EĞİTİM - 14 Nisan 2026 Salı 09:48

LGS çıkışı verdiği röportajla gündem olmuştu: Yıllar sonra kebap ustası olarak ortaya çıktı

A
A
A

 Gaziantep'te 2020 yılında yapılan Liselere Geçiş Sınavı (LGS) çıkışında yaptığı samimi açıklamalarla gündem olan Yunus Emre Orhan, aradan geçen yılların ardından kebap ustası oldu. İhlas Haber Ajansı'na verdiği röportajla milyonlarca izlenen Orhan, aradan geçen yılların ardından kebapçı olduğunu belirterek, "Okumaya pek bir eğilimim yoktu, zanaat sahibi olmak istedim ve mesleğimi severek yaptım" dedi.

Gaziantep'te yaşayan Yunus Emre Orhan, 2020 yılında yapılan Liselere Geçiş Sınavı (LGS) çıkışında yaptığı samimi açıklamalarla gündem olmuş, videosu milyonlarca izlenmiş ve sosyal medyada tıklanma rekorları kırmıştı. Aradan geçen 6 yılın ardından tekrar ortaya çıkan Yunus Emre Orhan, liseyi dışardan bitirdikten sonra gündem olan esprili röportajında da vurguladığı gibi kebap ustası oldu.

LGS çıkışı verdiği röportajla gündem olmuştu: Yıllar sonra kebap ustası olarak ortaya çıktı

Yıllar önce İHA'ya verdiği röportajla gündem oldu

Yunus Emre Orhan, yıllar önce sınav çıkışı İhlas Haber Ajansı'na verdiği ve "Sınav çok kötüydü usta ya. İlk dönem zaten okula fazla gidemedim, gördüklerimizi de yapamadık. Hiçbir şey yok. İngilizceyi bıraktım, fen zaten beni bıraktı. Yapamadık, mağduruz, bekliyoruz. Covid önlemleri alınmıştı ama biraz sıkıntılıydı. Sosyal mesafe diyorlar ama arkadaşım arkamda oturuyor. Toplasan 10 santim yok. Ön tarafta kırmızı noktalarla 1,5 metre mesafe var ama arkada aynı düzen yoktu. Yeter ben gidiyorum artık, yemek yiyeceğim" ifadelerini kullandığı röportajla gündem olduğunu belirten ve sonrasında yaşananları anlattı.

LGS çıkışı verdiği röportajla gündem olmuştu: Yıllar sonra kebap ustası olarak ortaya çıktı

Aradan geçen 6 yılın ardından kebap ustası oldu

Kısa sürede viral olan bu röportajın ardından tanınan Orhan, eğitim hayatına devam etmek yerine küçük yaşlarda başladığı kebapçılık mesleğine yöneldi. Babası tarafından bir ustanın yanına verilen Orhan, yıllar içinde kendini geliştirerek kebap ustası oldu. Gaziantep Kalesi'nin altındaki Tabakhane bölgesinde doğup büyüdüğünü belirten Orhan, çocuk yaşta çalışmaya başladığını ve okuldan sonra ustasına yardım ederek mesleği öğrendiğini ifade etti. Eğitim hayatını bırakmış olmasına rağmen pişman olmadığını dile getiren Orhan, gençlere ise eğitimlerini sürdürmeleri yönünde tavsiyede bulundu. Mesleğini severek yaptığını belirten Orhan, şu anki hayatından memnun olduğunu ifade etti. Kebap ustası olarak çalışan Orhan, günlük ortalama 3 bin ila 3 bin 500 lira kazandığını, aylık gelirinin ise yaklaşık 90 bin lirayı bulduğunu söyledi. Sosyal medyada her yıl yeniden gündeme gelen röportajıyla ilgili de konuşan Orhan, gelen yorumların kendisini mutlu ettiğini ancak hiçbir zaman bu ilginin peşinden gitmediğini belirterek, "Her zaman işime odaklandım" dedi.

