GÜNDEM - 18 Temmuz 2024 Perşembe 11:31

Yarım asırdır aynı iş yerinde terzilik yaparak mesleği ayakta tutuyorlar

A
A
A
Yarım asırdır aynı iş yerinde terzilik yaparak mesleği ayakta tutuyorlar

Gaziantep’te yaşayan Abdurrahman Ergen ile Haci Demir, yarım asırdır aynı iş yerinde terzilik yaparak hem geçimlerini sağlıyor hem de gelişen teknolojiye direnen mesleği ayakta tutuyor. İki usta, çırak olarak başladıkları mesleklerini ilk günkü heyecanla yaparak müşterilerine hizmet etmeye devam ediyor.


Gaziantep’te küçük bir terzi dükkanında çırak olarak başladıkları terzilik mesleğini usta olarak devam ettirten 67 yaşındaki Abdurrahman Ergen ile 66 yaşındaki Haci Demir, tam 55 yıldır iğne ipliği elinden düşürmüyor. İki usta, yarım asırdır aynı iş yerinde terzilik yaparak hem geçimlerini sağlıyor hem de gelişen teknolojiye direnen mesleği ayakta tutuyor. Çırak olarak başladıkları mesleklerini ilk günkü heyecanla yaparak müşterilerine hizmet eden Abdurrahman Ergen ile Haci Demir, terziliğe başlama hikayelerini ve mesleğin inceliğini anlattı.



“Bu mesleği ilgisi ve sevgisi olmayan yapamaz”


İlkokul 4’üncü sınıfta iken okulu terk ederek terziliğe başladığını anlatan Abdurrahman Ergen, yarım asırdır mesleğini severek yaptığını söyledi. 1968 yılının başında çırak olarak terziliğe başladığını ve 1978 yılında da kendi iş yerini açtığını söyleyen Ergen, “İlkokuldan sonra terzilik mesleğini tercih ettim. Hala da devam ediyoruz. İşimizi de severek yapıyoruz. Bu mesleğe ilgisi ve sevgisi olmayan yapamaz. Terzilik mesleği güzel sanatlara girdiği için biraz daha üzerinde fazla durulması gereken bir meslektir. Bütün ustalar gibi biz de mesleğe ilgi gösterdik. İlgi gösterdiğimiz için de mesleğimizi severek yapıyoruz” dedi.



"Müşterinin ’eline sağlık’ demesi büyük mutluluk veriyor"


Müşteri memnuniyetini önemsediklerini belirten Ergen, “Mesleğimizin güzel tarafı siparişi bitirip müşteriye teslim ettikten sonra, müşteri de elbisesini giyip ‘eline sağlık’ dediği zaman o bize çok büyük bir mutluluk veriyor. Onun için de mesleğimizi severek yapıyoruz” ifadelerini kullandı.



“Mesleğimiz zor bir meslek olduğu için kimse tercih etmiyor”


Kentteki sayılı terzilerden biri olduğunu ve kendilerinden sonra da terzi kalmayacağını kaydeden Ergen, “Ne benim çocuğum ne de torunum bu mesleği öğrendi. Mesleğimiz zor bir meslek olduğu için kimse tercih etmiyor. Ustamız, kalfamız ve çırağımız olsun, bu mesleğin kazancını az gördükleri için terziliği tercih etmiyor. 10 sene sonra da bu meslekte usta kalacağını sanmıyorum. Mesleğimiz bitmeye mahkum. Çünkü şu anda da sadece hazır elbise giymeyi tercih etmeyen ve takım elbise giymekten zevk alanlar diktiriyor” şeklinde konuştu.



“Hem terzi hem de terzi ustası sayısı azaldı”


İlkokula giderken terziliğe başladığını ve yarım asırdır da bu mesleği icra ettiğini belirten Hacı Demir de "Altın bilezik" olarak nitelendirilen terziliğin çok güzel bir meslek olduğunu ifade etti. Çıraklığı döneminde terziliğin daha kıymetli olduğunu ifade eden Demir, "Ben ilkokulu bitirdikten sonra bu mesleğe başladım. Ondan sonra kalfalık dönemi ve ustalık dönemine kadar bu şekilde bu mesleğe devam edip bugüne geldik. Çocukken bu mesleği sevdiğim için ve beğendiğim için tercih ettim. Çocukluktan beri de devam ediyorum. Çocukluk dönemimizde mesleğe ilgi bayağı vardı. O dönem konfeksiyon sayısı azdı. O dönemler çok sayıda terzi de vardı. Usta, kalfa ve çırak bayağı vardı. Şimdi ise hem terzi hem de terzi ustası sayısı azaldı” diye konuştu.


