GÜNDEM - 08 Mart 2025 Cumartesi 11:38

Türkiye’nin İlk Astronotu Alper Gezeravcı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

A
A
A
Türkiye’nin İlk Astronotu Alper Gezeravcı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Türkiye Uzay Ajansı (TUA) iş birliği ile Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde (HKÜ) öğrencilerle bir araya gelerek uzay yolculuğu deneyimlerini paylaştı. Büyük ilgi gören etkinlikte Gezeravcı, Türkiye’nin uzay çalışmaları, gelecekteki projeler ve kendi uzay macerası hakkında önemli bilgiler verdi.


HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe; HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, HKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Lütfi Yola ve Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


"Türkiye’nin uzaydaki yerini sağlamlaştırmak için, bilime, teknolojiye ve araştırmaya daha fazla yatırım yapmaya devam edeceğiz"


Programın açılışında konuşan ve Alper Gezeravcı’nın, Türkiye’nin uzay alanındaki vizyonunu öğrencilerle paylaşmasının büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, "Bizler, tarihte havacılık ve uzay alanında büyük hayaller kurmuş bir milletin evlatlarıyız. Vecihi Hürkuş’tan Nuri Demirağ’a, Selçuk Bayraktar gibi vizyoner mühendislerden, bugün semalarımızda süzülen KAAN, ANKA, Bayraktar KIZILELMA gibi projelere kadar uzanan bu yolculuk, geleceğe olan inancımızın bir göstergesidir. Türkiye’nin ilk astronotu olarak uzaya çıkan Alper Gezeravcı, "Bu sadece bir başlangıç" diyerek, gelecek nesillerin önünü açmıştır. Artık biliyoruz ki, Türk gençleri için uzay bir hayal değil, bilimsel çalışmalarla ulaşılabilir bir hedef haline gelmiştir. Üniversite olarak, ülkemizin havacılık ve uzay alanındaki hedeflerine katkı sunmak için önemli adımlar atmaktayız. Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültemiz, Eylül 2022’de ilk öğrencilerini kabul ederek eğitim hayatına başlamış, geleceğin havacılık, uzay ve savunma sanayi mühendislerini yetiştirme misyonuyla yola çıkmıştır. TUSAŞ, TEI ve savunma sanayi kuruluşlarıyla yaptığımız projeler, öğrencilerimizin gerçek Ar-Ge süreçlerinde yer almasını sağlıyor. Türkiye’nin uzaydaki yerini sağlamlaştırmak için, bilime, teknolojiye ve araştırmaya daha fazla yatırım yapmaya devam edeceğiz" dedi.


Öğrencilerden yoğun ilgi


Düzenlenen etkinlikte öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılanan Alper Gezeravcı, Türkiye Milli Uzay Programı ve insanlı ilk uzay misyonunu anlattığı bir sunum gerçekleştirdi.


Sunumunda, ülkemizin milli teknoloji hamlesi ile uzay araştırmalarında geldiği noktadan bahseden Gezeravcı, " Türkiye Cumhuriyeti’nin uzay yolculuğu, genç nesillere ilham vermek ve onları özgüvenle donatmak için planlandı. Bugün burada bulunan öğrenciler, bu sürecin asıl sahipleridir. Bu sadece bir başlangıç; önümüzde daha büyük hedefler var. Korkmadan hayal edin, cesur olun ve asla vazgeçmeyin! Biz aslında uzaya yabancı bir ülke değildik. Tarihimizde; Fergani, Ali Kuşçu, Cezeri gibi uzay tarihine aslında damgasını vuran birçok büyüğümüz, tarihimize iz bırakan ecdadımızın içerisinde nice değerli isimlerimiz bulunmaktadır. Ancak geçen zaman içerisinde biz bu idraktan bir miktar uzaklaşmış vaziyetteydik. 1984 yılında TÜBİTAK Uzay’ın kurulmasından bugüne kadar geçen 41 yıllık dönemin içerisinde ismi geçen uydu çalışmalarıyla tecrübe kazanmış bir ülkeydik" ifadelerini kullandı.


