GÜNDEM - 22 Ekim 2025 Çarşamba 16:46

Gaziantep Forum II, GİBTÜ ev sahipliğinde başladı

A
A
A
Gaziantep Forum II, GİBTÜ ev sahipliğinde başladı

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen Gaziantep Forum II, bu yıl "İslâm Dünyası Nereye?-Güçlü Bir Gelecek için Perspektif" temasıyla gerçekleştirildi. Forumda konuşan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, "İslam ümmeti ve bir bütün olarak insanlık için parlak bir gelecek hazırlığı, hakikate, bilinç ve basirete dayalı stratejik planlarla sağlanabilir" dedi.


Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) öncülüğünde Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Şahinbey Belediyesi işbirliğinde düzenlenen Gaziantep Forum II, bu yıl "İslâm Dünyası Nereye? - Güçlü Bir Gelecek için Perspektif" temasıyla gerçekleştirildi. Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen Gaziantep Forum’da İslâm dünyasının mevcut meseleleri, gelecek vizyonu ve küresel ölçekteki rolünün ele alındı.



"Müslümanların her alanda iş birliği geliştirmekten ve müşterek kurumsal yapılar oluşturmaktan başka bir çıkış yolu yok"


Forumda konuşan ve Filistin’de yaşanan İsrail zulmüne dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, toplumların, adaletsizliğe, haksızlığa, açlık ve yoksulluğa mahkum edildiğini ifade ederek, "Özellikle Filistin ve Gazze ekseninde yaşananlar göstermiştir ki Müslümanların ilmi, fikri, siyasi, iktisadi, askeri ve benzeri alanlarda iş birliği geliştirmekten ve müşterek kurumsal yapılar oluşturmaktan başka bir çıkış yolu bulunmamaktadır. Maddi ve manevi krizlerin dünyayı kuşattığı bir zamanda yaşıyoruz. 20. yüzyılın başlarında yaşanan iki büyük dünya savaşından sonra kurulan küresel sistemin her yönüyle iflas ettiği bir süreçten geçiyoruz. Sözde dünya barışını tesis etmek için kurulmuş olan uluslararası yapılar, hukuk sistemleri ve ortaya konulan normlar, etkisini yitirmiş ve yeryüzü tam anlamıyla bir kaos ve kargaşa ortamına sürüklenmiştir" dedi.



"İslam dünyası, acilen bir öze dönüş yolculuğu başlatmak zorunda"


İslam dünyasının acilen bir öze dönüş yolculuğu başlatmak zorunda olduğuna değinen Arpaguş, "İslam dünyası, acilen bir öze dönüş yolculuğu başlatmak zorundadır. Kendi imkan ve potansiyelinin farkına varmak ve yaşadığı sorunlara Kur’an, sünnet ve kendi medeniyet köklerinden çözümler bulmak durumundadır. Bu, bağımsızlığın ilk adımı olacaktır. Zira ilmi ve fikri bağımsızlığını sağlayamayan toplumlar, başka fikirlerin ve kültürlerin tahakkümüne karşı bir direnç ve direniş gösteremeyecektir" şeklinde konuştu.


GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, aileden eğitime, siyasetten ekonomiye, teknolojiden kültüre kadar her alanda uzun vadeli stratejiler geliştirilmesi gerektiğini ifade ederek, "İslam ümmeti ve bir bütün olarak insanlık için, parlak bir gelecek hazırlığı, hakikate dayalı bilinç ve basirete dayalı stratejik planlarla sağlanabilir. Aileden eğitime, siyasetten ekonomiye, teknolojiden kültüre kadar her alanda uzun vadeli stratejiler geliştirmeliyiz" şeklinde konuştu.


Forumun açılış programında Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zehra Ünal, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye Ulusal Ajans Başkanı İlker Astarcı ve TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci de birer konuşma yaptı.


İslam dünyasının güncel meselelerinin ele alınacağı ve 10’dan fazla ülkeden akademisyenin katıldığı forum, 24 Ekim’de sona erecek.


Foruma, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zehra Ünal, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye Ulusal Ajans Başkanı İlker Astarcı, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, dünyanın dört bir yanından akademisyenler, araştırmacılar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve ilgili paydaşlar katılım sağladı.



