EĞİTİM - 15 Mart 2026 Pazar 12:46

SANKO Üniversitesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı programı düzenlendi

A
A
A
SANKO Üniversitesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı programı düzenlendi

SANKO Üniversitesinde "14 Mart Tıp Bayramı" dolayısıyla "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" konulu program düzenlendi.


SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, yaptığı konuşmada tıp mesleğinin ekip çalışmasına dayanan bir alan olduğuna dikkat çekerek, "Dünyanın en iyi hekimi de olsanız, ekibiniz görevini en iyi şekilde yerine getiremiyorsa başarılı olmanız mümkün değildir. Tıp, bireysel başarıdan çok ekip uyumu ve ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülen bir meslektir" dedi.


Modern tıbbın temellerinin savaş dönemlerinde atıldığını hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, askeri gerekliliklerle başlayan gelişmelerin zamanla ortaya çıkan salgın hastalıklardan dolayı sivil sağlık hizmetlerine de yansıdığını ifade etti.


Prof. Dr. Dağlı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye Cumhuriyeti’nin muhtemel bir savaş ihtimaline karşı bazı önlemler aldığını hatırlatarak, Topkapı Sarayı’nda bulunan Cumhuriyetin önemli değerlerinin güvenlik amacıyla önce Ankara’daki Kara Kuvvetleri Komutanlığı binasına, daha sonra ise Gülhane binasına taşındığını söyledi.


Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına vurgu yapan Prof. Dr. Dağlı,"Çok büyük bir amaca hizmet ederek mesleğini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca üniversitemizde edindikleri bilgi, birikim ve donanımla mesleklerini aynı özveriyle icra edeceklerine inandığım kıymetli öğrencilerimizin de bu anlamlı gününü tebrik ediyor; sağlıkla, başarıyla ve sevinçle kutlayacağımız nice bayramlar diliyorum" dedi.


Programın açış konuşmasını yapan SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, "Hekimlik, insan odaklı bir bilim olmasının yanında insanlığa adanmış bir sanattır; mesleğimiz penceresinden bakınca bugün insanlığın zarar gördüğü gelişmeleri endişe ve üzüntü ile izliyoruz" ifadelerini kullandı.


Ülkemizde hekimlik mesleğinin 100 yılı aşkın süredir kendine ait bir bayrama sahip olmasının büyük bir anlam taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Akkın, bu özel günün sağlık çalışanlarının emeğini, özverisini ve topluma sunduğu katkıları hatırlatması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, hekimlik mesleğinin değerinin ne yazık ki çoğu zaman felaket dönemlerinde daha iyi anlaşıldığına dikkat çekti.


Olağanüstü durumların ve felaketlerin beraberinde getirdiği sağlık sorunlarına da değinen Prof. Dr. Akkın, insan hayatını korumak ve toplum sağlığını geliştirmek için büyük bir sorumluluk üstlenen hekimlerin temel amacının, şiddet ve savaşların yol açtığı sağlık sorunları yerine hastalıkları ortaya çıkaran biyolojik yapıyı ve fizyolojik işleyişi bozan etkenlerle mücadele etmek ve koruyucu hekimliği güçlendirmek olduğunu vurguladı.


Meslektaşlarının ve öğrencilerinin Tıp Bayramı’nı kutlayan Prof. Dr. Akkın, sözlerini "barış ortamlarında kutlayacağımız nice 14 Martlarda buluşmak üzere hepinize başarı ve kolaylıklar dilerim" diyerek tamamladı.


SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin A. Sırmalı ise "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" başlıklı sunumunda Osmanlı Cihan Devleti’nin modern tıbba geçiş sürecini anlattı.


Prof. Dr. Sırmalı, konuşmasına, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta yer alan şu sözlerini okuyarak başladı: "1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye: Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumi’de mağlup olmuş; Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütareke imzalanmış. Büyük Harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde"


Ardından, 14 Mart 1827’de açılan ilk çağdaş tıp okulu Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne ile ilgili olarak Prof. Dr. Nusret Fişek’in şu sözlerine dikkat çekerek, "Bugünü bir okulun kuruluş günü olarak değil, çağdaşlaşma tutkumuzun gerçekleşmesi için atılan bir adım olarak kutluyoruz" şeklinde konuştu.


