EKONOMİ - 01 Nisan 2017 Cumartesi 16:55

Başbakan Yardımcısı Canikli Türkiye’nin büyüme rakamlarını değerlendirdi

A
A
A
Başbakan Yardımcısı Canikli Türkiye’nin büyüme rakamlarını değerlendirdi

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye’nin büyüme rakamlarını değerlendirerek "Derecelendirme kuruluşlarının güçlü büyüme performansı karşısında nasıl değerlendirme yapacaklarını merak ediyoruz” dedi.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye’nin büyüme rakamlarını değerlendirerek "Derecelendirme kuruluşlarının güçlü büyüme performansı karşısında nasıl değerlendirme yapacaklarını merak ediyoruz” dedi.


Vefat eden eniştesi Abdullah Süleymanoğlu’nun cenaze törenine katılmak için memleketi Giresun’un Alucra ilçesine gelen Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Merkez Camisi’nde kılınan cenaze namazının ve defin işlemlerinin ardından baba ocağında çeşitli ziyaretlerde bulundu.


Ziyaretlerin ardından Türkiye’nin ekonomik büyüme rakamları ile ilgili açıklamalarda bulunan Nurettin Canikli, "2016 yılı son çeyrek büyümesi herkesi şaşırtacak şekilde bir hayli yüksek geldi" diye konuştu. Canikli, “Özellikle üçüncü çeyrekteki 1,8 oranında küçülmeden sonra bu şekilde bir performans açıkça beklenmiyordu. Biz tahmin ediyorduk, biliyorduk bu şekilde çok güçlü bir büyüme oranının geleceğini tahmin ediyorduk. Bu son derece önemli. Türkiye ekonomisinin en zor şartlarda bile güçlü büyüme performansından taviz vermediğini ve güçlü büyüme eğiliminin aslında ekonominin kendi iç dinamikleri içerisinde mündemiç olduğunu gösteriyor" diye konuştu.



“Türkiye ekonomisi çok büyük saldırılar şoklar karşısında dahi dimdik ayakta"


"15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra da Türkiye ekonomisi belli amaca yönelik bir takım saldırılarla karşı karşıya kaldı” diyen Canikli, “Türkiye’ye hak etmediği şekilde özellikle uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından çok haksız bir şekilde not indirimleri ve değerlendirmeler geldi. Bütün bunların arasında son çeyrekte böyle bir performansın ortaya konulması gerçekten takdire şayandır ve bunu dünya ekonomi tarihi kaydedecek, ediyor zaten. Çünkü özellikle ısrarlı şekilde belli çevrelerin artık bundan sonra Türkiye’nin güçlü büyüme performansı gösteremeyeceği şeklinde çok yoğun yorumların yapıldığı değerlendirmelerin gündeme geldiği içeriden ve dışarıdan dönemde böyle bir güçlü büyümenin ortaya çıkmış olması son derece önemlidir. Türkiye’nin son özellikle bir kaç yılda karşı karşıya kaldığı içeriden ve dışarıdan kaynaklanan şokların çok daha azıyla çok daha küçük bir oranıyla başka bir ülke yüz yüze gelmiş olsaydı inanın hem siyasi dengesinde çok ciddi problemler karşı karşıya kaldırdı hem de ekonomik performansında çok büyük düşüşler yaşanırdı. Bu son çeyrek büyüme rakamı Türkiye ekonomisinin gerçekten reel sıkıntılarla test edildikten sonra çok büyük sadırılar, şoklar karşısında dahi dimdik ayakta durabildiğini göstermiştir. Artık Türkiye’nin önü açıktır. Bu aynı zamanda böyle bir değerlendirmenin de kapısını aralamaktadır. Yani ekonomimizin son dönemde yaşadığı sıkıntılar herhalde en büyükleriydi. Bundan sonra başka bir ülke veya Türkiye daha büyük geçmişte karşı karşıya kaldığı sıkıntılardan daha büyükleriyle karşı karşıya kalmaz. Büyük oranda onları geride bıraktık onu da ısrarlı bir şekilde ifade etmeye çalıştık ama dinletemedik” ifadelerini kullandı.



