KÜLTÜR SANAT - 06 Eylül 2024 Cuma 10:30

Sabun, zeytinyağı ve pekmez yapımının anlatıldığı müze büyük ilgi görüyor

A
A
A
Sabun, zeytinyağı ve pekmez yapımının anlatıldığı müze büyük ilgi görüyor

Evliya Çelebi’nin kayıtlarında öne çıkan ve restorasyon çalışmalarının ardından müzeye dönüştürülen tarihi handaki Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi’nde, zeytinin sabuna ve yağa, üzümün ise pekmeze dönüştürülmesi anlatılıyor.


Şahinbey ilçesi Tışlaki Mahallesi’nde yer alan 400 yıllık tarihi han, kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçerek müzeye dönüştürüldü. Gaziantep’te atıl durumda olan 4 asırlık tarihi hanın restore edilmesiyle turizme kazandırılan Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi olarak hizmet vermeye başladı. Pekmezci ailesinin Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağışladığı han, yaklaşık 1,5 yıl süren yenileme çalışmalarının ardından ziyaretçilere açıldı. Restorasyon sürecinde, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) ekipleri, handaki geleneksel kazanlar, fırınlar ve testileri titizlikle yenileyerek orijinaline uygun hale getirdi. Ayrıca, Gaziantep ve çevre köylerde yapılan araştırmalar sonucunda müze için gerekli malzemeler toplandı ve müzede kullanıldı.


Müze, zeytin ve üzümden sabun ve pekmez üretim süreçlerini detaylı bir şekilde sergilerken, müzeye gelen ziyaretçiler, bu ürünlerin nasıl üretildiğini görsel materyaller ve dijital sunumlar aracılığıyla öğrenmenin yanı sıra atölyelerde üretim sürecini deneyimleme şansı buluyor. Evliya Çelebi’nin önemli hanlar arasında saydığı tarihi yapı, Gaziantep’in sabun ve pekmez kültürünü yaşatarak gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.


Gaziantep, tarihi dokusunu geleceğe taşıyan yeni bir mekanla tanışırken, Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi olarak hizmet vermeye başlayan müze, açılır açılmaz ziyaretçilerden yoğun ilgi görmeye başladı.


Zeytin kırılması için kullanılan mengeneden, zeytinyağlarının tutulduğu kuyulara kadar zeytinin yağa yolculuğunda, "şerbet evi, tort, mahsere ve tekedene" adı verilen üzümün pekmez yapılma sürecinde kullanılan tüm eski ve geleneksel aletlerin sergilendiği müze, ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkarıyor.


Antep fıstığının yanı sıra zeytin, zeytinyağı ve üzüm üretiminde önemli bir yere sahip Gaziantep’te Kayna Sabun ve Pekmez Müzesine dönüştürülen tarihi handaki müze, açıldığı günden bu yana büyük ilgi görüyor.


Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi Müdürü Hazal Bostancıeri, müzenin amacının geçmişi yaşatmak ve geleneksel ürünlerin tanıtımını yapmak olduğunu belirtti.


Bostancıeri, müzenin tarihi nesneleri ve üretim aşamalarını doğru bir şekilde sergilemek için büyük bir emek harcadıklarını ifade ederek, Gaziantep’in kültürel zenginlikleri arasında yer alan müzenin, kentin turizm potansiyelini artıracağına da dikkat çekti.


Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi’nin restoranıyla ödül alan tarihi bir mekan olduğunu bildiren Bostancıeri, “Bu han eskiden de sabunhane olarak kullanılmıştır. Sabunhane izlerini zaten tarihi hana girdiğinizde halen restore edilmemiş orijinal olarak duran taş kazandan da anlayabiliyorsunuz. Yine zeytinyağının dinlendirildiği alanlardan da anlayabiliyorsunuz. Bu mekan iki geleneksel ürünü buluşturduğumuz bir mekan. Artık fabrikasyona yenik düşmüş, orijinalini çok bulamadığımız bu iki ürünü atölyelerde yerel ziyaretçilerimizle birlikte deneyimleyip, yaptığımız ve anlattığımız bir müzedir” dedi.


