POLİTİKA - 07 Ocak 2018 Pazar 17:30

MHP İl Başkanı Öz: “Giresun’da MHP’den 289 kişi istifa etti, 728 kişi üye oldu”

A
A
A
MHP İl Başkanı Öz: “Giresun’da MHP’den 289 kişi istifa etti, 728 kişi üye oldu”

Milliyeti Hareket Patisi (MHP) Giresun İl Başkanı Müjdat Öz, “Giresun ilimizde bu zaman kadar memuriyet gibi değişik sebeplerde dahil olmak üzere toplam istifa sayısı 289’dur.

Milliyeti Hareket Patisi (MHP) Giresun İl Başkanı Müjdat Öz, “Giresun ilimizde bu zaman kadar memuriyet gibi değişik sebeplerde dahil olmak üzere toplam istifa sayısı 289’dur. Buna karşılık son 4 ay içerisinde partimize yeni üye olanların sayısı ise 728’dir” dedi.


MHP Giresun İl Başkanlığı tarafından düzenlenen yeni üye katılım ve 1. Pilav Günü kapsamında 728 yeni üyeye rozet takıldı. Giresun Gençlik Merkezi’nde düzenlenen törene MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, 25. Dönem Kırıkkale Milletvekili ve MYK Üyesi Seyit Ahmet Göçer, MYK Üyesi İsmail Bozalioğlu ve vatandaşlar katıldı.


Törenin açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Müjdat Öz, Giresun’da MHP’nin 2,5 kat daha büyüdüğünü ifade etti. Toplu istifa söylemlerine konuşmasında cevap veren Öz, “Giresun ilimizde bu zaman kadar memuriyet gibi değişik sebeplerde dahil olmak üzere toplam istifa sayısı 289’dur. Buna karşılık son 4 ay içerisinde partimize yeni üye olanların sayısı ise 728’dir. Burada bir ayrıntıyı belirtmek istiyorum üye sayımız 728’inde üstünde ancak yönetim kurulu arkadaşlarımız 28’i özellikle plakamız olduğundan dolayı istediler biz 728’in üzerini söylemiyoruz ve 28’i özellikle vurguluyoruz. Yani bu demektir ki partimiz gidenlerin ardından ya da kaçanlar desek daha doğru olacak son 4 ayda 2,5 kat daha büyümüş ve güçlenmiştir. MHP düşmanları bilsinler ki liderimiz sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin önderliğinde ülkücü milliyetçi hareket çığ gibi büyümektedir” dedi.


1 Kasım sonrası MHP’nin cezalandırıldığını kaydeden İstanbul Milletvekili Arzu Erdem ise yaptığı konuşmada, “PKK’nın uzantısı olan bir parti ile aynı çuvala girmeyiz, aynı safta durmayız o partiyi flu görürüz bunun için Milliyetçi Hareket Partisi çok ağır eleştirilere hedef bırakılmıştır. İktidar ortağı olabilirdik, koalisyon ortağı olabilirdik ama liderimiz bu anlamda ortaya koymuş olduğu çizgiyle özellikle nerede olunmaması gerektiğini ilke ve ülkülerin ne olması gerektiğini altını çizmiştir. Anayasa’nın ilk 4 maddesine dokundurmayız dedik Türklüğü Anayasa’dan çıkartmak isteyenler kıyameti kopardı. Bizi mücadelemize devam ettik ve dedik ki, ‘Bizim için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çok milletvekili olmak önemli değil mevcudiyet bulmak yeterli çünkü bizim orada ki özgür ağırlığımız bizim için yeterli. Yeter ki ilkelerimizden ve ülkülerimizden vazgeçmeyelim ve bunlardan ödün vermeyelim.’ Tabi 1 Kasım’da seçimler yapıldı bir ceza verildi Milliyetçi Hareket Partisi’ne. Neyin cezasıydı aslında hiç birimiz anlayamadık. Bu davanın cefasını en çok çeken Milliyetçi, Ülkücü camiadır” ifadelerini kullandı.


HDP’nin “Biz sıratımızı YPG’ye, PYD’ye dayadık” sözlerini hatırlatan Erdem, MHP’nin ortaya koyduğu tavır sonrası HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırıldığını dile getirdi.


İlke ve ülkülerinden vazgeçmediklerini vurgulayan Erdem şöyle devam etti:


“7 Haziran’dan sonra 1 Kasım’da milletvekili sayımız yarıya düştü. Varsın düşsün hatta liderimizin dediği gibi varsın 20 olsun yeter ki biz ilkelerimizden vazgeçmeyelim. Ardından dediğimiz her şey doğru olarak ortaya çıktı. Neler oldu? Öncelikle, PKK’nın uzantısı olan o parti gerçek yüzünü tam olarak ortaya çıkardı. Ve dedi ki, ’Biz sıratımızı YPG’ye, PYD’ye dayadık’ dedi yani PKK’yı desteklediklerini söyledi bizlerin ortaya koymuş olduğu tavır tutumla dokunulmazlıkları kaldırıldı ve her biri şu an parmaklıklar ardında umarım bir tane kalmayacaktır bunun mücadelesini devam ettirecektir Milliyetçi Hareket Partisi.”


“Giresun’da Sayın Genel Başkanımıza ihanet ederek gidenlere şahit olduk” diyen MHP MYK üyesi ve 25. Dönem milletvekili Seyit Ahmet Göçer, “Değerli ülküdaşlarım biraz önce sayın il başkanımız ve sayın vekilimiz gerekli söylemlere Türkiye gündeminde ki siyasete ilişkin açıklamalarda bulundu. Bende birkaç cümle etmek istiyorum. Milliyetçi Hareket Partisi 1 Kasım’dan sonra teşkilatlar arasında bir sadakat testinden geçti. Burada yakinen bildiğim Giresun’da da bizi yarı yolda bırakıp ilçe başkanlıkları, il başkanlığı, milletvekilliği yapan kişilerin sayın genel başkanımıza ihanet ederek gittiklerine şahit olduk. Onların geçmiş dönemlerinde aday olabilmek için sayın genel başkanımızın kapısında el pençe durduklarını biliyoruz. Ne oldu da 1 Kasım’dan sonra yılları verdikleri partilerini terk ettiler. Acaba yeni gelenlerin kapsında el pençe durmak için mi? Yeniden milletvekili adayı olup, yeniden il başkanı olup verilen sözlere kandıkları için mi gitmişlerdir? “ şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından MHP’ye katılan yeni üyelere protokol tarafından rozetleri takıldı. Rozet törenin ardından misafirlere pilav ikramında bulunuldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.