"Not indirimlerinin siyasi olduğu bir kere daha ortaya çıktı"


Türkiye’nin notunun düşürülmesinin belirli siyasi amaçların matuf değerlendirmeleri olduğunun bir kere daha ortaya çıktığını kaydeden Canikli, şöyle devam etti;


“ Derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisiyle ilgili Türkiye’nin yatırım yapılabilir seviyenin altına not seviyesine indirilmesiyle ilişkin değerlendirilmelerinde rasyonel olmadığı bilimsel olmadığı ve kesinlikle belirli siyasi amaçları gerçekleştirmeye matuf değerlendirmeler olduğu bir kez daha bugün ortaya çıkmıştır. 2016 yılının son çeyreğindeki bu ortaya çıkan güçlü büyüme performansı bunu da açık bir şekilde göstermiştir. Derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu özellikle büyüme performansında sıkıntılar yaşanacağı ve yaşandığı kabulü üzerine kurmuşlardı ve not indirimi bu şekilde gerçekleşmişti. Şimdi bunun böyle olmadığı anlaşıldı, bundan sonra derecelendirme kuruluşlarının biz özellikle bu güçlü performansı sıkıntılı zor şartlara rağmen güçlü büyüme performansı karşısında nasıl değerlendirme yapacaklarını merak ediyoruz, bu önemli gerçekten hep birlikte göreceğiz. Esasında sübjektif uygulamalarının Türkiye ekonomisine yönelik olarak sübjektif değerlendirmelerinin son derece yoğun bir şekilde yaşandığı ve tırnak içerisinde söylüyorum komplo bir saldırıyla karşı karşıya kaldığımızı geçtiğimiz dönemlerde bir kez daha göstermiş oldu açığa çıkarmış oldu bu yüksek büyüme performansı devam edecek.”



“Büyümede 4 rakamının üzerine çıkabiliriz"


2017 büyüme rakamları da beklentilerin özellikle bazı çevrelerin beklentilerinin üzerinde gerçekleşecek ifadelerini kullanan Canikli, “ Şu anda zaten 2017’ye ilişkin büyüme rakamlarını da yukarı yönlü olarak revize etmeye başladılar. Bu daha da yukarı noktalarda gerçekleşecek, biz inşallah 2017’de yüzde 4’ün üzerinde bir büyüme gerçekleştireceğiz. Hatta çok büyük olumlu anlamda sürprizler ortaya çıkabilir. 4 rakamının üzerine çıkabiliriz bunları hep birlikte göreceğiz. Bu büyümeye bağlı olarak önümüzdeki dönemde istihdam rakamlarında da iyileşmeleri hep birlikte göreceğiz. Esasında bizim talebi artırmak ve finansal firmaların finansal problemlerini çözmek amacıyla ortaya koyduğumuz paketlerin ve aldığımız kararların olumlu yansımalarını henüz görmedik. Bunları özellikle 2017’nin ilk çeyreğinde ve sonrasında göreceğiz. Bu daha önce yine talebin artırılmasına yönelik ticaretin artırılmasına yönelik kredi genişlemesini sağlayacak tedbirlerle çok yakından bağlantılıdır ve sonuç alınmıştır etki olmuştur. 2017 birinci çeyreği ve daha sonrasında gerçekten çok yüksek güçlü büyüme oranlarını inşallah hep birlikte bütün dünya görecek. Bu istihdam rakamlarına da işsizlik rakamlarına da olumlu yansıyacak özellikle artı istihdam paketinin şu anda 500 binden fazla yeni istihdamın önünü açtığını realize olduğunu biliyoruz. Gerçekten bu kadar kısa süre içerisinde 500 binden fazla yeni istihdam imkanının ortaya çıkması o da herhalde bugüne kadar dünya ekonomi tarihinde olmuş yaşanmış bir hadise değildir, bunun da yansımaları 2017’nin birinci çeyreği ve ikinci çeyreğinden itibaren hep birlikte göreceğiz” şeklinde konuştu.



