ASAYİŞ - 18 Nisan 2025 Cuma 11:40

Randevusuz muayeneyi kabul etmeyen doktor hakkında şikayette bulunan savcı haklı bulundu

A
A
A
Randevusuz muayeneyi kabul etmeyen doktor hakkında şikayette bulunan savcı haklı bulundu

Osmaniye’de randevusuz muayeneyi kabul etmeyen doktor hakkında suç duyurusunda bulunan savcı, yaşanan mahkeme sürecinin ardından haklı bulundu. Mağdur olan doktorun suçlu konumuna düştüğünü söyleyen Hekimlerle Hukuksal Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Av. Cengiz Bayram, verilen karara tepki göstererek, "Yaşanan hukuk süreci boyunca biz mağdur konumundayken bir baktık davalı taraf olmuşuz" dedi. Bayram, süreç içerisinde haber verme görevi olan basın mensuplarının ve sosyal medyada yorum yapan vatandaşların dahi cezalandırıldığını belirterek, "Hukuku çok daha şeffaf, çok daha adil bir hale getirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Olay, 12 Nisan 2021 tarihinde Osmaniye Devlet Hastanesi’nde meydana gelmişti. İddiaya göre, Covid-19 döneminde oynadığı halı saha maçı sırasında ayağından sakatlanan Cumhuriyet Savcısı Mehmet B., ilk tedavisinin ardından kontrol için hastanenin ortopedi bölümüne randevusuz olarak gelmiş ve girdiği Uzm. Dr. Kemal Gökhan G.’nün odasında başka hasta varken muayene talebinde bulunarak kendisini muayene etmeyen doktor ile tartışmış ve doktor hakkında şikayette bulunmuştu. Şikayetin yapıldığı gün emniyet görevlileri doktorun yanına gelmiş ve karakola götürerek ifadesini almıştı. Normal bir şikayette savcılık kaydı dahi bir kaç gün sürerken, emniyet şikayet hakkında aynı gün şüpheli doktoru emniyete götürerek ifadesini almışlardı! Yaşanan olay ise o dönem Türkiye’de gündem olmuş ve savcıya her kesimden tepki gösterilmişti. Sürecin ardından doktor da savcıdan şikayetçi olmuştu.


Yargı mensubuna karşı yargı mücadelesinde mağdur olan doktor suçlu konuma düştü, haber yapan basın mensupları cezalandırıldı.


Yargı mensupları aleyhine açılan davalar istinaf incelemesinden savcımız lehine bozuldu. Dahası Anayasa Mahkemesinin Mart 2025 tarihinde yayınlanan ve 9 ay sonra yürürlüğe gireceği bildirilen karar hemen uygulandı. Yani henüz yürürlüğe girmemiş karar hukuken yok hükmünde olan karar hemen uygulandı. Süreç sonunda, görülen 2 ayrı davada mağdur konumunda olan doktor, davalı taraf konumuna düşerken görülen duruşmaların ardından ise ceza alarak hükmün açıklanması geriye bırakıldı. Verilen karara tepki gösteren Hekimlerle Hukuksal Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Av. Cengiz Bayram, verilen kararların hukuksuz olduğunu belirterek, "Hukuku çok daha şeffaf, çok daha adil bir hale getirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"Yaşanan hukuk süreci boyunca biz mağdur konumundayken bir baktık davalı taraf olmuşuz"


Yaşanan sürecin ardından mağdur olan hekimin söz konusu yargı mensubu karşısında suçlu taraf haline geldiğini söyleyen Hekimlerle Hukuksal Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Av. Cengiz Bayram, "Bir Covid dönemi yaşadık. Bu dönemde sokağa çıkmalar ve toplu organizasyonlar yasaktı. Yasak olmasına rağmen bir halı saha maçı esnasında Cumhuriyet savcısı hukukçu bir arkadaşımız ayağından yaralanıyor. Buna bir doktor tarafından müdahale ediliyor ve alçıya alınıyor. Ama bu hukukçumuz daha sonrasında hiçbir randevu almadan üyemiz olan bir doktor arkadaşımıza polikliniğe gelerek hakkı olmadan muayene olmak istiyor. Doktor arkadaşımız da randevu alması gerektiğini iletiyor. Ardından hukukçu şahıs kendisinin yargı mensubu olduğunu söylüyor. Bu durum bir sürü şahit tarafından da ispatlanmış bir durumdur. Ama yaşanan hukuk süreci boyunca biz mağdur konumundayken bir baktık davalı taraf olmuşuz" dedi.



