EKONOMİ - 04 Şubat 2019 Pazartesi 11:45

Fındığın üreticiden tüketiciye fiyat serüveni

A
A
A
Fındığın üreticiden tüketiciye fiyat serüveni

Tüketiciler fındık fiyatlarının pahalılığından yakınırken, Giresunlu üreticiler fiyatların maliyetlerini kurtarmadığını, perakende fındık satıcıları ise fındığın kırılması ve yaşanan zayiatlar nedeniyle raflara gelen kadar fiyatların arttığını dile getirdi.

Tüketiciler fındık fiyatlarının pahalılığından yakınırken, Giresunlu üreticiler fiyatların maliyetlerini kurtarmadığını, perakende fındık satıcıları ise fındığın kırılması ve yaşanan zayiatlar nedeniyle raflara gelen kadar fiyatların arttığını dile getirdi.


Üreticiler fındığın fiyatının kendi maliyetlerini kurtarmadığını ifade ederken, tüccar ise herkesin yapılan işten kar elde etmek için çalıştığını kaydetti. Perakende fındık satıcıları ise yapılan işlemler sırasında fındığın fiyatının yüksek seviyelere çıktığını savundu. Giresunlu fındık üreticisi Osman Harmanşah, 5 ton fındığının olduğunu ifade ederek, fiyatlar 14 liranın altına düştüğü zaman emeklerinin karşılığını alamadıklarını dile getirdi. Harmanşah, “Fındık az olduğu zaman zaten emek karşılığını alma şansın yok, çok olduğu zaman ise en az 14 liradan aşağı düştü mü emek karşılığı alması söz konusu olmuyor. Çünkü giderler çok pahalı. Üretici ile market arasındaki farkı ise aradaki satıcılar kazanıyor” dedi.


Üretici Kerim Şenlikoğlu ise fındığını geçtiğimiz sezon 14 liradan sattığını belirterek, “Devlet bize teşvik veriyor ama şimdi öyle insanlar var ki teşvik alıyorlar. Orman oldu yine teşvik alıyorlar, çünkü denetleme yok. Rant kazanıyor, 3-5 tane tüccar kazanıyor, başka kazanan yok. Ben 14 liraya sattığım fındığı marketten 30 liraya alamıyorum” ifadelerini kullandı.


Fındık alım-satımı işinin risk taşıyan bir sektör olduğunu kaydeden fındık tüccarı Sezgin Kumaş, zaman zaman ciddi düşüşler yaşandığını kaydetti. Giresun kalite fındık olarak sezona 14 liradan başladıklarını belirten Kumaş, “Daha sonra fiyatlarda biraz düşüş yaşandı 13 lira, 12,5 lira gibi rakamlara düştü. Burada devletin bir müdahalesi geldi TMO kanalıyla beraber ve 14,5 liradan alım yapmaya başladılar. Piyasada bu doğrultuda 13,5 lira yükseldi. Yılbaşına yakın ise 16 lira civarına yükselmeye başladı ve şu anda biz 16 liradan alıyoruz fındığı” şeklinde konuştu.


Fındığın alıcıdan kırıcıya geçtiğinde fiyatların direkt arttığını kaydeden Kumaş, şöyle devam etti:


“Fındığı bizden alan kırıcılar bunu eliyorlar. 1 numara, 2 numara ve 3 numara olarak çıkartıyorlar. İç piyasada bu fındık kavurmacılara satılıyor, tabii fındık kırıldığı zaman 16 lira olan fındık 32 lira oluyor. Bizde Katma Değer Vergisi (KDV) yüzde 1, paketlendiği zaman da yüzde 8’e çıkıyor, yani yüzde 7 KDV artıyor. Tabii insanlar da bunun üzerinden kar marjı elde edecekler. Çalıştıkları yere göre, bulundukları mıntıkaya göre ve verdikleri kiraya göre bir değerlendirme yapıp satışını gerçekleştiriyorlar. Herkes tabii bu işten bir miktar kar yapacak ama bizim işimiz için söyleyeyim alıcılar olarak işimiz çok riskli, çünkü biz 16 liraya aldığımız fındığı yarın 16,5’ya satabiliriz, 15,5’e de satabiliriz. Günlük bazda alışveriş yaparak kendi kârımızı koyup o şekilde çalışıyoruz. Paketlemeye geçildiği zaman vade ve peşin alışverişlerde bu işin içine giriyor, kimse karsız ticaret yapmak istemez, herkes bir şeyler katar.”