"İşsizlik rakamları düşecek"


Türkiye’nin büyümesiyle işsizlik rakamlarında da düşüşler yaşanacağını söyleyen Canikli, “İstihdam rakamlarında da işsizlik rakamlarında da bu büyümeye paralel düşüş yaşanacak. Onu da 2017 yılının ikinci yarısından itibaren göreceğiz. O sonuçları, ve yıl sonunda biz işsizlikte tek haneli rakamları görme imkanımız olacak, yine aynı çerçevede enflasyon rakamları da bu büyümeye paralel olarak düşecek, faiz rakamları da yine aşağı yönlü hareket edecek. Onu da çok net bir şekilde önümüzdeki günlerde göreceğiz. Zaten riskler de hem konjonktürel riskler hem de coğrafi riskler bölgesel riskler her geçen gün azalmaktadır. Ekonomiyi olumsuz yönde etkileyen etkileme kapasitesi potansiyeli taşıyan bu riskler her geçen gün azalmaktadır. Bütün bunların birlikte düşünülmesi değerlendirilmesi sonucunda Türkiye ekonomisin önümüzdeki aylarda önümüzdeki dönemlerde gerçekten inanılmaz güçlü büyüme ve diğer makro göstergelerde de olumlu yönde hareketlendiğini hep birlikte göreceğiz, inşallah” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Şırdan ve mumbar yapıp pazarlarda sattı, şimdi kendi dükkanının patronu oldu Aksaray’da 9 yıl önce evinde şırdan ve mumbar yapıp semt pazarlarında satarak geçimini sağlamaya çalışan 44 yaşındaki Ayten Mert, zorlu bir damak tadını Aksaray’a sevdirmeyi başarıp şimdi açtığı kendi dükkanında kendi işinin patronu oldu. Aksaray’ın ilk ve tek şırdan ve mumbarcısı olan 44 yaşındaki Ayten Mert, 9 yıl öncesine kadar evlere temizliğe giderek geçimini sağlamaya çalışıyordu. Semt pazarında açılan bir yemek etkinliğine şırdan ve mumbar yapıp katılan Ayten Mert, yaptığı şırdan ve mumbarın beğenilmesi üzerine temizlik işlerini bırakıp semt pazarlarında şırdan ve mumbar yapıp satmaya başladı. Zorlu bir damak tadı olan şırdan ve mumbarı tüm Aksaraylılarla tanıştıran ve sevdiren Ayten Mert yıllarca kız çocuğuyla birlikte gidip geldiği semt pazarlarından elde ettiği gelirle açtığı dükkanda kendi işinin patronu oldu. Şırdan ve mumbar başta olmak üzere ev yemekleri de yaparak satışa sunan Ayten Mert, Aksaray’ın tek şırdancısı olarak vatandaşlara hizmet ederken, kızı ise gastronomi eğitiminden sonra bir iş yerinde staja başlayarak annesinin yolunda ilerliyor. 9 yıldır Aksaray’a şırdan ve mumbarı sevdiren kadın Semt pazarlarında şırdan ve mumbar satışına başladığını anlatan Ayten Mert, "9 yıldır şırdan, mumbar ve ev yemekleri yapıyorum. Bu semt pazarlarında şırdan mumbar satarak başladım. Cumartesi Semt Pazarında bir etkinlik vardı. O etkinliğe katılıp bende şırdan ve mumbar yapmaya başladım. İlk başta Aksaray halkının ön yargısı olarak ‘Şırdan gitmez, Aksaray’da yapılmaz’ dediler ama şu anda elhamdülillah 9 yıldır bu işi yapıyorum, şırdan, mumbar, ev yemekleri. Şu anda binlerce şükürler olsun. Şırdan ve mumbar yapmadan önce ev temizliklerine gidiyordum. Bir kız çocuğum var, onunla birlikte temizliğe gidip geliyordum. Sonra bu pazarda şırdan mumbar yapımına başladım. Şimdi ise dükkanımızı açtık, kız çocuğum da okudu ve oda annesi gibi yemekçi olmak için staj görüyor" dedi. Şırdan ve mumbarın