GENEL - 25 Kasım 2016 Cuma 16:47

Türkiye’nin ilk ısırgan otu tarlası Giresun’un Görele ilçesinde kuruldu

A
A
A
Türkiye’nin ilk ısırgan otu tarlası Giresun’un Görele ilçesinde kuruldu

Türkiye’nin ilk ‘ısırgan tarlası’ Giresun’da kuruldu.
Sağlıktan, kozmetiğe, tekstilden, otomotiv sektörüne dünyada birçok alanda kullanılan ısırganın Türkiye’de üretime geçmesi adına yapılan ilk çalışma Giresun’un Görele ilçesinde hayata geçirildi.
Görele Belediyesi öncülüğünde yapılan projeye Giresun Valiliği, DOKA ve sivil toplum kuruluşları destek veriyor.
Görele Belediyesi himayesinde 5 dönümlük arazi üzerinde kurulan tarlaya Almanya’da üretilen özel ısırgan fidanlarından toplam 5 bin adet getirilerek dikimi gerçekleştirildi. Fidan dikim töreninde konuşan Giresun Valisi Hasan Karahan, birkaç yıldır projeyi yürüttüklerini söyledi. Isırgan konusunda çalışmalarının devam ettiğini belirten Karahan, “Giresun ’ısırgancı’ olarak biliniyor fakat birkaç yemeği dışında fazla bir bilgimiz yok. Ancak Espiye ilçemizde ısırgan ipinden çorap üretildiğini biliyoruz. Başka işlemlerinde yapılabileceğini düşünüyoruz. Bunu daha bilimsel şekilde yürütmek üzere bir proje başlattık. İlimizde bu proje devam ediyor. Üniversitelerimiz de destek veriyor dolayısıyla projede mesafe alacağımıza inanıyoruz” dedi.
Isırganın satış fiyatı daha sonra belirlenecek
Projenin koordinatörlüğünü yapan Hakan Adanır ise, 2004 yılında ısırganla ilgili çalışmaya başladıklarını vurgulayarak, “Doğal liflerin sektörde kullanılmasıyla ilgili Isırgan Dünyası projesinin 10 yıl fizibilite çalışmalarını yürüttük. Biliyorsunuz doğada ısırgan fışkırıyor. Biz bu ısırganı yok etmek için yılda 5 bin ton zehir kullanıp doğayı kirletiyoruz. Giresun Valiliği himayesinde DOKA’nın desteğiyle ısırgan bitkisinin ticarileştirilmesi için fizibilite raporu hazırladık. Avrupa’da ısırgan kullanılan tarım alanlarını inceledik. Karadeniz bölgesinde bu tarımın yapılabileceğini ve uygun olduğunu gördük. Daha sonra Görele Belediyesi’nin desteğiyle ilk ısırgan tarlasını kurduk” ifadelerini kullandı.
Isırgan’ın tekstil sektörünün önemli bir girdisi olduğunu ifade eden Adanır, “Kanser vakalarının artmasıyla insanların organik kıyafetlere yönelmesi ısırgan lifinin değerini de artırmaya başladı. En gelişmiş enstitünün ısırgan liflerini kullandık. Bu lif Alman marka otomobillerin birçok alanda kullandıkları bir lif. İki sene burada büyüteceğiz. Diğer ilçelerde gelen liflerle birlikte mukavemet testine girecek. Japonya’da yapılacak testin ardından ısırganımızın fiyatı belirlenecek. 3 sene sonra ısırgan tekstilinin bölgemizde başlamasını hedefliyoruz. 4-5 yıl içinde de uluslararası çapta şirketlerin buraya fabrikalarını kuracağını öngörüyoruz” şeklinde konuştu.
“Alternatif bir ürün olarak göçü engelleyecektir”
Projenin ev sahipliğini yapan Görele Belediye Başkanı Tolga Erener ise Karadeniz bölgesinin göç vermek gibi bir sıkıntısı olduğunu kaydederek “Karadeniz bölgesi biliyorsunuz göç veren bir yapıda. Bu göçü önlemek ve alternatif ürünleri ekonomiye kazandırmak adına bir çalışma yaptık. Fındık haricinde birçok doğal ürünlerimiz var. Bunların başında da ısırgan geliyor. Sadece çorba olarak kullandığımız ısırganı araştırdığımızda tekstil, kozmetik, otomotiv alanında faydalanıldığını gördük. Ancak bizdeki ısırganın geliştirilmesi gerektiğini ve yeterli olmadığını gördük. Almanya’da bir enstitüde geliştirilen ısırganlar dan 5 bin adet alarak buraya getirdik ve oluşturduğumuz tarlada diktik. İki yıl sonra buraya bir tekstil fabrikası getirmek ve tohumunu