GÜNDEM - 01 Ekim 2025 Çarşamba 11:06

Suriyelilerin ülkelerine dönmesi ayakkabı sektöründe eleman sıkıntısına neden oldu

A
A
A
Suriyelilerin ülkelerine dönmesi ayakkabı sektöründe eleman sıkıntısına neden oldu

Suriyelilerin ülkelerine dönmeye başlaması, sanayi şehri Gaziantep’te başta ayakkabı ve tekstil olmak üzere birçok sektörde eleman açığına yol açtı.


Suriye’deki iç savaştan kaçarak geldikleri Türkiye’de farklı şehirlere yerleşen ve çeşitli sektörlerde çalışan sığınmacılar, 61 yıllık Esad rejiminin yıkılmasıyla ülkelerine dönmeye başlamıştı. 500 bini aşkın Suriyelinin bulunduğu Gaziantep’te de başta ayakkabı, tekstil ve oto sanayii olmak üzere çeşitli sektörlerde çalışan Suriyelilerin ülkelerine dönmesiyle birlikte eleman problemi baş gösterdi. Özellikle emek yoğun sektörlerde nitelikli ve yetişmiş eleman bulunamıyor. Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden olan Gaziantep’te dünyanın birçok ülkesine yılda 10 milyar doları aşkın ihracat gerçekleştiren 5 Organize Sanayi Bölgesi’ndeki ayakkabı firmaları, son yıllarda yaşanan ara eleman sıkıntısının Suriyelilerin ülkelerine dönmesiyle daha da arttığına dikkat çekti. İstanbul’dan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci ayakkabı üretim merkezi olan Gaziantep’te, Suriyelilerin yoğun olarak çalıştığı sektörlerden biri olan ve kalifiye eleman sıkıntısı yaşanan sektörde işçi açığı oluştu.



"Suriyelilerin en çok ayakkabı sektöründe çalışıyordu"


Gaziantep Ayakkabıcılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Emin İnce, 80 bin kişinin çalıştığı ayakkabı ve terlik sektöründe yıllardır var olan eleman sıkıntısının Suriyelilerin ülkelerine dönmeye başlamasıyla arttığını söyledi. Ayakkabı sektöründe yaklaşık 10 bin Suriyeli sığınmacının istihdam edildiğini bildiren İnce, "Suriyeliler normalleşme ile birlikte ülkelerine dönmeye başladılar. Gaziantep’te yaşayan Suriyeliler en çok ayakkabı ve terlik sektöründe çalışıyordu. Suriyelilerin en çok çalıştığı sektörler arasında ayakkabı sektörü yer alıyordu. Fakat bu geri dönüşler başladıktan sonra iş gücünde olumsuz yönde bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldık. Suriyeli işçilerimiz ülkelerine dönmeye başladılar. Bu da ciddi oranda sektörde istihdam kaybına neden oldu. Gidişlerin ana sebeplerinden bir tanesi de yaşanan ekonomik sıkıntılar. Yurt dışında ayakkabı terlik sektörü olarak fiyat tutturmakta bu süre içerisinde zorluk çekmekteyiz. Ümit ediyorum ki kalan süre içerisinde bir kısım ayakkabı ve terlik imalatçımızı Uzak Doğu pazarıyla, bir kısmını da Avrupa pazarıyla rekabet edebilir hale getiririz. Bunun için de oda olarak birtakım çalıştaylar düzenleyeceğiz" dedi.


Ayakkabı sektörünün Gaziantep’teki üç büyük sektörden birisi olduğunu anlatan İnce, kentte bin 200 ayakkabı imalatçısı, 400 terlik imalatçısı, 200 yan sanayici ve bin 575 tanesi de perakende sektöründe faaliyet gösteren 3 binin üzerinde işletme olduğunu söyledi.



"Çobanbey’de ayakkabı sitesi kuruldu"


Türkiye’nin ayakkabı ihracatının yüzde 27’sini karşıladıklarını belirten İnce, "Gaziantep genç, dinamik bir altyapıya sahip, güçlü bir lokasyonda, eli çok kuvvetli bir şekilde ayakkabı sektörü Gaziantep’in en büyük üç sektöründen bir tanesidir. Anadolu’nun da en büyük üreticisi olma yolunda emin adımlarla varlığını sürdürmek zorunda. Suriyeli imalatçılarımız ayakta durmakta zorluk çektikleri için devletimiz tarafından Türkiye sınırının sıfır noktasında Çobanbey’de ayakkabı sitesi kuruldu" şeklinde konuştu.



