GENEL - 26 Şubat 2018 Pazartesi 13:05

Giresun’da "2. Uluslararası Hocalı Soykırımı ve Bölgesel Güvenlik Sempozyumu" düzenleniyor

A
A
A
Giresun’da "2. Uluslararası Hocalı Soykırımı ve Bölgesel Güvenlik Sempozyumu" düzenleniyor

Giresun Üniversitesi (GRÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Görele Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu işbirliği ile "2.

Giresun Üniversitesi (GRÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Görele Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu işbirliği ile "2. Uluslararası Hocalı Soykırımı ve Bölgesel Güvenlik" konulu sempozyum bugün başladı.


İki gün sürecek olan sempozyumun açılışı bugün GRÜ Güre Yerleşkesi Şehit Ömer Halisdemir Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. 26 Şubat 1992’de gerçekleşen ‘Hocalı Soykırımı’nın katillerinin halen uluslararası bir mahkemede yargılanmadığını belirterek konuşmasına başlayan Giresun Üniversitesi (GRÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Betül Karagöz Yerdelen, bu durumun başarabilirlerse kendilerinin, başaramazlarsa kendilerinden sonrakilerin görevi olduğunu söyledi.


Konuşmasına 1992’de Rusya destekli Ermeni teröristlerin Hocalı’da soykırım gerçekleştirdiğini savunarak devam eden Yardelen, “Hemen arkasında 2 Nisan 1992’de ise Bosna’da yine Rusya destekli Sırp teröristler çok ağır bir soykırıma başlamışlardır. Hocalı katilleri henüz uluslararası bir mahkemede yargılanmadılar. Bu çalışmaların temel amaçlarında biriside insanlığa karşı işlenmiş en büyük suçlardan biri olan Hocalı Soykırımı’nı yapanların uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır. Bu başarabilirsek bizim çağımızın başaramazsak bizden sonrakilerin görevidir bunu gerçekleştirmek. Bu bizim milletimizin görevi olmalıdır” dedi.


“Bugün burada 1915’in puslu izi üzerinden karanlık emeller için asılsız soykırım iddialarında bulunanlara ve bunları benimseyenlere sesleniyoruz” diyen Yardelen, ”1915 Ermeni soykırımı iddiaları asılsızdır. Bunu sosyal bilimler ve tarih bütün ayrıntıları ile ortaya koymuştur. Dünya da ki onurlu bilim adamları ve ülkemizin onurlu bilim adamları bunu bütün kanıtları ile ortaya koymuştur. Ancak 1992 Hocalı Soykırımı apaçık gerçektir. 1992’den başlayarak geniş Karadeniz havzası giderek bir ateş yumağı içinde kalmıştır. Doğunun küresel güçleri ile batının küresel güçleri yeni bir dünya düzeni kurmak için bizim havzamızda muazzam bir kavgaya tutuşmuş savaşa başlamıştır” ifadelerini kullandı.



"Küresel güçler terör örgütlerine vekalet vermişler"


Küresel güçlerin vekalet yolu ile savaş başlattıklarını kaydeden Yardelen şöyle devam etti:


“Bu savaş bildiğimiz savaş değil. Kirli savaş dediğimiz vekalet yoluyla, vekaletlilerinin de teröristler olduğu dehşet bir savaştır. Yıllardır korkunç bir zulüm havzamızda gerçekleşmektedir. İkinci Uluslararası Hocalı ve Bölgesel Güvenlik Sempozyumu’nda bugün ve yarın 1990’ların başından beri Türkiye’yi tamda ortasında yer aldığı bölgesel asimetrik kirli savaşlar ve buna karşı milli stratejimiz olarak gelişen bölgesel güvenlik girişimi masaya yatırılacak, tartışılacak birbirinden değerli uzmanlarca konu konu farklı farklı boyutları ile sizlere sunulacaktır.”


Dekan Prof. Dr. Betül Karagöz Yardele’in ardından kürsüye çıkan GRÜ Rektörü Prof. Dr. Cevdet Coşkun, Hocalı soykırımının yanı sıra Zeytin Dalı Harekatı’nın da sempozyuma eklendiğini ifade etti.