"İlk davadan biz beraat ettik ama maalesef ikinci dava açıldı ve bize ceza verildi"


Süreç içerisinde ilk davada beraat almalarına rağmen ikinci bir dava açıldığını ve hukuksuz şekilde ceza aldıklarını söyleyen Dr. Av. Cengiz Bayram, "Önce bir dava açıldı, ilk davadan biz beraat ettik. Bu yeterli olmamış ve tekrar ikinci bir dava açılmış. Hukukta ‘bir koyundan iki post çıkartılmaz ilkesi vardır’ ama maalesef bu ikinci dava açıldı. Hukuksuz olarak bu davada bize ceza verip hükmün açıklanmasını geri bıraktılar. Sonuçta hiçbir insanın başına gelmemesi gereken şeyler bunlar. Bunları müvekkilim bizzat yaşadı" ifadelerini kullandı.



"Hukuk herkese lazım, en fazla savunmamız gereken şey hukuk olmalıdır"


O dönem olayın Türkiye’de gündem olduğunu ve her kesimden tepki aldığını belirten Dr. Av. Bayram, "Olayın sıcak döneminde Türkiye tepki gösterdi ama biliyorsunuz her zaman olduğu gibi bir süre sonra soğuyunca hiç kimsenin aklında bile kalmadı. Dolayısıyla biz şunu söylüyoruz, hukuk herkese lazım, en fazla savunmamız gereken şey hukuk olmalıdır. Hukuk, bugün bana yarın sana lazım. O yüzden bu konuda hiç kimsenin taviz vermemesi, eşit ve adaletli olması gerekiyor. Biz bu olayla ilgili dava tam olarak kesinleşmedi ama hukukun üstünlüğünü sağlayacağımızdan umutluyuz" şeklinde konuştu.


Bayram, "Ülkemizdeki doğruların mutlaka yerleşeceğine inanıyoruz. Her meslekte her parametrede mesleğinin hakkını veremeyen insanlar var. Hukuk çok doğru bir kavramdır, adalet çok doğru bir kavramdır. Bu derneğin amacı da bu. Hekimlere hukuk çerçevesinde destek olmak. Biz de zaten mağdur olan bu doktor arkadaşımıza bu desteği verdik" dedi.


"Basın mensubu arkadaşlar haber verme hakları nedeniyle yargılandı, yorum yapan vatandaş cezalandırıldı. Yorum yapanların cezalandırılmasını yanlış görüyoruz. Yoksa yorum yapacağım diye hakaret edenlere ceza verilmesine bir şey demiyoruz. Vatandaşlarımızda yorumlarında beğenmediklerini tenkit etmeli ama hakaret ve kötü söz söylememeli. Bu ikisi arasındaki farkı da belirtmemiz gerekiyor"


Yaşanan olayı haberleştiren basın mensubu ile sosyal medyada tenkide dayalı yorum yapan bir vatandaşın da bu olay nedeni ile cezalandırıldığını açıklayan Bayram, "Zaten bu olay başında da haber olarak çıkmış ve basın mensubu arkadaşlar da haber verme hakları nedeniyle yargılanmak zorunda kalmışlar. Yine sosyal medyada depremzede bir vatandaş da, ’bu savcı araştırılmalı, bir yerlere üye olabilir’ yorumu üzerine de ceza almış, tazminat davası açılmış ve en son ödeme yapamadığı için konteynerine icra kağıdı gelmişti. Bunlar bu ülkeyi üzen olaylar. Böyle olayların olmaması için hukuku çok daha şeffaf, çok daha adil bir hale getirmek gerekiyor" ifadelerine yer verdi.