Uzay yolculuğu ve bilimsel çalışmalar


Gezeravcı, uzay misyonu sırasında gerçekleştirdiği bilimsel deneyler hakkında da bilgi verdi. Türkiye’nin ilk astronotu olarak Uluslararası Uzay İstasyonu’nda çeşitli bilimsel deneylere imza attığını belirten Gezeravcı, bu deneylerin uzay ortamında biyoloji, fizik ve malzeme bilimi gibi alanlarda önemli veriler sağladığını ifade etti. Uzay İstasyonu’nda 14 gün boyunca gerçekleştirdiği 13 bilimsel deneyin, Türkiye’nin uzay araştırmalarına katkı sağladığını vurguladı.


Öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayan Gezeravcı, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT, Ay Araştırma Programı (AYAP-1), Uzaya Erişim ve Uzay Limanı Projesi, Türk astronot seçim süresi ile alçak basınç eğitimleri, santrifüj eğitimleri, ISS eğitimleri, SapceX eğitimleri, fırlatma ve iniş eğitimleri, modül ve deney ekipmanları, hayatta kalma eğitimi, JAXA eğitimleri, ESA eğitimlerinden oluşan astronot eğitimlerini anlattı.


Gelenekselleşen oyun geliştirme maratonu’nun temasını açıkladı


HKÜ, oyun ve yazılım sektörünün gelişimine katkı sağlamak ve çevik yazılımcılar yetiştirmek amacıyla her yıl geleneksel olarak düzenlediği oyun geliştirme maratonu’nun bu yılki temasını açıkladı. Ramazan ayında gerçekleştirilecek Ramajam 2025’in teması, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı tarafından "Uzay" olarak duyuruldu.


HKÜ İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi SP+distoni tanılı Mert Can Altun, yapay zeka ile oluşturduğu eserini, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’ya takdim etti.


Karşılıklı plaket takdimi ile sona eren program akabinde Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli’yi makamında ziyaret etti.