LGS çıkışı verdiği röportajla gündem olmuştu: Yıllar sonra kebap ustası olarak ortaya çıktı

"Okumaya pek bir eğilimim yoktu, zanaat sahibi olmak istedim ve mesleğimi severek yaptım"

Mesleğe nasıl başladığını anlatan usta Orhan, "Daha önce bir LGS sınavı sırasında bir video çekmiştik. Aynı şekilde bir röportaj yapmıştık. O röportaj çok ilgi gördü, viral oldu. Ancak bizim aslında okumaya pek bir eğilimimiz yoktu. Babamız da bizi bir ustanın yanına verdi, ‘et senin kemiği benim' diyerek. Çok şükür, zamanla esnaf olduk, bir zanaat sahibi olduk. Ben daha birinci sınıfa gidiyordum, yani 7-8 yaşlarındaydım. Okuldan sonra gelip ustama yardım ederdim. Bu şekilde gidip gelerek büyüdüm. Şu an 26-27 yaşındayım ve hala aynı işi yapmaya devam ediyorum. Çok şükür, meslek sahibi olduk. Şu an kebapçıyım, kebap ustasıyım. Esnafın içinde büyüdük, çalışmaya devam ediyoruz. Allah'a şükür bugünlerimizi aratmıyor. Allah bugünümüzü elimizden almasın. ‘Kale altı Tabakhane' dediğimiz bölgede çalıştım. Gözümü burada açtım, burada doğup büyüdüm. Hayatımın büyük kısmı burada geçti ve hala burada çalışmaya devam ediyorum. Açık konuşmak gerekirse hiç pişman değilim. Ancak okuyan arkadaşlarım beni yanlış anlamasın; elbette okusunlar, eğitimlerine devam etsinler. Benim okumaya pek isteğim yoktu. Zanaat sahibi olmak istedim ve mesleğimi severek yaptım. Ama yine de okuyan herkese eğitimlerini sürdürmelerini tavsiye ederim" dedi.

LGS çıkışı verdiği röportajla gündem olmuştu: Yıllar sonra kebap ustası olarak ortaya çıktı

"Günlük ortalama 3 bin - 3 bin 500 TL civarında kazanıyorum"

Orhan, "Günlük ortalama 3 bin - 3 bin 500 TL civarında kazanıyorum. Bu da aylık yaklaşık 90 bin TL'ye denk geliyor. Ben 6'ıncı yada 7'inci sınıftayken arkadaşlarım okula giderken 30-40 lira harçlık alıyordu. Ben ise günlük 150-200 lira kazanıyordum. Bu durum beni oldukça cezbediyordu. Esnaflık ve para kazanmak hoşuma gidiyordu. Arkadaşlarım öğrencilik gereği kısıtlı harçlıkla idare ederken, ben daha rahattım. İstediğim gibi harcama yapabiliyordum. Bu da beni iş hayatına daha çok yönlendirdi. Hedefim, mesleğimde daha da ilerlemek. Üzerine ne katabilirsem benim için kazançtır. Açık liseyi bitirdim. Ancak şu an için üniversite gibi bir hedefim yok. İleride nasip olursa neden olmasın ama şu an böyle bir düşüncem yok. Yorumları okuyorum. İnsan ister istemez mutlu oluyor. Tarif etmesi zor bir duygu. Bir anda tanınır olmak, fenomen gibi hissetmek farklı bir şey. Ama ben bunun üzerine çok gitmedim. Her zaman işime odaklandım. Açıkçası ben çok üzerine düşmüyorum. Ama videoyu tekrar gördüğümde, yorumları okuduğumda mutlu oluyorum. Akrabalarım da bana gönderiyor, geri dönüşler yapıyorlar. Bu da insanı sevindiriyor" diye konuştu.

