GÜNDEM - 28 Ağustos 2024 Çarşamba 09:52

Osmanlı sanatı filografi kadınların elinde yeniden hayat buluyor

A
A
A
Osmanlı sanatı filografi kadınların elinde yeniden hayat buluyor

Gaziantep’te açılan filografi kursuna katılan kadınlar, hem sanat öğreniyor hem de ürettikleri ürünleri satarak aile bütçelerine katkı sağlıyor.


Osmanlı döneminin unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarından filografi, Gaziantep’te kadınların elinde yeniden hayat buluyor. Şahinbey Belediyesi bünyesindeki Dumlupınar Sosyal Tesisi’nde açılan filografi kursuna katılan kadınlar birbirinden değerli eserler ortaya çıkarıyor. Filografi eğitimlerinde kursiyerler, çivi çakma, tel tutma, tel örme ve desen çıkarma tekniklerini öğrenerek sabırla ördükleri tellerden birbirinden değerli güzel eserler yapıyor. Filografi kursunda usta öğreticilerden el sanatlarının inceliklerini öğrenen kadınlar, yaptıkları el emeği göz nuru ürünleri satarak gelire de dönüştürüyor. Tel ve çivilerin kullanıldığı filografi, kadınlar tarafından farklı konseptlerde işleniyor. Kadınlar, ahşap malzemelerin üzerine çakılan çivileri, çeşitli renklerdeki iplik ya da tellerle işleyerek şekillendiriyor.


İki grup halinde toplam 30 kadının eğitim gördüğü filografi kursuna kimi kadınlar çocuklar ile birlikte katılıyor. Kimi zaman ahenkli kimi zaman da uyumsuz çekiç seslerinin hiç eksik olmadığı sınıfta usta eğitmenin talimatları doğrultusunda ahşap bir zemin üzerine çakılmış çiviler arasında teller geçirilerek, belli örgü teknikleri kullanılarak çeşitli desenler meydana getiriliyor. Acemiliğin bitip elin, çekiç, çivi ve tele alışmasıyla kursiyerler de gün boyunca kendi aralarında sohbet ederek güzel eserler ortaya çıkarıyor. Kursta, bir yandan eserler üretilirken diğer yandan da dostluklar pekiştiriliyor.



“Tabloda süsleme ve tepside kullanılan bir sanattır”


Kursta filografi öğretmenliği yapan Türk El Sanatları Öğretmeni Zeynep Şahiner, filografinin Osmanlı döneminin unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarından olduğunu söyledi. Filografi kursunun yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Şahiner, “Sınıfımızda filografi üzerine çalışıyoruz. Filografi, çivileri ahşap üzerine yan yana sıralı bir şekilde çakarak üzerine tel ve iplik sarılarak desenler oluşturulur. Tabloda süsleme ve tepside kullanılan bir sanattır. Filografi, ilk olarak 17. yüzyılda İran’da ortaya çıkmıştır. Fransa, İsveç ve daha sonra Avrupa ülkelerinden yaygınlaşmıştır. Şu anda günümüze kadar gelen bir sanattır” dedi.



“Alüminyum ve kabartma gibi farklı alanlar üzerinde de çalışıyoruz”


Şahinbey Belediyesi’nin sağladığı imkanlar dahilinde kadınlara filografi sanatını öğrettiklerini ifade eden Şahiner, “Kursiyerlerimiz hem filografi sanatını öğreniyor hem de maddi olarak da kendilerine katkı sağlayabiliyorlar. Alüminyum ve kabartma gibi farklı alanlar üzerinde de çalışıyoruz. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatları üzerine kurslarımız var. Filografi yapımı aslında kolay bir sanat, zor değil. Bizim kursta 15 kişi eğitim alıyor. Sabah ve öğle ayrı kurslarımız var” ifadelerini kullandı.



