EKONOMİ - 03 Ocak 2025 Cuma 17:18

Gaziantep yıllık ve aylık bazda en fazla ihracat yapan 6. il oldu

A
A
A
Gaziantep yıllık ve aylık bazda en fazla ihracat yapan 6. il oldu

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep’ten 2024 yılında 9 milyar 990 milyon 854 bin dolarlık ihracat yapıldığını kaydetti.


Türkiye ihracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan aralık ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, aralık ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,3 oranında artışla 914 milyon 811 bin dolar ihracat yapıldığını belirtti. Ünverdi, Gaziantep’in hem aylık hem de yıllık bazda en fazla ihracat yapan 6. il konumunda olduğunu ifade etti.


Uluslararası pazarda yaşanan sıkıntılar ve ülke ekonomisindeki daralmaya işaret eden Ünverdi, 2024 yılının tüm zorluklarına rağmen Gaziantepli ihracatçıların böylesi bir ortamda üretim, ihracat ve istihdamıyla üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını belirterek, “Büyük bir özveriyle üretime devam eden, faizin yüksek olduğu bir yılda risk alarak ülkemize katma değer sağlayan tüm sanayicilerimizi, ihracatçılarımızı ve çalışanlarımızı yürekten kutluyor, teşekkür ediyorum” dedi.



Üretimin canlanması ve ihracatta rekabet gücünün artması için Merkez Bankası’nın (MB) politika faizinde aralık ayı itibarı ile indirime gitmesinin ardından sıranın bankacılık sektöründe olduğunun altını çizen Ünverdi, bankacılık sektörünün de ticari krediler başta olmak üzere üreten kesimin düşük maliyette kredi kullanmasına ivedilikle imkan sağlaması gerektiğini söyledi. Ünverdi, girdi maliyetlerindeki artışlara dikkati çekerek, kur politikasının yeniden gözden geçirilmesi ve daha rekabetçi hale gelmesinin ihracatın geleceğinde öncelikli konulardan birisi olduğunu söyledi.



Küresel gelişmeler karşısında ülke ekonomisinde yaşanan daralma ile birlikte 2024 yılının zorluklarla geçtiğini dile getiren Ünverdi, buna rağmen Gaziantepli sanayici ve ihracatçıların mücadeleye devam ettiklerine değinerek, “Pandemi, ardından bölgemizdeki deprem felaketi, Ortadoğu’daki savaş hali, Avrupa ekonomisindeki durgunluk, Rusya-Ukrayna savaşı ihracat üzerinde büyük bir baskıya neden olmuştur. ABD seçimleri sonrası Trump hükümetinin görevi devralmasıyla uluslararası ticarette dengelerin değişmesi de muhtemel görünmektedir. ABD’nin ithal ettiği ürünlerde gümrük vergilerini artırması halinde ülkemiz için avantaj ve dezavantajlar söz konusu olabilecektir. Suriye’deki yeni süreç de 2025 yılının önemli konu başlılarından olup, bu bölgenin inşasında ülkemiz ve özellikle şehrimiz öne çıkacaktır. Gaziantep her şartta üretim, ihracat ve istihdamıyla ülkemize güç veren şehir olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.



2025 yılının her anlamda ihracatta kritik bir dönemeç olacağının altını çizen Ünverdi, AB Yeşil Mutabakat kriterleri kapsamında 2026 yılında uygulanması öngörülen sınırda karbon vergisi düzenlemesinde zamanın daraldığının altını çizerek, “İhracatta güçlü kalmak ve rekabet gücümüzü artırmak için 2025 yılında da Gaziantep Sanayi Odası olarak yeşil ve dijital dönüşüm temelinde üretimlerimizdeki katma değeri artırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Firmalarımızı uluslararası standartlara uygun olarak karbon ayak izi hesaplamalarını yaparak yeşil dönüşümlerini gerçekleştirmek için GSO-Mesleki Eğitim Merkezi’mize davet ediyoruz. Bölgemizdeki tek çözüm ortağı olarak hibe programı kapsamında verdiği çok önemli desteklerinden faydalanabilirler. Bu noktada firmalarımızdan gereken hassasiyeti göstermelerini ve geç kalmadan sürece dahil olmalarını bekliyoruz. Fuar organizasyonları, Ticaret Elçileri Programı, İhracat Akademisi Programı, E-Ticaret, E-İhracat gibi çalışmalarımızla 2025 yılında ihracatımızı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.