- 26 Ağustos 2017 Cumartesi 10:13

Çıraklıktan patronluğa uzanan örnek bir yaşam öyküsü

A
A
A
Çıraklıktan patronluğa uzanan örnek bir yaşam öyküsü

Fakirlikle mücadele eden ailesine ekonomik katkı sağlamak amacıyla henüz ilkokulu dahi bitirmeden gurbete çıkan Bekir Alim, bugün Giresun’da yüzlerce kişinin istihdamını, onlarca kişinin de kendi işinin patronu olmasına katkı sağladı.

Fakirlikle mücadele eden ailesine ekonomik katkı sağlamak amacıyla henüz ilkokulu dahi bitirmeden gurbete çıkan Bekir Alim, bugün Giresun’da yüzlerce kişinin istihdamını, onlarca kişinin de kendi işinin patronu olmasına katkı sağladı.


Bekir Alim’in, bir cam fabrikasında başlayan çıraklık serüveni, oto tamirciliğinden konfeksiyon atölyesine kadar uzandı. Yarıda bıraktığı ilkokulu ise yıllar sonra tamamlayabildi. Bir dönem İstanbul’da belediyeye işe girse de 12 Eylül 1982 darbesiyle işinden ayrılarak memleketine geri dönmek zorunda kaldı. Bundan sonrada hayatını kendisi gibi okuyamayan çocukları okutmak, işsiz gençlere iş imkanı sağlayabilmek için harcadı.



İlkokulu yarım bırakıp, gurbete çıktı


İş hayatına bilgi, beceri ve almış olduğu duaları sermaye yaparak başladığını söyleyen 56 yaşındaki iş adamı Bekir Alim, cebinde bir kuruş parası olmayan kişilerin bile cesaretiyle birçok şeyi başarabileceğini ifade etti. Çıraklıktan, patronluğa uzanan örnek yaşam öyküsünü anlatan iş adamı Alim “Giresun’un Doğankent ilçesi Güvendik köyünde fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. İlkokulu bile köyden 5-6 kilometre ayağımda kara lastikle yürüyerek gidip gelmek zorundaydım fakat buna rağmen ilkokulu bitiremeden çalışmak zorunda kaldım. 11 yaşında ailemle İstanbul’a giderek bir cam fabrikasında çırak olarak başladım. Kısa zamanda bu mesleği en iyi şekilde öğrenmeme rağmen bu işin bir meslek olmayacağını düşünerek oto tamirciliğine girdim. Burada da bir süre çalıştım sonra bir terzi yanına çırak olarak girdim. Aslında iyi bir camcı, iyi bir motor ustası, takım elbise dikecek kadar iyi bir terziyimdir. Fakat sonra inşaatçı olan babamın yanına gitmek zorunda kaldım ve orada ise şoförlük öğrendim” dedi.



“İlk kadrolu işimde darbe mağduru oldum”


Yıllar sonra yarım kalan ilkokulu bitirdikten sonra belediyede işe başlamışken darbe mağduru olduğunu da anlatan Alim “Babamın yanında çalışırken, bir gün işe giderken belediyeye iş başvuru kuyruğu gördüm ve oraya bende dahil oldum. Yapılan mülakat sonrasında işe girmeyi başardım ve İstanbul’da bir ilçe belediyesinde çalışmaya başladım. Ancak bu çok uzun sürmedi diyebilirim. 12 Eylül 1982 ihtilali ile buradaki işimden ayrılmak zorunda kaldım. Sonra memleketime geri döndüm. Memleketimde ise bir kez daha şans yüzüme gülerek buradaki belediyede işe başladım. Ancak sadece belediyede çalışırken kendi hayatımı kurtarmak bana yetmiyordu. İlçemde benim gibi bir çok okuyamayan öğrenci, yüzlerce işsiz genç vardı. Asıl onların sorunlarına çözüm bulmalıyım diye düşünüyordum” diye konuştu.



“Sermayesi bilgi ve beceri ve dua olan 5 ayrı şirkette yüzlerce kişiye istihdam imkanı”


Cebinde bir kuruş para bulunmadan bilgi, beceri ve almış olduğu duaları sermaye yaparak iş hayatına atıldığını kaydeden Alim "Kendi işim vardı ancak bizim insanlarımızın istihdama ihtiyacı olduğunu görüyordum. Cebimde bir kuruş sermayem yoktu ama bilgi, beceri ve aldığım hayır duaları vardı. Bunları sermeye yaparak danışmanlık yapmaya başladım. Bu alanda eğitimler aldım, kendimi geliştirmek için çok çalıştım. Ayrıca 2000-2017 yılları arasında ise 350’ye yakın kişinin de kendi işini kurmasına katkı sağladım. Daha sonra mantolama dediğimiz ısı yalıtım sistemi sektöründe üretim yapmak için çalışma başlattım. Şuanda sadece bu şirketimde 150 kişi istihdam ediliyor. Şuanda Giresun’dan dünyaya açılmaya çalışan firmamızın 18 ülkede İngilizce ve Arapça tanıtımları yapılıyor. Bununla birlikte KSS Grubumuz bünyesinde bulunan 5 ayrı şirkette yüzlerce kişiye istihdam sağlamaktayız” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Yeni kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin karar Resmi Gazete’de Yeni kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün; yeni kurulan Sandıklı, Serik, Suşehri ve Ortaca ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesi teklifine ilişkin 13 Mayıs tarihli yazısı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca görüşüldü. Genel Kurul; Sandıklı ilçesinin Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılarak Sandıklı Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin "Sandıklı, Hocalar ve Kızılören ilçeleri" olarak belirlenmesine, Serik ilçesinin Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılarak Serik Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin "Serik ilçesi" olarak belirlenmesine, Suşehri ilçesinin Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılarak Suşehri Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin "Suşehri, Akıncılar, Gölova, İmranlı ve Koyulhisar ilçeleri" olarak belirlenmesine, Ortaca ilçesinin Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılarak Ortaca Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin "Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz ilçeleri" olarak belirlenmesine karar verdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun, yeni kurulan mahkemelerin yargı çevrelerini belirleyen Genel Kurul Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştırmak amacıyla kurulan Sandıklı, Serik, Suşehri ve Ortaca ağır ceza mahkemelerinin; ülkemize, milletimize ve yargı camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Adalet hizmetlerini daha hızlı, daha etkin ve daha erişilebilir kılmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.