EĞİTİM - 14 Mayıs 2026 Perşembe 16:00

GİBTÜ ev sahipliğinde "Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı" düzenlendi

A
A
A
GİBTÜ ev sahipliğinde "Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı" düzenlendi

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kurumsal Bir İhtiyaç Olarak Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı", aile kurumunun korunmasına yönelik çözüm önerilerinin ele alındığı önemli bir buluşmaya sahne oldu.


GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, "Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı GİBTÜ’dür. 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edilmesinin ardından böyle bir çalıştayın elzem olduğunu fark ettik. Aileyi korumak ve muhafaza etmek zorundayız. Aileyi koruyamadığımız zaman hiç bir şeyi koruyamayız. Ne devleti koruyabiliriz ne insanı koruyabiliriz" dedi.


GİBTÜ ev sahipliğinde, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Aile Vakfı iş birliğiyle düzenlenen çalıştayda; hukukçular, akademisyenler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve farklı disiplinlerden katılımcılar aile yapısının korunmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu.


Türkiye’ye özgü bir aile arabuluculuğu modeli geliştirmek


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edilmesinin ardından aile merkezli politikaların önem kazandığına dikkat çekilen çalıştayda, boşanma süreçleri, aile içi uyuşmazlıklar ve arabuluculuk mekanizmasının toplumsal etkileri kapsamlı şekilde ele alındı. Çalıştayın temel hedefinin, Türkiye’ye özgü bir aile arabuluculuğu modeli geliştirmek olduğu ifade edildi.


Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı GİBTÜ


Programın açılış konuşmasını yapan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, aile kurumunun toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözüm geliştiren yapılar olması gerektiğini söyledi. Rektör Demir, "Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’dir. Bu nedenle aileyi korumak zorundayız. Aileyi muhafaza etmek zorundayız. Aileyi koruyamadığımız zaman hiç bir şeyi koruyamayız. Ne devleti koruyabiliriz ne insanı koruyabiliriz. Aile yapısının korunmasına yönelik bu tür çalıştaylar büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.


Yapıcı ve onarıcı mekanizmalara ihtiyaç duyuluyor


Prof. Dr. Şehmus Demir konuşmasında, son yıllarda artan boşanma oranlarının yalnızca eşleri değil çocukları, yakın çevreyi ve toplumsal yapıyı da doğrudan etkilediğini ifade ederek, aile içi uyuşmazlıkların çözümünde yapıcı ve onarıcı mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Çalıştayın temasının toplumun geleceğini ilgilendiren hayati bir mesele olduğuna dikkat çeken Demir, aile arabuluculuğu sisteminin sağlıklı iletişim ve uzlaşı kültürünü güçlendirebileceğini kaydetti.


Ailenin korunması toplumsal huzurun temel şartlarından biri


Çalıştayın ana konuğu Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç da, aile kurumunun korunmasının toplumsal huzurun temel şartlarından biri olduğunu ifade etti. Aile yapısının son yıllarda çeşitli sosyal ve hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Malkoç, aile arabuluculuğu mekanizmasının bu sorunların çözümünde önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi.


Toplumun güçlü kalabilmesi için aile kurumunun güçlendirilmesi gerek


Malkoç konuşmasında, mevcut hukuk sisteminin çoğu zaman evlilik kurumunu korumaktan ziyade boşanma süreçlerini kolaylaştıran bir yapıya dönüştüğünü belirterek bunun toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Özellikle boşanma davalarının resmi ve gergin bir ortamda ilerlemesinin taraflar arasındaki husumeti artırdığına dikkat çeken Malkoç, aile arabuluculuğunun ise taraflara yeniden konuşma, birbirini anlama ve çözüm üretme imkânı sunduğunu dile getirdi. Aile yapısının korunmasının geleceğe yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğunu vurgulayan Malkoç, toplumun güçlü kalabilmesi için aile kurumunun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.


Boşanmaların önemli bir kısmı evliliğin ilk yıllarında gerçekleşiyor


Çalıştay kapsamında yapılan sunumlarda, Türkiye’de boşanma oranlarının hızla arttığı ve bunun sosyal doku üzerinde ciddi etkiler oluşturduğu ifade edildi. TÜİK verilerine göre boşanmaların önemli bir kısmının evliliğin ilk yıllarında gerçekleştiğine dikkat çekilirken, aile içi uyuşmazlıkların büyük bölümünün "şiddetli geçimsizlik" nedeniyle yaşandığı belirtildi. Katılımcılar, uygun iletişim ortamı ve etkili arabuluculuk süreçleriyle birçok sorunun çözülebileceğini değerlendirdi.


