SAĞLIK - 07 Ekim 2025 Salı 19:07

Kanseri yenen Didem için gökyüzüne balonlar bırakıldı

A
A
A
Kanseri yenen Didem için gökyüzüne balonlar bırakıldı

Gaziantep’te 4 yıldır mücadele ettiği kanseri yenen 24 yaşındaki Didem Yunusoğlu için tedavi gördüğü hastanede gökyüzüne balonlar bırakıldı.


Şanlıurfa’dan gelerek Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde yaklaşık bir yıldır tedavi gören Didem Yunusoğlu (24), İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç tarafından yürütülen uzun ve zorlu tedavi sürecinin ardından kanseri yenmeyi başardı. Bu büyük başarının ardından Yunusoğlu için hastane yönetimi tarafından moral etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında kendisine hediye takdim edildi. Program, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Motorcular Federasyonu Birliği üyelerinin Gaziantep’e gelerek gerçekleştirdiği özel motor gösterisiyle renklendi. Etkinliğin sonunda ise hastane personeli, motorcular, aileler, vatandaşlar tarafından hastane önünde, teraslarda ve çatıdan gökyüzüne balon bırakılarak Didem’in kanseri yenme zaferini hep birlikte kutladı.



"28 yıldır binlerce hastaya umut olmanın tarifsiz gururunu yaşıyorum"


28 yıldır binlerce hastaya umut olmanın tarifsiz gururunu ve huzurunu yaşadığını belirten Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hayrullah Kubba, "2008 yılının mart ayında hastanemizi açtığım dönemde annemin kanserle mücadelesine bizzat şahit oluyordum. Onun tedavisi için büyük şehirlerde yaşadığım zorlukları içimde derin bir iz bıraktı. O günlerde tek bir hayalim vardı. Gaziantep’te insanların sevdiklerinden uzaklaşmadan kaliteli bir onkoloji merkezine ulaşabilmesi için elimden geleni yapmaktı. Bugün onkoloji merkezini açtıktan sonra yıllar geçti. Bugün o hayalimi gerçekleştirmenin, bugün o hayalimi gerçeğe dönüştürmenin ve 28 yıldır binlerce hastaya umut olmanın tarifsiz gururunu ve huzurunu yaşıyorum" dedi.



"Artık kemoterapi endişesi kendini umut yoluna bıraktı"


Kemoterapi alması gereken hastaların, alması gerektiğini, doktorlarına güvenmesi gerektiğini vurgulayan İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof Dr. Alper Sevinç, "Onkoloji merkezi oluşturduk ve bu onkoloji merkezinde çok değerli arkadaşlarımla birlikte çalışmaktayım. Hastanemizde kanserle ilgili her şeyin tanı konulduğu tedavi edildiği bir süreç yaşamaktayız. Ve bu süreçte de yollarımız bir şekilde Didem’le karşılaştık. Kendisi meme kanseri tedavisi görüyordu. Tedavinin kısmını başka bir merkezde almıştı. İkinci kısmı için biraz da endişeli bir şekilde yaklaşık dört ay önce karşılaştık. Bu bir takım takım işi. Yani sadece hastaları hastalar olarak görmüyoruz. Hastanemizdeki bütün doktor arkadaşlar olarak hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hastanemizde ayrıca klinik araştırmalar yönetmekteyim. Kanser hastalarına umut olacak belki beş ya da on yıl sonra eczanede satılır hale gelecek birçok ilacı şu anda Gaziantep Medikal Point Hastanesi klinik araştırmalar merkezinde hastalarımızın tedavisine sunmaktayız. Bütün bu bilgiler ışığında konuşmamın son bölümünü de özellikle hasta ve hasta yakınlarına ayırmak istiyorum. Onkoloji bölümü olarak hastalarla ilk karşılaştığımızda bir kemoterapi endişesi meydana geliyor. Bugün Didem belki de bu kemoterapi endişesinin en zirve gününde. Artık kemoterapi endişesi kendini umut yoluna bıraktı. Bugün kendisine umut balonları uçuracağız. Özellikle kemoterapi alması gereken hastaların alması gerektiği doktorlarına güvenmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum. Hastanemizde bunun dışında hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler dediğimiz tedaviler yapılmakta. Kanser tedavisiyle ilgili her şey bu merkezde. Didem’le bu şekilde yola çıktık" ifadelerini kullandı.