Sultan II. Mahmut’un ileri görüşlü ve mantıklı kararlar veren bir padişah olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, "Osmanlı ordusu artık yenilgiler almaya başlamıştı. Cephelerde savaşan askerler, ordular ve halk perişan durumdaydı. Bunun üzerine Sultan II. Mahmut, çağdaş bir tıp hizmeti verilmesi gerektiğine ve bu hizmeti sağlayabilecek, çağdaş eğitim almış hekimlere ihtiyaç olduğuna karar verdi. Bu doğrultuda hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’ye (1774-1834) talimat verdi. Böylece çağdaş anlamda ilk tıp okulu olan Tıphane-i Âmire ve Cerrahhane-i Âmire, 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağı’nda kuruldu. Bu dönem, Osmanlı tıp eğitiminin modernleşme sürecinin en kritik aşamalarından biridir. Daha sonra kurulan Demirkapı Askerî Kışlası (1866-1903), modern tıp eğitiminin kurumsallaştığı yer hâline geldi. Türkiye’nin ilk modern radyologlarının, patologlarının, cerrahlarının ve kadın-doğum uzmanlarının yetiştiği bu kurum; Osmanlı modernleşmesinin tıp alanındaki en somut mekânlarından biri oldu. Aynı zamanda Tıbbiyeli geleneğinin (siyasi bilinç ve bilimsel modernleşme) doğduğu merkez olarak Türk tıp tarihinin hafızasında önemli bir yer edindi. Bu kurum, Gülhane Askerî Tıp Akademisi ve Haydarpaşa Tıbbiyesi gibi kurumlara giden yolun da öncüsü oldu" dedi.


3 Şubat 1919’da İngiliz birliklerinin karargâh yapmak amacıyla Haydarpaşa’da bulunan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye el koyduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, günümüze kadar uzanan süreç hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Ayrıca 3 Ocak 1953 tarihinde 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun kabul edildiğini belirtti.


SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlenen ve sunuculuğunu Tıp Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Hüseyin Hatımoğulları’nın yaptığı programa; SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.