halkımıza dağıtarak alternatif bir ürün haline getirmeyi planlıyoruz” diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta 600 kiloluk boğa görenlerin ilgisini çekiyor Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Kars’ta besicilerin umutla beklediği hareketlilik başladı. Kentin Bayraktar köyünde özenle yetiştirilen 600 kiloluk boğa "Varto", görenlerin ilgisini çekiyor. Adını Muş’un Varto ilçesinden alan iri cüsseli kurbanlık, adeta köyün maskotu haline geldi. Sahibi Teymen Aydın, tarafından bebek gibi bakılan Varto isimli boğa, günlük özel yemlerle besleniyor. Ahırda sürekli kontrol altında tutulan boğa için besicisi, aylar süren emeğin karşılığını almak istiyor. Dikkatleri üzerine çeken boğanın en büyük özelliği ise sakin yapısı ve heybetli görünümü. 600 kiloluk Varto’yu satışa çıkardığını ifade eden besici Teymen Aydın, "Bu boğamın ismi Varto, müşterilerini bekliyor. Aşağı yukarı 600-650 kilo, kurbanlıkta olur, iyi damızlıkta olur. Hakiki Simental, müşterilerini bekliyor, fiyatı da 250 bin lira olur" dedi. Daha önce bir kısım kurbanlığı İstanbul ve Ankara’ya gönderdiğini belirten Teymen Aydın, "Kurbanlıklarımız satışa hazır, kurbanlıkların bir kısmını İstanbul’a gönderdik. Bir kısmını Ankara’ya gönderdik. Şuan da orada satıştalar, elimde 50-60 tosun var. 25 düvemiz var. Satıldı, müşterilerimize sattık, hayvanlarımız tamamen organik beslenmiştir. Doğal beslenmiştir" diye konuştu. Kurban Bayramı yaklaşırken büyükbaş hayvanlara olan talep artarken, özellikle yüksek kilolu ve bakımlı kurbanlıklar pazarda öne çıkıyor. 600 kiloluk Varto da şimdiden hem alıcıların hem de meraklı vatandaşların radarına girmiş durumda. Aydın, Kars’ta isteği fiyata Varto’yu satamaz ise Varto’da satılmak üzere İstanbul’a gönderilecek. Bayraktar köyünde besicilik yapan Teymen Aydın’ın, onlarca kurbanlığı ahırda alıcılarını bekliyor.
Balıkesir Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı Altınoluk’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında sahne alan Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, türküyü şiddet gören ve katledilen kadınlara armağan etti. Balıkesir Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Altınoluk’ta konser veren Melek Mosso, binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Sevilen şarkılarıyla alanı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sunan sanatçı, konser sırasında duygu dolu anlar yaşadı. Melek Mosso,"Keklik Gibi" türküsünü seslendirdikten sırada sahnede duygulandı. Derin derin nefes almasıyla seyircileri korkutan Mosso, sonra bir an eğilip eğilip gözyaşını sildi. Mosso, ardından yaptığı konuşmayla dinleyicileri derinden etkiledi. Mosso konuşmasında, "Bazı türkülerin bir dahası yoktur. Bir kere iz bırakır ve geçer gider. Bu türkü bende de bir kere yazıldı, bir kere söylendi ve iz bıraktı. Bu türküyü repertuarıma almamı aslında annem istedi. Annem dedi ki, ‘Melek Keklik gibi söyler misin?’ Ben sadece onun için söyledim" ifadelerini kullandı. Türkünün kendisinde farklı izler bıraktığını belirten sanatçı, şarkıyı geçmişte ve günümüzde ötekileştirilen, şiddet gören ve katledilen tüm kadınların ruhuna armağan ettiğini söyledi. Dinleyiciler de uzun süre alkışlarla sanatçıya destek verdi. Duygusal anların yaşandığı konser, izleyicilere hem müzik dolu hem de anlam yüklü bir 19 Mayıs gecesi yaşattı. Melek Mosso’nun sahnedeki içten konuşması ve duygusal performansı, Altınoluk konserine damga vururken, gençler ise konser nedeniyle Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’la teşekkür etti.