"Tek isteğim kanseri yenince balon uçurmaktı. Bu kadar desteğin olacağını bilmiyordum"


Yaşadığı hastalık sürecinin sancılı geçtiğini anlatan Didem Yunusoğlu, kendisine destek olmak amacıyla etkinliğe katılanlara çok teşekkür etti. Yunusoğlu, "Süreç çok sancılıydı. Çok acılar çektim. İlk tedavim burada başlamadı. Başka hastanelerde başladı. Hastalığın sırtımın L3 kısmına attığını gördüm. Burada Alper hoca ile tanıştım ve süreci çok sabırlı ve güzel yönetti. Benim çok korkum vardı ağlıyordum. Sonrasında hiçbir şüphem kalmadı. 4 yıldır kanserle mücadele ediyorum. 4 aydır ise burada tedavi alıyorum. Kemoterapiye başlamamı hocam söyledi ve burada son kemoterapimi aldım. Şu andaki test sonuçlarından sonra sosyal medya üzerinden tekrar paylaşım yapacağım. İnşallah bitmiştir diye umuyorum. Düzenlenen etkinlikte çok heyecanlandım, konuşamadım. Arkadaşlar benim için o kadar şey yapmışlardı. Kalabalığı görünce aklımdaki çoğu şey uçup gitti. Tek isteğim kanseri yenince balon uçurmaktı. Bu kadar desteğin olacağını bilmiyordum. Çok mutluyum bir çok insana umut olacağımı düşünüyorum. İnşallah bir çok kişinin de sesi olmuşumdur ve inşallah onlar da seslerini benim gibi duyurabilirler. Herkese teşekkür ederim. Diğer yandan tedavisi devam edenlere mesajım ise, her şey kafada bitiyor. Önce tedavi sonra moral, motivasyonun bununla birlikte hastanede çok önemli" diye konuştu.