Mesleğini çok sevdiği için emekli olduğu halde çalışmaya devam ettiğini belirten Demir, Abdurrahman Ergen ile birlikte terzilik yapmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.



Yarım asırdır aynı iş yerinde terzilik yaparak mesleği ayakta tutuyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 13 tutuklama Osmaniye merkezli 12 ilde kendilerini sosyal yardım görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 13’ü tutuklandı. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşlara sosyal yardımlaşma görevlisi olduklarını söyleyerek banka bilgilerini ele geçiren şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Soruşturma doğrultusunda ekipler, 14 Mayıs tarihinde Osmaniye merkezli İstanbul, Kocaeli, Ankara, Samsun, Gaziantep, Adana, Mersin, Muğla, Hatay, Batman ve Ordu’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda toplam 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 25 cep telefonu, 24 GSM hattı, 3 dizüstü bilgisayar, 1 tablet, 2 flaş bellek, 29 adet tabanca mermisi, 104 uyuşturucu içerikli ilaç ile çok sayıda kişisel veri ele geçirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve yürütülen incelemelerde şüphelilerin son 6 aylık süreçte dolandırıcılık faaliyetlerinden yaklaşık 350 milyon lira haksız gelir elde ettiği belirlendi. Ayrıca banka hesaplarını şüphelilerin kullanımına sunduğu tespit edilen 177 kişi hakkında da işlem başlatıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan 13’ü tutuklanırken, 5 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Düzce Düzce’de 19 Mayıs coşkusu fener alayı ile başladı Düzce’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde binlerce vatandaşın katılımı ile fener alayı düzenlendi. Düzce Valiliği tarafından 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla fener alayı düzenlendi. Nezih Tütüncüoğlu Bulvarı Kavşağı’ndan başlayan fener alayında Düzceliler 1 buçuk kilometre yürüyerek Anıtpark Meydanı’na geldi. Düzce Belediyesi Mehter Takımı’nın marşlarına Türk bayraklarını sallayarak eşlik eden gençler ve vatandaşlar, ellerinde ayrıca meşaleler taşıdılar. Okulların bando takımlarının da yürüyüş boyunca çaldığı marşlar coşkuyu artırdı. Binlerce Düzceli, yürüyüşün sonunda ise Anıtpark Meydanı’nda hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı okudu. Burada konuşan Vali Yardımcısı Ömer Yılmaz, "Az önce yürürken mehter takımının marşını hepimiz dinledik. Bir cümle hafızamızda kaldı; ’Elde sensin dilde sen. Gönüldesin, baştasın, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.’ Biz gençlerimizi bu anlayışta görüyoruz. Bu heyecanlarının daim olmasını diliyoruz. Onların geleceğe her zaman umutla bakmasını diliyoruz" dedi. Fener alayına katılan gençlerden Yasemin Duman, "Fener alayı vardı, ona katıldık ve yürüdük. Şimdi de konser var. Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz hep beraber. Bugünü bize armağan eden Ata’mızı ve bütün şehitlerimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz" diye konuştu. Anıtpark Meydanı’nda Düzce Gençlik Merkezi müzik grubunun çaldığı şarkılara Düzceliler ellerindeki bayraklarla eşlik ettiler.
Ankara 10 ülkenin dışişleri bakanlarından İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi hakkında ortak açıklama Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, İspanya, Kolombiya, Libya, Maldivler, Pakistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapıldı. 10 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Kolombiya Cumhuriyeti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Filistin halkının maruz kaldığı insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in mükerrer saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır" denildi. Bakanların filoda bulunanların can güvenliğinden endişe ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, uluslararası sularda önceki filolara yönelik İsrail müdahalelerini derin endişeyle hatırlamakta ve sivil gemiler ile insani yardım aktivistlerini hedef alan düşmanca eylemlerin sürdürülmesini kınamaktadır. Gemilere yönelik saldırılar ve aktivistlerin keyfi şekilde alıkonulması da dahil olmak üzere söz konusu saldırılar, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalini teşkil etmektedir. Bakanlar, filoda yer alan sivillerin emniyet ve güvenliğine ilişkin ciddi endişelerini ifade etmekte ve alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılması ile haklarına ve onurlarına tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır." Açıklamada, "Bakanlar ayrıca barışçıl insani girişimlere yönelik mükerrer saldırıların uluslararası hukuk ile seyrüsefer serbestisine yönelik süregelen kayıtsızlığın yansıması olduğunu vurgulamaktadır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, sivillerin ve insani misyonların korunmasını sağlama ve cezasızlığın sona erdirilmesi ile söz konusu ihlaller bakımından hesap verebilirliğin temini amacıyla somut adımlar atma çağrısında bulunmaktadır" denildi.