“Kurslarımızda çok güzel gelişim var”


Filografi sanatını öğrenmenin kolay olduğunu belirten Şahiner, “Tabiki uğraş istiyor. Fakat çok güzel ilerliyoruz. Kursumuza da bayağı bir katılım oluyor. Kurslarımızda çok güzel gelişim var. Ortaya güzel eserler çıkıyor. Kursiyelerimize maddi olarak da katkı bulunuyoruz, siparişlerimiz oluyor. Çivi ve çekiç işi her ne kadar erkek işi olsa da bayanlarımızın eli de tabi ki çivi ve çekiçe yakışıyor” ifadelerine yer verdi.



"Bu kursa gelmek çok hoşumuza gidiyor"


Kursiyerlerden 55 yaşındaki Adile Akdal, filografi sanatını sevdiği için kızıyla birlikte kursa katıldığını belirterek, “Filografi sanatı kursuna 4 aydır geliyorum. Bu imkanı bize sağladığı için Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na çok teşekkür ederim. Filografi yapmak bize terapi gibi geliyor. Çivilerle tellerin dans etmesi ve güzel eserler çıkartmak bizim çok hoşumuza gidiyor. Özellikle son zamanlarda Mescid-i Aksa tablosu çalışıyoruz. Mescid-i Aksa tablosunu çalışırken maneviyat hissi taşıyoruz ve bu kursa gelmek çok hoşumuza gidiyor. Arkadaşlarımızla birlikte güzel eserler yapmak hoşumuza gidiyor. Aynı zamanda aile bütçemize de katkıda bulunuyoruz. Bu kurstan çok memnunuz. Bu imkanları bize sağlayan herkesten Allah razı olsun” şeklinde konuştu.



“Mescid-i Aksa tablosunu çalışırken maneviyat hissi taşıyoruz”


Filografi kursuna 2 yıldır geldiğini ve şu anda Mescid-i Aksa tablosu yaptığını belirten Bahar Aytekin, “Filografi sanatını seviyorum. Arkadaşlarım sayesinde filografi kursuna geldim. Kursumuzda bir arkadaş ortamı oluştu. Bu kursu benimsedik. Gazze’deki çocuklara, mümin kardeşlerimize ve Gazzelilerin bu yaşadıklarına çok üzülüyoruz. Gazze’deki bu içler acısı olan durumu gördüğümüzde çok kötü oluyoruz. Rabbim bu durumu kimseye yaşatmasın. Allah’ım inşallah kendilerini bu durumdan kurtarır. Mescid-i Aksa’mızı gururla, sevgiyle ve övgüyle yapıyorum” diye konuştu.