Fatma Altınbaş - Uğur Dönek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Başkan Şimşek sezon öncesi üreticiyi dinledi Kuzey Yarımküre’de açık alanda yetiştirilen ilk kirazın üretildiği Şehzadeler’de hasat öncesi hazırlıklar sürerken, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek üreticilerle bir araya gelerek sezon öncesi değerlendirmelerde bulundu. Manisa’nın önemli tarım merkezlerinden biri olan Şehzadeler’de erkenci kiraz hasadı önümüzdeki hafta başlayacak. Bölgede hasat hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek Sancaklıiğdecik Mahallesi’nde üreticileri ziyaret ederek sezon öncesi çalışmaları yerinde inceledi. Tarlada üreticilerle sohbet eden Başkan Şimşek, erkenci kiraz üretimi hakkında bilgi aldı, üreticilerin talep ve beklentilerini dinledi. Hasat öncesi yapılan hazırlıkların önemine dikkat çeken Şimşek, Şehzadeler’in tarımsal üretimdeki güçlü konumuna vurgu yaptı. Başkan Şimşek yaptığı açıklamada, "Şehzadeler, tarımsal üretimde önemli bir yere sahip. Erkenci kirazımızla hem ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem de üreticimizin emeğini değerle buluşturuyoruz. Hasat öncesinde üreticilerimizle bir araya gelerek süreci değerlendirdik. İnşallah önümüzdeki hafta başlayacak hasatla birlikte bereketli ve bol kazançlı bir sezon geçireceğiz." ifadelerini kullandı. Bölgede hasadın başlamasıyla birlikte erkenci kirazın hem iç piyasada hem de ihracatta önemli bir yer tutması beklenirken, üreticiler de bu yıl verim ve kalite açısından umutlu olduklarını dile getirdi.
Nevşehir "Hakkımı alamadım" dedi, aldığı paralar ile birlikte Nevşehir’de yakalandı İstanbul’da çalıştığı iş yerinde haklarını alamadığını öne süren ve işverenine ait 1 milyon 650 bin TL ile kayıplara karışan şahıs, Nevşehir’de kaldığı otelde eski eşi ve eski kayınvalidesi ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Edinilen bilgilere göre, olay, İstanbul Tuzla’da meydana geldi. Hırdavat ve inşaat malzemeleri satışı yapan firma sahibi Erkan K., polis merkezine başvurarak yaklaşık 1 yıldır yanında çalışan Miraç Y.’nin bankadan çektiği 1 milyon 650 bin TL’yi alarak kaçtığını iddia etti. Erkan K. ifadesinde, Tuzla İçmeler’de bulunan bir banka şubesinden çektiği parayı çanta içerisinde iş yerine getirdiğini, ardından çalışanı ile birlikte depoya gittiklerini belirtti. Depo önünde araçtan indiği sırada Miraç Y.’nin kendisini iterek araca bindiğini ve içerisinde para bulunan çanta ile birlikte olay yerinden uzaklaştığını öne sürdü. Olayın ardından aracın Pendik’te bulunduğunu, şüphelinin ise eşi ve çocuklarını alarak ortadan kaybolduğunu ifade ederek şikayetçi oldu. Nevşehir’de kaldığı tespit edildi Olay sonrası başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli Miraç Y.’nin Nevşehir’de bir otelde kaldığı tespit edildi. Yapılan incelemelerde, şüphelinin Nevşehir merkezde bulunan bir otelde konakladığı, eski eşi Neslihan B. ile kayınvalidesi Tülün G.’nin de aynı otelde farklı odalarda kaldıkları belirlendi. Cumhuriyet savcılığı talimatıyla şüphelilerin yakalanması, üzerlerinde ve eşyalarında arama yapılması ve dijital materyallerine el konulması yönünde işlem başlatıldı. Yapılan çalışmada şüpheliler kaldıkları otelde yakalanarak gözaltına alındı. Suçlamaları reddetti Emniyette ifade veren şüpheli Miraç Y., suçlamaları reddederek parayı gasp etmediğini savundu. İşvereninin yönlendirmesiyle çantayı alarak yola çıktığını öne süren şüpheli, daha sonra yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle karar değiştirdiğini ifade etti. Yaklaşık 1 yıl