Hocalı Katliamı’nın sadece orada yaşayanların Azerbaycanlı olduğu için değil Türk ve Müslüman olduğu için yapıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Coşkun, “Bundan tam 26 önce yaşanan yüzlerce insanın katledilmesine, yüzlercesinin esir alınmasına, yaralanmasına ve kaybolmasına yol açan Hocalı katlamanı esasen insanların etnik kimliğine yönelik yapılmış bir soykırımdır. Zira Hocalı’da insanlar sadece Azerbaycan vatandaşı olduğu için değil Türk ve Müslüman oldukları için katledilmiştir. Yani bu katliam Türk milletimin mensubuyum diyenlere karşı yapılmıştır. Aradan geçen 26 yıl içerisinde dünyanın bu olay karşında sessiz kalmaya devam etmesi de üzerinde düşünülmesi gereken çok vahim bir gerçektir. Ne yazık ki Avrupa Birliği’nin ve Birleşmiş Milletler taraflı bir tutum sergileyerek aradan bunca zaman geçmesine rağmen Hocalı Soykırımı’na karşı kör ve sağır kalamaya devam etmiştir. Buna karşılılık bu geçen süre içerisinde Türkiye ve Türk milleti Ermenilere soykırım yapmakla suçlanmıştır” diye konuştu.


26 Şubat 1992’de Ermenistan’ın şimdi ki yöneticilerin bizzat komutanlığı altında Hocalı’da soykırım yapıldığını hatırlatan Coşkun, 20. Yüzyılın son büyük vahşetlerinden olan katliamı unutmadıklarını, unutturmayacaklarını kaydetti.


Bu sempozyumun bir diğer konu başlığının Bölgesel Güvenlik ve Zeytin Dalı Harekatı olduğunu vurgulayan Coşkun, “Zeytin dalı harekatı Türkiye’nin ulusal güvenliğini korumak amacıyla birleşmiş milletler sözleşmesinin 51. Maddesi çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye’nin Afrin bölgesinde terör örgütlerin karşı düzenlenen bir operasyondur. Gerek bölgeden Türkiye sınırlarına yapılan terör saldırılar, gerekse de ülkemizde yaşayan 3, 5 milyon Suriyeli vatandaşımızın, kardeşimizin topraklarına tekrar güvenle yerleştirilmeleri bu harekatın yapılmasını gerekli kılmıştır” şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından etkinlik Hocalı’da şehit edilen Azeriler için Kur’an-ı Kerim okunarak dua edildi.