Kanseri yenen Didem için gökyüzüne balonlar bırakıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını öldüren sanık ikinci kez hakim karşısında Zonguldak’ta eşinin dayısı Serkan Akdal’ı bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Murat D.’nin davasında mütalaa açıklandı. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada, cumhuriyet savcısı sanık hakkında ’haksız tahrik altında kasten öldürme’ suçundan ceza talep etti. Duruşmada tanık olarak dinlenen taksi şoförü, olay günü maktul Serkan Akdal ile birlikte olduklarını ve maktulün bir lokalde yemek yediği sırada telefonunun arandığını, telefondaki bir kişiyle tartıştığını ifade etti. Tanık, "Arama geldiği sırada ilk önce kimin olduğunu bilmiyordu. Hatta kimsin dedi. Karşı tarafın olduğunu öğrenince bir nevi çıldırdı diyebiliriz. O zaman küfürler etti" dedi. Tanığın beyanına göre, Serkan Akdal’ın talebi üzerine Kapuz durağına gittiklerini, maktulün burada araçtan inerek birkaç parça demir sopa aldığını ve ardından Valilik önüne gitmek istediğini belirtti. Taksici, maktulün araçtan sopalarla indiğini ve "döveceğiz" şeklinde ifadeler kullandığını dile getirdi. Sanık avukatı "Meşru müdafaa sınırları içerisinde" Sanık Murat D., tanığın beyanlarına karşı maktulün kendisini olay günü aradığını ve ağır küfürler ettiğini savundu. Sanık Murat D. savunmasında, maktulün kendisine demir sopayla saldırdığını ve kendisini savunmak zorunda kaldığını belirterek, "Ben evime gidecektim. Keşke bana saldırmasalardı. Kendimi savunmak durumunda olmasaydım. Bu olaylar yaşanmayacaktı. Yaşanan olaylardan dolayı üzgün ve pişmanım" dedi. Cumhuriyet savcısı celse arasında sunduğu mütalaasında, davanın haksız tahrik hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesini istedi. Sanığın maktulü haksız tahrik altında kasten öldürdüğünü, ayrıca olay yerinde bulunan diğer mağdurlara yönelik haksız tahrik altında kasten yaralama suçunu işlediğini belirterek sanığın cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Sanık avukatı, müvekkilinin eyleminin meşru müdafaa sınırları içerisinde kaldığını, tek bıçak darbesinden sonra eylemine devam etmediğini ve Serkan Akdal’ın diğer iki yeğeninin darp raporlarında yaralamaya dair bulgu olmadığını savunarak mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre talep etti. Katılan avukatları da sanıktan şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay Zonguldak Valiliği yakınında 18 Aralık 2025 günü yaşanan olayda, Serkan Akdal ile Murat D. (44) arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü, Murat D.’nin bıçaklı saldırısı sonucu ağır yaralanan Akdal kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından zanlı Murat D., ’kasten öldürme’ suçlamasıyla sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Murat D., adliyeye sevk edildiği sırada olay anına ilişkin olarak, "3 kişi bana saldırdı, kendimi savunmak için vurdum. Yoksa ben ölecektim" ifadelerini kullandı.
Konya Karatay’da ROBOFEST heyecanı başladı Karatay’da robotik ve teknoloji heyecanı üçüncü kez yaşanıyor. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğinde düzenlenen "Robofest Konya" kapılarını açtı. Gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırmayı hedefleyen "Robofest Konya", Karatay Spor ve Kongre Merkezi’nde başladı. Festivalde 13 farklı kategoride 917 robot yarışıyor. Organizasyona katılan bin 580 öğrenci robotik ve teknoloji alanındaki bilgi ve becerilerini sahaya yansıtıyor. Ortaokul ve lise öğrencilerinin takımlar halinde yarıştığı festivalde; Kendin Yap-Çalıştır, mBot Robot, Sünger Bob, Temel ve Hızlı Çizgi İzleyen, Labirent Ustası, Mini İHA (Drone), Mini Sumo, Yumurta Toplayan (Caretta Caretta), Bilgisayar Destekli Çizim, Serbest Proje ve Tasarla-Çalıştır kategorilerinde kıyasıya mücadele yaşanıyor. Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, RoboKaratay projesiyle ilçede teknoloji odaklı eğitim altyapısının güçlendirildiğini vurguladı. Kayacılar, RoboKaratay projesi kapsamında Karatay Belediyesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mevlana Kalkınma Ajansı iş birliğiyle önemli bir eğitim süreci başlattıklarını hatırlatarak, "Festivalimiz her yıl büyüyerek devam ediyor. Amacımız; teknolojiyi tüketen değil, üreten nesiller yetiştirmek. Hedefimiz, teknolojinin esiri değil, üreticisi olan bireyler yetiştirmektir. Bu düşüncelerle projenin hazırlanmasında emeği geçen başta Karatay Belediyemiz olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine, diğer okullarımızdan projeye katkı sunan tüm meslektaşlarıma, öğrencilerimize ve yarışmaya katılan tüm okullarımıza teşekkür ediyor, yarışmalarda başarılar diliyorum" dedi. "Gelecek burada başlıyor" Karatay Belediyesi Başkan Vekili Mevlüt Kanat ise Konya Robofest’in açılışında yaptığı konuşmada festivale gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını belirtti. Mevlüt Kanat, hedeflerinin "tüketen değil üreten, takip eden değil yön veren gençler" olduğunu belirterek Robofest’in bu hedef doğrultusunda önemli bir adım olduğunu kaydetti. 