EKONOMİ - 03 Mart 2018 Cumartesi 14:14

Şahin: "Her kar yağdığında fındıkta don olmaz"

A
A
A
Şahin: "Her kar yağdığında fındıkta don olmaz"

Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, zirai don ve yanma olayında ezberleri bozan açıklamalarda bulundu.

Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, zirai don ve yanma olayında ezberleri bozan açıklamalarda bulundu.


Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, spekülatörlerin kar yağsa da yağmasa da ürün rekoltesinden başlayıp yanıp donmasına kadar çiftçiler üzerinde bir baskı oluşturulduğunu ileri sürdü.


Her yıl, fındık üretiminin belli bölümlerinde bazı ilgili, ilgisiz kişilerin müneccim gibi açıklamalarda bulunduğunu ifade eden Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, zirai don ve kuraklık hadisesinin, illa da karın yağıp, yağmamasına bağlamanın önemli bir eksiklik ve yanlış bilgilendirme olduğunu söyledi.


Zirai don ve kuraklık olaylarıyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulunan Şahin “Her yıl, fındık üretiminin belli bölümlerinde bazı ilgili, ilgisiz kişilerin müneccim olmuşçasına fındıkta ürün rekoltesinden başlayarak, yanıp, donmasına kadar, kendi amaçları doğrultusunda hareketle sürekli çiftçinin üzerinde bir baskı oluşturduklarını görmekteyiz. Burada amaç, çiftçiyi bilgilendirmek ve zirai don hadisesinden çiftçiyi korumak ise don ve kuraklık hadisesinin, illa da karın yağıp, yağmamasına bağlamak önemli bir eksiklik ve yanlış bilgilendirmedir. Bu meyanda sözüm, spekülatörler ile konuyu bilmeden konunun içinde olanlaradır” dedi.



“Zirai don veya yanmanın karla ilgisi yoktur”


Zirai don ve yanma olayının kar yağışı ya da yağmamasıyla ilgisi bulunmadığını da kaydeden Şahin; “Don hadisesi, bitkilerin içinde tutulan suyun miktarına göre kısmen etkilenme veya donma, bitkilerin içindeki hücreler arasındaki su miktarına bağlı olarak da buz tutma olayları ile gerçekleşir. Bu gerçekleşme, birçok korunma yöntemlerine bağlı kalmak kaydıyla, standart siper içi hava sıcaklığının sıfır derece veya altına düşmesi sonucunda meydana gelmektedir. Diğer taraftan bitkiler, kış dönemine girerken bünyelerindeki suyu bırakırlar ve cinslerine göre eksi 30 derecelere kadar zarar görmezler. Kış uykusundan uyanan bitkiler, hücreleri arasındaki boşluğa su çekerek, aldıkları su oranına göre sıfır dereceden başlamak üzere risk almaya başlarlar. İşte, donma veya yanmalardaki ana kural tolerans faktörlerine bağlı kalmak kaydı ile donmalarda suyun çokluğu, yanma da ise suyun yokluğudur. Kısaca, bir yerde donmadan bahsediyorsak su çok, yanmadan bahsediyor isek su yok demektir. Bitkilerin donma ve yanma olayı, illaki karın yağması ve güneş ısısının şiddeti de bağlı değildir. Diğer tabiat olayları olan konveksiyon, radyasyon, çiğ, kırağı, kırağı donu, donlu gün, buzlu gün gibi ısı değişimlerine yol açan her olaylar karşısında da korunma ve durum özelliklerine bağlı olarak da bitkilerde, yanma veya donmalar her zaman olabilir ve de olmaktadır” diye konuştu.