Sempozyum 2. gününde ise Görele Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu ve Görele Belediyesi işbirliği ile Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde bildiriler sunulacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın: "Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, sezon başındaki kadroyu kendisinin kurmadığını söyleyerek, "Kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Beşiktaş, sahasında Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Zor bir gece oldu bizim için. Taraftarın bu kadar protesto etmesi oyuncuların motivasyonunu bozdu. Zaten bozuk olan bir motivasyon vardı. Ama bu atmosferde maç oynamak çok zor. Ligin sonu çok da önemsemiyoruz bu durumu. İki taraf da rölantiye oynadı. Göreve başlarken zor bir sezon olacağını, taraftarın acı çekeceğini söylemiştim. Bunun da Beşiktaş’ın geleceği için olacağını vurguladım. Bunun yüzde 30’unu devre arasında yaptık. Eksilerek güçlendiğimizi düşünüyorum. Devre arası çok para harcamadık, devre arasını karlı kapadı. Camiaya ekonomik zarar vermedik. Takımın doğru yolda olduğunu düşünüyorum. Sezon sonunda yapılacak transferlerle daha güçlü, organize ve hedefe oynayan takım yapabiliriz mantığındayız. Böyle bir plan yaptık ama futbol zor bir oyun. Bir gol sizi kral yaparken, yenen bir gol sizi minimum seviyeye düşürebiliyor. Konya’da son dakikada yediğimiz gol tüm motivasyonu düşürdü. Bugünkü maça da yansıdı. Taraftarın tepkisi çok normal. Tepkilere karşı yönetimin de topçunun da direnç göstermesi gerekiyor. Beşiktaş doğru yolda. Doğru işler yapılıyor. Takım iyi bir organizasyonun içine giriyor. Bunlar göründüğü için belki de aşağı çekmeye çalışıyorlar. Serkan’la beraber güzel bir değişim yaptığımızı düşünüyorum. Gördüğüm durum sağlıklı değil. Tribündeki tepkilerin çok normal olduğunu düşünmüyorum. Beşiktaş taraftarı her zaman takımına, hocasına, yönetimine sahip çıkmıştır ama son 5 sezondur kötü gidişat artık sabrı minimuma indirmiş durumda. Biz de bundan nasibimizi aldık. Bizim için üzücü taraf buydu" ifadelerini kullandı. "Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım" 53 yaşındaki teknik adam, hem taraftar hem de camia için kırılma noktasının Konyaspor maçının son dakikasında yenilen golle başladığını da aktararak, "O zaman bizim için sezon bitti. Bugünkü maçı baz almıyorum. Bizim için önemli değil. Oyuncular zor bir 3-4 gün geçirdi. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum. Benim için üzüntü veren tarafı bu. Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Sezon başında ‘şampiyon olacağız’ gibi cümleler kurmadım. Camianın hedefleri büyük olabilir ama kurduğun kadronun hedeflerle örtüşmesi gerekiyor. Sezon başı kurulan kadro, beklentilere cevap verecek kadro değildi. Bunu bilince göreve geldim. Biz bütün planlamamızı uzun döneme yapıyoruz. ‘Beşiktaş 4. olmamak için mi bu kadar oyuncu aldı?’ diyorlar. Evet, dördüncü olmamak için o kadar oyuncu olduk. Bir kadro kurarken camianın hedeflerine uygun olmalı. İlk geldiğimiz sezonda da bunları yaptık. Bugünkü kadro bugünün konusu değil, ocak ayının konusu. Takım maç kaybetmediği için buralara geldi. Devre arasında yaptığımız değişimle taraftarlara hayal kurdurduk, inanırlar herhalde dedik. Hedefe oynayan bir takım haline geldik, sabretmek lazım. Son 5 sezondur gelen problemler taraftarda da camiada da güven anlamında ciddi problemler oluşturmuş. Ben ve ekibim de bundan nasibimizi aldık. Hayat devam ediyor, biz nasıl düzeleceğimizi biliyoruz. Biz devre arasında para falan harcamadık. Kulübün en az 40-50 milyon Euro karı var. Bunları anlatmıyoruz, kimse bilmiyor. Devre arasında kulübün maaş bütçesi 2 milyon Euro aşağı indi. Bu doğru değişimle ilgili bir durum. Beşiktaş benden önceki 3 tane hocanın maaşını ödüyor hala. Santos’un maaşının ödemesi daha yeni bitti" şeklinde konuştu. "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" diyen Yalçın, şöyle devam etti: "Taraftarımız ‘bırak’ diyorsa bırakırız. Bir şeyleri yapmaya çalışırken bunları yaşamak bir teknik direktör için üzücü. Ben bu kulüpte 11 yaşında oynamaya başladım. Futbolcuyken kaç tane kupada katkım var bir bakın. Biraz sabır istedik fakat sabır ve güven kalmamış. Ekibim de üzülüyor. Sezon başı ekibim eleştirildi, benim teknik direktörlüğüm eleştirildi. Ciddi bir kaos var."
Adana Adana Demirsporlu taraftarlar küçük çocuğa alkol şişesi fırlattı Adana’da Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamaları sırasında Adana Demirsporlu taraftarlar bir çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan çocuğun babası tepki gösterdi. Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında evinde Antalyaspor ile karşılaştığı mücadeleyi 4-2 skorla kazanarak 26. şampiyonluğunu ilan etti. Galatasaray’ın şampiyonluğu Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da da büyük coşkuyla kutlandı. Yüzlerce taraftar, merkez Seyhan ilçesindeki Gençlik Meydanı’nda toplanıp meşale ve havai fişeklerle şampiyonluğu kutladı. Adana Demirspor taraftarları şişeyle saldırdı Bir grup Adana Demirsporlu taraftar ise meydana gelip Adana Demirspor lehine slogan attı. Gruptan bir kişi, Ç.T. (7) isimli çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle grup, biber gazı sıkılarak uzaklaştırıldı. "Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist" Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan Ç.T.’nin babası Sedat Taşkın tepki gösterdi. İHA muhabirine konuşan Sedat Taşkın, "Bir grup taraftar geldi Adana Demirspor lehine slogan attı çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattılar. Böyle rezil bir Adana Demirspor taraftar grubu olmaz. Çocuğun kaşı yarıldı, bu namussuzluk. Millet buraya eğlenmeye geliyor bunlar çeteleşmiş. Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist. Allah belalarını versin" dedi.