Osmanlı sanatı filografi kadınların elinde yeniden hayat buluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Başkan Altay Cihanbeyli ve Kulu’yu ziyaret etti, Kulu İtfaiye Merkezi’nin temelini attı Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Cihanbeyli ve Kulu ilçelerini ziyaret ederek, Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilecek Kulu İtfaiye Merkezi’nin temelini attı. İlk olarak Cihanbeyli’yi ziyaret eden Başkan Altay, AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyeleri Münir Günay, İsmail Çetin ile birlikte göreve yeni seçilen AK Parti Cihanbeyli İlçe Başkanı Ferhat Çivi’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Başkan Altay daha sonra Cihanbeyli Belediyesi’ni ziyaret ederek, Belediye Başkanı Fırat Kızılkaya’yla bir araya geldi. Cihanbeyli’de yarım kalan ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan masrafları ödenerek inşası üstlenilen Murat Kurum Öğretmenevi’nde de incelemelerde bulunan Başkan Altay, daha sonra ilçe esnafını ziyaret ederek, hayırlı işler diledi. Başkan Altay Kulu’da öğrencilerle buluştu, itfaiye merkezinin temelini attı Cihanbeyli’den sonra Kulu’ya geçen Başlan Altay, burada da ilk olarak Kulu Gençlik Merkezi’ni ziyaret ederek Konya Büyükşehir Belediyesi Spor Konya’nın faaliyetlerine katılan öğrencilerle bir araya geldi. Başkan Altay daha sonra Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılacak yeni itfaiye merkezinin temel atma programına katıldı. Programda konuşan Kulu Belediye Başkanı Abdurrahim Sertdemir, böyle önemli bir hizmeti kendilerine sunan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti. Kulu Kaymakamı Ömer Faruk Canbolat da verdikleri destekten ötürü Başkan Altay’a teşekkür etti. "İtfaiye teşkilatının önemini hem her yangında hem de Hatay depreminde bir kez daha gördük" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da Konya gibi büyük bir coğrafyada itfaiye teşkilatını koordine etmenin ve binalarını yenilemenin zor ve meşakkatli bir iş olduğunu vurgulayarak, "İtfaiye teşkilatının önemini hem her yangında hem de Hatay depreminde bir kez daha gördük. Teşkilatımızın diri olması, çalışanlarımızın motive olması, eğitilmiş olması, araç, ekipman ve bina yönünden nitelikli olmaları konusunda Konya’nın tamamında yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda da Kulu’muza yakışır bir itfaiye merkezinin bugün temelini atmış olacağız. Dört araçlık bir itfaiye merkezi olacak. Genç bir ekibimiz var burada. Konya İtfaiyesi çok önemli çalışmalar yürütüyor. Hatay’da arkadaşlarımızın hepsi adeta birer kahraman gibi çalışarak 168 vatandaşımızı enkazdan sağ çıkarmayı başardı. Ayrıca TİKA ile birlikte yurt dışında eğitimler gerçekleştiriyoruz. Bu da çok önemli. Konya’nın adının dünyanın her bölgesinde yaşatılması için arkadaşlarımız neredeyse her ay bir ülkeden itfaiyeci arkadaşlarımızı Konya’da misafir ediyor. Her ay bir ülkede de eğitimler veriyor. Bunun da çok önemli ve kıymetli olduğunu düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı. "Bu bina tamamlandığında itfaiyecilerimiz için önemli bir merkez olacak" Konya Büyükşehir Belediyesi’nin AFAD’dan Türkiye’de ağır, orta ve hafif kademede arama-kurtarma sertifikası alan ilk belediye olduğunu hatırlatan Başkan Altay, "Bu konuda da eğitimlerimize kesintisiz bir şekilde devam ediyoruz. İnşallah bu bina da tamamlandığında itfaiyecilerimiz için önemli bir merkez olacak. Bu vesileyle Kulu Belediye Başkanımıza ben de teşekkür ediyorum. Bütün ilçelerimizde koordineli çalışıyoruz ama Kulu’da koordinasyonumuz çok yüksek. Birlikte şehirle ilgili konuları istişare ediyor, sahada gayret gösteriyoruz. Biz Kulu’yu, Kululuları ve başkanımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayız" ifadelerini kullandı. "Kululular, İsveç’te bayrağımızı dalgalandırmak için yoğun bir gayret içerisinde" Geçtiğimiz Ramazan ayında Kuluların yoğunlukta olduğu İsveç’e yaptığı