2019 yılında başlatılan RoboKaratay Projesi’nin devamı niteliğindeki Konya Robofest’in artık yalnızca bir yarışma değil, bir fikir ve gelecek yolculuğu olduğunu ifade eden Kanat, gençlerin artık teknoloji kullanan değil üreten bir nesil olduğunu; kod yazan, robot geliştiren ve yeni fikirler ortaya koyan bir kuşak olduklarını vurguladı. Dünyada gücün bilgi ve akılla ölçüldüğünü dile getiren Kanat, Konya’dan çıkan bir fikrin küresel ölçekte ses getirebileceğine inandıklarını belirtti. Mevlüt Kanat, Robofest’in yarışmaktan çok üretmeyi ve öğrenmeyi teşvik ettiğini vurgulayarak, "Burada kaybeden yok. Her deneme bir tecrübe, her proje geleceğe atılan bir adımdır" ifadelerini kullandı. Milli Teknoloji Hamlesi’ne de değinen Mevlüt Kanat, gençlerin bu sürecin en önemli gücü olduğunu belirterek küçük projelerin gelecekte büyük başarılara dönüşeceğini söyledi. Gençlere hayal kurmaktan vazgeçmemeleri çağrısında bulunan Kanat, "Bugün sadece bir festival başlatmıyoruz, bir vizyonu büyütüyoruz. Gelecek burada başlıyor. Gelecek hazır değildir, inşa edilir ve sizler bu inşanın merkezindesiniz" diye konuştu. Mevlüt Kanat, katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın selamlarını iletti ve festivalin hayırlı olmasını temenni etti. Açılış programına Karatay Belediyesi Başkan Vekili Mevlüt Kanat, Konya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Tayyip Sarı, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, Meram İlçe Milli Eğitim Müdürü Erkan Yakışır, Karatay Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Ömer Özçelik ile Karatay Belediyesi Başkan Yardımcısı Osman Ciğer’in yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.
Ankara Bakan Göktaş: "(Kahramanmaraş’taki okul saldırısı) Bu bir günlük bir süreç değil, biz orada 6 aylık bir eylem planı oluşturduk" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş’ta okul saldırısıyla ilgili bakanlık olarak 6 aylık bir eylem planı hazırladıklarını belirterek, "Kayıp yaşayan bütün ailelere yas danışmanı tahsis ettik. Süreçten etkilenen çocuklara yönelik psikososyal destek süreçlerini başlattık" dedi. Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen saldırının ardından bakanlık olarak yürüttükleri çalışmalara ilişkin soru üzerine Göktaş, olayın vuku bulduğu andan itibaren sahada olduklarını ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile ortak özel bir ekip kurduklarını hatırlattı. Göktaş, "’Olayın vuku bulduğu ilk andan itibaren 102 personelimizle sahadaydık. Okul çevresindeki 216 haneyi ziyaret ederek 146 aileyle doğrudan temas kurduk. Bu görüşmeler neticesinde 12 haneden çocuklarımız için psikososyal destek talebi aldık" diye konuştu. Sürecin sadece kısa süreli bir müdahale olmadığını, uzun vadeli bir çalışma planladıklarını vurgulayan Göktaş, "Bu bir günlük bir süreç değil, biz orada 6 aylık bir eylem planı oluşturduk. Kayıp yaşayan bütün ailelere yas danışmanı tahsis ettik. Hem psikososyal destek süreçleri yürüttük hem de sürece tanık olan mahalle sakinleriyle bireysel görüşmeler yaptık. Olayı görmese bile süreçten etkilenen çocuklara yönelik psikososyal destek süreçleri başlattık" ifadelerini kullandı. "Her okula özel bir birim kurduk" Kahramanmaraş’taki çalışmaların sürekliliğini sağlamak adına Gaziantep’ten de personel görevlendirmesi yapıldığını bildiren Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Bu süreçte destek takviye ekibi ile beraber her okula özel bir ekip, bir birim kurduk. Sadece okul veya mahalle bazlı bir çalışma değil. Çalışan meslek gruplarına dair psikososyal destek süreci, vaka yönetimi ve ardından normalleşme süreci ile ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Arkadaşlarımız ilk andan itibaren taziye evlerinde de görev yaptı ancak şu an ailelere yönelik özel çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle depremde ebeveyn kaybı yaşamış ve bu son olaydan etkilenmiş çocuklarımızı hassasiyetle tespit ediyoruz." Tedavisi süren yaralı çocukların durumunu da yakından takip ettiklerini, taburcu olanları evlerinde ziyaret ederek ailelerine rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunduklarını anlatan Göktaş, "Sadece ailelere değil, olay anında görev yapan kamu çalışanlarımıza ve il müdürlüğü personelimize de destek sağlıyoruz. Bölge halkının hizmetlerimize yaklaşımı oldukça olumlu. Ayrıca, süreci daha yerinden yönetebilmek amacıyla Hayrullah Mahalle Muhtarlığı bünyesinde bir Psikososyal Destek (PSD) Görüşme Ofisi’ kurmayı planlıyoruz. Şu an sadece Kahramanmaraş özelinde ayrı bir çalışma yürütmemiz gerekiyor. Ama 81 ile yönelik de çok daha kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz" açıklamasında bulundu.