Gaziantep Forum II, GİBTÜ ev sahipliğinde başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya İş yerinden fırlayan 5 yaşındaki çocuğun ölümden döndüğü kaza anları güvenlik kamerasına yansıdı Antalya’nın Manavgat ilçesinde kaldırımda seyreden 15 yaşındaki ehliyetsiz sürücünün kullandığı motorlu bisiklet, 5 yaşındaki Suriyeli çocuğa çarparak yaralanmasına neden oldu. Küçük çocuğun çarpmanın etkisiyle başını banka çarpıp ölümden döndüğü ve çocuğunu gören annesinin panik anları güvenlik kameralarına anbean yansıdı. Kaza, Emek Mahallesi Barbaros Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre kaldırımda 15 yaşındaki Tunahan D.’nin kullandığı 07 CHU 963 plakalı motorlu bisiklet, kuruyemişçiden çıkan 5 yaşındaki Suriye uyruklu Muhammet El Hamza’ya çarptı. Kaza anı ve kazayı görüp iş yerinden çıkan annesinin panik anları güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansırken, çarpmanın etkisiyle savrulan çocuk başını kaldırımda bulunan banka çarparak yaralandı. Küçük Muhammet 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazanın ardından Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerince yapılan kontrolde motorlu bisiklet sürücüsünün sürücü belgesinin olmadığı, motorlu bisikletin de aynasının takılı olmadığı belirlendi. Motorlu bisiklet sürücüsüne sürücü belgesiz motosiklet kullanmaktan 40 bin TL, kaldırımda motorlu bisiklet kullanmaktan 5 bin TL, motorlu bisikletin aynasının olmamasından bin TL, motorlu bisiklet sahibine de sürücü belgesiz kişiye araç kullandırmaktan 40 bin TL olmak üzere toplam 86 bin TL para cezası uygulandı.
Kocaeli Çifte cinayetten önce feci şekilde darp edilme anları ortaya çıktı Kocaeli’nin İzmit ilçesinde kafede çıkan ve iki kardeşin ölümüyle sonuçlanan silahlı kavgaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Cinayetten önce maktullerden Ahmet Akın’ın arkadaşı ile sanığın kafesine geldiği ve burada 30 dakikalık konuşmadan sonra 5 kişi tarafından darp edildiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 6 Eylül 2024 tarihinde Kozluk Mahallesi Sekapark’ta bulunan kafede meydana geldi. İddiaya göre, parasını alamayan kafenin eski çalışanı Hasan Akın (27) ve ağabeyi Ahmet Akın (30) ile işletme sahipleri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Hasan Akın ve Ahmet Akın silahla vurularak yaralandı. Hastaneye kaldırılan Hasan Akın olay günü, abisi Ahmet Akın ise 7 Eylül’de hayatını kaybetti. Olaya ilişkin geniş çaplı inceleme başlatan polis ekipleri, aralarında işletme sahiplerinin de olduğu toplam 13 şüpheli gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüphelilerden 11’i serbest bırakılırken, Furkan G. ile Oğuzhan S. tutuklanarak cezaevine gönderildi. İddianamede yer alan raporlara göre, Hasan Akın’ın vücudunda 5, ağabeyi Ahmet Akın’ın vücudunda ise 3 mermi giriş yarası tespit edildi, olay yerinde ise 10 boş kovan bulundu. Sanıklar hakkında 2’şer kez müebbet hapis talebi İddianamede, sanık Furkan G. (33) hakkında Ahmet ve Hasan Akın’a yönelik "kasten öldürme" suçundan iki kez müebbet hapis, bir kişiyi "silahla yaralama" suçundan ise 4,5 yıla kadar hapis cezası istendi. Sanık Oğuzhan S. (31) için de Hasan Akın’ı "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz sanıklar Bedirhan B. (25) ve Fahri A. (20), Berkay Y. (18) hakkında ise "suç delillerini yok etme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından çeşitli oranlarda hapis cezaları istendi. Yeni