ziyaretten de bahseden Başkan Altay şöyle devam etti: "Gördüklerimizi anlatmamız çok zor. Belki sizler hepiniz biliyorsunuz ama hakikaten çok örgütlü bir yapı. Arkadaşlarımız cansiparane bayrağımızı dalgalandırmak, şehrimizi temsil etmek için yoğun bir gayret içerisindeler. Bize de çok güzel bir ev sahipliği yaptılar. Kendilerine, tüm Kulululara tekrar teşekkür ediyorum. İsveç’te gördüklerimiz, yaşadıklarımız Konya’ya örnek oldu. Allah onlardan razı olsun. Biz de bu vesileyle gurbette yaşayan gönlü Kulu, Konya sevgisiyle dolan tüm kardeşlerimize buradan bu temel atma töreninden sevgilerimizi, saygılarımızı, muhabbetlerimizi gönderiyoruz." "Konya’da arıtılmadan hiçbir metreküp suyu Tuz Gölü’ne deşarj etmiyoruz" Yeni Büyükşehir Yasasıyla birlikte ilçelerde önemli değişimler olduğunu kaydeden Başkan Altay, "Tabii öncelikle altyapı çalışmalarını bir tamamlamamız gerekiyordu. Bizim Kulu, Cihanbeyli bölgesinde en önemli kültürel ve tabiat varlığımız Tuz Gölü. Tuz Gölü’nün korunmasıyla ilgili arıtma tesislerimizi elhamdülillah tamamlandık. Böylece Konya kısmından arıtılmadan hiçbir metreküp suyu Tuz Gölü’ne deşarj etmiyoruz. Bu sene elhamdülillah rahmet bol. Çiftçimizin yüzü gülüyor. Çiftçilerimize de bol ve bereketli bir yıl olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Başkan Altay, bundan sonra da aynı kararlılık ve azim içerisinde hizmet edeceklerini, belirterek Kululara teşekkür etti. Konuşmaların ardından Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilecek Kulu İtfaiye Merkezi’nin temeli dualarla atıldı. Programa; AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyeleri Münir Günay ve İsmail Çetin, AK Parti Kulu İlçe Başkanı Adil Görgülü, MHP Kulu İlçe Başkanı Abdurrahman Çağlayan, Kulu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hacı Bakırtaş, Gençlik Spor İlçe Müdürü Barış Serhat Tütüncü ve Kulu İlçe Müftüsü Muhsin Yıldız da katıldı. Kulu’da son olarak Kulu Belediyesi’ni de ziyaret eden Başkan Altay, Belediye Başkanı Abdurrahim Sertdemir’le istişarelerde bulundu.
Erzurum İspir’de Çoruh Vadisi’nde karların erimesiyle su seviyesi yükseldi, evler boşaltılıyor Erzurum’un İspir ilçesinde hava sıcaklıklarının aniden artması ve yüksek kesimlerdeki karların hızla erimesiyle birlikte Çoruh Vadisi’nde su seviyesi yükseldi. Ekipler, vadi boyundaki riskli alanlarda devriye görevi yaparak halkı güvenli bölgelere yönlendiriyor. Bölgede birkaç gündür etkili olan yağmurlu havanın ardından gelen ani ısınma, nehir yatağındaki su debisini zirveye çıkardı. Maden Köprü Mahallesi’nde, Çoruh Vadisi’ne yakın noktalarda bulunan bazı evlerin şu an için su altında kaldığı bildirildi. Yetkililer, ilerleyen saatlerde su seviyesinin daha da yükselebileceğini öngörerek nehir yatağına yakın evlerde oturan vatandaşların evlerini bir an önce tahliye etmeleri gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Jandarma bölgede kuş uçurtmuyor Yaşanan risk karşısında devletin ilgili tüm kurumları ve yetkililer bölgede alarm durumuna geçti. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alan Jandarma ekipleri, vatandaşların can güvenliğini korumak adına evlere girişleri engellemek için yoğun bir mesai harcıyor. Ekipler, vadi boyundaki riskli alanlarda aralıksız devriye atarak halkı güvenli bölgelere yönlendiriyor. "Vatandaşlarımızın çok dikkatli ve duyarlı olması gerekiyor" Bölgedeki durumun ciddiyetini koruduğunu belirten yetkililer, halkın alınan tedbirlere eksiksiz uyması gerektiğinin altını çizdi. İlerleyen günlerde daha büyük sıkıntıların yaşanmaması adına, vadi çevresindeki tüm vatandaşların duyarlı olması, jandarmanın uyarılarını dikkate alması ve kesinlikle riskli yapılara girmemesi hayati önem arz ediyor.