çalışmasına rağmen sigorta, maaş ve komisyon haklarının verilmediğini iddia eden Miraç Y., bu nedenle mağdur edildiğini ileri sürdü. Şüpheli Miraç Y. emniyette verdiği ifadesinde suçlamaları reddederek parayı gasp etmediğini savundu. İşvereninin yönlendirmesiyle parayı bir şahsa teslim etmek üzere yola çıktığını öne süren şüpheli, daha sonra yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle bu kararından vazgeçtiğini ifade etti. "Para bahçe satışından elde edilen gelir" Nevşehir’e geliş nedenine de açıklık getiren şüpheli, Trabzon’da bulunan kendisine ait bir bahçenin satışından elde edilen gelirin söz konusu para olduğunu iddia ederek, bu parayla kayınvalidesine ait Nevşehir’in Kaymaklı beldesindeki evi yaptırmayı planladıklarını söyledi. Şüpheli, bu nedenle eşi ve kayınvalidesiyle birlikte Nevşehir’e geldiklerini beyan etti. Çantada iddia edildiği gibi 1 milyon 650 bin TL değil, 1 milyon TL bulunduğunu öne süren şüpheli, paranın bir kısmını borçları için kullandığını, kalan 640 bin TL’yi ise polis ekiplerine teslim ettiğini belirtti. Ayrıca müştekinin kendisine ve eşine sosyal medya üzerinden tehdit ve hakaret içerikli mesajlar gönderdiğini iddia ederek şikayetçi oldu. 3 şüpheli de tutuklandı Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen Neslihan B. ve Tülün G. ise ifadelerinde olayla ilgilerinin bulunmadığını, paranın kaynağı ve olayın detaylarıyla ilgili bilgilerinin olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. Emniyetteki ifadelerinin ardından adli makamlara sevk edilen Miraç Y. ile birlikte eski eşi Neslihan B. ve Eski kayınvalidesi Tülün G. tutuklanarak ceza evine gönderildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Gaziantep Eğitim camiasına taze güç: Eğitim Neferleri Sendikası Eğitim camiasının sorunlarına çözüm üretmek ve hak mücadelesinde ortak bir ses oluşturmak amacıyla Eğitim Neferleri Sendikası resmen kuruldu. Genel Merkezi Gaziantep’te bulunan sendika eğitim çalışanlarının hakkını gözetmek ve sorunlarının çözümü için mücadele etmeyi hedefliyor. Alışılmış sendikacılık anlayışını yıkmak için yeni bir yola çıktıklarının altını çizen Eğitim Neferleri Sendikası Genel Başkanı Selçuk Kılınç, "Sadece koltuk sevdalılarının değil, sınıfın en arka sırasında tebeşir tozu yutan, okulun her bir taşında emeği olan her bir ferdin hakkını savunmaya geliyoruz" dedi. Gelen Başkan Kılınç, "Türkiye’nin geleceği, kalem tutan ellerin omuzlarında yükselirken; o ellerin sahipleri olan eğitim çalışanları maalesef yıllardır sendikal bir çıkmazın ve ideolojik bir kuşatmanın ortasında yalnız bırakılmıştır. Eğitim dünyası; asıl öznesini unutan yapılar arasında sıkışıp kalmışken, bu sessiz çığlığa bir cevap olmak üzere Eğitim Neferleri Sendikası tarih sahnesine çıkmıştır. Bizler, köhneleşmiş sendikacılık anlayışını yıkmaya; sadece koltuk sevdalılarının değil, sınıfın en arka sırasında tebeşir tozu yutan, okulun her bir taşında emeği olan her bir ferdin hakkını savunmaya geliyoruz. Bu yürüyüş; Başöğretmen Atatürk ve Türk Milleti’nin birleştirici ruhundan beslenen eğitimcilerin başlattığı bir sendikal harekettir" ifadelerini kullandı. "Hukukal mücadelede tavizsiz, bilimsel temelde kararlı" Eğitim Neferleri Sendikası’nın sadece bir slogan hareketi olmadığını söyleyen Kılınç, "Aynı zamanda bir akıl ve hukuk hareketidir. Bizim mücadelemiz, duygusal tepkilerin ötesinde, tamamen bilimsel araştırmalara ve verilere dayanan bir stratejiyle yürütülecektir. Eğitim sistemindeki aksaklıkları akademik bir titizlikle raporlayacak, çözüm önerilerimizi bilimsel