SPOR - 05 Haziran 2017 Pazartesi 14:52

Giresunspor, yeni sezon için transfer çalışmalarına başladı

A
A
A
Giresunspor, yeni sezon için transfer çalışmalarına başladı

Süper Lig’in eşiğinden dönen TFF 1.

Süper Lig’in eşiğinden dönen TFF 1. Lig ekiplerinde Giresunspor, 2017-2018 sezonu öncesi transfer çalışmaları başlarken, transfer bütçesi olarak 20 milyon TL düşünülüyor.


Yeşil-beyazlı ekibin başkanı Mustafa Bozbağ, tesislerde düzenlediği basın toplantısında 2016-2017 sezonunda birinci hedeflerinin play-off oynamak olduğunu ve bunu da gerçekleştirdiklerini söyledi. Takımın her sene üstüne biraz daha koyarak ilerlediğini kaydeden Bozbağ, “Gerçekten yönetim kurulumuzla beraber her sene bu takım bir şekilde üstüne koyarak devam ediyor. İnşallah başarıları şekilde bir sonraki sene de devam eder. Eskişehir’de oynanan ikinci play-off müsabakası dışında takımın genel performansından son derece memnunum” dedi.


Bütçe olarak biraz borçlanmaya gideceklerini söyleyen Bozbağ, “Hepimiz bu memlekette yaşıyoruz. O yüzden bu memleketi hedefe götüren, heyecanlandıran bir takım oluşturacağız. Özellikle bütün çalışmalarımız bu yönde olacak. Tabii bunun olması kolay değil, belki de ilk defa benden bu sözü duyacaksınız ama bütçe olarak birazcık borçlanmamız gerekecek. Tabii sınırları aşmadan, Giresunspor’u tehlikeye sokmadan inşallah bu bağlamda gerçekleştireceğiz transferlerimizi” ifadelerini kullandı.


’Giresun’un heyecanlandıran bir takım oluşturacağız’ ifadesini kullanan Bozbağ, “Bu şehir her şeyi ile Süper Lig’i hak eden bir şehir. Artık takım olarak çoğu üst düzey şeyleri bitirdik. UEFA lisansına kadar aldık, her türlü borçsuzluk yazısı elimizde. Bu sene sadece futbolcuya kalan maç başı ödemelerimiz var. Onları da futbolcularımızın hesabına piyangoyu tahsil ettiğimiz anda yatırılacak” diye konuştu.



“Transfer işleri yarın sabahtan itibaren başlayacak”


Giresunspor’un transferinin sene içinde de devam ettiğini kaydeden Bozbağ, “Transfer konusunda öncelikle şunu söyleyeyim, hırsı olmayan, bu memleketin armasını hissetme konusunda bıkkınlık yaşayan arkadaşlar görüyorum. Mutlaka bunlar bir daha ki sene kadronun içinde yer almayacak. Söylediğim şey bunların kötü oyuncu olduğu anlamına gelmiyor. Ben sadece bu oyuncuların Giresunspor’da sürecinin bittiğini düşünüyorum. Giresunspor’un transferi sene içinde de devam ediyordu. Tabii biz bunu yönetim kurulu olarak biliyoruz ama sizler basın mensupları olarak normal akışta devam ettiğiniz için çoğu şeyi farklı görüyorsunuz. Giresunspor, çok kısa süre içerisinde yabancı oyuncularını alacak, yarın sabahtan itibaren hızlanacak, teknik direktörünü hızla alacak ve 1 Temmuz’daki kampa yaklaşık 25 kişilik kadronun en az 18 kişisiyle gider duruma gelecek” şeklinde konuştu.


2017-2018 sezonunun çok zorlu olacağını vurgulayan Bozbağ, şöyle devam etti:


“Çok zor bir lig bizi bekliyor. Artık bu seneki gibi değil, çıkanlar da, inenler de mali açıdan çok güçlü takımlar. Her zaman söylüyorum, Giresunspor’un birinci hedefi bu ligde her zaman sağlam basmak ve ondan sonra bir üst ligi kovalamak. Bu sezon TFF 1. Lig çok daha zorlu olacak. Onun için biz işi çok daha ciddi tutacağız, hiçbir şekilde gevşemek yok.”


Gidecek ve kalacak oyuncuların belli olduğunu ifade eden Bozbağ, “Gidecekler belli, bunlarla ilgili alacağı olan arkadaşlar var. Onların ödemeleri yapıldıktan sonra gerekli bilgilendirmeyi yapacağız. Yabancı oyuncularda 2 tane tutmayı düşünüyoruz. Panajotis ve Dodo ile görüşmelerimiz devam ediyor. Giresunspor’un kesinlikle 6 yabancısı olacak, mecbur kalmadıkça bu sayının üstünde olmayacak” dedi.


