GENEL - 27 Şubat 2017 Pazartesi 12:22

Bir otostopçudan parasız seyahat etmenin incelikleri

A
A
A
Bir otostopçudan parasız seyahat etmenin incelikleri

Cebinde 5 TL ile Türkiye’yi doğudan batıya, kuzeyden güneye gezen Mehmet Yıldız, üniversite öğrencisi olduğu Giresun’dan memleketi Adana’ya gitmek için otostop yaparak başladığı macerayı son iki yılda 50’den fazla ili gezerek sürdürüyor.
İHA muhabirine otostopla para harcamadan gezmenin inceliklerini anlatan Giresun Üniversitesi Radyo ve Televizyon Yüksekokulu öğrencisi 27 yaşındaki Mehmet Yıldız, otostopçuların belalarını arayan maceraperestler olmadığını belirterek otostobun altın kuralını "Otostopçu umduğuna değil bulduğuna biner" diyerek özetledi.
“Otostop; ucuz seyahatten öte dayanışma ve yeni keşifler demek” diyen Mehmet Yıldız, “Otostop ucuza gezmenin ideal yoludur ama otostop çeken insan illa ki çok parasız ya da belasını arayan bir maceraperest değildir. Bazıları için öğrenme ve keşfetme arzusu parayla elde edilemeyecek kadar değerlidir. Ne sırtındaki çantanın ağırlığı ne saatlerce yürümenin yorgunluğu ne de korkuların bir anlamı kalır. Otostopla yolculuk insana yardımlaşmanın, dayanışmanın güzelliğini ve sosyal hayatında asla karşılaşamayacağın insanlarla tanışma fırsatı verir. Yollarda tanıştığınız insanlar gezdiğiniz yerle ilgili öğrenme imkanı sunar” dedi.

Otostopçu parmağı önemli
Otostop yapmanın birçok incelikleri olduğunu ifade eden Yıldız “İlk etabı başparmağını kaldırarak sizi alabilecek dostları beklemektir. Çekingen durmayıp parmağınızı uzatırken, vücut dilini de kullanmalısınız. Otostop parmağınızı dahi doğru kullanmanın önemi vardır. Çantanız otostopta maceracı görünümünüzü pekiştirerek, araçlarıyla seyredenlerin gözünde nasıl biri olduğunuz kanısını uyandıracaktır. Maceracı ruhunuz kılık ve kıyafetinize yansımalıdır. Otostop yerleri dahi önemlidir. Şehirlerarası yollarda en mantıklısı arabaların durabileceği yerlerde beklemektir. Trafik ışıklarının olduğu yerler ve benzin istasyonları otostopçular için iyi duraklardır. Yolculuğa çıkmadan otostopçuların tavsiyelerinin yer aldığı sitelere gruplara göz atıp işinizi kolaylaştırabilirsiniz” diye konuştu.

Otostopçuların en iyi dostu tırcılar
Otostopçuların en iyi dostunun tırcılar olduğunu da söyleyen Yıldız “Otostopçu umduğuna değil bulduğuna biner. Her zaman lüks otomobil bekleyemeyiz. Zaten otomobiller çok uzun mesafelere gitmeyebiliyor. Ancak tırcılar en yorgun, en perişan halimizdeyken en uzak mesafelere bizi ulaştırabiliyor. Ön yargılı olmamalıyız. onlara kötü gözle bakmamalıyız. Aksine genelde iyi kalpli, uzun yolda sıkılmış, misafirperver, insanlarıdır. Karnınız açsa kamyoncu restoranında yemek ısmarlayanları çok olur. Saygılı bir muhabbet ve iyi niyetli bir kamyoncu ile yolculuklar keyifli hale gelebilir“ şeklinde konuştu.

Tanımadıkları insanların misafiri oluyorlar
Otostopla gittikleri şehirlerde tanımadıkları insanların evinde misafir olarak kaldıkları gibi bazen dışarıda da kaldıklarını anlatan Yıldız “Neredeyse her şehirde yaşayan otostopçular olabiliyor. Bu yüzden otostopçular grubu üzerinden gittiğimiz şehirde birileriyle irtibata geçip o ana kadar hiç tanımadığımız insanların misafiri oluyoruz. Diyelim ki kimse sizi almadı ve açıkta kaldınız. O zamanda dışarıda gecelemek için en güvenli yerler havaalanları, tren garları ve otobüs terminalleridir. Ya da dinlenme tesisleri, benzin istasyonlarıdır” ifadelerini kullandı.

5 TL ile 15 il gezdi
Cebinde hiç parası olmadan 15 il gezdiğini de anlatan Yıldız “Önceden köyden ilçeye gitmek için bile tanıdık birinin arabasına el edemezdim. Şimdi ise otostopla yurt içinde ve yurt dışında geziyorum. İlk otostop deneyimim öğrenci olduğum Giresun’dan memleketim Adana’ya gitmekle oldu. Daha sonra Türkiye’de 50’den fazla il gezdim. Otostop için paraya ihtiyacım hiç olmadı. Hatta cebimde 5 TL ile 15 il gezmeyi başardım” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.