"Yargılanırken en ufak şekilde bir takım ayrıcalıklar sağlanmış olmasını istemeyiz"


Yargılama sürecinde hatalı kararlara da tepki gösteren ve hala adalete güvendiklerini söyleyen Hekimlerle Hukuksal Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Av. Cengiz Bayram, "Biz hukuk çerçevesinde hareket ediyoruz. Biz yargılanırken mahkemeye gelme gitme konusunda bile bir takım ayrıcalıklar sağlanmış olmasını istemeyiz. Herkes eşit yargılanmalı, biz sadece onu talep ettik. Bunun için de uğraştık ama tekrar ediyorum adaletin verdiği karar bizim için şu anda tabii ki geçerlidir. O kararlara uymak zorundayız. Ona da boynumuz kıldan ince ama biz şunu söylüyoruz. Gerçekten de hepimizin aradığı en önemli kavram hukuk kavramıdır. İnşallah o ideal hukuka ulaşmak için mücadeleye devam edeceğiz" diye konuştu.



Randevusuz muayeneyi kabul etmeyen doktor hakkında şikayette bulunan savcı haklı bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon Komşular arasındaki gürültü kavgası kanlı bitti: 2 ölü Afyonkarahisar’da komşular arasında halı çırpma ve gürültü meselesi yüzünden çıkan tartışmada karı koca çiftçi pompalı tüfek ve tabanca ile ateş açtıkları karşı taraftaki yaşlı karı koca çiftçi vurarak öldürdü. Olay, kent merkezi Örnekevler Mahallesi Fatih Gümüş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sevimgül Bodur ve eşi Cemil Bodur, halı çırpma ve gürültü meselesinden dolayı dün üst kat komşuları olan Erhan İ. ve Nursel İ., ile tartıştı. Bu sabah erken saatlerde de iki taraf arasında yine tartışma yaşandı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iddiaya göre, Erhan İ. Nurhan İ., komşuları Sevimgül Bodur (66) ve eşi Cemil Bodur’un (73) üzerine tabanca ve pompalı tüfekle ateş açtı. Açılan ateşte Bodur çiftçi ağır yaralandı. Yaralanan karı koca çift çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Sevimgül Bodur ve eşi Cemil Bodur hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılmadı. Yaşlı çifti vurup sonrasında KADES’e bastılar Olayın ardından Erhan İ. ve Nursel İ., akıllara zarar bir şey yaparak Kadın Destek Uygulaması’na (KADES) basarak yardım istediler. Bunun üzerine yaklaşık 4 dakika içerisinde bölgeye gelen polis ekipleri ise apartmana girdiklerinde karı koca çiftçi kanlar içinde buldu. Vurulan çift hastaneye kaldırılırken, Erhan İ. ve Nursel İ. polis tarafından gözaltına alındı. Yakalanan şahısların emniyetteki işlemleri devam ederken, olay sonrası savcılık tarafından çok yönlü soruşturma başlatıldı.
Ankara AFAD Başkanı Pehlivan: "Afet yönetimi konusunda görevli ekiplerin aynı bilinçle, azami hassasiyetle hareket etmesini çok önemsiyoruz" Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nda düzenlenecek, ’Engelli Bireylere Yönelik Afet Farkındalık Eğitim Modülü Geliştirme Çalıştayı’nın açılış oturumunda konuşan AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, "Afet yönetimi konusunda görev almış ve alacak bütün ekiplerin, paydaşların aynı bilinçle, azami hassasiyetle hareket etmesini çok önemsiyoruz" dedi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nda, 20-22 Nisan arasında düzenlenmesi planlanan, ’Engelli Bireylere Yönelik Afet Farkındalık Eğitim Modülü Geliştirme Çalıştayı’nın açılış oturumu gerçekleştirildi. Çalıştayda, engelli vatandaşların