KÜLTÜR SANAT - 19 Ağustos 2018 Pazar 11:21

Denize 40 kilometre uzaklıkta deniz feneri

A
A
A
Denize 40 kilometre uzaklıkta deniz feneri

Denizden en uzak deniz feneri, Giresun’un Çaldağ tepesine yapıldı.

Denizden en uzak deniz feneri, Giresun’un Çaldağ tepesine yapıldı. Deniz fenerini ilginç kılan ise yöre halkının bölgeye yerleşen atalarının tepelere doğru yükselen sisi deniz sanarak yaptıkları kayıkla denize açılmaya çalıştıkları efsanesi oldu. Denize 40 kilometre mesafede, 2 bin rakımlı Çaldağ tepesi, bu özelliğiyle denizden en uzak deniz fenerine sahip oldu.


Deniz fenerinin inşaatının tamamlanmasının ardından ise yöre halkı kemençe eşliğinde oynadı.


Deniz fenerinin hikâyesini anlatan Batlama Platformu Başkanı İbrahim İlyasoğlu, “Batlama vadisindeki köylülerin bugün yayla olarak kullandığı Çaldağ, daha önceden yerleşim yeriydi. Efsaneye göre; Köylüler 500 yıl önce bölgede yaşanan tuz sıkıntısını gidermek tuz ekimi yaparlar ve bir türlü başarılı olamayınca şehre inmeye karar verirler. Şehre inmek için de tepelere doğru yükselen sisi deniz sanırlar ve yaptıkları kayıkla bu sisin içerisine doğru dalar giderle ve hepsi perişan olur. İşte bu efsanenin yaşandığı Çaldağ tepesine ise efsaneden yola çıkarak bir deniz feneri yaptık. Burası bu özelliğiyle belki de dünyada denizi olmayan ve denizden en uzak deniz feneri özelliğini taşımaktadır. Çaldağ, denize kuşbakışı 40 kilometre mesafede ve zirvesi 2 bin 300 rakımdır. Deniz fenerini yaptığımız yer ise bin 900 -2 bin rakım civarındadır. Ayrıca bu tepeden Giresun adası, Trabzon ve Ordu’nun bir bölümü ve deniz de görünmektedir” dedi.


Yöresel sanatçılardan Ayşe Karaçam ve Adem Güney ise tuz ekimi ile deniz fenerinin yapılmasının ortaya çıktığı efsanenin yöre türkülerine konu olduğunu söyledi.