Programda ayrıca mevcut hukuk sisteminde aile arabuluculuğuna ilişkin sistematik bir yapının bulunmadığı, dava süreçlerinin çoğu zaman taraflar açısından yıpratıcı hale geldiği ifade edildi. Aile arabuluculuğunun yasal bir zemine kavuşmasının hem aile bütünlüğünün korunmasına katkı sağlayacağı hem de mahkemelerin iş yükünü azaltabileceği yönünde görüşler paylaşıldı. Çalıştayın oturumlarında aile arabuluculuğunun hukuki, sosyal, psikolojik ve dini boyutları ele alınırken; hukuk, psikoloji, sosyoloji, ilahiyat ve sosyal hizmet gibi farklı disiplinlerin birlikte çalışmasının önemine dikkat çekildi. Uzmanlar, aile hakemliği sisteminin nasıl yapılandırılabileceği, hangi aşamalardan oluşacağı ve süreçlerin nasıl yönetilebileceği konusunda değerlendirmelerde bulundu.


Yoğun katılımla gerçekleştirilen çalıştayın sonunda katılımcılar, aile kurumunun korunmasına yönelik çözüm odaklı çalışmaların artırılması gerektiğini ifade ederek, aile arabuluculuğu mekanizmasının Türkiye açısından önemli bir ihtiyaç haline geldiğine dikkat çekti.


Aile arabuluculuğu mekanizması çalıştayı’na kimler katıldı


Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kurumsal Bir İhtiyaç Olarak Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı"na; Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Karataş, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Metin Kahraman, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zehra Ünal, Arabuluculuk Daire Başkanı Umut İlhan Durmuşoğlu, İstanbul Aile Vakfı Başkan Yardımcısı Cüneyt Altıparmak, Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Kübra Çinkılıç, Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcısı Necibe Maraz Çiftçi, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, protokol üyeleri, akademisyenler, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.



GİBTÜ ev sahipliğinde "Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı" düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Yıldırım’ın düştüğü minare yıkıldı, camide temizlik yapan imam yaralandı Eskişehir’in kırsal Yassıhöyük Mahallesinin cami minaresi ikindi namazına hemen önce düşen yıldırım sonrası yıkılırken, temizlik yapan imam yaralandı. Olay, Odunpazarı ilçesi kırsal Yassıhöyük Mahallesi’nde meydana geldi. Bölgede etkili olan yağmur yağışı sonrası, 158. Sokakta bulunan Yassıhöyük Camii’ne yıldırım düştü. Düşen yıldırımdan dolayı mahallenin merkezinde bulunan caminin minaresi yıkıldı. Minarenin tuğlaları sokağa ve caminin üzerine yıkıldı. Minareden düşen tuğlalar, caminin çatısını delerek içeri girdi. Yıkımın şiddetiyle minarenin kapısı 50 metre öteye uçtu. Yıkılan minare dolayısıyla mahallede elektrik gitti. Temizlik yapan imam yaralandı Yıkımın yaşandığı esnada cami içerisinde hafta sonu düzenlenecek olan yağmur duası için temizlik yapan imam Ramazan Ş. cam kırıklarından ve tuğla parçalarından yaralandı. Cami imamı Ramazan Ş. hastaneye kaldırıldı. Olayın ikindi namazından önce olması ve yıkılan minarenin parçalarının boş bir sokağı düşmesi, facianın ucuz atlatılmasına neden oldu. İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve AFAD Eskişehir İl Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Şeritle kapatılan sokakta bulunan cami girişine "Çökme riski var, uzak durun" yazıları asıldı. Jandarma ve AFAD bölgede çalışma başlattı. "Minare patladı" Konuyla alakalı konuşan mahalle muhtarı Ramazan Algan, "Saat 4 suları burada oturuyorduk. Yüksek sesle bir gürültü geldi. Çıktık hepimiz trafonu patladığını düşündük ama ondan sonra baktık minaremiz yıkılmış. Yıldırım önce cami minaresine geldi, yukarısına düşmüş sonra minare patladı. Parçaları da buraya kadar geldi. Minare caminin üzerine devrildi gördüğünüz gibi. Biz içerideydik işte muhtarlıkta oturuyorduk şimşek çakınca komple yaktı her yeri. Şu anda köyümüzün komple elektrik tesisatı, kamera sistemi bunlar da zarar var"dedi. "Minarenin kapısı falan yaklaşık 50 metre" Mahalle sakinlerinden Cengiz Algan ise yaşadığı olay anlarını şöyle anlattı; "Biz kahvede oturuyorduk, yagislardan dolayı tarlaya gitmedik. Elektrik tellerini sallandığını gördük, ondan sonra bir gürleme duyduk. Dışarı çıktık koşa koşa minarenin yıkıldığını gördük. Patlama etkisiyle minarenin kapısı falan yaklaşık 50 metre fırlayarak köy meydanı’na kadar geldi. Çevredeki arabalarda zarar gördü. Biz başta trafonun patladığını düşündük. Tozdan hiçbir şeyi göremedik. Tozlar kalkınca minarenin düştüğünü gördük. Cami hocası içerdeymiş temizlik yapıyormuş o sırada o da yaralanmış. Önümüzdeki pazar yağmur doğamız vardı o yüzden. Evlerde sayaçlar patladı. Televizyonlar çalışmıyor. Hasarımız büyük. Ekipler geldi sağ olsun bakıyorlar ama zarar karşılanır mı karşılanmaz mı bilmiyorum." (BT-