GÜNDEM - 04 Ağustos 2024 Pazar 13:15

Kur’an-ı Kerim’i parmaklarıyla ezberliyorlar

A
A
A
Kur’an-ı Kerim’i parmaklarıyla ezberliyorlar

Gaziantep’te Braille alfabesiyle hazırlanan materyallerle Kur’an-ı Kerim’i parmaklarıyla ezberleyen görme engelli öğrenciler, karanlık dünyalarını Kur’an-ı Kerim’i ile aydınlatıyor.


Gaziantep İl Müftülüğü öncülüğünde Şahinbey İlçe Müftülüğüne bağlı Hoşgör Fatih Kur’an Kursu’nda görme engelli öğrenciler için açılan kurs büyük bir ilgi görüyor.


Kentteki görme engelli öğrenciler için 2018 yılında açılan, 3 öğrenci ile eğitime başlanan ve her geçen yıl öğrenci sayısı artan kurstan şu ana kadar doğuştan görme engelli olan 5 öğrenci, büyük bir azim ve gayretle hafızlıklarını tamamlayarak icazetlerini aldı.


Görme engelli hafızların yetiştirildiği kursta Kur’an-ı Kerim’i parmaklarıyla ezberleyen öğrencilerin bu anlamda gösterdikleri azim ve fedakarlıkları ise imrendiriyor.


Aileleri ve öğretmenlerinin yönlendirmesiyle Kur’an-ı Kerim öğrenmeye ve ezberlemeye karar veren görme engelli öğrencilerin okul eğitimlerinin yanında Hoşgör Fatih Kur’an Kursu’nda da hafızlık eğitimi almaları takdir topluyor. Temel Kur’an-ı Kerim eğitimi aldıktan sonra hafızlığa başlayan görme engelli öğrenciler, engellerini bir kenara bırakarak ve sırt sırta vererek, kurs hocası Ahmet Mansur’un eşliğinde Braille alfabeli Kur’an-ı Kerim sayesinde hafız olabilmek için büyük bir gayret gösteriyor. Azim ve gayretleri ile herkese örnek olan görme engelli öğrencilerin Kur’an-ı Kerim aşkı, diğer engelli ve sağlıklı bireyler içinde güzel bir örneklik teşkil ediyor. Öğrencilerin, Gaziantep İl Müftülüğünün de verdiği destekle görme engelli olmalarına rağmen Kur’an-ı Kerim’i ezberlemek için hiçbir “engel” tanımamaları ise dikkat çekiyor.


Azimleri, fedakarlıkları ve başarılarıyla çevredekilerinin hem takdirini toplayan hem de örnek olan görme engelli öğrenciler, hafız olma mutluluğuna ulaşmak için çaba sarf ediyor.


Görme engelli öğrenciler akademik anlamda da gösterdikleri başarılarının sonucunda YKS ve LGS’den de yüksek puan alarak arzuladıkları üniversite ile okullarda eğitimlerine devam ediyorlar.


Şahinbey İlçe Müftüsü Mehmet Arslaner, Hoşgör Fatih Kur’an Kursu’nda 2018 yılında açılan kursta 5i hafız 5 kişinin eğitim aldığını belirtti.


“Öğrencilerimiz Kur’an-ı Kerim’i ezberlemede hiçbir engelin olmadığını gösteriyorlar”


Görme engelli öğrencilerin Kur’an-ı Kerim’i öğrenme ve ezberlemede hiçbir “engel” tanımadıklarını ve hafız olmak için büyük bir gayret gösterdiklerini söyleyen Arslaner, “Gazi şehrimizde Şahinbey Müftülüğümüze bağlı Hoşgör Fatih Kur’an Kursunda Kur’an-ı Kerim eğitimi veriliyor. Hoşgör Fatih Kur’an Kursumuz gerek bölgemizde gerek ülkemizde Kur’an hizmeti noktasında, hafızlık eğitiminde ön plana çıkan bir kursumuz. Bu kursumuzda özel bir sınıfımız da var. 2018 yılından beri görme engelli 25 öğrencimizin eğitim aldığı, 5 öğrencimizin de hafızlık icazet sınavlarında başarılı olduğu görme engellilere yönelik olarak eğitim verdiğimiz gibi sınıfımız var. Yavrularımız bizlere Kur’an- Kerim’i öğrenme konusunda, Kur’an-ı Kerim’i ezberleme noktasında hiçbir engelin olmadığını, olamayacağını bizlere ispatlamış oluyorlar. Bu noktada biz öğrencilerimize, ailelerine, hocalarına teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz. Akademik eğitimi de aksatmıyoruz. Kursumuzda hafızlarını yapan görme engelli öğrencilerimizden hem hafızlığını yapıp hem de üniversite sınavlarında ilk 19 ve 67 bine giren, akademik olarak da ilerleyen öğrencilerimizin olduğunu görmek bizleri ziyadesiyle mutlu ve memnun ediyor” dedi.


Kursta eğitim alan öğrenciler ise Kuran-ı Kerim öğrenmenin ve ezberlemenin önünde hiçbir engelin olmadığını vurguladılar.


“Kur’an-ı Kerimi öğrenmek için her hangi bir engel yoktur”


Kursun ilk hafızlarından Mehmet Can Durmuş, “Engel; gözde, zihinde, elde, ayakta veya kulakta değil, engel kalptedir. İnsanın kalbi mühürlü olmadığı müddetçe her önlem, her engel aşılabilir. Hafız olmak güzel bir duygu ve hafızlık süreci emek isteyen, ailenin hocaların ve özellikle de kişinin kendisinin çaba göstermesi gereken bir süreçtir. Kur’an-ı Kerimin ilk emri okudur. Yüce Rabbim okumamızı buyurdu ve biz de bu ayeti kerimeyi hayatımıza uygulayıp, nakşetmek istedik” şeklinde konuştu.


“Engelli arkadaşlarımı Kur’an-ı Kerim öğrenmeye davet ediyorum”


Kur’an- Kerim’i öğrenmede ve ezberlemede hiçbir engelin olmadığını belirten hafız Mete Han Toprak, “Bu kursa 2018 yılında hazırlığa gelmiştim, bir yıl kadar hazırlık eğitimi sürdü ve hafızlık eğitiminden sonra sınava da bu kursta hazırlandım. Sınavı da kazandım ve hafızlık icazet belgemi aldım. 3 seneden beri de Arapça eğitimi ve diğer dini eğitimleri alıyorum” diye konuştu.


Hafız olmayı çok istediğini ve bundan dolayı da bu kursa katıldığını söyleyen Osman Bilici de hedefinin 6 ayda hafız olmak olduğunu ifade etti.


Kur’an- Kerim’i öğrenme ve ezberlemenin çok güzel bir duygu olduğunu ifade eden Yusuf Kukur ise engelli olmanın Kur’an- Kerim’i okumaya ve hafız olmaya “engel” olmadığını belirterek 11 ay gibi kısa bir sürede Kur’an- Kerim’i ezberlediğini ve ağustos ayında sınava gireceğini bildirdi.



Kur’an-ı Kerim’i parmaklarıyla ezberliyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.