ASAYİŞ - 29 Mart 2019 Cuma 10:52

TBMM Adalet Komisyonu Üyesi ve AK Parti Giresun Milletvekili Öztürk’ten, ’Rabia Naz Vatan’ açıklaması

A
A
A
TBMM Adalet Komisyonu Üyesi ve AK Parti Giresun Milletvekili Öztürk’ten, ’Rabia Naz Vatan’ açıklaması

Giresun’un Eynesil ilçesinde yaklaşık 1 yıl önce şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın ölümüyle ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Giresun Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Sabri Öztürk “Vefat eden çocuğun sıfatı veya hakkında iddia olan kişilerin makamının, mevkiisinin, sıfatının hiçbir önemi yoktur.

Giresun’un Eynesil ilçesinde yaklaşık 1 yıl önce şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın ölümüyle ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Giresun Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Sabri Öztürk “Vefat eden çocuğun sıfatı veya hakkında iddia olan kişilerin makamının, mevkiisinin, sıfatının hiçbir önemi yoktur. Yargının temel görevi, salt maddi gerçeği ortaya çıkarmak için faaliyetini hızla sürdürmelidir” dedi.



Kırtasiyede kitap hediye etmiş


AK Parti Giresun Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Sabri Öztürk, 11 Nisan 2018 tarihinde yaralı halde bulunan ve tedavi için kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Rabia Naz Vatan’ın ölümü öncesinde Eynesil ilçesini ziyaretinde Rabia Naz Vatan ile karşılaştığını ve bir kırtasiyede arkadaşları ve Rabia ile fotoğraf çektirerek kitap hediye ettiğini anlattı.


Öztürk “İlçe ziyaretlerimiz sırasında kırtasiyede bir grup öğrenciyle karşılaştım, onlarla fotoğraf çektirip, kitap hediye etmiştim. O öğrencilerimizden bir tanesinin de Rabia Naz Vatan olduğunu öğrendim. Vefat haberini duyunca ailesini arayıp taziyelerimi iletmiştim. Çok üzülmüştüm. Olayının yaşanmasının ardından aileyi aramıştım ama o kızın kırtasiyede karşılaştığımız kızımız olduğunu sonradan fark ettim” diye konuştu.



“Yargı karşısında makamların, mevkilerin, sıfatların önemi yok”


Olayla ilgili bir takım iddialar olduğunu ve hakkında iddia bulunan kişilerin makamı, mevkisi ne olursa olsun buna bakılmadan gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğini ifade eden Öztürk “Aradan geçen zaman zarfında bu yaşanan olay intihar mı yoksa bir trafik kazası sonucu mu konusunda kuşkular ortaya çıktı. Ailenin bu konuda feryadı söz konusu. Bütün Türkiye bu konuyu konuşup tartışmaya başladı. Tabi ben de yıllarca avukatlık yaptım. Milletvekili olarak da TBMM Adalet Komisyonu Üyesiyim. Bu konuyla ilgili yaptığımız araştırmalarda kamuoyu kafasında tereddüt oluşturacak bir sürü şey söyleniyor. Biz yargı makamı değiliz ama gördüğüm kadarıyla ’Bir şeyin şüyuu vukuundan beterdir’ derler ya o açıdan kamuoyunda kafalardaki soru işaretlerinin artırılacağı durum haline geldi. Tabi yargının temel amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Maddi gerçek intiharda olabilir, maddi gerçek düşmede olabilir, maddi gerçek trafik kazası da olabilir. Bunun ne olduğunu çok bilemeyiz. Burada vefat eden çocuğun sıfatı veya hakkında iddia olan kişilerin makamının mevkiisinin, sıfatının hiçbir önemi yoktur. Yargının temel görevi; taraflarının kimliğine, sıfatına bakmadan yargı süreci işlemesi gerekiyorsa taraflara bakmadan salt maddi gerçeği ortaya çıkarmak için faaliyetini hızla sürdürmeli ve gerçeği ortaya çıkarmalıdır” şeklinde konuştu.