Türkiye’nin İlk Astronotu Alper Gezeravcı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Faili meçhul dosyaları açıldı: 26 yıldır kayıp Sinem için umut ışığı Adalet Bakanlığı’nın Türkiye genelinde yüzlerce faili meçhul dosyayı yeniden incelemeye alması, Samsun’da 26 yıl önce kaybolan 5 yaşındaki Sinem Özdemir dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Yıllardır kızından tek bir iz bulamayan 60 yaşındaki baba Mahmut Özdemir, "Bu acı bir gün değil, 26 yıldır her gün yaşanıyor" diyerek yetkililere seslendi. Samsun’un İlkadım ilçesi Zeytinlik Mahallesi’nde 9 Haziran 2000 tarihinde evinin önünden kaybolan Sinem Özdemir’den o günden bu yana hiçbir haber alınamadı. O dönem henüz 5 yaşında olan küçük kızın kayboluşu, aradan geçen yıllara rağmen çözülemeyen dosyalar arasında yerini koruyor. Adalet Bakanlığı’nın 75 ilde 638 faili meçhul dosyayı yeniden ele almasıyla birlikte, Samsun’daki 5 dosyadan biri olan Sinem Özdemir vakası da yeniden umut oldu. "Olayın aydınlığa kavuşturulmasını istiyoruz, her gün ölüyoruz" Kızının ölüsünün ya da dirisinin bulunmasını isteyen baba Mahmut Özdemir, "Kızım 2000 yılında kaybolmuştu. Haziran ayında bir cuma günü. Yıllar geçti, ömür gitti. 60 yaşına geldik. Bu olayın ölü veya diri aydınlığa kavuşmasını istiyoruz. Biz her gün ölüyoruz. 26 senedir ne çektiğimi bir Allah bilir. Zeytinlik Mahallesi’nde güpegündüz kaybolan bir çocuk. Ama nasıl çözülecek? Bunu da yürekli biri çıkacak, çözecek" dedi. Kızından 26 yıldır bir haber alamadığını belirten Mahmut Özdemir, "Dosya kapanmadı diye biliyorum. Kızım ölse, öldürülse bir ölüsü çıkacak. Ama öyle bir şey çıkmadığı zaman yaşıyor diye ümit ediyoruz. Yani benim bir düşmanım yok. Ben sabah işine, akşam evine gelen bir insanım. Türkiye Cumhuriyeti’nde olan Gülistan olayını görüyoruz. Kızımla ilgili de yeniden çalışma yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Belki kızım yaşıyor, belki de dışarıda gördüm ama tanıyamadım" Her yeni güne kızının yaşadığına dair umutla başladığını ifade eden Özdemir, "Yaşıyorsa şu anda 32 yaşına geldi. Belki de sokakta gördüm ama tanıyamadım. Aradan 26 yıl geçti. Küçüklük hâliyle bugünkü hâli elbette aynı değil. Belki yaşıyor, onu bilemem. Ne hissettiğimi bana sorun. Gülüyorum, konuşuyorum ama acımı bastırmak için. Bunun tarifi yok. Bir insanın evladı kaybolursa ne hissettiğini ancak yaşayan bilir. Umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Son nefesime kadar da kaybetmeyeceğim. Çünkü umut bittiği an yaşam da biter. İnsan ölüsünü ya da dirisini bilir, bir mezarı olur. Ama bizim öyle bir şeyimiz yok. Umutsuz yaşanmaz. Her gün yeni bir umutla hayata ‘merhaba’ diyoruz" şeklinde konuştu. Mahmut Özdemir, eşi ve oğluyla birlikte çeyrek asrı aşkın süredir kayıp kızlarından gelecek bir haberin özlemiyle yaşamlarını sürdürüyor. Yıllar geçse de acının ilk günkü gibi taze olduğunu söyleyen aile, dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte artık bir sonuca ulaşılmasını bekliyor.
Ankara Özel çocuklar, tosbağa arabalarla konvoy yaptı Wolkswagen Fun Club’ın düzenlediği etkinlikte özel bireyler tosbağa arabalarla konvoy yaparak vakit geçirdi. Ankara’da Wolkswagen Fun Club tarafından düzenlenen etkinlikte tosbağa seven insanlar, Gazi Park’ta buluştu. Düzenlenen etkinlikte 75. Yıl Özel Eğitim Merkezi’ndeki özel bireyler tosbağa arabaları ellerinde bayraklarla karşıladı. Çocuklar, trafik polisi eşliğinde tosbağa arabalarla yapılan konvoya katıldı. Düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Wolkswagen Fun Club Başkanı Ayhan Arı, bu tür etkinlikleri yapmanın kendilerine mutluluk verdiğini belirtti. Ayrıca geçen sene de başka bir eğitim kurumunda bu tarz bir etkinlik yaptıklarını belirten Arı, çocukları mutlu etmenin önemli bir olay olduğunu sözlerine ekledi. "Onlara bu duyguyu yaşatmak ve yaşamak çok önemli" Wolkswagen Fun Club Başkanı Ayhan Arı çocuklar için bu tür etkinlikleri yapmanın çok keyifli olduğunu ifade ederek, "Geçen yıl da başka bir eğitim kurumunda yapmıştık. Ben dört çocuk aldım ve biraz önce konvoyda gezdirdim. Gelene kadar soruları bitmedi. O kadar mutlular ki, birisi diyor ‘ben de büyüyünce bundan alacağım’ diğeri diyor ki ‘abi hızlı gitsene, niye yavaş gidiyorsunuz?’ Onlara bu duyguları yaşatmak ve yaşamak çok önemli" şeklinde konuştu. "Amacımız sosyal farkındalık oluşturmak" Özel Eğitim Kurumu Müdürü Büşra Özel ise etkinliğin önemine şu şekilde dikkat çekti: "Bugünkü etkinlik, klasik nostaljik araçlarımızın da renkli hayatlarına dokunarak çocuklarımızda empati duygusunu geliştirmek, sosyal hayata bağlılıklarını artırmak, toplumda onların da yerinin olduğunu ve değerli olduklarını hissettirmek adına bir arada bulunuyoruz. Sosyal farkındalık oluşturma amacıyla böyle bir etkinlik düşündük. Onların duygu durumları, onların hayatlarının içerisinde kendimizden bir şey buluyoruz. Ne zaman canımız sıkılsa, ne zaman kendimizi kötü hissetsek aslında farklı bir pencerenin de olduğunu, onlarla birlikte olmanın çok daha özel olduğunu biliyoruz. Özel çocuklarımızla olmak bizler için çok kıymetli. Toplumda herkesin özel bireylere sahip çıkmasına, toplumda yer edinmeleri gerektiğinin farkında olmalarını rica ediyoruz" diye konuştu. "Çocuğumun düğünüymüş gibi hissettim" Düzenlenen etkinliğe özel çocuğu Beyza ile katılan Veli Hülya Dönmez ise bu etkinlikte çocuğunun keyifli vakit geçirdiğini vurgulayarak, "Beyza bana çok şey kattı. O, engelli ama değil. Bu etkinlikte çocuğum çok eğlendi. Çocuğumun mutlu olması çok önemli. Bana sanki çocuğumun düğünüymüş gibi hissettirdiler" değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Formula 1 heyecanı 5 yıl sonra İstanbul sokaklarına taşındı Formula 1’in 5 yıl aradan sonra Türkiye’ye dönüşüne özel, Red Bull Racing Test ve Yedek Pilotu Yuki Tsunoda İstanbul’a geldi. İki gün boyunca Oracle Red Bull Racing aracı, Yuki Tsunoda’nın sürüşüyle İstanbul’un simge noktalarını, şehrin tarihi ve kültürel alanlarını gezdi. Aracın Dolmabahçe’de başlayan yolculuğu, Haydarpaşa Limanı ve Kız Kulesi’nin önünden devam ederek, 5 yıl aranın ardından Formula 1 heyecanını İstanbul sokaklarına taşıdı. Tsunoda, Formula 1’in 2027’de Türkiye’ye gelişinin açıklanmasının ardından, İstanbul Park’ta gerçekleştirilen özel buluşmada Red Bull sporcusu Hande Baladın ile bir araya geldi. İstanbul’un farklı noktalarında gerçekleştirilen tanıtım sürüşleriyle şehir, Formula 1 atmosferini yeniden hissetti. Tanıtım, Türk kültürünün geleneksel uğurlamalarından birine de sahne oldu. Aracın, "sağ salim gidip, yeniden gelmesi" dileğiyle arkasından su döküldü. Yuki Tsunoda: "İstanbul Park harika bir pist" Red Bull’un yedek pilotu Yuki Tsunoda, İstanbul’da bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu belirterek, "Yeniden İstanbul’da olmak şahane bir duygu. Geçen sefer fazla gezme fırsatım olmamıştı. Bu sefer hem şehri gezdim, hem de çok güzel yemekler yedim. İstanbul Park harika bir pist. Burada sürüş yapmaktan çok keyifli" ifadelerini kullandı. Hande Baladın ise Yuki ile 5 yıl aradan sonra bir araya gelmelerinin mutluluğunu yaşadığının altını çizerek, "Red Bull Racing aracını yakından deneyimlemek ve aracın direksiyonunu tutmak oldukça heyecan vericiydi. Yuki ile 2021’de yine İstanbul’da bir araya gelmiştik. Yarış ekibini Türkiye’de görmekten dolayı mutluyum, önümüzdeki sene yarışları yakından takip edeceğim" dedi.