"Fındık kırıldığında fiyatı 30 TL’ye çıkıyor"


Perakende fındık satıcısı Ayhan Akten ise, ‘Markette neden pahalı?’ sorusunun çokça sorulduğunu ifade ederek, 15 liradan köylüden alınan bir fındığın kabuğunun kırıldığı zaman yüzde 50 randımanda 1 kilo fındığın 500 grama düştüğünü, dolayısıyla fındık kırıldığı anda fiyatının 30 liraya çıktığını aktardı. Fiyatlara en çok etki edenlerin başında ise zayiatların geldiğini vurgulayan Akten, fiyat artışının sebeplerini şöyle anlattı:


“Kırma masrafları, kavurma masrafları ve işletme masraflarına yüzde 30-35 civarında koyduğunuzda 30 lira üstünden 40 lirayı buluyor. Buradaki en önemli sorunlardan bir tanesi de fındıklardaki zayiattır. İyi randımanlı fındıkta zayiat düşük olur, bu sayede fındığın fiyatı daha düşük olur ama bugün ortalama bakımsızlıktan iyi beslenememe nedeniyle kabuklu fındığın kırımında ve kavurmasına kadar ortalama yüzde 20 bir zayiat oluşuyor. Bu zayiatı mecburen fiyatlara yansıtmak zorundasınız. Bunu da 40 liranın üzerine vurursanız, 48 liraya denk gelir. Bir de kabuklu fındıkta KDV yüzde 1’dir, iç fındıkta yüzde 8’dir. Bunun üzerine bir de bunu ilave ediyorsunuz, fiyat zaten otomatikman 52 lirayı buluyor. Perakendecinin karını da buraya koyduğunuz zaman yüzde 10 bile koysanız 57 lira fındık fiyatı yapıyor. Bu konuda çözüm nedir derseniz fındık üretici tarafından iyi beslenir, kaliteli olarak ortaya çıkartılırsa, zayiat düşerse bizim perakende saffada sattığımız fındık da düşük olacaktır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer Belediyesi’nin yeni araçları yollarda Bursa’da araç filosunu güçlendiren Nilüfer Belediyesi, 4 iş makinesi ve 6 kamyonu hizmete alarak iş yapma kapasitesini artırdı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Biz, Nilüferlinin parasını en doğru, en akılcı şekilde kullanmakla sorumluyuz. Bu araçlar yaklaşık 1 ila 1,5 yıl içinde kendi maliyetini karşılayacak" dedi. Nilüfer Belediyesi, altyapı ve ulaşım hizmetlerini daha etkin, hızlı ve kesintisiz sürdürmek için bir yatırımı daha hayata geçirdi. Araç filosuna yeni katılan 4 iş makinesi ve 6 kamyonun hizmete giriş töreni Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, başkan yardımcıları ve personelin katılımıyla gerçekleştirildi. Alaaddinbey Ek Hizmet Binasının bahçesinde düzenlenen törende konuşan Başkan Şadi Özdemir, her geçen gün büyüyen Nilüfer’de kentin her sokağına eşit ve kaliteli hizmet götürmek için aralıksız çalıştıklarını söyledi. Nilüfer için her zaman daha iyisinin mümkün olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Hizmet kalitemizi artırmanın yolu, sahadaki gücümüzü büyütmekten geçiyor. Sahadaki elimiz, kolumuz olan mevcut araç filomuza bugün yerli üretim olan 4 iş makinesi ve 6 kamyon daha ekliyoruz. Bu alımla iş makinesi sayımız yüzde 20, kamyon sayımız yüzde 46 artıyor" dedi. 50 ton yama kapasitesi Bu araçlarla birlikte asfalt ekibini de güçlendirdiklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, "Ekibimize yeni bir asfalt robotu kazandırdık. Şu ana kadar günde 15 ton yama yapabiliyorduk. Yeni aracımızla birlikte bu kapasite günde 50 tona çıkıyor" diye konuştu. Nilüferlinin parasını en doğru ve akılcı kullanmakla sorumlu olduklarının altını çizen Başkan Şadi Özdemir, "Eğer bu makine ve kamyonları kiralama yoluna gitseydik, her ay belediyemizin kasasından 8 milyon liranın üzerinde bir bedel çıkacaktı. Ancak biz satın almayı tercih ettik ve kalıcı bir değer ürettik. Bu araçlar 1 ila 1,5 yıl içinde kendi maliyetini karşılayacak. Uzun yıllar boyunca da Nilüfer’e hizmet üretecek. Üstelik bakım ve arıza durumlarında işi durdurmak zorunda kalmayacağız. Dışarıdan hizmet alma ihtiyacımız azalacak" diye konuştu. Törenin sonunda kamyonlardan birinin direksiyonuna geçen Başkan Şadi Özdemir, hizmete alınan araçların ilk sürüşünü gerçekleştirerek sürece sahadan eşlik etti.
