EKONOMİ - 15 Haziran 2019 Cumartesi 10:29

Fındık hasadı öncesi korkutan açıklama

A
A
A
Fındık hasadı öncesi korkutan açıklama

Türkiye’nin dış ihracatta önemli tarım ürünlerinden olan fındık için korkutan açıklama geldi.

Türkiye’nin dış ihracatta önemli tarım ürünlerinden olan fındık için korkutan açıklama geldi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, “Küllenme hastalığına karşı zirai mücadele yapmayan üreticilerimizin bahçelerindeki rekoltenin yüzde 50 gibi azalma olacağını düşünüyoruz” dedi.


Küllenme hastalığının ciddi manada kendisini göstermeye başladığını belirten Karan, 5 yıldır yapılan mücadele ile ilerleme kaydedildiğini ama hastalığın etkisinin yine de devam ettiğini kaydetti.


2014 yılından buyana çiftçilere sürekli olarak uyarılarda bulunduklarını ifade eden Karan, “Biz sürekli külleme konusunda uyarıyoruz tabi bölgemizde ciddi manada bu hastalık görülmeye başladı. 5 yıldır mücadele etmemiz rağmen hastalıkta belli bir oranda azalma olsa bile etkisini hal göstermeye devam ediyor. Bölgemizde su sıkıntısı ve arazinin meyilli olmasından dolayı çiftçilerimizin de yaşlı olmasında dolayı ilaçlama konusunda zorlanıyoruz” şeklinde konuştu.


İlaçlama yapan çiftçi ile yapmayan çiftçi arasındaki farkların gözle görülür seviyede olduğuna dikkat çeken Karan, şöyle devam etti:


“Belli bir dönmede çiftçilerimiz ilaçlama yapıyor ama yanındaki parsel ile kendi parseli arasındaki farkı görebiliyor. Yanındaki üreticimiz ilaçlamış dökülme yok, fındıklar daha iyi daha olgunlaşmış, daha kaliteli ama diğer üreticimiz bahçesini ilaçlamadığı için ciddi manada dökülmeler meydana geldiğini gördük. Rekolteyi tahmin edenlerinde bunları görmesini istiyoruz. Hastalıklar var yani üretici fındığı çuvala girmeden fındığım var demesin. İlerleyen günlerde zirai mücadele yapmayan üreticilerimizin bahçelerinde yüzde 50 gibi azalma olacağını düşünüyoruz ve fazla beklemeden üreticimizin külleme ile mücadele etmeleri gerektiğini düşünüyoruz.”


Rekolte konusunda da konuşan Karan, fındık şu anda iyi görülse de ilerleyen günlerde rekolte açıklandığından revize edileceğini düşündüğünü söyleyerek, hastalıklardan dolayı ciddi manada kayıplar yaşanabileceğini vurguladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.