Bütçeyi bu sene biraz daha yukarı çekmeyi düşündüklerini belirten Bozbağ, “Biz her sene hem borç ödeyip, hem de olan takımı 7 milyon TL civarında düşünüyorduk. Şimdi bu sene biraz daha yukarıya çekeceğiz bütçeyi ve 15 ile 20 milyon TL arasında bir bütçe düşünüyorum. Artık Giresunspor riske girecek. Bir şekilde tedbirli şekilde hafif borçlanacağız, öyle görünüyor” ifadelerini kullandı.



“Yalçın Koşukavak hocayı hayatımda hiç görmedim”


Teknik Direktör konusunda basında çıkan haberlere de değinen Bozbağ şunları söyledi.


“Hocayla ilgili hiç bir görüşmeye başlamadık ama 1 Temmuz’a kadar başlayacağız, çünkü kampa gireceğiz. Benim önceliğim her zaman hedeflediğimiz oyuncular. Siz oyuncuları doğru seçerseniz, getirdiğiniz hoca yanılsa bile mutlaka o takımı çalıştıracak veya doğru yere götürecek hoca mutlaka bulunuyor. Özelikle üstüne basarak söylüyorum, sosyal medyada yazılanlar, yazdıranlar bir yere gelmek için oraya yazdırıyor. Ben hayatımda Yalçın hocayı görmedim, tanımıyorum, yan yana bile gelmedim. O konuda bir şey diyemem. Hiç bir hocayla bir görüşme yapmadım ama yakışan gelecek onu bilin.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi Uluslararası yarışmada ödül alan Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü bulunup sahibine teslim edidi. Tokat’ta bir fırında simit ve poğaça ustası olarak çalışan fotoğraf tutkunu Mehmet Emin Coruş, geçtiğimiz yıl çektiği fotoğrafla Paris’te düzenlenen Uluslararası XMAGE Fotoğraf Yarışması’nda dünya ikincisi oldu. Vize alamadığı için ödül törenine katılamayan Coruş’un Fransa’dan gönderilen plaketi ve sertifikasının gümrükte imha edildiği yönündeki iddia ise haberlerin ardından yapılan incelemeyle farklı bir boyut kazandı. 170 ülkeden 725 bin fotoğrafın katıldığı yarışmada annelik bağını anlatan karesiyle büyük başarı elde eden Coruş, ödül törenine katılamamasının ardından organizasyon tarafından gönderilen plaket ve sertifikanın kendisine ulaşmadığını belirtmişti. Bunun üzerine firma yetkilileriyle iletişime geçen Coruş’a, firma tarafından gönderilen İngilizce e-postada ürünün imha edildiği bilgisi verildi. 13 Mayıs’ta gündeme gelen haber sonrası Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın, bakanlık personeline olayın araştırılması yönünde talimat verdiği öğrenildi. Yapılan incelemede, plaketin şubat ayında Türkiye’ye giriş yaptığı ve tasnif işlemlerine alındığı tespit edildi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından teslim alınan ödül plaketi, Mehmet Emin Coruş’a ulaştırıldı. Ticaret Bakanı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ile görüntülü görüştü. Kaplan görüşmede; "Ben konuyu görür görmez bakanımız ile paylaştım. Bakanımızın talimatları doğrultusunda ilgili kargo firması ve ilgili şirketle görüşerek konunun özüne vardık. İnşallah bundan sonraki ödüllerini Allah yerinde almayı sana nasip eder" dedi. Ödül sahibine teslim edildi Ticaret İl Müdürü Ali Osman Sakar, "Kamuoyuna yansımış olan Mehmet Emin Coruş kardeşimizin uluslararası bir yarışmada aldığı ödülün imha edildiğine dair haber yapıldı. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın talimatlarıyla Mehmet Emin kardeşimize hızlı bir şekilde ulaştık. Kendisiyle irtibata geçtik. Söz konusu ödül teslim süresinde olup bakanlığımızın girişimleriyle hız kazanmıştır. Uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Mehmet Emin kardeşimize bakanımızın selamları ile iletmekten mutluluk duyuyorum" dedi. Firma tarafından gönderilen İngilizce mailin Türkçeye çevrilmesiyle bir yanlış anlaşılma yaşandığını söyleyen amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ise "Bildiğiniz üzere 2025 yılında uluslararası fotoğraf yarışmasında ben bir ödül kazanmıştım. Maalesef vize alamadığım Paris’e için gidememiştim. Ödülüm Türkiye’ye gelmişti. Kupamla sertifikam da gümrük sürecine takılmıştı. Gümrük yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerden sonra XMAGE şirketiyle görüşmeye başladım. Onlar da bana bir mail attılar. XMAGE firmasından bana gelen mail İngilizce yazıyordu. Bu metni Türkçe metne çevirdiğimde imha edildiği yazıyordu. Biz de bunu haber yaptık. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi. Bana ulaştılar. ’Ödülünüz imha edilmemiş, gümrükte bekliyor’ dediler. Bakanlığımız bu olaya hızlıca müdahale etti. Sayın Ömer Bolat bey ve ekibi kupamı biran önce elime ulaştırdılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul FIBA Avrupa Kupası’nda takım sayısı 48’e çıkarıldı Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verdi. Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu’nun 15 Mayıs tarihinde İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te gerçekleştirilen toplantısında, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verildi. İzlanda Basketbol Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa başkanlık etti. Toplantıya ayrıca FIBA Başkanı Sheikh Saud Ali Al Thani, FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis ve FIBA Avrupa İcra Direktörü Kamil Novak da katıldı. Yönetim Kurulu, kulüplerden gelen geri bildirimler doğrultusunda FIBA Avrupa Kupası’nın genişletilmesini oy birliğiyle onayladı. Yeni formatta normal sezon, altışar takımdan oluşan sekiz grupta oynanacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 16 takım ikinci tura yükselecek. Rusya ve Belarus’un durumları da konuşuldu Rusya ve Belarus takımlarının FIBA Avrupa organizasyonlarındaki statüsünün ise değişmediği açıklandı. FIBA Merkez Yönetim Kurulu’nun son kararı doğrultusunda mevcut uygulamanın sürdüğü, konunun eylül ayındaki toplantıda yeniden ele alınacağı belirtildi. Avrupa Basketbol’u da ele alındı Toplantıda ayrıca Avrupa basketbolunun çeşitli alanlarına ilişkin güncel gelişmeler ele alındı. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ile tamamlanan Kadınlar Avrupa Ligi (EuroLeague) Altılı Final organizasyonunun Zaragoza’daki başarısı, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 kura çekimi ve FIBA Şöhretler Müzesi töreni değerlendirildi. FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın düzenleneceği yerler açıklandı Gençler organizasyonları kapsamında 2027 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A veya B Klasmanı) Portekiz’in Matosinhos kentinde, 2028 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A Klasmanı) ise Estonya’nın Tallinn kentinde düzenlenmesi onaylandı. Yönetim Kurulu ayrıca 2026-28 dönemini kapsayan Gençlik Gelişim Fonu (YDF) ve Haziran 2026’da başlayacak TIME-OUT 4.0 projesi hakkında bilgi aldı. FIBA Avrupa Yönetim Kurulu’nun bir sonraki toplantısı Kasım 2026’da Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak.
Ankara Başıboş köpek mağdurları panelde buluştu Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.
Tokat Gökmedrese sosyal yaşam merkezine dönüştü Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesindeki Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi’nde hizmete açılan sosyal tesisler, tarihi atmosferiyle öğrenci ve vatandaşlara sosyal yaşam alanı sunuyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi bünyesinde hayata geçirilen sosyal tesisler düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış programına TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, akademik ve idari personel ile davetliler katıldı. Açılış programında konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversitelerin yalnızca eğitim ve bilim üretim merkezleri olmadığını, aynı zamanda sosyal yaşamı güçlendiren ve şehirle bütünleşen alanlar oluşturma sorumluluğu taşıdığını ifade etti. Gökmedrese’nin tarihi ve kültürel değerine dikkat çeken Yılmaz; hizmete açılan sosyal tesisin öğrenciler, akademik personel ve Tokat halkı için önemli bir buluşma noktası olacağını belirtti. Üniversitenin şehirle kurduğu güçlü bağları daha da geliştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Yılmaz, sosyal yaşam alanlarının hem öğrencilerin üniversite deneyimine katkı sunduğunu hem de toplumsal etkileşimi artırdığını ifade etti. TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi Sosyal Tesislerin açılışına Tokat Sakatlar Derneği Başkanı Ali Aras ve dernek üyeleri de katılım sağladı. Dernek adına açılan hayır satışı büyük ilgi gördü. TOGÜ tarafından hizmete sunulan tesis, öğrenci ve Tokat halkına sosyal, sıcak ve keyifli bir buluşma ortamı sunmayı hedefliyor. Tarihi dokusuyla dikkat çeken Gökmedrese’de hizmet verecek tesis, ziyaretçilerine yalnızca bir dinlenme alanı değil aynı zamanda kültürel atmosferle iç içe bir sosyal deneyim sunacak.