afet öncesi, sırası ve sonrasında karşılaşabilecekleri durumlara karşı doğru davranış biçimlerinin kazandırılmasının amaçlandığı belirtilirdi. Programda sürece uygun, erişilebilir, kapsayıcı ve uygulanabilir bir eğitim modülünün geliştirilmesinin de hedefler arasında yer aldığı ifade edildi. Açılış oturumunda konuşan AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, şu ifadelere yer verdi: "Burada geliştirilecek modüllerin sadece engelli bireylerin eğitilmesinin ötesinde, afetlerle mücadele ve afet yönetimi konusunda görev almış ve alacak bütün ekiplerin, paydaşların aynı bilinçle, azami hassasiyetle hareket etmesini çok önemsiyoruz. Sadece idari bir anlayışla değil, tek taraflı bir bakış açısıyla değil, bu konuda bugüne kadar çalışma ortaya koymuş, en önemlisi de engelli bireylerin kendisinden bu süreçleri dinleyip, tecrübelerinden faydalanıp onların ortaya koyduğu anlayış doğrultusunda da yeni politikalar geliştirmek istiyoruz. Var olan uygulamaları da daha da geliştirmek istiyoruz. Engelli bireylerimiz afetlerde çok daha fazla zorlukla karşılaşıyor. Gerek teorik olarak, gerekse uygulamada tespit edilen hususlar olarak, bir araya getirip bütünleştirdiğimizde inanıyorum ki daha uygulanabilir bir model ortaya koyacağız."
Çanakkale Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları lansmanı Çanakkale’de yapıldı Çanakkale etabıyla başlayacak olan Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları lansman toplantısı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşecek olan 7. Uluslararası Yat Yarışları’nın ilk etabı Çanakkale Kupası yarışları olacak. 200’den fazla sporcu, 23 Nisan’da İstanbul’da Dolmabahçe önünden start alacak yarışta zorlu mücadele verecek. Burada ilk 3’e giren ekipler Ulusal Egemenlik Kupası’nın sahibi olacak. Ancak ekipler İstanbul’dan yola çıktıktan 140 deniz mili süren bir rotada Çanakkale’ye doğru kıyasıya mücadele edecek. Çanakkale’ye ilk ulaşan ekipler ise Sahil Güvenlik Line Honours ödülüne hak kazanacak. 24 saatten uzun sürmesi beklenen yarışlarda tüm takımlar 24 Nisan’da Çanakkale’ye varmış olacak. Yarışlar, 25 Nisan’da Çanakkale Boğazı’nda devam edecek. Çanakkale Kordon’dan da izlenebilecek bu anlamlı yarış, 25 Nisan gecesi düzenlenecek ödül töreniyle taçlanacak. Lansman toplantısına Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve davetliler katıldı. Lansman toplantısında konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Şu ana kadar yapılan kayıtlara baktığımız zaman da gerçekten Çanakkale’ye olan teveccühün ilginin artığını görmek güzel. Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları’nın 7.’si düzenleniyor. Fakat Çanakkale etabı 2. defa düzenlenecek. 23 Nisan’da bayram günümüzde İstanbul’dan yola çıkacak olan yatlar 25 Nisan’da Çanakkale’de olacak. Buradaki yarışmanın sonunda da akşamında ödül törenini hep beraber yapacağız. Çanakkale Boğazı zaten çok güzel, çok özel bir boğaz. O teknelerle beraber de Çanakkale Boğazı bir bayram yerine dönüşüyor. Çok görsel bir şölen oluşuyor. Bu sadece bir yat yarışı, bir yarış değil. Aynı zamanda şehitlere olan vefanın göstergesi, bir saygı sürüşü hükmünde gerçekleşiyor. Dolayısıyla Çanakkale Kara Muharebeleri’nin başlangıcında bu etkinliği yapmak daha da anlamlı hale geldi" dedi.