Zirai donda dikkat çeken tarihler


Fındıkta bugüne kadar zirai don olaylarının görüldüğü yıllar arasında araştırılması gereken bir bağ olabileceğine de dikkat çeken Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Şahin “Araştırılması gereken bir konu var ki o da önemli don olaylarının yaşandığı 1994, 2004 ve 2014 yıllarıdır. Don olayları, her on yılda bir ve dörtlü rakamlarda olmuştur. Dahası, bunların gerçekleşme tarihleri, üç ve dört nisan geceleridir. Kimileri bu tarihleri bilimsel bulmaz tesadüf der, kimilerinin de umurunda olmayıp, sadece endişe ve korku pompalar. Bana göre de bu tarihler, tesadüften ziyade tevafuktur. Ben, üniversitelerdeki değerli bilim adamlarının, bu konunun araştırmaya değer olduğunu düşünerek, konuyu, araştırmalarını arzu ediyorum. Çeşitli yayınlarda bu olayların, tesadüf olmadığı, gök cisimlerinin hareketlerine bağlı olduğu yazılmaktadır. Örneğin, Kitabu’l Filaha’da Güneş, Ay, Zühre ve Süreyya Yıldızları gibi cisimlerin, arzdaki bitkiler üzerinde olumlu ve olumsuz etkilerinden bahsedilmektedir. Bu yayınların bazıları Kurtuba Medresesi’nde, bazıları da Osmanlı Medreselerinde Ziraat Kitabı olarak okutulmuş ve çeşitli dillere tercüme edilmiş yayınlardır” ifadelerini kullandı.