“Karar kamu vicdanını rahatlatacak düzeyde olmalı”


Kamuoyunda ortaya çıkan bu yoğun tartışmalar nedeniyle yargı sürecinin çok daha hızlı işlemesi gerektiğini ifade eden Öztürk "Kamuoyunda ortaya çıkan bu yoğun tartışmalar nedeniyle yargı sürecinin çok daha hızlı işlemesini istiyoruz. Biz bu anlamda yargımıza, yargı mensuplarına güveniyoruz. Görevlerini hiç kimsenin kafasında kuşkuya, tereddüde yer bırakmayacak şekilde bu olayın aydınlatılacağına inanıyoruz, aydınlatılmasını bekliyoruz. Kamuoyunda bu kadar çok yazılarak, konuşularak, sahip çıkılmasını da yararlı görüyorum. Çocuğun babasının hakikatten bir şüphesi varsa veya farklı insanların bu konuda bir şüphesi varsa bu şüphelerin mutlaka giderilmesi gerekir. Bunu da yapacak olan bağımsız yargıdır. Yargı kararını verirken, millet adına karar verir. Soruşturmayı yürüten savcılar Türk Milleti adına görevini yapmaktadır. Dolayısıyla yapılacak her türlü yargı faaliyetinin, verilecek her türlü kararın kamu vicdanını, milletin vicdanını rahatlatacak düzeyde olması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon DOKA Genel Sekreteri Akpınar: "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Trabzon’da desteklenen sektörler, başvuru koşulları ve süreçle ilgili bugün bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantının açılışında konuşan Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar, "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı, 2025 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulamaya koyulmuş bir programdır. Her ilde 4 tane yatırım konusu seçilmiştir. Normalde Trabzon’un 3. bölge teşviklerinden faydalanma imkânı olurken daha yoğun teşviklerden faydalanmasını sağlayan bir enstrüman olarak tasarlandı" dedi. "Geçen yıl Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" diyen Akpınar "Geçen sene Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Türkiye’de hem ön başvuru süreçleri açısından hem nihai başvuru süreçleri açısından hem istihdam rakamları açısından hem de yatırım tutarı açısından Türkiye’nin en başarılı ajansı olduk. Bu manada bu başarıyı bu yıl da inşallah sürdürmek istiyoruz. 2025 yılındaki yatırım konularına ilişkin sunumlarımızı yaklaşık 3-4 hafta önce komiteye sunduk, onların neticelenmesini bekliyoruz. Teşvik belgesine bağlanarak inşallah bölgemizde çok ciddi anlamda bir yatırım ivmesi yakalanacağına inanıyoruz. Trabzon’da geçen yıl özellikle entegre su ürünleri işleme sektöründe çok güzel bir başvuru aldık. Ciddi anlamda hem istihdamı hem ihracatı hem de ürün çeşitliliğini destekleyecek başvurular aldık. Yine elektrikli tekne imalatı, yat imalatı sektörlerinde başvurular aldık. Bu yıl da 4 tane yatırım konusu belirlendi. 2030’a kadar her yıl, her sene ocak ayında 4 tane yatırım konusu belirlenerek ilimizdeki, bölgemizdeki ekonomik çeşitlenme desteklenecek" şeklinde konuştu. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi ise yaptığı konuşmada "2025 yılında verilen teşviklerden entegre su ürünleri ve tıbbi aromatik bitkiler bu yıl da devam ediyor. Bunlara konaklama tesisi dışı alternatif turizm yatırımları ve mobilya sektörü eklendi. Su ürünleri sektörüyle ilgili geçen yıl 18 başvuru aldık, 8 tanesi onaylandı. Endüstriyel ağ ve elektrikli yat üretimiyle ilgili birer başvuru da onaylandı. 2026 için alternatif turizm yatırımlarını önemsiyoruz. Turistin zaman geçireceği macera parkları, aktivite noktalarının artmasını istiyoruz. Çok ciddi bir şekilde, 10’un üzerinde başvuru var. Bu da sevindirici, demek ki doğru yoldayız. Süremiz 15 Mayıs’ta bitiyor. 4 tane ile sınırlı kalmak istemediğimizi, olabilirse 10 sektöre destek verilmesini istediğimizi Sayın Bakanımıza ilettik. Aromatik bitkilerle ilgili çalışmalarımız var. Mobilya sektörünün de teşvik kapsamına alınmasıyla ilgili talep gelmişti. Sizlerden de gelecek yıllara ilişkin yatırım yapmak istediğiniz sektörlerle ilgili talep gelirse bunları da teşvik kapsamına alınması için bakanlığa bildireceğiz" diye konuştu. 