"Gaziantep’ten 70 bin Suriyeli ülkesine döndü"


Gaziantep’in üretim gücünü kaybetmesini istemediklerini belirten İnce, "Bundan sonraki süreçte de Gaziantep’in üretim üssü olarak devam etmesini istiyoruz. Göç İdaresi’nin kayıtlarına göre Gaziantep’te bulunan geçici koruma altındaki kardeşlerimizin 7 bin 500 tanesi ayakkabı sektöründe usta ve kalfa olduğunu ifade etmişti. Suriyeli sığınmacıların hemen hemen büyük bir çoğunluğu bizim sektörde çalışıyordu. Gidişlere baktığımız zaman devletimizin açıkladığı rakamlara göre, Gaziantep’ten yaklaşık 70 bine yakın kişi Suriye’ye dönmüş. İŞKUR rakamlarına baktığımız zaman resmi rakamlara göre, yüzde 14’lük bir iş gücü kaybımız söz konusu. Ama biz sahada dolaştığımız zaman çoğu işletmede büyük bir oranda iş gücü kaybıyla karşı karşıyayız" şeklinde konuştu.



"Suriyeliler dönmeye başladı, eleman sıkıntısı çoğaldı"


Ayakkabı sektörünün kalifiye eleman sıkıntısı nedeniyle büyük sıkıntı yaşadığını ifade eden ayakkabı ustası Murat Arar da, "8 yaşından beri bu meslekteyim ve 50 yıldır bu meslekte çalışıyorum. Şu anda 60 yaşındayım. Mesleğe gelen yok, çocuğunu mesleğe gönderen yok. Suriyeliler dönmeye başladı, eleman sıkıntısı çoğaldı" ifadelerini kullandı.



"Suriyeli arkadaşlarımız ülkelerine dönmeye başladı"


Suriyeli ayakkabı ustası Eyüp İbrahim ise birçok Suriyelinin ülkeye döndüğünü ve kısa bir süre sonra kendisinin de ülkesine döneceğini belirterek, "Halep’te ayakkabıcıda çalıştık, Gaziantep’te de ayakkabıcı olarak çalışıyoruz. Suriyeli arkadaşlarımız ülkelerine dönmeye başladı, inşallah biz de yakında döneriz. 14 sene oldu hemen hemen buradayız. Türk Devleti’ne, halkına teşekkür ediyoruz" dedi.