Zirai donun belirtileri


Zirai don olaylarının riskli olduğu belirtilerden de bahseden Şahin “Diğer taraftan, don olayına karşı alınacak tedbirler de bilinmektedir. Don olayı, genellikle gün içinde sıcaklığın düşüşü ile başlayarak, gece yarısından sonra etkileyebilir seviyelere kadar düşer. Bu düşüş, gökyüzünün açık veya kapalı olmasına, rüzgârın yön ve şiddetine, havadaki nispi nem oranına bağlı kalmak kaydı ile en kritik zaman tanyerinin ağarmasına kadar olan zamandır. Genelde don hadiseleri, bu zaman diliminde ve açık havada meydana gelir” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın: "Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, sezon başındaki kadroyu kendisinin kurmadığını söyleyerek, "Kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Beşiktaş, sahasında Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Zor bir gece oldu bizim için. Taraftarın bu kadar protesto etmesi oyuncuların motivasyonunu bozdu. Zaten bozuk olan bir motivasyon vardı. Ama bu atmosferde maç oynamak çok zor. Ligin sonu çok da önemsemiyoruz bu durumu. İki taraf da rölantiye oynadı. Göreve başlarken zor bir sezon olacağını, taraftarın acı çekeceğini söylemiştim. Bunun da Beşiktaş’ın geleceği için olacağını vurguladım. Bunun yüzde 30’unu devre arasında yaptık. Eksilerek güçlendiğimizi düşünüyorum. Devre arası çok para harcamadık, devre arasını karlı kapadı. Camiaya ekonomik zarar vermedik. Takımın doğru yolda olduğunu düşünüyorum. Sezon sonunda yapılacak transferlerle daha güçlü, organize ve hedefe oynayan takım yapabiliriz mantığındayız. Böyle bir plan yaptık ama futbol zor bir oyun. Bir gol sizi kral yaparken, yenen bir gol sizi minimum seviyeye düşürebiliyor. Konya’da son dakikada yediğimiz gol tüm motivasyonu düşürdü. Bugünkü maça da yansıdı. Taraftarın tepkisi çok normal. Tepkilere karşı yönetimin de topçunun da direnç göstermesi gerekiyor. Beşiktaş doğru yolda. Doğru işler yapılıyor. Takım iyi bir organizasyonun içine giriyor. Bunlar göründüğü için belki de aşağı çekmeye çalışıyorlar. Serkan’la beraber güzel bir değişim yaptığımızı düşünüyorum. Gördüğüm durum sağlıklı değil. Tribündeki tepkilerin çok normal olduğunu düşünmüyorum. Beşiktaş taraftarı her zaman takımına, hocasına, yönetimine sahip çıkmıştır ama son 5 sezondur kötü gidişat artık sabrı minimuma indirmiş durumda. Biz de bundan nasibimizi aldık. Bizim için üzücü taraf buydu" ifadelerini kullandı. "Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım" 53 yaşındaki teknik adam, hem taraftar hem de camia için kırılma noktasının Konyaspor maçının son dakikasında yenilen golle başladığını da aktararak, "O zaman bizim için sezon bitti. Bugünkü maçı baz almıyorum. Bizim için önemli değil. Oyuncular zor bir 3-4 gün geçirdi. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum. Benim için üzüntü veren tarafı bu. Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Sezon başında ‘şampiyon olacağız’ gibi cümleler kurmadım. Camianın hedefleri büyük olabilir ama kurduğun kadronun hedeflerle örtüşmesi gerekiyor. Sezon başı kurulan kadro, beklentilere cevap verecek kadro değildi. Bunu bilince göreve geldim. Biz bütün planlamamızı uzun döneme yapıyoruz. ‘Beşiktaş 4. olmamak için mi bu kadar oyuncu aldı?’ diyorlar. Evet, dördüncü olmamak için o kadar oyuncu olduk. Bir kadro kurarken camianın hedeflerine uygun olmalı. İlk geldiğimiz sezonda da bunları yaptık. Bugünkü kadro bugünün konusu değil, ocak ayının konusu. Takım maç kaybetmediği için buralara geldi. Devre arasında yaptığımız değişimle taraftarlara hayal kurdurduk, inanırlar herhalde dedik. Hedefe oynayan bir takım haline geldik, sabretmek lazım. Son 5 sezondur gelen problemler taraftarda da camiada da güven anlamında ciddi problemler oluşturmuş. Ben ve ekibim de bundan nasibimizi aldık. Hayat devam ediyor, biz nasıl düzeleceğimizi biliyoruz. Biz devre arasında para falan harcamadık. Kulübün en az 40-50 milyon Euro karı var. Bunları anlatmıyoruz, kimse bilmiyor. Devre arasında kulübün maaş bütçesi 2 milyon Euro aşağı indi. Bu doğru değişimle ilgili bir durum. Beşiktaş benden önceki 3 tane hocanın maaşını ödüyor hala. Santos’un maaşının ödemesi daha yeni bitti" şeklinde konuştu. "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" diyen Yalçın, şöyle devam etti: "Taraftarımız ‘bırak’ diyorsa bırakırız. Bir şeyleri yapmaya çalışırken bunları yaşamak bir teknik direktör için üzücü. Ben bu kulüpte 11 yaşında oynamaya başladım. Futbolcuyken kaç tane kupada katkım var bir bakın. Biraz sabır istedik fakat sabır ve güven kalmamış. Ekibim de üzülüyor. Sezon başı ekibim eleştirildi, benim teknik direktörlüğüm eleştirildi. Ciddi bir kaos var."
Adana Adana Demirsporlu taraftarlar küçük çocuğa alkol şişesi fırlattı Adana’da Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamaları sırasında Adana Demirsporlu taraftarlar bir çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan çocuğun babası tepki gösterdi. Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında evinde Antalyaspor ile karşılaştığı mücadeleyi 4-2 skorla kazanarak 26. şampiyonluğunu ilan etti. Galatasaray’ın şampiyonluğu Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da da büyük coşkuyla kutlandı. Yüzlerce taraftar, merkez Seyhan ilçesindeki Gençlik Meydanı’nda toplanıp meşale ve havai fişeklerle şampiyonluğu kutladı. Adana Demirspor taraftarları şişeyle saldırdı Bir grup Adana Demirsporlu taraftar ise meydana gelip Adana Demirspor lehine slogan attı. Gruptan bir kişi, Ç.T. (7) isimli çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle grup, biber gazı sıkılarak uzaklaştırıldı. "Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist" Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan Ç.T.’nin babası Sedat Taşkın tepki gösterdi. İHA muhabirine konuşan Sedat Taşkın, "Bir grup taraftar geldi Adana Demirspor lehine slogan attı çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattılar. Böyle rezil bir Adana Demirspor taraftar grubu olmaz. Çocuğun kaşı yarıldı, bu namussuzluk. Millet buraya eğlenmeye geliyor bunlar çeteleşmiş. Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist. Allah belalarını versin" dedi.