Deniz fenerinin yapımının tamamlanması da kemençe eşliğinde oynanan horonlarla kutlandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Grup Toplantısı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Elektriği milyarder ve asgari ücretli yakıyor, aynı vergiyi veriyor. Sudan, toplu taşımadan, giyim kuşamdan alınan dolaylı vergilerin tamamı. En zengin de en fakirde evladına çocuk bezi aldığında aynı vergiyi ödüyor, memlekette ve bu vergilerin toplam vergi toplam yüzde 65" dedi. Özel partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, enflasyona değinerek, "Asgari ücret 4 bin 100 lira eridi. Yani Ocak ayında 28 bin lira denen asgari ücret, şimdi 23 bin 900 lira o anki parayla. Daha önünde bir yıl var. Emekçinin, bir yıl en düşük emekli maaşı 3 bin lira eridi. 17 bin liraya geriledi. En düşük memur aylığı 9 bin lira eridi. Ne diyordu Erdoğan? Ne diyordu? 3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız ‘Bana beddua edin’ diyordu. Bakın burada tarih 30.11.2005. 3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız ‘Bana beddua edin’ diyor. 3 yılı geçtim Sayın Erdoğan 3 ay önce asgari ücretli 1870 ekmek alıyordu. Hesap ortada. Hani diyorsun ya o makinayı bırak. Altın hesabını bırak. O makineyi eline al. Somun ekmek hesabı yap. 3 ay önce asgari ücretli 1870 ekmek alırken şu anda bin 605 ekmek alıyor. 3 ayda asgari ücretli 265 ekmek kaybı var. Diyorsun ya 3 yıl öncesine daha az ekmek alan bana beddua etsin. Bu milletin irfanında, kültüründe kimseye beddua etmek yok. Türkiye yüzde 32.5’luk enflasyonuyla Avrupa’da açık ara birinci. Bakın öyle bir şey ki Avrupa’da bizden sonra enflasyonu en yüksek olan ülke Romanya yüzde 9.9 enflasyon var. Bu ne demek? Avrupa’da bizim dışımızda enflasyonu çift tane olan yok. Bizim yüzde 32.5. Dünyanın en yüksek 5. enflasyonuyuz. Hem gıdada hem genel enflasyonda" ifadelerini kullandı. Vergi eleştirisi Özel, Türkiye’de toplam vergilerin neredeyse 65’inin dolaylı vergi olduğuna işaret ederek, "En zenginle en fakirin eşit ödediği vergi. Dünyanın en adaletsiz vergisi. Elektriği milyarder ve asgari ücretli yakıyor, aynı vergiyi veriyor. Sudan, toplu taşımadan, giyim kuşamdan alınan dolaylı vergilerin tamamı. En zengin de en fakirde evladına çocuk bezi aldığında aynı vergiyi ödüyor, memlekette ve bu vergilerin toplam vergi toplam yüzde 65. Bunun üstüne bir de yüzde 23, 24 gelirler gelir vergisi var. O ne? Maaşı bankamatikten çekiyorsun ya. Çekmeden içinden kesilen vergi. Bir de bankada bir mevduatın varsa o mevduatın ay sonunda çekmeden içinden kesilen vergi. Bu da yüzde 23,24, yüzde 88, 89’a geliyor. Geriye kalan yüzde 11 Kurumlar Vergisi. Yani esas kazananın kar etmiş olanın Kurumlar Vergisi kardan veriliyor. Ettiği kardan vereceği vergi yüzde 11" diye konuştu. Dış politika eleştirisi Dış politikada iktidarın Trump yönetimine muhtaç olduğunu iddia eden Özel, "Gözünün içine baka baka Avrupa’da yoksun, Çin’le yoksun, Rusya’da yoksun, Amerika’da biz olmasak yoksun, sen bize muhtaçsın, biz seni tercih ediyoruz deyip bir Amerikan Başkanı’nın oğluyla önce İstanbul’da pazarlıklar edip, görüşmenin içeriğin görüşme olduğunda ne tavizler verileceğini bu kürsüden söyledik. Alınacak 250 uçağı da pahalı sıvılaştırılmış doğal gazı da ya da nadir toprak elementleriyle ilgili o Trump’ın ağzını sulandıran ilk iş dünyada nadir toprak elementi neredeyse oraya saran Trump’a bu tavizlerin verileceğini de hepsini buradan söyledik. Sustular. Susarak inkar ettiler. Trump’ın tweetinden sonra gizleyemediler. Şimdi işte o Trump bir müttefik olarak Amerika’dan bahsetmiyorum. Bu iktidarın bağlandığı tek kutup kendi ülkesinde de itibarı kalmayan oyları yüzde 6’lara düşen bu yıl bitmeden Amerika’da topal ördek olacağına hiç şüphe olmayan, hatta belki diğer kanatta da çoğunluğunu kaybederek dönemin sonunu bile getirecek getiremeyecek olan Trump’a bütün ümitlerle bağlamış olan Erdoğan’dan bahsediyorum. Dünyayı