyalar arasında yerini koruyor. Adalet Bakanlığı’nın 75 ilde 638 faili meçhul dosyayı yeniden ele almasıyla birlikte, Samsun’daki 5 dosyadan biri olan Sinem Özdemir vakası da yeniden umut oldu. "Olayın aydınlığa kavuşturulmasını istiyoruz, her gün ölüyoruz" Kızının ölüsünün ya da dirisinin bulunmasını isteyen baba Mahmut Özdemir, "Kızım 2000 yılında kaybolmuştu. Haziran ayında bir cuma günü. Yıllar geçti, ömür gitti. 60 yaşına geldik. Bu olayın ölü veya diri aydınlığa kavuşmasını istiyoruz. Biz her gün ölüyoruz. 26 senedir ne çektiğimi bir Allah bilir. Zeytinlik Mahallesi’nde güpegündüz kaybolan bir çocuk. Ama nasıl çözülecek? Bunu da yürekli biri çıkacak, çözecek" dedi. Kızından 26 yıldır bir haber alamadığını belirten Mahmut Özdemir, "Dosya kapanmadı diye biliyorum. Kızım ölse, öldürülse bir ölüsü çıkacak. Ama öyle bir şey çıkmadığı zaman yaşıyor diye ümit ediyoruz. Yani benim bir düşmanım yok. Ben sabah işine, akşam evine gelen bir insanım. Türkiye Cumhuriyeti’nde olan Gülistan olayını görüyoruz. Kızımla ilgili de yeniden çalışma yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Belki kızım yaşıyor, belki de dışarıda gördüm ama tanıyamadım" Her yeni güne kızının yaşadığına dair umutla başladığını ifade eden Özdemir, "Yaşıyorsa şu anda 32 yaşına geldi. Belki de sokakta gördüm ama tanıyamadım. Aradan 26 yıl geçti. Küçüklük hâliyle bugünkü hâli elbette aynı değil. Belki yaşıyor, onu bilemem. Ne hissettiğimi bana sorun. Gülüyorum, konuşuyorum ama acımı bastırmak için. Bunun tarifi yok. Bir insanın evladı kaybolursa ne hissettiğini ancak yaşayan bilir. Umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Son nefesime kadar da kaybetmeyeceğim. Çünkü umut bittiği an yaşam da biter. İnsan ölüsünü ya da dirisini bilir, bir mezarı olur. Ama bizim öyle bir şeyimiz yok. Umutsuz yaşanmaz. Her gün yeni bir umutla hayata ‘merhaba’ diyoruz" şeklinde konuştu. Mahmut Özdemir, eşi ve oğluyla birlikte çeyrek asrı aşkın süredir kayıp kızlarından gelecek bir haberin özlemiyle yaşamlarını sürdürüyor. Yıllar geçse de acının ilk günkü gibi taze olduğunu söyleyen aile, dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte artık bir sonuca ulaşılmasını bekliyor.
Ankara Özel çocuklar, tosbağa arabalarla konvoy yaptı Wolkswagen Fun Club’ın düzenlediği etkinlikte özel bireyler tosbağa arabalarla konvoy yaparak vakit geçirdi. Ankara’da Wolkswagen Fun Club tarafından düzenlenen etkinlikte tosbağa seven insanlar, Gazi Park’ta buluştu. Düzenlenen etkinlikte 75. Yıl Özel Eğitim Merkezi’ndeki özel bireyler tosbağa arabaları ellerinde bayraklarla karşıladı. Çocuklar, trafik polisi eşliğinde tosbağa arabalarla yapılan konvoya katıldı. Düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Wolkswagen Fun Club Başkanı Ayhan Arı, bu tür etkinlikleri yapmanın kendilerine mutluluk verdiğini belirtti. Ayrıca geçen sene de başka bir eğitim kurumunda bu tarz bir etkinlik yaptıklarını belirten Arı, çocukları mutlu etmenin önemli bir olay olduğunu sözlerine ekledi. "Onlara bu duyguyu yaşatmak ve yaşamak çok önemli" Wolkswagen Fun Club Başkanı Ayhan Arı çocuklar için bu tür etkinlikleri yapmanın çok keyifli olduğunu ifade ederek, "Geçen yıl da başka bir eğitim kurumunda yapmıştık. Ben dört çocuk aldım ve biraz önce konvoyda gezdirdim. Gelene kadar soruları bitmedi. O kadar mutlular ki, birisi diyor ‘ben de büyüyünce bundan alacağım’ diğeri diyor ki ‘abi hızlı gitsene, niye yavaş gidiyorsunuz?’ Onlara bu duyguları yaşatmak ve yaşamak çok önemli" şeklinde konuştu. "Amacımız sosyal farkındalık oluşturmak" Özel Eğitim Kurumu Müdürü Büşra Özel ise etkinliğin önemine şu şekilde dikkat çekti: "Bugünkü etkinlik, klasik nostaljik araçlarımızın da renkli hayatlarına dokunarak çocuklarımızda empati duygusunu geliştirmek, sosyal hayata bağlılıklarını artırmak, toplumda onların da yerinin olduğunu ve değerli olduklarını hissettirmek adına bir arada bulunuyoruz. Sosyal farkındalık oluşturma amacıyla böyle bir etkinlik düşündük. Onların duygu durumları, onların hayatlarının içerisinde kendimizden bir şey buluyoruz. Ne zaman canımız sıkılsa, ne zaman kendimizi kötü hissetsek aslında farklı bir pencerenin de olduğunu, onlarla birlikte olmanın çok daha özel olduğunu biliyoruz. Özel çocuklarımızla olmak bizler için çok kıymetli. Toplumda herkesin özel bireylere sahip çıkmasına, toplumda yer edinmeleri gerektiğinin farkında olmalarını rica ediyoruz" diye konuştu. "Çocuğumun düğünüymüş gibi hissettim" Düzenlenen etkinliğe özel çocuğu Beyza ile katılan Veli Hülya Dönmez ise bu etkinlikte çocuğunun keyifli vakit geçirdiğini vurgulayarak, "Beyza bana çok şey kattı. O, engelli ama değil. Bu etkinlikte çocuğum çok eğlendi. Çocuğumun mutlu olması çok önemli. Bana sanki çocuğumun düğünüymüş gibi hissettirdiler" değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Formula 1 heyecanı 5 yıl sonra İstanbul sokaklarına taşındı Formula 1’in 5 yıl aradan sonra Türkiye’ye dönüşüne özel, Red Bull Racing Test ve Yedek Pilotu Yuki Tsunoda İstanbul’a geldi. İki gün boyunca Oracle Red Bull Racing aracı, Yuki Tsunoda’nın sürüşüyle İstanbul’un simge noktalarını, şehrin tarihi ve kültürel alanlarını gezdi. Aracın Dolmabahçe’de başlayan yolculuğu, Haydarpaşa Limanı ve Kız Kulesi’nin önünden devam ederek, 5 yıl aranın ardından Formula 1 heyecanını İstanbul sokaklarına taşıdı. Tsunoda, Formula 1’in 2027’de Türkiye’ye gelişinin açıklanmasının ardından, İstanbul Park’ta gerçekleştirilen özel buluşmada Red Bull sporcusu Hande Baladın ile bir araya geldi. İstanbul’un farklı noktalarında gerçekleştirilen tanıtım sürüşleriyle şehir, Formula 1 atmosferini yeniden hissetti. Tanıtım, Türk kültürünün geleneksel uğurlamalarından birine de sahne oldu. Aracın, "sağ salim gidip, yeniden gelmesi" dileğiyle arkasından su döküldü. Yuki Tsunoda: "İstanbul Park harika bir pist" Red Bull’un yedek pilotu Yuki Tsunoda, İstanbul’da bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu belirterek, "Yeniden İstanbul’da olmak şahane bir duygu. Geçen sefer fazla gezme fırsatım olmamıştı. Bu sefer hem şehri gezdim, hem de çok güzel yemekler yedim. İstanbul Park harika bir pist. Burada sürüş yapmaktan çok keyifli" ifadelerini kullandı. Hande Baladın ise Yuki ile 5 yıl aradan sonra bir araya gelmelerinin mutluluğunu yaşadığının altını çizerek, "Red Bull Racing aracını yakından deneyimlemek ve aracın direksiyonunu tutmak oldukça heyecan vericiydi. Yuki ile 2021’de yine İstanbul’da bir araya gelmiştik. Yarış ekibini Türkiye’de görmekten dolayı mutluyum, önümüzdeki sene yarışları yakından takip edeceğim" dedi.