Eskiden de sabun ve pekmez yapımında kullanılan tarihi handa bulunan büyük kazanların, fırın ve testilerin bulunduğu bölümlerin Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu tarafından tek tek ortaya çıkarıldığını ve aslına uygun hale getirildiğini belirten Bostancıeri, “Zeytinin toplanması, yağ yapımından sabun oluşumuna, üzümün bağlardan toplanıp pekmez ve diğer şire ürünlerinin yapılışına kadar tüm aşamalarının anlatıldığı müzemizde, görsel malzemeler ve dijital sunumlarla da Gaziantep’in mutfağında önemli bir yeri olan yöresel lezzetlerimizin de yapılışı aktarılıyor. Ar-Ge çalışmaları yakın zamanda bitti. Müzemizin kapılarını açalı çok olmadı. Ar-Ge çalışmaları sırasında da geleneksel üretimin unutulduğunu fark etmiş olduk. Çünkü hiç genç usta ve çırak göremedik. İnsanlar artık bu ürünlere çok rağbet olmadığını söylüyorlar. Ar-Ge çalışmalarımız sırasında Gaziantep’in ve civardaki illerin köylerini gezdik. Bu iki ürününün geleneksel olarak nasıl yapıldığını ama artık çok daha rağbet olmadığı için yavaş yavaş insanların üretimden elini ayağını çektiğini gördük” diye konuştu.


Pekmez, zeytinyağı ve sabunun yapımında kullanılan ve aileler tarafından bağışlanan malzemelerin de müzede kullanıldığını bildiren Bostancıeri, malzemelerin arasında yüzyıllık eşyaların da olduğunu ifade etti.


Müzenin pazartesi gününün dışındaki diğer günlerde açık olduğunu ve 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebildiğini belirten Bostancıeri, herkesi müzeye davet etti.



