KÜLTÜR SANAT - 21 Mart 2018 Çarşamba 11:11

Kalaycılık mesleğini down sendromlu oğlu için sürdürüyor

A
A
A
Kalaycılık mesleğini down sendromlu oğlu için sürdürüyor

Çocukluk yıllarında öğrendiği kalaycılık mesleğini down sendromu olan oğluyla birlikte yaşatmaya çalışıyor.

Çocukluk yıllarında öğrendiği kalaycılık mesleğini down sendromu olan oğluyla birlikte yaşatmaya çalışıyor.


Giresun’un Şebinkarahisar İlçesinde yaşayan 68 yaşındaki Remzi Kayahan, 36 yaşındaki down sendromlu oğlu ile birlikte unutulmaya yüz tutan baba mesleğiyle hayata kazandırdı.


Babasından öğrendiği kalaycılık mesleğini 55 yıldır sürdüren Remzi Kayahan, " Bildiğim kadarıyla bu yörede benden başka yapan kalaycı ustası yok. Eskiden Şebinkarahisar’da 15-20 tane kalaycı ustası vardı, şimdi çırak yetiştiremiyoruz. Kalaycılık mesleğinin yaşaması için başka birine öğretmeyi çok istedim ama kimse bu mesleğe heves etmedi. Ben de şimdi oğlum Yener ile birlikte bu mesleği yaşatmaya çalışıyorum" dedi.


Kalaycılık mesleğinin ilçedeki son temsilcisi olduğunu belirten baba Kayahan, teknoloji ve zamanın acımasızlığına karşı oğlu ile birlikte mesleğini icra ederek ekmek parasını kazanmaya çalıştığını belirterek, "Şebinkarahisar’da ve çevre ilçelere pazarlara gidiyoruz. Oralardan getirilen bakır kaplara kalay yapıyoruz. Ancak bakır kaplar artık çok tercih edilmediği için kalaycılık mesleği de gün geçtikçe önemini yitiriyor ve daha çırak yetişmiyor. Oğlum Yener ise benimle birlikte dükkana geliyor, yanımda oturuyor, körükleme yapıyor. Benim işaretlerimle bana yardımcı oluyor. Ayrıca bir işlerle uğraşması oğlumun sağlığına da çok iyi geldi. Bu da beni ayrıca mutlu etti. Bırakmak istediğim mesleği belki de oğlum için devam ettiriyorum" diye konuştu.