Bolu Denizi olmayan Bolu’da plaj voleybolu oynadılar Bolu’da Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında kent merkezine kurulan sahada plaj voleybolu turnuvası düzenlendi. Bolu’da Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor. Etkinlik kapsamında Bolu Belediyesi tarafından kent merkezine kum dökülerek voleybol sahası oluşturuldu. İkişer kişilik takımların mücadele ettiği turnuva vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Sıcak havayı fırsat bilen vatandaşlar, kamp sandalyeleriyle sahayı çevreleyerek müsabakaları takip etti. Etkinliğe Bolu Belediyesi Başkan Vekili Tuna Özcan, CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, sporcular ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Bolu için gayet güzel bir organizasyon" Plaj voleybolunun Bolu için güzel bir organizasyon olduğunu belirten Safa Tutum, "Biz turnuvaya Bolu Arçelik olarak katılıyoruz. Bu organizasyonu düzenleyenlere teşekkür ederiz. Bolu için gayet güzel bir organizasyon. Deniz olmamasına rağmen plaj voleybolu bizim için güzel bir organizasyon. Turnuvaya katılan bütün arkadaşlara başarılar dilerim" dedi. "Plajı getirmişler" Denizin yokluğunu hissettirmediğini ve adeta plajı getirdiklerini ifade eden Nidanur Korkmaz, "Bolu’da okuyorum, 1. sınıf öğrencisiyim. İlk başta denizin olmadığını düşününce üzülmüştüm. Ama denizin yokluğunu hissettirmiyor. Plajı getirmişler. Çok güzel bir etkinlik, keyifle izliyoruz" şeklinde konuştu.
Erzurum Erzurum Kent Konseyi Başkanı Tanfer: ’’Engellilik toplumsal bir sorumluluktur’’ Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, engelli bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu. ’’Duyarlılığımızı artırmak, hepimizin sorumluluğudur’’ Başkan Tanfer, mesajında, engelliliğin yalnızca bireysel ya da ailevi bir sağlık meselesi olmadığını, sosyal yönüyle tüm toplumu ilgilendiren önemli bir konu olduğunu ifade etti. Engelli vatandaşların yaşamlarını kolaylaştırmanın, sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamanın ve karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmenin herkesin ortak görevi olduğunu vurgulayan Tanfer, toplumsal farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. ’Hepimize önemli görevler düşüyor’ Erzurum Kent Konseyi Yürütme Kurulu olarak engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Başkan Tanfer, bu kapsamda engelli bireylerin sosyal yaşamda daha fazla yer almaları adına çalışmaların artarak süreceğini dile getirdi. Başkan Tanfer, mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi: "Engellilik sadece bireylerin değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Erişilebilirlik, eğitim, istihdam ve toplumsal katılım gibi alanlarda devletimizce yapılan iyileştirmeler, engelli bireylerin yaşam kalitesini artırırken toplumumuzu daha kapsayıcı hale getirmektedir. Unutmayalım ki, engellilik sadece bireylerin değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Engellilik konusundaki duyarlılığımızı artırmak, hepimizin sorumluluğudur ve bu sorumluluğu birlikte yerine getirmeliyiz. Merhameti menşei kabul eden bir medeniyetin evlatları olarak engelli vatandaşlarımızın fiziksel ve ruhsal açıdan kendilerini güven ve huzur içinde hissettikleri bir toplumda beraberce yaşamamıza destek olmak hepimizin toplumsal sorumluluklarından biridir. Duyarlılığımızı artırmak, hepimizin sorumluluğudur. Engelliler Haftası’nda, tüm engelli vatandaşlarımıza ve her zaman yanlarında olan fedakâr ailelerine sevgi, saygılarımızı sunuyor; yaşamlarını kolaylaştırmak için elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğimizi belirtmek istiyorum. Engelli vatandaşlarımızın insan hak ve onuruna yakışır şekilde toplumsal hayata katılmalarını sağlamak, çalışan, üreten ve saygın bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri adına hepimize önemli görevler düşüyor. Bu duygu ve düşüncelerle 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası’nı kutluyor, tüm engelli vatandaşlarımıza ve kıymetli ailelerine huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum."
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.