temizliği her şeyden önemli Şırdan ve mumbarın zahmetli bir yemek olduğunu ve temizliğinin çok önemli olduğunu anlatan Ayten Mert, "Şırdanı biz alıyoruz toptan olarak. Alıp getiriyoruz ve ilk önce temizliğini yapıyoruz. Temizlikten sonra iç hazırlamasını yapıyoruz. Pirincini, baharatlarını, tuz ve yağını ayarlayıp doluma başlıyorum. Doldurduktan sonra dikim işlemini yapıyorum, dikiminden sonra tekrar bir temizlik aşaması var, o temizliğin ardından da 3 saat pişirmeye bırakıyorum" diye konuştu. Şırdan ve mumbara talebin de yoğun olduğunu anlatan Ayten Mert, "Aksaray’da talebimiz çok fazla. Allah’a şükürler olsun. Çünkü kendim yapıyorum, taze taze her gün temizliği olsun, pişirme aşaması gibi her şeyini kendimiz yaptığımız için Aksaray halkına şırdan ve mumbarı sevdirdik. Vatandaşlarda epey beğendi, her gün akşam da gelirler" şeklinde konuştu.
Bursa 400 uzman, Antalya’da romatizmal hastalıkları ele alacak Uluslararası katılımlı ’Türk Romatoloji Kongresi’ 20-24 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Antalya’da düzenlenecek Türk Romatoloji Kongresi’nde, GLP1 reseptör agonistleri ve inflamatuar romatizmal hastalıklar, obezite romatizmal hastalık aktivitesini ve ilaçların etkinliğini etkiler mi?, yapay zekâ çağında FTR hekiminin sosyal medya kullanımı, hukuki sorumluluklar, Car-T tedaviler, tedavisi zor PsA yaklaşımı, MR erken tanıya mı yol açıyor?, fibromiyalji, mikrobiyata ve beslenme, vitaminler, obezite ve ilaç etkinliği, romatolojide steroidlerin akılcı kullanımı ve osteoporoz ile eklem ağrılı çocuk konuları ele alınacak. Türk Romatoloji Kongresi hakkında bilgi veren Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci, "Romatoloji günümüzde bir yan dal olarak tanımlansa da, romatolojik hastalıkların geniş yelpazesi nedeniyle her FTR hekiminin bu alanda bilgi sahibi olması; farklı alanlarda uzmanlaşmış hekimlerimizin ise ayırıcı tanıda romatoloji bilgilerini geliştirmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Özgür Akgül ise, "Kongremizde, romatolojik hastalıkların tanı ve tedavisindeki güncel gelişmeler, bilimsel veriler ışığında ele alınacak, vaka sunumları, interaktif oturumlar, kurslar, ‘Uzmanına Danış’ platformları ve bilimsel tartışmalar ile zengin bir program sunulacaktır. Bu içerik, alanımızda bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve klinik uygulamalarımıza yeni yaklaşımlar kazandırmayı hedeflemektedir" şeklinde konuştu. Türk Romatoloji Kongresi’nde 19 panel, 5 Uydu Sempozyumu, Görüntüleme Okulu MR Görüntüleme Kursu, 6 sözel bildiri oturumu, 83 sözel bildiri ve 70 poster bildiri sunumu gerçekleştirilecek. Hasan Eker yönetimindeki BURKON tarafından organize edilen Türk Romatoloji Kongresi, 400 uzmanın katılımıyla bilimsel düzeyi yüksek toplantılar ve bildirilerle 4 gün sürecek.