Sabun, zeytinyağı ve pekmez yapımının anlatıldığı müze büyük ilgi görüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Ekrem Hayyam Dağ: "Beşiktaşlı oyuncular bile şaşırdı bu gol nasıl iptal olur diye" Çaykur Rizespor Yardımcı Antrenörü Ekrem Hayyam Dağ, Beşiktaş maçının ardından, "Beşiktaşlı oyuncuların yüzüne baksanız bile onlar bile şaşırdı yani bu gol nasıl iptal olur diye" dedi. Tredyol Süper Lig’in son haftasında Çaykur Rizespor, sahasında Beşiktaş ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısına teknik direktör Recep Uçar’ın kırmızı kart görerek cezalı duruma düşmesinin ardından yardımcısı Ekrem Hayyam Dağ katıldı. Çaykur Rizespor’un 90+2’de Halil İbrahim Dervişoğlu ile bulduğu ancak ofsayt gerekçesiyle iptal edilen gole çok şaşırdıklarını idile getiren Dağ, "Sezonun son maçını oynadık. En önemlisi kazasız belasız yani sakat vermeden iyi bir maç oldu. Onu düşünüyorum. Hedefimizde burada evimizde mutlaka kazanmamız arzumuz zaten vardı, gözüküyordu. Birinci devre zaten özellikle çok iştahlı bir takımımız vardı. Kazanmaya ve taraftarımızı mutlu etmeye, evimizde 5’te 5 galibiyetle 6.’yı kovalıyorduk. Maalesef o olamadı ama 90. dakikada attığımız golün iptali, ona harbiden yani ben şaşırdım. Hakem nasıl iptal etti o golü? Yani Beşiktaşlı oyuncuların yüzüne baksanız bile onlar bile şaşırdı yani bu gol nasıl iptal olur diye. Yani gerçekten çocuklar bugün emeğinin karşılığını alamadı diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Kırmızı kartlık bir itiraz değildi" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar’ın yediği kırmızı kartın kendilerini çok üzdüğünü ifade eden Dağ, "Birinci devre zaten başlangıçtan beri çok iştahlı, önde baskılı, istediğimiz plan aslında ortaya çıktı. Pozisyonları yakaladık üst üste. Ali Sowe’un 4-5 tane pozisyonu var. Daha erken maçı koparabilirdik. 30’dan sonra özellikle de biraz daha fazla git gel oldu. Çok pozisyona girdik, geçiş fırsatları vardı ama geri dönüşümüz olmadığı için de fırsatları rakibe verdik. İkinci devreye de geçince tabii ki biraz daha riskli hamleler geldi Beşiktaş tarafından. Onları da tebrik ediyorum, iyi mücadele ettiler. Maçı çevirmeye yakınlardı, pozisyon ürettiler onlar da. Gol iptali bizi bozdu ama bizi daha çok üzen hocamızın kırmızı kart görmesi. İnanılmaz. Ali Sowe’un orada belki birinci devreden 4, 5, 6 tane ona yapılan faul var ama hiçbirisi verilmedi. Hocanın yediği kırmızı kartta da yan hakem müdahale ediyor ’faul var’ diye ki faulle alakası yok. Orada müdahale etmemesi gerekiyor böyle düşünüyorum. Hoca orada tabii ki maçı yaşadığı için biraz itiraz etti ama o itiraz kırmızı kartlık bir itiraz değildi. Ona üzülüyoruz" dedi.
Amasya Üniversitelilerden ‘Melek Filo’ ile nefes kesen tatbikat Amasya’da düzenlenen UMKE tatbikatında paramedik eğitimi alan üniversite öğrencileri, felaketlerde hayatlar kurtaran ‘Melek Filo’ bünyesindeki askeri helikoptere sedyede hasta taşıyıp zamanla yarıştı. 4 ilden ekiplerin yer aldığı tatbikat nefes kesti. Amasya, Samsun, Çorum ve Ordu’dan toplam 240 sağlık personelinin görev aldığı 5. bölge illeri Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatına Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan 20 öğrenci de katıldı. 2 yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından bir ay sonra mezun olacak öğrenciler, Türk Hava Kuvvetleri’nin hayat kurtaran kanatları ‘Melek Filo’ ile işbirliği yaptı. Kanatların çıkardığı hava akımına karşı Merzifon 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde zorlu şartlarda hayatlar kurtarmak için 7 gün 24 saat görev yapan filoya bağlı askeri helikopter havalanarak senaryo gereği acil çağrı bildirilen alana iniş yaptı. Helikopterin kanatlarının çıkardığı hava akımına karşı hareket eden öğrenciler ve UMKE ekipleri zamanla yarışıp deneyim kazandı. "Helikoptere yaklaşmak bambaşka heyecandı" Amasya İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde gerçekleşen tatbikatı değerlendiren öğrencilerden İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sıla Naz İstifoğlu, "Helikoptere yaklaşmak bile bizim için bambaşka heyecandı" dedi. "Melek Filo hayatlar kurtarıyor" Batı Karadeniz’de 2021 yılında yaşanan sel felaketi ve 6 Şubat 2023’teki asrın felaketi depremlerde tahliye çalışmalarında aktif görev alan ‘Melek Filo’ ekibiyle aynı tatbikatta yer almanın heyecanını yaşadıklarını değinen Alya Doğan da, "Melek Filo hayatlar kurtarıyor. Tatbikat için çağırsalar koşa koşa giderim" diye konuştu. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev alacak teknik personellerin yetiştiği okullarından mezun olduktan sonra sağlık ordusuna katılmayı hedeflediklerine değinen Tuğba Akça ise, "Bizde mezun olup atanınca onlarla beraber hayat kurtarmayı, insanların en zor anında yanlarında olmayı çok isteriz" şeklinde konuştu.
Antalya Antalya’da yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Antalya’da yabancı uyruklu bir şahıs mahalledeki esnafın beslediği kediyi ayağıyla ezip ardından bir köpeği tekmeledi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine şahıs gözaltına alınırken sokak hayvanlarına yapılan eziyet tepki çekti. 10 Mayıs tarihinde Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak’ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi. Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.’nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.’nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî’ne teslim edildiği bildirildi. "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye’de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi. "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah’ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.