Bakır kapların sağlık açısında hiçbir zararının olmadığını da söyleyen Kayahan, "İlçemizde özellikle dut kazanlarının kaynatılmasında kullanılan büyük bakır kazanlar ve yemek pişirmede kullanılan tencereler var. Bu kazanların ilk kullanımından önce ve 2 senede bir kalaylanması lazım. Kalay yapılmadığı zaman bu kaplarda pişirilen yiyecekler insanı zehirleyebilir. Kalaylanmış bakır kapların insana zararı olmadığı için sağlıklıdır" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da "gelenekten geleceğe tarih sofrası" projesi hayata geçiyor Anadolu Profesyonel Şefler Birliği (ANPOŞEF), gastronomi kültürünü genç kuşaklara aktarmayı hedefleyen sosyal sorumluluk projesi kapsamında kadim şehir Çorum’da önemli bir etkinliğe imza attı Anpoşef Food Editor Şef Hüseyin Şipal öncülüğünde; Şef Cansu Tekin, Şef Mehtap Poyraz ve Şef Bilge Örnek’in katılımıyla gerçekleştirilen "Gelenekten Geleceğe Tarih Sofrası" başlıklı sosyal sorumluluk projesi, 8 bin yıllık geçmişe sahip ve yaklaşık 5 bin yıl boyunca birçok uygarlığa merkez olmuş Çorum’un köklü mutfak kültürünü geleceğe taşımayı amaçlıyor. İlk yemek reçetelerinin kil tabletlere yazıldığı kadim coğrafyanın önemli merkezlerinden biri olarak gösterilen Çorum’da düzenlenen etkinlik kapsamında usta şefler, genç şef adaylarıyla bir araya geldiler. Program, Bahçelievler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi. Osmanlı saray mutfağı temasıyla düzenlenen etkinlikte panel, söyleşi, kariyer planlaması ve atölye eğitimleri yer aldı. Usta şefler, gastronomi eğitimi alan öğrencilere mesleki deneyimlerini aktarırken uygulamalı eğitimlerle genç şef adaylarının bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sundular. Etkinliğin sonunda ayrıca, Anadolu mutfak kültürünün korunması, geleneksel lezzetlerin yaşatılması ve gençlerin gastronomi alanında kariyer planlamalarına destek olunması hedeflendiği belirtildi. Okul müdürü Mine Çetin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte Çorum İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar hazır bulunarak şeflerin öğrencilerle birlikte hazırladıkları yemekleri tattılar. Çorumlu Şef Mehtap Poyraz’ın girişimleri ile gerçekleştirilen programda gastronomi eğitimi alan öğrencilere mesleki deneyimlerini aktarmasının ardından milli değerlerimiz olarak ele aldığı gastronomi kültürü ve yaptıkları etkinlikle ilgili açıklamada bulunan Şef Hüseyin Şipal, "Ben Anpoşef’in başkanıyım. Anpoşef yani açılımı; Anadolu Profesyonel Şefler Birliği. Anpoşef sosyal sorumluluk projeleriyle Türkiye’nin yurt içinde ve yurt dışında mutfak, gastronomi, mutfak sanatları, tarihi yemeklerimiz, unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimiz, Osmanlı saray mutfağı yemeklerimizi alıp başka başka coğrafyalara tanıtan, tanıştıran bir yapı ve tattıran bir yapı. Bununla, bu yapıyla birlikte Türkiye’nin birçok ilinden şeflerimizle Anadolu’yu karış karış geziyoruz. İllerdeki teknik, mesleki Anadolu liselerindeki aşçılık bölümündeki kız çocuklarımıza el veriyoruz. Onlara bu mesleğin önemini anlatıyoruz. Ekonomik anlamda güçlü olmalarını, meslek sahibi olmalarını ama bu giden yolda ve serüvende, süreçte onların ecdat ve ata mutfağını da bilmelerini. Yani biz bunun toplumsal hafıza, kültürel miras olduğunu çocuklara anlatmaya çalışıyoruz. Ve menülerinizde, kombinasyonlarınızda ne olursunuz unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerimizden, Osmanlı saray mutfağından, geleneksel Türk mutfağından gözde yemeklerimizi günlük hayatlarınıza katın, menülerinize katın. Bundan sonraki çalışacağınız hayatta ola ki işletmelerde şefler, ustalar olursanız, bizim şefler olursanız lütfen oralarda bu ürünleri uygulayın. Evlerinizde, misafirlerinize yapın; annelerinize, nenelerinize bu yemeklerin kaybolmaması için paylaşımlarda bulunun diyen bir grup insanız, ustayız. Bu yemek kültürümüz, milli değerlerimiz arasında yer alıp gelecek kuşaklara yansıtılması gerekir. Toplumsal miras, kültürel hafıza diyoruz biz buna. Yani o bizim hafızamızın var olması ve bin yıllarca başka coğrafyalara, başka insan topluluklarına aktarılması için çaba sarf ediyoruz. Ve bu çabanın içinde biz bugün neredeyiz? 8 bin yıllık kültüre sahip birçok uygarlığa, ilk kil tabletlere yemek reçetelerinin yazıldığı, ilk buğday tanesinin una dönüştüğü, ilk beş-altı-yedi çeşit ekmeğin yapıldığı, ilk insanların, ilk bütün 8 milyarlık bir toplumda insanların ilk yediği ekmeğin çıktığı topraklar üzerindeyiz bugün. Çorum’dayız. Dünyanın merkezi onun için deniliyor zannedersem. Geldik, bilgi becerimizi paylaştık, el verdik, birlikte yemekler yapıyoruz." dedi. Program sonrasında, hazırlanan plaketler şeflere Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar ve Okul Müdürü Mine Çetin tarafından takdim edildi.
Denizli Denizli’de arama kurtarmaya yeni bir soluk Denizli’de afet ve acil durumlara müdahale kapasitesini artırmak amacıyla, İHAKUT Havacılık ve Spor Kulübü ile AFAD Denizli İl Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandı. AFAD Denizli İl Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen imza törenine; AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun, İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, İHAKUT Denizli İl Sorumlusu Bilal Elmas ve kulüp üyeleri katıldı. İmzalanan protokol çerçevesinde, afet durumlarında arama, havadan tarama, tespit ve koordineli çalışma süreçlerine yönelik önemli adımlar atıldı. Protokol çerçevesince afet ve acil durum süreçlerinde teknolojinin, özellikle insansız hava araçlarının etkin kullanımı, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve sahadaki operasyonel kabiliyetin artırılması hedefleniyor. Protokolün ardından açıklamalarda bulunan AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun; "İmzalanan protokolle, insansız hava araçlarının (İHA) arama ve kurtarma faaliyetlerinde etkin, hızlı ve koordineli bir şekilde kullanılması ,özellikle afet ve acil durumlarda geniş alanların kısa sürede taranabilmesi, kayıp şahısların tespitinde yüksek doğruluk oranı sağlanması ve riskli bölgelere insan gücü sevk edilmeden önce ön keşif yapılabilmesi, İHA teknolojilerinin arama kurtarma süreçlerine entegrasyonu, saha ekipleriyle koordinasyonun artırılması, veri paylaşımı ve anlık görüntü aktarımının operasyon süreçlerine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Ayrıca, ilgili alanlarda teknik bilgi paylaşımının artırılması, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ve gönüllülük faaliyetlerinin desteklenmesi de iş birliğinin öncelikli başlıkları arasında yer almaktadır. Gerçekleştirilen bu iş birliğinin, afet ve acil durumlara müdahale kapasitesine katkı sunması ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmesi beklenmektedir." dedi. Dron Sevdalılarına Çağrı Protokolün ardından açıklamalarda bulunan İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, Denizli’de güçlü bir yapılanma oluşturduklarını vurgulayarak; "İHAKUT Denizli ekibi olarak AFAD ile protokolümüzü yaptık. Denizli’de 25-30 kişilik çok sağlam bir ekibimiz oldu. İlk saha tecrübelerini de birkaç gün önce yaşadılar ve bir arama kurtarma operasyonunda Aydın ekibine desteğe gittiler. İHAKUT Denizli tam anlamıyla çalışır bir vaziyette yoluna devam ediyor. İlgi ve desteklerinden dolayı İl Müdürümüz Yıldız Hanım’a teşekkür ediyoruz. Denizli’nin merkezinde çok yoğun bir yapılanmamız var. Çevre ilçelerdeki arkadaşlarımız, dron sevdalıları il sorumlumuza ulaşarak ekibe dahil olabilirler. Bu durum bize ulaşım ve hız anlamında çok büyük bir avantaj sağlıyor. Tüm ilçelerdeki dron gönüllülerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.