temellere oturtacağız. Ancak bilinmelidir ki; hakkımızın gasp edildiği yerde en büyük gücümüz sarsılmaz hukuk mücadelemiz olacaktır. Üyelerimizin tek bir hakkı için dahi hukuk kürsülerini aşındırmaktan, en üst yargı mercilerinde hakkımızı aramaktan asla geri durmayacağız. Yürüttüğümüz bu mücadelede hukuk, bizim en keskin kılıcımızdır. Adaletin tecelli etmediği hiçbir kararı kabul etmeyecek, eğitimcinin hukuksal zırhı olacağız" ifadelerini kullandı. Milli, manevi ve sosyal bir dayanışma ruhu Mücadelelerinin sadece rakamlarla veya maaş bordrolarıyla sınırlı olmadığının altını çizen Kılınç, "Bizler, kökleri bu toprağın derinliklerine uzanan milli ve manevi değerlerimizi; eğitimin ve sendikal mücadelenin sönmez meşalesi olarak görüyoruz. Sendikacılığı dört duvar arasından çıkarıp hayatın merkezine taşıyacağız. Sosyal etkinlik temelli yaklaşımımızla; üyelerimiz arasındaki bağı sadece kağıt üzerinde değil, kültürel organizasyonlar, sosyal dayanışma projeleri ve ortak paylaşımlarla güçlendireceğiz. Milli kültürümüzü koruyan, manevi dünyamızı zenginleştiren ve nesillerimizi bu şuurla yetiştiren eğitimcilerimizin her daim sosyal sığınağı olacağız" şeklinde konuştu. "Liyakat ve ekonomik refah için tek yürek" Artık sahanın her bir karışında, bilimin ışığında, hukukun gücüyle çarpışan ‘Nefer’ler olduğunu vurgulayan Genel Başkan Kılınç, "Eğitimin her bir neferi bugün ekonomik zorlukların ve liyakatsizliğin kıskacındadır. Eğitim Neferleri Sendikası olarak öğretmenlerimizin ve tüm personelimizin ekonomik refahını yoksulluk sınırının üzerine taşımak, kariyer basamaklarında adaleti sağlamak ve okullardaki şiddetin her türüne son vermek için ant içtik. Bilimsel verilerle desteklediğimiz haklı taleplerimizi, hukuksal gücümüzle masaya taşıyacağız. Türk milletinin zorlu bir dönem geçirdiği bu süreçte yürüttüğümüz kutlu davada korkmadan, yılmadan ve hiçbir pazarlığa girmeden doğruları haykıracağız. Artık eğitim çalışanları seçeneksiz değildir" diye konuştu.
Muğla Muğla’da Nostalji rüzgârı: 70’ler ve 80’lerin film müzikleri büyüledi Muğla, sinema tarihinin unutulmaz melodilerine ev sahipliği yapan özel bir konsere sahne oldu. Muğla Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu, "Film Müzikleri Konseri" ile sanatseverleri geçmişe uzanan büyülü bir yolculuğa çıkardı. Sanat yönetmenliğini Şavk Eryürek’in üstlendiği konser, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. 70’li ve 80’li yılların sinema dünyasına damga vurmuş film müziklerinin seslendirildiği gece, izleyicilere hem duygusal hem de nostaljik anlar yaşattı. Sinemanın altın yıllarından seçilen eserler, güçlü orkestrasyon ve sahne performanslarıyla yeniden hayat buldu. Dönemin ikonik film müzikleri, izleyicileri adeta yıllar öncesine götürürken, salonu dolduran sanatseverler eserlere eşlik etti. Müziğin hafızadaki gücünü bir kez daha ortaya koyan konser, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurdu. Muğla’da düzenlenen bu özel konser, nostaljinin gücünü bir kez daha ortaya koyarken, 70’li ve 80’li yılların unutulmaz film müziklerini yeni nesillerle buluşturması açısından da büyük önem taşıdı. Konserin finalinde salonu dolduran sanatseverler, sahnedeki performansa dakikalarca ayakta alkışlarla karşılık verdi. 70’li ve 80’li yılların unutulmaz film müzikleriyle zirveye ulaşan gece, izleyicilerin coşkusuyla adeta taçlandı. Alkışların uzun süre dinmemesi, gecenin ne denli etkileyici ve başarılı geçtiğinin en güçlü göstergesi olurken, sanatçılar bu yoğun ilgi karşısında seyirciyi selamlayarak teşekkür etti.