2026 yılı için Trabzon’da Ağaç ve Orman Ürünleri ile Modüler Mobilya Üretimi, Alternatif Turizm Yatırımları, Su Ürünleri İşleme Tesisleri ile Su Ürünleri ve Tıbbi ve Aromatik Bitkilerden Katma Değerli Ürünler Üretiminin desteklendiği ve başvuruların 15 Mayıs’ta sona ereceği belirtildi. Toplantıda daha sonra DOKA Trabzon Yatırım Destek Ofisi Uzmanı Murat Karaca, Yerel Kalkınma Hamlesi Yatırım Teşvik Programıyla ilgili sunum yaptı ve katılımcıların sorularını yanıtladı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması ödül törenine katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının sıkıntılı ve sancılı bir süreçten geçtiğini, bu süreçten geçerken de İslam aleminin bir duvarın tuğlaları gibi sıkıca kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Yarışmayı 11. kez düzenleyen Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Nisan’da başlayan ve 39 ülkeden 41 Kur’an sevdalısının iştirak ettiği yarışmanın finali geçtiğimiz pazar günü peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır’ımızda yapıldı. Birbirinden değerli hafız ve karilerimiz finalde sözlerin en güzeli Kur’an-ı Kerim’i çok müessir, çok latif bir surette huşu içinde teganni ettiler. Öncelikle yarışmaya katılan ve dereceye giren her bir kardeşimi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Birazdan ödüllerini tevcih edeceğimiz Kur’an bülbüllerini canı gönülden kutluyorum. Ödül sahiplerini belirleyen kıymetli jüri üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum" Kur’an-i Kerim’e gönül verenlerin fevkalade kıymetli bir yolda olduklarını ve bu yolun Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, İmam-ı Rabbani’nin, Abdülkadir Geylani’nin, Akşemseddin-i Aziz Mahmud Hüdayi gibi uluların yolu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur’an yoludur, hakikat yoludur, hakikat uygarlığı olan İslam’ın yoludur. O yol ki Allah yoludur. Evet, asırlar boyunca kendilerini bu yola vakfetmiş, eserleriyle, fikirleriyle, şahsiyetleriyle ve yetiştirdikleri talebeleriyle nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah cümlesinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Onların izinden gitmeye, sıratı müstakim üzere olmaya hepimizi inşallah mezun, memur ve müesser eylesin" ifadelerini kullandı. "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Kur’an-ı Kerim’i okumanın önemini verdiği hadis-i şeriflerle belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir tavırla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün hep birlikte görüyoruz. Şunu açık açık ifade etmek isterim ki; bu imtihanı verebilmek için Kur’an’a ve sünnete, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaktan başka yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, destek olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve husumeti, yersiz ve zamansız tartışmaları bir kenara bırakmak, yekvücut olmak mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider.’ Bu ayeti kerimedeki hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun.’ Kılavuzumuz, önderimiz, Hatem-ül Enbiya efendimizin işte bu nasihatini en güçlü şekilde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü bu sıkıntıların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan engelleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz Allah muhafaza mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz, ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlalarının misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda Filipinler’den yarışmayı birinci olarak bitiren Sadhan Zacarıa’ye, Bangladeş’ten ikinci olarak bitiren MD Osman Gani’ye ve Malezya’dan üçüncü olan Muhammed Khairi Bin Maidin’e ödüllerini takdim etti. Hafızlık kategorisinde ise Libya’dan birinci olan Sirajaldeen Maamar Miftah Kindi, Kamerun’dan ikinci olan Dini Nourou, Yemen’den üçüncü olan Shehab Mohammed Abdullah Al- Dbaeah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödüllerini aldı.