GÜNDEM - 05 Şubat 2025 Çarşamba 14:39

GTB Başkanları, "6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız"

A
A
A
GTB Başkanları, "6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız"

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 6 Şubat depremlerinin 2’nci yıl dönümü dolayısıyla anma mesajı yayımladı.


Depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle yad eden GTB Başkanları, "Takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi görünen 6 Şubat, aslında bir milletin hafızasına kazınan, derin yaralar açan ve büyük bir dayanışma ruhunu ortaya çıkaran tarihlerden biri oldu. 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, sadece binaları değil, hayatları, hayalleri ve umutları da enkaz altında bıraktı. Ancak bu büyük felaket, aynı zamanda bir gerçeği de bizlere hatırlattı. Biz, birbirine tutunarak ayakta kalan bir milletiz. Depremin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen, yaşanan acılar hâlâ tazeliğini koruyor. O karanlık geceyi ve sonrasında yaşananları asla unutmadık. Yitirdiğimiz binlerce canın acısı hâlâ yüreğimizde, bıraktıkları boşluk hala derin. Deprem, yalnızca binaları yıkmadı milyonlarca insanın hayatını da derinden etkiledi. Ancak bu büyük felaketin ardından milletçe gösterdiğimiz dayanışma, umudun yeniden doğmasını sağladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yardımlar, birlik ve beraberliğin en güçlü göstergesi oldu. Depremden etkilenen bölgelerde, ilk andan itibaren devlet, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve gönüllüler seferber oldu. Bizde borsa olarak, ilk günden itibaren elimizden geleni yaptık ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Depremin hemen ardından hizmet binamızın kapılarını sonuna kadar açarak, depremzedelerimiz için barınma, gıda ve temel ihtiyaç destekleri sağladık. İslâhiye ve Nurdağı başta olmak üzere, büyük yıkım yaşayan bölgelerde ekonomik toparlanma için var gücümüzle çalıştık. Çünkü biz biliyoruz ki depremin yaralarını sarmak, sadece binaları yeniden inşa etmekle değil, umutları da yeniden yeşertmekle mümkündür. Felaketin ardından geçen iki yıl, yalnızca kayıpların değil, aynı zamanda yeniden ayağa kalkma mücadelesinin de tarihi oldu. Sevdiklerini yitirenlerin acısını biliyoruz, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını da. Ama kaybettiklerimize layık olmak için daha güçlü, daha bilinçli, daha hazırlıklı bir gelecek inşa etmek zorundayız. Gaziantep, tarih boyunca zor zamanları dayanışmayla aşmış bir şehirdir. Bugün de aynı inanç ve azimle üretmeye, çalışmaya ve ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam etmekte. 6 Şubat, sadece bir felaketin değil, aynı zamanda dayanışmanın ve yeniden doğuşun da tarihidir. Yaşanan acıları unutmamak, gelecekte benzer kayıpların önüne geçmek için alınacak tedbirlerin önemini kavramaktan geliyor. Unutmayacağız, çünkü hatırlamak, yalnızca geçmişe değil, geleceğe de sahip çıkmaktır. Allah, milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Depremde kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, geride kalanlara sabır diliyoruz. 6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı Halk Eğitimi Merkezi’nden uluslararası tanıtım atağı Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi, Avrupa Birliği Erasmus+ programı çerçevesinde anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. İtalya’nın Palermo şehrinde faaliyet gösteren CPIA Palermo Halk Eğitimi Merkezi’nden gelen heyet, ilçedeki eğitim kurumlarında incelemelerde bulunarak Türk meslektaşlarıyla bir araya geldi. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan CPIA Palermo Direktörü Fabio Pipito, Tavşanlı’da gördükleri eğitim organizasyonundan çok etkilendiklerini belirtti. Pipito, "Türkiye’deki okul organizasyonu gerçekten çok başarılı. Özellikle pratik çalışma ile teorik eğitimin bir arada yürütülme biçimi bizler için çok önemli bir model. Bu deneyimi İtalya’daki sistemimize entegre etmek istiyoruz," ifadelerini kullandı. "Dünya savaşın gölgesindeyken biz kardeşliği gördük" Dünyanın içinden geçtiği zorlu sürece değinen Pipito, Tavşanlı halkının gösterdiği samimiyete vurgu yaparak şunları söyledi: "Dünyanın savaşla sarsıldığı bu dönemde, burada gerçek kardeşliği, dostluğu ve Türk halkının eşsiz misafirperverliğini tanıdık. Buraya profesyoneller ve meslektaşlarla tanışmaya geldik ancak gerçek dostlarla ayrılarak ülkemize dönüyoruz. Kalbimiz dolu, bilincimiz taze bir şekilde Palermo’ya dönüyoruz. Bu dostluk köprüsünün gelecekte yeni iş birlikleriyle güçleneceğine inanıyoruz." Sertifikalar törenle takdim edildi Programın sonunda, İtalyan heyetine katılım belgeleri ve sertifikaları takdim edildi. Sertifika törenine Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Refik Küçükkağnıcı, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Abdullah Öztürk ve kurum idarecileri katıldı. Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, bu tür projelerin kültürel etkileşim kadar eğitimde iyi uygulama örneklerinin paylaşılması açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayarak, İtalyan heyeti ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Ziyaret, karşılıklı hediye takdimleri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bolu Bolu’daki vahşet sebebi Lohusa Depresyonu mu Bolu’da bir annenin 2 aylık bebeğini katletmesinin ardından uzmanlar, gebelik ve doğum sonrası psikolojik süreçlere dikkat çekti. Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, lohusalık döneminde annelerin suçluluk ve yetersizlik duyguları yaşayabileceğine dikkat çekerek, "Yeni anne olmuş kişiye destek olurken aşırı işine karışmak ve ’şunu şöyle yap, böyle daha iyi anne olursun’ gibi onu yetersiz hissettirecek söylemlerden kesinlikle kaçınılmalıdır" uyarısında bulundu. Geçtiğimiz günlerde Bolu’nun Gerede ilçesinde bir annenin henüz 2 aylık bebeğini boğazını keserek öldürmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yaşanan bu vahim olayın ardından gebelik sürecinin ve sonrasının zorluklarına dikkat çeken Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, lohusalık döneminde istenmeyen psikolojik durumların ortaya çıkabileceğini belirterek uyarılarda bulundu. "Kendini yetersiz bir anne gibi görmek gibi etkiler de ortaya çıkabiliyor" Gebelik sürecinin etkilerine değinen Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Gebelik süreci başlı başına zor bir süreç olduğu gibi, doğum sonrası da lohusalık dönemi yine başlı başına zor bir süreç oluyor. Bu durumda tabii istenmeyen durumlar da ortaya çıkabiliyor. Doğum sonrası depresyon dediğimiz, postpartum depresyon, dünya genelinde yüzde 10’la yüzde 20 arası bir oranda görülebiliyor. Burada anne, yeni anne olmuş kişi; suçluluk duyguları, değersizlik duyguları, yetersizlik duyguları, hayata karşı ilgisini kaybetme, kendine karşı ilgisini kaybetme gibi depresif süreçler yaşayabiliyor. Bu dönemde çocuğundan soğumak, çevresinden soğumak, kendini yetersiz bir anne gibi görmek gibi etkiler de ortaya çıkabiliyor" dedi. "Sosyal desteği çok önemsiyoruz" Sosyal desteğin çok önemli olduğunu ifade eden Psikolog Öğüt, "Bu kadar sert olmayan bir de lohusalık hüznü dediğimiz, ’baby blues’ dediğimiz bir durum var. Burada da bu da yüzde 50, yüzde 40 civarında görülebiliyor dünya genelinde. Daha hafif ruhsal dalgalanmalarla kendini gösteriyor ve genelde kendi kendine geçen, düzene giren bir durum oluyor. Bu dönemde, lohusalık döneminde eğer böyle bir durum ortaya çıkarsa mutlaka destek alınmasını, profesyonel destek alınmasını öneriyoruz. Ama bu kadar ileri olmasa bile mutlaka sosyal desteği çok önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi. "Kendini yalnız hissettirmemek çok önemli" Yeni anne olan kişilere destek olunmasının önemine değinen Öğüt, "Yeni anne olmuş kişinin yanında olmak, ona destek vermek, yardım etmek, onu takdir etmek, kendini yalnız hissettirmemek çok önemli. Ama bunu yaparken bir şeye çok dikkat etmemiz gerekiyor: Ona kendini yetersiz hissettirecek telkinlerden kaçınmamız gerekiyor. Aşırı işine karışmak, ’bunu böyle yap, şunu şöyle yap, böyle yapmalısın, böyle daha iyi anne olursun’ gibi söylemlerden kaçınmamız gerekiyor. Zaten zor bir süreçten geçen anne bu durumda kendini yetersiz görebilir, ’acaba ben iyi bir anne değil miyim’ diye görebilir. Bu tarz söylemlerden ve yaklaşımlardan kaçınmak en doğrusu olur" diye konuştu.