krize sokan Trump yönetimi, dünyada otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor. Net. Macaristan’da Orban’ı tutuyor. Suriye’de ’Şara’ya yıllarca hazırladık’ diyor, kravat giydiriyor. İran’a bile ’ilk günlerde başarılı olacak, dini lideri belirlerken bana soracaksınız, ben söyleyeceğim’ diyor. Dünyanın neresinde bir otoriter varsa onu destekliyor. Sade kendi mi değil? Dünyaya dayatmaya çalıştığı kendince dünya düzeninde teknolojik artlar yani dünyadaki teknoloji şirketlerinin zengin bir yerleri de dünyada nerede bir otoriter var onu seçiyorlar" şeklinde konuştu.
İstanbul ROKETSAN 4 yeni sistemini tanıttı Roket, füze ve mühimmat teknolojileri firması ROKETSAN, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda NEŞTER, CİRİT Anti-İHA, CİDA ve mini seyir füzesi olmak üzere 4 yeni ürününü tanıttı. Roket, füze ve mühimmat teknolojileri firması ROKETSAN, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda NEŞTER, CİDA, CİRİT Anti-İHA ve mini seyir füzesini ilk kez kamuoyuna tanıttı. NEŞTER, CİDA, Mini Seyir Füzesi ve CİRİT Anti-İHA fuar katılımcılarından yoğun ilgi gördü. ROKETSAN, lansman ürünlerinin yanı sıra birçoğu başarısını sahada kanıtlamış 40’a yakın ileri teknoloji sistemleriyle fuarda boy gösterdi. CİRİT Anti-İHA, sahada başarısını kanıtlamış CİRİT Lazer Güdümlü Füzesinin yeni bir versiyonu olup; İHA’lara karşı kullanılan yüksek maliyetli hava savunma füzelerine güçlü bir alternatif teşkil ediyor. Bu sayede, havadan gelen tehditlere karşı pahalı platform ve mühimmatları devreye almadan önce, uygun angajman zarfı içerisinde CİRİT Anti-İHA ile hedefin etkili şekilde imha edilmesi mümkün hale gelebilecek. Ayrıca bu versiyon yaklaşma sensörü ve Anti-İHA Harp Başlığı ile de dikkat çekiyor. CİDA uzun menzilli tanksavar füze sistemleri ailesinin en yeni üyesi olarak, görüş ötesi kullanım kabiliyeti, uzun menzili, hızlı taarruz yeteneği ve hibrit arayıcı başlığı sayesinde nokta atış hassasiyetiyle sahadaki ihtiyaçlara doğrudan cevap veren, yüksek teknolojili bir çözüm olarak öne çıkıyor. Rakip sistemlere kıyasla çok daha uzaktan hedefi etkisiz hale getirme kabiliyetine sahip bu sistem; kara, deniz ve havada görev alan farklı platformlara entegre edilebilmesiyle sahada çarpan etkisi oluşturacak bir sistem olarak konumlanıyor. Mini Seyir Füzesi de düşük maliyetli yapısını yüksek operasyonel etkiyle birleştiren yeni nesil bir çözüm olarak öne çıkıyor. Muadillerine kıyasla sunduğu uzun menzil, daha ağır harp başlığı ve çoklu taşıma imkânı sayesinde sahada özellikle de hava savunma sistemlerine karşı önemli bir güç çarpanı oluşturacak bu sistemimiz, hedef hattından görsel istihbarat toplayabilme yeteneğiyle de son kullanıcılara operasyonel çeşitlilik sunuyor. NEŞTER, MAM-L ürününün bir varyantı olarak, minimum ikincil hasar prensibiyle yüksek hassasiyetli vuruşlar yapmak üzere tasarlandı. Klasik çözümlerden farklı olarak, bulundurduğu yaklaşma sensörü sayesinde, hedefe temas öncesinde devreye giren ve kesici bıçaklar içeren özgün bir harp başlığına sahip. Patlayıcı içermeyen bu yapı sayesinde, kitlesel imha yerine doğrudan noktasal hedeflere yüksek hassasiyetli vuruş sağlayabiliyor. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ROKETSAN’ın tanıtım etkinliğinde yaptığı konuşmada, "İnşallah bunları sadece caydırıcılık için kullanırız diye düşünüyoruz ama kullanmamız gerekirse de hiç düşünmeden kullanacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. En etkili şekilde kullanacağımızı değerlendiriyoruz." dedi. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Bunlara yönelik olarak anti İHA sistemleri de bütün dünyanın üzerinde en çok çalıştığı konulardan bir tanesi. Uzunca süredir CİRİT füzesini karadan karaya olan bir sistem olarak kullanıyorduk ama bugün sizlerle CİRİT’in anti İHA versiyonunu, yani 8 kilometreye kadar havadaki İHA’ları etkisiz hale getirecek olan füzemizi paylaşıyoruz" dedi.