EKONOMİ - 20 Ekim 2025 Pazartesi 18:32

Suriyelilerin gitmesi de kiraları düşürmedi

A
A
A

Esad rejiminin sona ermesiyle birlikte Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönmeye devam ettiği Gaziantep’te boş ev sayısı artmasına rağmen kira fiyatları düşmedi.

Suriye’de iç savaşın başlamasının ardından Türkiye’ye sığınan, yoğun olarak sınır illeri olan Gaziantep, Kilis, Hatay, Şanlıurfa ve Mardin’in yanı sıra İstanbul ile diğer illere yerleşen sığınmacılar, Suriye’deki rejim değişikliği sonrası ülkelerine dönmeye devam ediyor. TÜİK verilerine göre, İstanbul’dan sonra en çok Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan Gaziantep’te yaşayan Suriyelilerin ülkelerine dönmesiyle, kiralık ev sorununun yaşandığı kentte boş daire sayısı çoğaldı. Suriyelilerin ardından kira fiyatlarının düşmesinin beklendiği Gaziantep’te kiralık ev fiyatlarında düşüş olmaması ve fiyatların daha da artması dikkat çekiyor. Birçok vatandaş, boşalan evler sayesinde kiraların düşmesini umut ederken Gaziantep’te kira fiyatları geçen yıla göre yaklaşık yüzde 50 oranında arttı.

Özellikle kenar mahallelerde kiralık evlerin arttığı kentte kira fiyatlarının daha da artmasına bir anlam veremeyen vatandaşlar, "Evler boşalıyor ama fiyatlar düşmüyor" diyerek tepkilerini dile getiriyor.

Suriyelilerin ülkelerine geri dönmesi beklentisinin gayrimenkul piyasasında özellikle de kiralık evlerde fiyat düşüşü beklentisini gündeme getirdiğini ifade eden emlakçılar, kira fiyatlarındaki artışın nedenini artan maliyetlerin yanı sıra müstakil sobalı evler yerine doğalgazlı evlere olan talepten kaynakladığını söyledi.

Suriyelilerin geri dönüşünün kira fiyatlarında düşüşe veya sabit kalmaya neden olmadığını ifade eden emlakçı Mehmet Çil, "Dairelere talep çoğaldı. Bundan dolayı geçen yıllara baktığımızda 10 veya 12 bin liralık olan bir kiralık daire ortalama 15-20 bin lira oldu. Bunun sebebi dairelere talep azalmadığı gibi tam tersine arttı. Yaşlılarımız müstakil evlere inip çıkamadıkları için müstakil evleri tercih etmiyorlar. Daireleri tercih ediyorlar. Daireleri tercih ettiklerinden dolayı kiralarda artış oluyor. Suriyelilerin geri dönmesi bir süre kira artışlarının biraz önüne geçti. Küçük artışlar halinde zam oldu. Fakat şu an bu durum değişti. Yeni evli çiftlerimiz genelde hepsi daire talep ettikleri için kiralarda artış var. Dairelerin biraz yükselmesinin sebebi maliyetlerin yüksek olması. Geçen sene 2 buçuk milyon TL olan bir dairemiz bu sene ortalama 3 buçuk milyonu buldu. Suriyelilerin gitmesinden dolayı piyasada biraz sakinlik oluştu. Daire fiyatları daha fazla yükselmez. Kira artışları da olmaz. Bir süre bu şekilde devam eder. İleriki dönemde dairelere talep olursa bir tık yükselmeler olabilir. Ama şu an bir süre bu şekilde kiralar sabit kalır" dedi.

Kira fiyatlarında beklenen düşüşün olmadığını belirten Abdullah Kılıç ise "Suriyelilerin ülkelerine gitmesiyle vatandaş da ev kiraların düşmesi beklentisi oluştu ama bu beklenti karşılanmadı. Gittikçe daha çok artmaya başladı. Gaziantep bir metropol olduğu için her geçen gün bizim çevre illerden buraya göç oluyor. Bu nedenden dolayı konut sorunu var. Konut sorunundan dolayı her geçen gün kira artışı oluyor. Bir düşüş yok. Her ne kadar Suriyeliler gitmiş olsa da sonuçta göç geldiğinden dolayı kiralar bir türlü düşmüyor. Kira fiyatlarında herhangi bir değişiklik olmadığı gibi tam tersine yükselmeler oldu. İnsanlar, artık müstakil evleri istemiyor. Yeni evli çiftler doğalgazlı eve geçmek istiyor. Yaşlı insanlar da doğalgazlı eve geçmek istiyor. Müstakil evler boş olmasına rağmen fiyatlarda herhangi bir düşüş olmadı. Aksine dairelerde daha da yükselme oldu. Geçtiğimiz yıllarda 2+1 evler 12 bin TL civarı iken bu sene 14-15 bin TL civarı oldu. 3+1 evler geçen sene 15 bin TL civarı iken şu an 18-19 bin TL oldu" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.