Bingöl Bingöl’de PNL yöntemiyle böbrek taşı tedavisinde sevkler azaldı Bingöl Devlet Hastanesi’nde uygulanan Perkütan Nefrolitotomi (PNL) yöntemi sayesinde büyük böbrek taşı hastalarının il dışına sevk edilme oranında önemli düşüş yaşandı. Bingöl Devlet Hastanesi’nde son yıllarda yaygın olarak uygulanmaya başlanan PNL yöntemi, 2 santimetreden büyük böbrek taşlarının açık ameliyata gerek kalmadan kapalı yöntemle kırılıp çıkarılmasını sağlıyor. Modern tekniklerle gerçekleştirilen bu yöntem, hastalara daha küçük kesi, daha az ağrı, kısa hastanede kalış süresi ve yüksek başarı oranı gibi önemli avantajlar sunuyor. Uzmanlar, hastaların genellikle 1-2 gün içerisinde taburcu edildiğini, işlem sonrası rutin stent uygulamasına çoğu zaman ihtiyaç duyulmadığını belirtiyor. Ortalama ameliyat süresinin 60-90 dakika olduğu ifade edilirken, bazı vakalarda bu sürenin 30 dakikaya kadar düşebildiği kaydedildi. Operasyonları üç yıldır başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Üroloji Uzmanı Doktor Yunus Emre Kızılkan, "Son olarak sağ böbreğinde 4 santimetre büyüklüğünde taş bulunan bir hastaya hastanemizde başarıyla PNL ameliyatı uyguladık. Kendiliğinden düşmesi mümkün olmayan ve tedavi edilmediğinde böbrek yetmezliği ile ciddi enfeksiyon riskine yol açabilecek taş, kapalı yöntemle tamamen temizlenmiştir. Ameliyat sonrasında hastanın böbrek fonksiyonlarında belirgin düzelme gözlenmiştir. Hastalarımızın bu konuda il dışına gitmelerine gerek yok. Yaptığımız operasyonlar neticesinde hastalarımız son derece memnun bir şekilde hastanemizden ayrılmaktadır" dedi.
Erzurum Erzurumspor’un başarı hikâyesi KUDAKAF’26’da gençlerle buluştu Erzurum’da düzenlenen Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı (KUDAKAF’26) kapsamında gerçekleştirilen "Bir Başarı Hikâyesi: Erzurumspor" paneli, mavi-beyazlı camianın temsilcileri ile genç yetenekleri bir araya getirdi. Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen KUDAKAF’26’nın son gününde spor dünyasından önemli isimler gençlerle buluştu. Moderatörlüğünü Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun üstlendiği panele; Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı ve Erzurumspor Onursal Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, Teknik Direktör Serkan Özbalta ve Takım Kaptanı Mustafa Yumlu konuşmacı olarak katıldı. "Erzurumspor Sadece Bir Takım Değil, Bir Şehrin Markasıdır" Panelde konuşan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurumspor’un başarısının arkasında inanç ve disiplinli bir çalışmanın yattığını vurgulayarak "Şehrimizin gururu Erzurumspor’un bu yolculuğu, sadece sportif bir başarı değil; emeğin, inancın ve mücadelenin hikâyesidir. Gençlerimize bu vizyonu aşılamak bizim için çok kıymetli, Biz yenile yenile yenmesini öğreneceğiz. 2 defa düştük ama şimdi düşmemenin çaresini, yollarını arayacağız. Buraya gelirken çok zorluk, sıkıntı yaşadık. Takımın kamp ve antrenman yapacak yeri yok. Biz doğal gazla yerden ısıtmalı sahalar yaptık. Bu başarının altında bu da var. Daha sıcak yere ihtiyacımız var dedik ve bu sene inşallah açılıp kapanabilen üstü şeffaf bir saha yapacağız" dedi. Kariyer yolculuğunda sporun etkisi Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, Erzurumspor mücadelesinden asla vazgeçmediğini vurgulayarak, "Aynı sabır ve kararlılıkla ayakta durmaya çalıştık.Herkes Erzurumspor’un başarısız olacağını düşünse bile oyuncularımız, teknik heyetimiz ve yönetim olarak bu takıma inancımızı hiç bir zaman yitirmedik. Bu başarı, bu gurur herkesin" diye konuştu. Teknik Direktör Serkan Özbalta, sporun liderlik ve takım ruhu üzerindeki etkilerine değinirken, "Bir kaç seçeneğimiz vardı ama eşimle buraya gelmeyi çok istedik. Güven duygusuyla gelmek günümüzde çok önemli. Bazı kurumlarda mali anlamda sıkıntılar yaşanabilir ama bunu onursal başkanımız ve kulüp başkanımız hiç hissettirmedi "şeklinde konuştu. Takım Kaptanı Mustafa Yumlu ise profesyonel kariyer yolculuğunda gençlere ilham verecek tecrübelerini paylaşırken, şöyle konuştu, "Bize çok güzel bir konfor alanı sağladılar. Burayı çok sevdik. Bu kulübe ve bu şehre hizmet etmekten çok mutluyum. Önde oynayan arkadaşlarımız gol atmak için bize çok iş bırakmadılar" Katılımcılar, sporun gençler için kariyer inşasındaki dönüştürücü etkisini ve bir şehrin ortak değerinin nasıl dünya çapında bir marka gücüne dönüştüğünü dinleme fırsatı buldu. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümü ve plaket takdiminin ardından sona erdi.