YEREL HABERLER - 27 Şubat 2017 Pazartesi 13:37

Giresun Üniversitesi, Hocalı Katliamı’nı konuşuyor

A
A
A
Giresun Üniversitesi, Hocalı Katliamı’nı konuşuyor

Giresun Üniversitesi’nde (GRÜ) düzenlenen Hocalı Soykırımı Konferansı’nda konuşan Rektör Prof. Dr. Cevdet Coşkun “Bugün insanlığa düşe görev, yakın tarihimizde meydana gelen katliamı görmek, empati kurmak bu ve benzeri katliamların önüne geçmektir” dedi.
Giresun Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Karadeniz Stratejik Araştırma ve Uygulama Merkezi (KARASAM) ile Sosyal Bilimler Enstitüsü Avrasya Araştırmaları Anabilim Dalı’nın ortaklaşa düzenlediği "Hocalı Soykırımı" başlıklı uluslararası sempozyum başladı.
Düzenlenen sempozyumun açılışında konuşan Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Coşkun, dün Azarbaycan’da yaşanan soykırımın, bugün de başka bir Müslüman coğrafyasında devam ettiğine dikkat çekti.
Rektör Coşkun yaptığı konuşmada “Bundan çeyrek asır önce, 1992 yılının 25 Şubat’ı 26’ya bağlayan gecesinde, Azarbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı Kasabası’nda yaşayan soydaşlarımız Ermeni istilacılar ve çeteler tarafından vahşice katledildi. “Dünyanın gözü önünde vahşete izin verilmez” diye, karakışın soğuğunda günlerce umutla bekleyen Hocalı Türklerinin imdadına ne yazık ki kimse gelmedi. Resmi rakamlara göre 83’ü çocuk, 106’sı kadın olmak üzere toplam 613 masum Azerbaycan vatandaşı, insan aklının alamayacağı, vicdanların asla kabul edemeyeceği işkencelere maruz kalarak şehit edildiler. O gece barbarlık, zulüm ve vahşet uygarlık adına can aldı. Kan kustu. İnsanlık katledildi. Ülkemiz her ortamda Azerbaycan ile birlikte hareket etmektedir. Ama ne yazık ki Hocalı soykırımının hesabı hala sorulamamıştır. Uygar dünya, barış nutukları arasında hala bu katliama seyirci olmaya devam etmektedir. Esasen bu katliam, Ermenistan’ın Azerbaycan halkına uyguladığı işgal, etnik temizlik ve soykırım politikasının bir parçasıdır. Ermenistan gerçeklerle yüzleşmek istemiyor ama Hocalı 25 yıl önce tüm dünyanın gözü önünde yaşanmış acı bir gerçektir. Bugün insanlığa düşen görev, yakın tarihimizde meydana gelen katliamı görmek, empati kurmak bu ve benzeri katliamların önüne geçmektir. Dileğim Üniversitemizin düzenlediği bu bilimsel sempozyumda değerli akademisyenler tarafından sunulan tebliğler Hocalı Soykırımı’nın ülkemiz ve dünya kamuoyuna yansımasında farkındalık oluşturmasıdır. Bizler bu insanlık katliamını tüm dünyaya anlatmaya devam edeceğiz. Hocalı’yı unutmadık ve hiçbir zaman unutmayacağız. Soydaşlarımız, dindaşımız ve dildaşımız olan Azerbaycan Türkü kardeşlerimizin acısını paylaşıyor, o gece hunharca katledilen tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.