görüntüler Olaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Cinayetin yaşandığı gün Ahmet Akın ve arkadaşı Fatih, şüpheli Furkan G.’ye ait kafeye giderek burada bir görüşme gerçekleştirdi. Dosyaya giren güvenlik kamerası kayıtlarında; mekana gelen Ahmet Akın’ın koltuğa oturduğu ve Furkan G. ile aralarında hararetli bir konuşma yaşandığı görülüyor. Yaklaşık 30 dakika süren görüşmenin ardından Ahmet Akın’ın masadaki kül tablasını yere fırlatması üzerine, Furkan G.’nin aniden Akın’ın üzerine saldırarak kendisini yumrukladığı anlar kayıtlara yansıyor. Görüntülerin devamında, Furkan G.’nin belinde silah olduğu dikkati çekerken, şüphelinin Ahmet Akın ve Fatih’e yönelik yumruklu saldırısına devam ettiği görülüyor. Arbede sırasında şüphelilerden Oğuzhan S.’nin yerde yatan Fatih’i, ardından da koltukta bulunan Ahmet’i yumrukladığı tespit edildi. Olay esnasında Furkan G.’nin babası Nuri G.’nin araya girerek oğlunu ve diğer saldırganları engellemeye çalıştığı ancak başarılı olamadığı anlar da kameraya yansıdı. Nuri G.’nin saldırıları defetme çabalarına rağmen, kafe çalışanı Emre A.’nın da yerde yatan Fatih’e yumruk attığı görüldü. Yere düşürüp darbetmeye devam ettiler Saldırının büyümesi üzerine ayağa kalkan Fatih ve Ahmet’in üzerine koşarak gelen Furkan G., Oğuzhan S. ve Emre A.’nın, şahısları tekme ve yumruklarla yeniden yere düşürerek eylemlerine devam ettikleri, bu sırada Uğur K.’nin de yerdeki şahıslara tekme attığı kayıtlarda yer aldı. Öte yandan, olayın tutuklu sanığı Furkan G., geçtiğimiz günlerde görülen duruşmada olayın "karşılıklı kavga" olduğunu ileri sürmüştü. Ancak ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası görüntülerinde, darbedilen Ahmet Akın ve Fatih’in şüphelilere karşı herhangi bir eylemde bulunmadığı görüldü.
Bursa Çekilen İznik Gölü kıyısında oynayan çocuklar top mermisi buldu Bursa’daki İznik Gölü kıyısında uzun süre toprak altında kaldığı için pas tutmuş mühimmat bulundu. Eski top ya da havan mermisine benzeyen mühimmatı çocuklar buldukları yerden alıp polise teslim etti. Çocukların çıplak elle bulunduğu yerden çıkarıp polise götürdüğü mühimmat şans eseri patlamadı. İznik Gölü’nün çekilmesiyle kenarında oyun oynayan 4-5 kişilik çocuk grubu sahil kıyısında toprak altında paslı mühimmat buldu. Kayıkhane mevkiinde buldukları paslı top ya da havan mermisi olduğu düşünülen mühimmatı ne yapacaklarını şaşıran çocuklardan biri, babasını aradı. Baba Hüseyin Kurtoğlu daha önce Özel Haraket ekibinde görevli olduğunu, bu merminin uçaksavar olduğunu ifade etti. Çocuklarla birlikte emniyete giden baba Kurtoğlu, mermiyi polis ekiplerine teslim etti. Mermiyi alan ekipler, imhası için jandarma ekiplerine verileceğini ifade etti. Baba Kurtoğlu merminin Kurtuluş Savaşı’ndan kalma uçaksavar mermisi olduğunu iddia etse de uzmanlar Kurtuluş Savaşı döneminde Türkiye’nin elinde uçaksavar silahının olmadığını, Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı hava birliklerinin dağıtıldığını, balon ve uçaksavar birliklerinin kapatıldığını, bulunan mühimmatın uç kısmında klasik mermi çekirdeği formunun olmadığı; daha çok top mermisi veya havan mühimmatı gövdesine benzediği belirtildi. Ayrıca, böyle eski ve paslı mühimmat parçalarının tehlikeli olabileceği, içinde patlayıcı kalıntısı bulunma ihtimali olabileceği, bu nedenle dokunmadan, en yakın emniyet birimine veya askeri yetkililere bildirmenin en güvenli yol olduğu aktarıldı.