Suriyelilerin ülkelerine dönmesi ayakkabı sektöründe eleman sıkıntısına neden oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Vali Canbolat: "Kadim değerlerimizi daima yüceltmeye devam edeceğiz" 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü kutlayan Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Bir yandan cumhuriyetimizi istikbale, dünya milletleri arasında hak ettiği yere taşımak için mücadele verirken, diğer yandan bizi millet yapan kadim değerlerimizi daima canlı tutmaya ve yüceltmeye devam edeceğiz" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Canbolat mesajında, "Çanakkale Zaferi, milletimizin sarsılmaz iradesinin, inancının, azminin, bağımsızlık mücadelesinin, kahramanlık ve fedakarlığının en güçlü nişanesi, Türk Milletinin asla esaret altına alınamayacağının da ilanıdır. 111. yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu tarihi günde vatanı için hiç düşünmeden canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle Çanakkale ’bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize ebedi vatan yapan’ zaferin adıdır. Bu büyük zafer, milletimizin özgürlüğüne olan sarsılmaz bağlılığını tüm dünyaya göstermiş, Kurtuluş Savaşı’nın da meşalesini yakmıştır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen kahramanlarımız, imkansızlıklar içinde canları pahasına vatan topraklarını savunarak ’Çanakkale Geçilmez’ sözünü tarihe nakşetmişlerdir. Bu eşsiz mücadele, yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve vatan sevgisi etrafında nasıl kenetlendiğinin de en açık göstergesidir. Çanakkale’de yazılan bu destan, nesilden nesile aktarılan bir bilinç ve sorumluluk mirası olarak bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. Bilinmelidir ki, geçmişten aldığımız ilhamla, milletçe, şehitlerimizin bize bıraktığı mukaddes emanetin sorumluluğunun idraki olarak, her geçen gün aynı şuur ve inançla daha da yükseklere taşıma kararlılığını göstereceğiz. Bir yandan cumhuriyetimizi istikbale, dünya milletleri arasında hak ettiği yere taşımak için mücadele verirken, diğer yandan bizi millet yapan kadim değerlerimizi daima canlı tutmaya ve yüceltmeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milletimize bu eşsiz zaferin gururunu yaşatan, vatanımız, bağımsızlığımız, milli birlik ve bütünlüğümüz uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum" ifadeleri yer aldı.
İstanbul 10 Adımda bayramı enerjik geçirin Ramazan ayı boyunca uzun süreli açlıklarla geçen günlerin ardından bayram, sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, tatlıların ve yemeklerin keyfini çıkardığımız özel bir dönem. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar sindirim sistemini zorlayabilir. Medicana Sağlık Grubu’ndan Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı sağlıklı geçirmek için 10 altın öneri paylaşıyor. Bayram, sevdiklerimizle bir araya gelmenin, tatlı ve özel yemeklerin keyfini çıkarmanın en güzel zamanı. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar, mideyi ve metabolizmayı zorlayabilir; hazımsızlık, halsizlik ve kan şekeri dalgalanmaları gibi sorunlara yol açabilir. Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı hem keyifli hem sağlıklı geçirmek için küçük porsiyonlarla sık sık beslenmenin, proteinden zengin kahvaltılarla güne başlamanın, sıvı alımını artırmanın, tatlı ve atıştırmalıkları bilinçli tüketmenin ve günlük hareketi ihmal etmemenin önemine değinerek, 10 adımda sağlık bayram önerilerini sıraladı: Azar azar, sık sık beslenin Bayramda tek seferde çok yemek yerine, gün içinde küçük porsiyonlarla beslenin. Mideniz uzun süreli açlıktan sonra büyük öğünlere alışık değildir; aşırı yemek hazımsızlık, mide ağrısı ve halsizliğe sebep olabilir. Besinleri iyice çiğneyin Yemekleri yavaş ve dikkatlice çiğnemek hem midenizi yormaz hem de tokluk hissinizi artırır. Hızlı yemek gaz, şişkinlik ve sindirim problemlerine yol açabilir. Kahvaltıyı atlamayın, proteinle başlayın Güne proteinden zengin bir kahvaltıyla başlamak enerjinizi yükseltir ve tokluk süresini uzatır. Örneğin; yumurtalı, bol sebzeli omlet, menemen veya yoğurtlu meyve gibi seçenekler hem doyurur hem de tatlı isteğinizi azaltır. Öğünleri atlamayın Düzensiz öğünler, kan şekerinizin ani düşüp yükselmesine yol açar. Bayram boyunca öğünlerinizi mümkün olduğunca ev yemekleriyle ve zamanında yapmaya özen gösterin. Su ve sıvı tüketimini artırın Ramazan süresince sıvı alımı azalmış olabilir. Günde 2-2,5 litre su içmeyi hedefleyin. Ayrıca ayran, şekersiz komposto, ev yapımı limonata, ıhlamur ve yeşil çay gibi doğal içecekler de iyi birer seçenek. Gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durun. Tansiyon ve şeker hastaları ile yaşlı bireyler fazla çay ve kahveden kaçınmalıdır. Tatlıyı bilinçli tüketin Bayram tatlıları cazip olsa da ölçüyü kaçırmayın. Küçük porsiyonlar, gün boyunca yeterli su ve lifli gıdalarla birlikte tüketildiğinde hem tatlı ihtiyacınızı karşılar hem de kan şekerinizi dengeler. Sağlıksız atıştırmalıklardan uzak durun Abur cubur ve hazır atıştırmalıklar, metabolizmayı zorlayabilir ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Ara öğünlerde meyve, kuruyemiş veya yoğurt gibi sağlıklı alternatifleri tercih edin. Hareket etmeyi ihmal etmeyin Fiziksel aktivite, bayramda aldığınız kaloriyi dengelemeye yardımcı olur. Ağır spor yapmak zor olabilir; ama tempolu yürüyüşler, merdiven kullanmak ve ziyaretlere yürüyerek gitmek bile fark meydana getirir. Yavaşlayın, yemeğin keyfini çıkarın Bayram sofralarında acele etmeyin. Yavaş yemek, hem daha çabuk doymanızı sağlar hem de sindirimi kolaylaştırır. Her lokmayı iyice çiğneyin ve sofrada sohbeti de ihmal etmeyin. Dinlenmeyi unutmayın Bayram yoğun bir dönemdir; uyku ve dinlenme sindirimi destekler, kan şekeri ve enerji dengenizi korur. Kendinize yeterli uyku ve kısa molalar verin, böylece hem keyifli hem sağlıklı bir bayram geçirebilirsiniz.