SAĞLIK - 24 Nisan 2025 Perşembe 17:04

Hastane hastane dolaştı, şifayı 10 yıl sonra Gaziantep Şehir Hastanesi’nde buldu

A
A
A
Hastane hastane dolaştı, şifayı 10 yıl sonra Gaziantep Şehir Hastanesi’nde buldu

Gaziantep’te 10 yıl boyunca şiddetli göğüs ağrısı nedeniyle hastane hastane dolaşan ve hastalığına bir türlü çare bulamayan Selvi Yiğit, şifayı Gaziantep Şehir Hastanesi’nde buldu.


2013-2014 yıllarında başlayan şiddetli kas ağrıları, bayılma ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen sağlık problemleri nedeniyle uzun yıllar tedavi gören 4 çocuk annesi 42 yaşındaki Selvi Yiğit, yıllarca hastalığına bir çare bulamadı. Araban ilçesinde yaşayan ve sürekli şiddetli göğüs ağrısı çeken Yiğit’e çeşitli hastanelere gitmesine ve defalarca farklı tedaviler uygulanmasına rağmen bir türlü doğru teşhis konulamadı.



Gaziantep Şehir Hastanesi’nde kıkırdak tümörü tanısı konuldu


Gittiği çeşitli hastanelerde aldığı tedavilerde doktorlar tarafından KOAH, böbrek rahatsızlığı, kas ağrısı, kas yırtılması, astım ve psikolojik hastalık gibi teşhisler konulan Yiğit, iki ay önce geçmeyen ağrıları nedeniyle Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Gördüğü tedavilere ve kullandığı ilaçlara rağmen göğüs ağrıları bir türlü geçmeyen Yiğit’e Gaziantep Şehir Hastanesinde Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Onur Bayrakçı tarafından yapılan kontrollerde ve tetkiklerde kıkırdak tümörü tanısı konuldu.



Kıkırdak tümöründen 10 yıl sonra kurtuldu, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilecek


10 yıl boyunca neredeyse gitmediği hastane ve doktor kalmayan ve 10 yıl sonra hastalığına gerçek teşhis konulan Yiğit, iki hafta önce ise hastanede ameliyat oldu. Uzun süredir yaşam kalitesini düşüren kıkırdak tümöründen 10 yıl sonra kurtulan Yiğit, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilecek.



"Her seferinde farklı teşhisler kondu ama ağrılarım hiç geçmedi"


Göğüs ağrısı şikayeti ile hastane hastane dolaşan Selvi Yiğit, tedavi sonrası yıllarca çektiği çilesinin son bulduğunu anlattı. Ameliyatın ardından sağlığına kavuştuğunu ve göğüs ağrılarının azaldığını söyleyen Yiğit, "10 seneye yakındır bu hastalığı çekiyordum. İlk ağrıda ilçede devlet hastanesine gitmiştim. ’Böbrekte taş var’ dediler. Beni genel cerraha gönderdiler. Onlar da ’kas ağrısı var’ dediler. Bir daha geldim, ağrılarım devam etti ve ’kas yırtığı var’ dediler. İlaç verip gönderdiler. Bir süre böyle devam etti. Daha sonra Adıyaman’da devlet hastanesine gittim. Burada da ’kas ağrısı var’ dediler. Burada da tedavi gördüm, yine hastalığıma bir teşhis konulamadı. İlaç tedavisi yanıt vermeyince beni göğüs hastalıklarına gönderdiler. Orada da ’astım ve koah’ dediler. ’Hastalığına bir çare yok, senin hastalığın psikolojik’ dediler ve beni psikoloğa gönderdiler. Psikolojik ilaçlar kullandım ve daha kötü oldum. Her gittiğim hastanede doktora, ’nefes alamıyorum, göğsümde ağrı var’ diyorum ama devamlı bana ’psikolojik rahatsızlığın var’ diyorlar. Psikoloğa gittim, ilaçları kullandım ve daha kötü oldum. Daha sonra ise beni fizik tedaviye gönderdiler. Bana devamlı iğne ve ilaç verdiler, ayaklarımı hissetmiyordum. Ağrılarımın devam ettiğini söyleyince, ’senin rahatsızlığın kas ağrısı değil’ dediler" dedi.



Şifayı Gaziantep Şehir Hastanesi’nde buldu


Bir yakınımın tavsiyesi ile Gaziantep Şehir Hastanesi’ne geldiğini anlatan Selvi Yiğit, "Gaziantep Şehir Hastanesinde Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Onur Bayrakçı beni tedavi etti. Tedavi eder etmez kemiğimde sorun olduğunu ve ameliyata alınmam gerektiğini söyledi. Ameliyat oldum. Şu an çok şükür iyiyim. Sadece ameliyattan kaynaklı biraz ağrılarım var" diye konuştu.


Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Onur Bayrakçı ise Selvi Yiğit’te kıkırdak tümörü tespit ettiklerini ve ameliyata aldıklarını ifade ederek, birkaç gün içerisinde taburcu olacağını söyledi.



Hastane hastane dolaştı, şifayı 10 yıl sonra Gaziantep Şehir Hastanesi’nde buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’nın 100 yaşındaki dönercisi 84 yıldır mesleğini sürdürüyor Sakarya’da yaşayan 100 yaşındaki Ömer Oğur, 84 yıldır sürdürdüğü dönercilik mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor. Yaklaşık 50 yıldır oğluyla birlikte çalışan Oğur, her hafta cuma günleri dükkanına gelerek mesleki tecrübelerini aktarmaya devam ediyor. Sakarya’da ikamet eden asırlık çınar Ömer Oğur, meslek hayatına 1956 yılında başladığı lokantada halen aktif olarak yer alıyor. 80 yılı aşkın süredir dönercilik yapan Oğur, her cuma günü dükkanına gelerek işleyişi kontrol ediyor. Mesleğe olan bağlılığını dile getiren Oğur, 1976 yılından itibaren yetiştirdiği oğlunun ismini yaşatacağını ifade etti. "İşimi kontrol etmek için geliyorum" Meslek hayatına dair bilgiler veren Ömer Oğur, "1956 yılında bu lokantada çalışmaya başladım. O zamandan beri hala çalışıyorum. 80 yıldır dönercilik yapıyorum. İşimi kontrol ediyorum, onun için geliyorum. 76 yılından sonra oğlumu yetiştirdim. O da çok güzel çalışıyor ve çok güzel döner yapıyor. Benim ismimi yaşatacak" dedi. "Hala işine sahip çıkıyor" Babasının yanında 15 yaşında komi olarak işe başlayan ve 49 yıldır birlikte çalışan Metin Oğur, mesleğin inceliklerini babasından öğrendiğini belirtti. Babasının halen işine sahip çıktığını vurgulayan Metin Oğur, "Ben 15 yaşından beri bu işin başındayım ama ilk başlangıçta dışarıya yemek taşıyıp komilik mesleğine başladım. Sonra kasaya oturdum, hesap ve para işlerine baktım. Ondan sonra babam et almanın inceliklerini öğretti. Bu dönercilik mesleğini babamdan öğrendim. Babamın 80 yıllık bu işini devam ettirmek beni çok mutlu ediyor. Her akşam gittiğim zaman ’işler nasıl’ diye sorar, yani hala işine sahip çıkıyor" diye konuştu.
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.