ÇEVRE - 13 Haziran 2017 Salı 12:01

Elevli "Havalar bir açıp bir kapanınca arılar strese girdi; Tek tek ölüyorlar"

A
A
A
Elevli "Havalar bir açıp bir kapanınca arılar strese girdi; Tek tek ölüyorlar"

Dünyada arıcılıkta ikinci sırada bulunan Türkiye’de son 10 yılın en fazla arı ölümlerinin bu sene yaşandığı belirtildi.

Dünyada arıcılıkta ikinci sırada bulunan Türkiye’de son 10 yılın en fazla arı ölümlerinin bu sene yaşandığı belirtildi.


2017 sezonunda en üst seviyeye çıktığı belirtilen arı ölümleri arı yetiştiricilerini tedirgin ediyor.


Kestane balındaki rekolte umutlarının devam eden üreticileri bu sezon en fazla kestaneye giden arılardan meydana gelen ölümler korkutuyor. Ölen arılardan alınan numunelerin incelenmesi için Namık Kemal Üniversitesi’ne gönderildiği ifade eden Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kubilay Elevli, “İlk tespitlere göre strese bağlı ölümler var, bahçe ilaçları ile alakalı bir ölüm olacağını düşünmüyoruz. Önümüzdeki hafta numune sonuçları gelecek o zaman gerçek ortaya çıkacak” dedi.


"Daha çok Kestane balına giden arılarda ölümler var" diyen Elevli, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Havalar bu yıl düzensiz gitti. Havaların sürekli açıp, kapanması arı ölümlerine neden oluyor. Yağlıdere ilçemizden gelen arı ölümleriyle ilgili aldığımız numuneleri Namık Kemal Üniversitesi’ne gönderdik. Önümüzdeki hafta sonuçları çıkacak. Aslında her şey çok güzel gidiyordu. Biz daha önce böyle bir şey ile karşı karşıya gelmedik bu ölümler eğer zehirlenmeden olsa kovanın tamamı ölür ama ölümler arıların bir kısmında var. Ölüm şekli çok farklı. Dolayısıyla araştırmadan şuan bu konuda pek fazla bir şey diyemeyiz” ifadelerini kullandı.