İstanbul Şişli’de kontrolden çıkan lüks otomobil dükkana daldı: O anların görüntüsü ortaya çıktı Şişli Büyükdere Caddesi’nde kontrolden çıkan lüks otomobil dükkana daldı, ardından alev aldı. Biri yabancı uyruklu 2 kişinin yaralandığı kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Kaza, saat 05.15 sıralarında Şişli Esentepe Mahallesi Büyükdere Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Büyükdere Caddesi’nde seyir halinde olan 34 GND 034 plakalı lüks otomobilin henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç, cadde üzerindeki bir dükkana girdi. Çarpmanın etkisiyle araç ve iş yerinde yangın çıktı. Araç içerisinde bulunan, biri yabancı uyruklu 2 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekiplerin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı. İtfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürülen yangının ardından kullanılamaz hale gelen lüks otomobil ve hasar oluşan dükkanda soğutma çalışması yapıldı. Tamamen yanan araç, çekici yardımıyla olay yerinden kaldırıldı. Polis ekipleri kazaya ilişkin inceleme başlattı. Kaza anının güvenlik kamerası ortaya çıktı Öte yandan, lüks otomobilin dükkana girdiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, sürücüsünün kontrolünü kaybettiği aracın hızla dükkana çarptığı, çarpmanın ardından bir süre sonra yanmaya başladığı görüldü. Araç içerisinden çıkarılan bir yaralının ise çevredekilerin yardımıyla alandan uzaklaştırıldığı görüntülere yansıdı.
Aydın Yeşil elmas enginarın görünmeyen mesaisi yüz güldürüyor Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden Aydın’da bahar aylarıyla birlikte enginar hasadı hız kazanırken, Efeler ilçesi Gölhisar Mahallesi’nde tarlalardan toplanan enginarlar usta ellerde sofralara hazırlanıyor. Sezonluk olan enginar soyumu için 600 km uzaklıktan Aydın’a gelen Çeliktaş kardeşler, "Sarraf altını işler, biz de bıçağı işliyoruz. Bu işten kişi başı asgari ücretin 4 katına kadar gelir elde edilebilir" dedi. Vitamin ve mineral açısından zengin olan, karaciğer dostu olarak bilinen enginarın sindirime yardımcı olduğu ve bağışıklık sistemini desteklediği biliniyor. Lifli yapısıyla uzun süre tok tutan enginar, sağlıklı beslenme listelerinin de vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Efeler ilçesine bağlı Gölhisar Mahallesi, Aydın’ın önemli enginar üretim merkezleri arasında yer alıyor. Verimli toprak yapısı ve uygun iklim şartları sayesinde bölgede yetiştirilen enginarlar, iç piyasada yoğun talep görürken farklı illere de gönderiliyor. Hasat döneminde mahallede hem üretim hem de enginar soyumu sayesinde hareketli bir çalışma temposu yaşanıyor. Enginar soyumu yapan ustalar kısa süren sezonda yoğun çalışarak yılın önemli kazanç dönemlerinden birini geçiriyor. Hasat edilen enginarlar, kabuklarından ayıklanarak çanak haline getiriliyor. Enginar soymada ustalık, hız ve doğru teknik büyük önem taşırken, işi bilen kişiler günde yaklaşık bin 500 ila 2 bin adet enginar soyabiliyor. İstanbul’dan Aydın’a gelen Ali ve Sezgin Çeliktaş kardeşler de sezon boyunca yoğun tempoda çalışarak bu işten gelir elde ediyor. Sabah erken saatlerde başlayan ve akşam geç saatlere kadar süren mesaiyle çalışan Ali ve Sezgin Çeliktaş kardeşler, enginar soymanın dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını belirtti. Soyum işinde en önemli detaylardan birinin ise kullanılan bıçak olduğunu vurgulayan