SANKO Üniversitesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı programı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bolat’tan Dünya Tüketici Hakları Günü mesajı Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü’nü kutladığı bir mesaj yayımladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü sebebiyle yayımladığı kutlama mesajında 86 milyon vatandaşın haklarını korumak, adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir piyasa düzenini güçlendirmek amacıyla Türkiye’nin dört bir yanında çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Bu anlayışla; piyasa dengesini bozan her türlü girişime, fırsatçılığa, stokçuluğa, fahiş fiyat artışına, haksız ticari uygulamalara ve tüketicilerimizi aldatan davranışlara karşı kanuni ve idari müeyyidelerimizi tavizsiz şekilde uyguluyoruz. Tüketicilerimizi koruma görevimizi; İç Ticaret Genel Müdürlüğümüz, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğümüz, 81 ildeki İl Ticaret Müdürlüklerimiz ve devletimizin Rekabet Kurumu ile güçlü bir koordinasyon içerisinde yürütüyoruz. 81 vilayetimizde, başta İl Ticaret Müdürlüklerimizin denetim ekiplerince yaptığımız yoğun denetimlerimiz neticesinde 1 Ocak - 31 Aralık 2025 döneminde 577 bin 771 firmada denetim gerçekleştirdik. 41,3 milyon ürünü inceleyerek piyasa gözetim faaliyetleri yürüttük. Fahiş fiyat, haksız ticaret ve mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle 2 milyar 658 milyon lira idari para cezası uyguladık. Rekabet Kurumumuz tarafından yapılan soruşturmalar sonucunda 227 firmaya toplam 13,2 milyar lira idari para cezası verilmiştir. Tüketici hakem heyetlerine 2025 yılında 907 bin 515 başvuru yapılmış olup, 12,4 milyar lira tutarında 849 bin 143 uyuşmazlık karara bağlanmıştır. Başvuruların yüzde 72’si e-Devlet üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmiştir. 2026 yılı şubat ayı sonu itibarıyla ise 163 bin 66 başvuru yapılmış olup 2.8 milyar lira tutarında 151 bin 292 uyuşmazlık tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Başvuruların yüzde 77’si e-Devlet üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmiştir. Tüketicilerimizin karşılaştıkları sorunlara çözüm yolları sunulduğu 7 gün 24 saat çalışma esası ile günde ortalama bin kişiye hizmet veren Alo 175 Tüketici Danışma Hattı ile 2025 yılında 471 bin 393 çağrı yanıtlanmıştır. 2026 yılı şubat ayı sonu itibarıyla ise 70 bin 931 çağrı yanıtlanmıştır. 2026 yılında da denetimlerimizi aynı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda 2026 yılının ilk iki ayında yaklaşık 85 bin firma ve 9,3 milyon ürün denetlenmiş, mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle toplam 631 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır. Ayrıca Ramazan ayı ile şubat ve mart ayları içerisinde de ülke genelinde denetimlerimizi büyük bir titizlik ve yoğunlukla sürdürmeye devam ediyoruz. Diğer taraftan, tüketicilerimizin haklarını güçlendirmek amacıyla mevzuatımızı sürekli geliştiriyor ve şu temel alanlarda önemli adımlar atıyoruz; ayıplı mal ve hizmetlere karşı tüketicinin korunması, güvenli ve yasal standartlara uygun ürün üretimi ve satışı, mesafeli satışlarda ve sözleşmelerde cayma hakkının etkin şekilde kullanılması, tüketicilerimizin satın aldıkları ürün ve hizmetler hakkında eksiksiz ve doğru bilgiye erişmesi. Bunun yanında, 81 ilimizde faaliyet gösteren Tüketici Hakem Heyetlerimiz aracılığıyla vatandaşlarımızdan gelen başvuruları hızlı, kolay ve ücretsiz şekilde çözüme kavuşturuyoruz." "15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü’nü kutluyorum" Ayrıca, ALO 175 Tüketici Danışma Hattı, CİMER başvuruları ve dijital başvuru mekanizmaları sayesinde vatandaşların her an Ticaret Bakanlığına ulaşabilmesini sağladıklarını vurgulayan Bolat, "Ticaret Bakanlığı olarak; tüketiciden yana, adil ticaretten yana ve güçlü piyasa düzeninden yana duruşumuzu aynı kararlılıkla sürdürecek, ekiplerimizle birlikte vatandaşlarımızın haklarını korumak için 7 gün 24 saat esasıyla çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü’nü kutluyor, bilinçli tüketimin güçlü bir ekonominin temel dayanaklarından biri olduğunu bir kez daha vurguluyorum" ifadelerini kullandı.
Samsun Bayram trafiğinde Samsun’da sıkı denetim başladı Ramazan Bayramı tatili ve öğrencilerin ara tatile girmesi nedeniyle Samsun’da artması beklenen trafik yoğunluğuna karşı polis ekipleri denetimlerini artırdı. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından bayram süresince trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik şehir genelinde kapsamlı uygulamalar başlatıldı. Bayram tatilinin yanı sıra öğrencilerin ara tatile girmesiyle özellikle şehirlerarası yollarda yoğunluk yaşanabileceği değerlendirilerek denetimlerin sıklaştırıldığı belirtildi. Gerçekleştirilen uygulamalar kapsamında yolcu taşımacılığı yapan araçlar ile yol güzergâhlarında bulunan tesislerde denetimler yapılıyor. Trafik ekipleri araçlara binerek yolculara emniyet kemeri kullanımının önemi hakkında bilgilendirme yaparken, kemer takmaları yönünde uyarılarda bulunuyor. Yetkililer, bayram süresince trafik kontrollerinin diğer dönemlere göre daha da artırılacağını, özellikle hız ihlalleri ve emniyet kemeri kullanımına yönelik denetimlerin yoğunlaştırılacağını bildirdi. Bayram tatili boyunca sürdürülecek uygulamalarla hem şehir içi hem de şehirlerarası güzergâhlarda trafik güvenliğinin en üst seviyede tutulmasının hedeflendiği ifade edilirken, sürücülere hız sınırlarına uymaları, emniyet kemeri kullanmaları ve trafik kurallarına hassasiyet göstermeleri çağrısında bulunuldu. Vatandaşların bayramı huzur ve güven içinde geçirebilmesi için denetimlerin aralıksız devam edeceği belirtildi.