Bal rekoltesinin bölgesel olarak değişiklik gösterdiğini kaydeden Elveli, “Rekolte özellikle Kars, Ardahan tarafında biraz sıkıntılı. Ama Erzurum, Bayburt tarafındaki arıcılarımız daha iyi, yerlerinden memnunlar. Güneydoğu bölgesindeki ovalarda bu yıl zaten püskül yoktu, özellikle de bahar yağmurlarını alamadı o bölge. Kuzey tarafındaki ovalarda biraz daha iyi görülüyor. Bizim bölgemizin arıcıları genellikle Erzurum ve Kars’a gidiyor. Erzurum’dakilerin durumu iyi ama Kars bölgesindekilerin ki için aynı şeyi söyleyemeyiz. Bölgesel olarak yağmur düzensizliği var. Eskiden yağdığı zaman bir ile tamamen yağıyordu fakat şimdi bir ilin bir ilçesine yağmur yağdığı zaman diğer ilçesinde kurak oluyor yani mikro klimalar değişti. Arıcı bu tür durumlarda hızlı hareket etmeli, mevsimin kötü olduğu yerde ısrar etmemeli yer değiştirmeli” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Giresun’da 67 bin öğrenci için yarıyıl tatili başladı Giresun’da 2025-2026 eğitim ve öğretim yılının birinci dönemi bugün sona erdi. İl genelinde örgün ve açık öğretim olmak üzere toplam 67 bin 287 öğrenci karnelerini alarak yarıyıl tatiline girdi. 8 Eylül 2025 Pazartesi günü başlayan maratonun ilk yarısı, bugün itibarıyla tamamlandı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü verilerine göre, Giresun genelindeki 408 okulda eğitim gören öğrenciler ve görev yapan 6 bin 139 öğretmen için dinlenme zili çaldı. Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, öğrencilerin karne heyecanına ortak oldu. Merkez Gedikkaya Şehit İsa Yüksel İlkokulunda gerçekleştirilen programda Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, sınıfları ziyaret ederek öğrencilerle sohbet edip "iyi tatiller" dileğinde bulundu. Öte yandan il genelindeki örgün eğitim kapsamında okul öncesinde 8 bin 318, ilkokullarda 18 bin 774, ortaokullarda 19 bin 129 ve ortaöğretim kurumlarında 18 bin 928 olmak üzere toplam 65 bin 149 öğrenci eğitim gördü. Açık Öğretim Ortaokulu’nda 136, Açık Öğretim Lisesi’nde ise 2 bin 2 öğrenci olmak üzere toplam 2 bin 138 açık öğretim öğrencisiyle birlikte Giresun’daki toplam öğrenci sayısı 67 bin 287’ye ulaştı. 2025-2026 eğitim öğretim yılında il genelinde toplam 408 eğitim kurumu hizmet verdi. Bu kurumlar arasında 33 anaokulu, 106 ilkokul, 111 ortaokul, 32 akademik lise, 37 meslek lisesi ve 19 imam hatip lisesinin yanı sıra özel eğitim okulları ve kreşler yer aldı. Yarıyıl tatilinin ardından zil tekrar 2 Şubat 2026 Pazartesi günü çalacak. İkinci dönem takvimine göre ikinci ara tatil 16-20 Mart 2026 tarihleri arasında yapılacak. 2025-2026 eğitim öğretim yılı, 26 Haziran 2026 Cuma günü sona erecek.
Ağrı Leyla Aydemir davasında flaş gelişme Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin haklarındaki beraat kararı Yargıtay tarafından bozulan 7 sanık, bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Tanıkların dinlenmesinin ardından öğle arasından sonra duruşmaya yeniden devam edildi. 7 sanık mahkemede yeniden ifade verdi. Anne Şükran Aydemir’in avukatı Erdoğan Tunç, "Okunan ve dinlenen tanık beyanlarıyla ilgili söyleyeceğimiz bir husus yoktur. Dosyanın geldiği aşama itibarıyla, sanıklar hakkında atılı suçların gerçekleştiği yönündeki tüm belgelerin daha da netleştiğini görüyoruz. Sanıkların yurt dışı bağlantıları olması nedeniyle kaçma şüphesi bulunmaktadır. Ayrıca sanıkların ve yakınlarının, diğer sanıklar ve şüpheliler üzerinde etki etme ihtimali göz önünde bulundurularak tutuklanmalarını talep ediyoruz. Katılan anne Şükran Aydemir’in Kanada’da yaşaması nedeniyle duruşmaya katılamadığını belirtmek isteriz. Bu nedenle bir sonraki duruşmanın Kanada Konsolosluğu aracılığıyla yapılmasını talep ediyoruz" dedi. Sanıklar Ayşe Artam ve Yıldırım Artam, beraatlerini istedi. Besim Dursun, "Bu işle alakamız yoktur. Mağdur edildik, beraatimizi istiyoruz. Polis nezaretine gittiğimizde Yusuf imza atarken "İtiraf mı ettiler acaba?" diye sordu. Bu cümleyi neden kullandığını bilmiyorum. Baba Nihat, 25 yıl önce evlenmişti ve ayrılmıştı. Kadın ayrıldığında hamileydi. Bebek Nihat’a gönderildi. Çocuk geldikten birkaç gün sonra vefat etti. "Bunu defnedeceğiz" dediler, biz de defnedilmesine yardım ettik. Nihat’ın babası Nadir vardı, yani bebeğin dedesi. Kucağında kefene sarılı bir bebek vardı. Sordum, "Bebek öldü, defnetmeye götürüyorum" dedi. Ben de onunla birlikte gittim. Defnettik. Bebek kızdı galiba" diye konuşurken, Mehmet Ali Aydemir, "Suçsuzum. 8 yıldır yargılanıyoruz. Bu olayla hiçbir alakam yoktur. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Musa Aydemir, "Mağdur edildik, beraatimi talep ediyorum" dedi. Hatun Dursun ise "Beraatimi istiyorum. Aleyhimde ifade verenlerden de davacıyım" dedi. Mahkeme başkanı Yusuf Aydemir’e "Leyla’nın kaybolduğu günden bulunduğu zamana kadar telefonunuzun interneti kapalı. Tuşlu telefon kullandığınızı söylediniz ancak elinizde akıllı telefon bulunduğuna dair fotoğraflar var. Abiniz Nihat Aydemir’le aranızda bir probleminiz var mıydı? Sizin dışınızdaki herkes aranızda problem olduğunu söylüyor" diye sordu. Yusuf Aydemir de "Suçum günahım yoktur, beraatimi istiyorum. Bana iftira atıldı. Keşke katil bulunsaydı. Telefonumun internetinin kapalı olması, internetimin bitmiş olmasından kaynaklanmış olabilir. Ağrı merkeze jandarmayla birlikte geldik. Traktörle yukarıya gitmemin nedeni, Leyla’nın başka bir yerde bulunduğunu duymuş olmamdı. Bu nedenle oraya gittim. Daha sonra tekrar Leyla’nın bulunduğu yere geldim. Nihat Aydemir’le aramızda herhangi bir husumet yoktur. Şüphelendiğim hiç kimse yoktur, olsaydı söylerdim. Abim Nihat Aydemir, yaklaşık 25 yıl önce evlendi. Resmî bir evlilik değildi. Anlaşamadılar. Doğumdan sonra bebeği gönderdiler. Bebek emzirilmemiş, mama verilmiş. Hastalanmış ve vefat etmiş. O dönemde bu tür durumlar devlete bildirilmiyordu. Bildirim yapılmadan defnedildi" diye ifade verdi. Tanık Ahmer Erdoğan, gelecek celse yeniden dinlenecek. Mahkeme, Yusuf Aydemir hakkında öldürme suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve kaçma şüphesinin varlığı gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi. Dosyanın, 12 Şubat 2026 ve 10 Mart 2026 tarihlerinde değerlendirildikten sonra, 10 Nisan 2026 tarihine ertelenmesine karar verildi.