kardeşler, "Sarrafın altını işleyebildiği gibi enginar soyucusunun da bıçağını işleyebilmesi önemlidir" sözleriyle mesleklerindeki inceliği anlattı. "Çocukluğumuzdan beri enginar soyuyoruz" Abisi ile enginar soyumu yapan Ali Çeliktaş çocukluk yıllarından bu yana tarımın içinde olduklarını belirterek, "Çocukluğumuzdan beri tarımın, meyve ve sebzenin içerisindeyiz. Küçüklüğümüzden beri enginar soyuyoruz. İnsanlar için enginar soymak zor olabilir ama bizim için bir meslek olduğu için zor gelmiyor. Kaslarımız bile bu soyma alışkanlığına alışmış durumda. Enginar soymak kişiden kişiye gelir olarak da değişir. Kimi insan kendini bu işe adamıştır, fazla soyum yapıp daha fazla kazanç elde edebilir. Kimi insan da kendisini çok yormadan, yettiği kadar deyip emek harcadığı miktarda para kazanabilir. Soyabilen insan için enginar dönemliktir ama güzel bir kazanç getirebilir" dedi. "Enginarcının sanatı da bıçağıdır" Bıçağın önemine dikkat çeken Çeliktaş, "Bıçaklarımız çok ince de kalın da değildir. Standart mutfak bıçağıdır. Sarrafın altını işleyebildiği gibi enginar soyucusunun da bıçağını işleyebilmesi önemlidir. Bıçağını işleyebilen insan enginar soyuculuğunda ustadır. Bıçak işleyemeyen insan soyar belki ama adetli, verimli ve düzgün soyamaz. Soyan bıçak ile soymayan bıçağın çıkarttığı işçilik hiçbir zaman aynı olmaz. Enginarcının sanatı da bıçağıdır. O yüzden bıçak özeldir. Ancak özel bıçak dendiğinde özel yapım anlaşılmamalıdır. Bizim bıçaklarımız normal pazardan alınabilecek mutfak bıçaklarıdır. Bana sıradan bıçak getirin, ben o bıçağı enginar soyabilen hale getiririm. Ama bunu yapabilmek uzun zaman ve tecrübe gerektirir" diye konuştu. "İstanbul’dan sezon için geldik" Sezgin Çeliktaş ise kardeşiyle birlikte İstanbul’dan Aydın’a geldiklerini belirterek, "Burada 6 kişilik bir ekibiz. Biz buraya kardeşimle birlikte İstanbul’dan geldik. Enginar soymada dikkat edilmesi gereken şeyler vardır. Enginarın kabuğunu özünden ve etinden mümkün olduğunca ince şekilde alarak, daha etli, daha yuvarlak ve çanaklı bir şekilde soymaya çalışıyoruz. Kaliteli soyum tarzı budur. Onun haricinde enginarı soyduktan sonra kararmasın diye limonlu ve tuzlu su ile korumaya çalışıyoruz. Limonlu ve tuzlu suyu iyice içine çektikten sonra akşam üzeri iç kısmını ayrıca alıyoruz" ifadelerini kullandı. "Kazanç asgari ücretin 4 katına kadar çıkabiliyor" Çalışma sürelerinin uzun ve yorucu olduğunu ifade eden Çeliktaş, "Çalışma sürelerimiz biraz uzun ve yorucudur, tempo ister. Kazanç olarak da tatmin edici bir gelir var. Kişiye göre değişmekle beraber bir asgari ücret bazında hesaplarsak 4 katına kadar gelir elde edilebilir. Sabah 7 buçuk 8 gibi çalışmaya başlıyoruz ve akşam 7’ye kadar soyum işini yapıyoruz. Akşam 7’den sonra da enginarın tüylü iç kısmını çıkartmak için çalışıyoruz. Sezonluk bir iş olduğu için kazanç değişkenlik gösterebilir. 6 kişilik bir ekip sezonu 2 ayda kapatabilir, 8 kişilik bir ekip 1 buçuk aya düşürür. 4 kişi olursun 3 aya çıkar. Enginarın boyutuna göre değişmekle birlikte bir kişi günde minimum bin, maksimum 2 bin tane enginar soyabilir" dedi.