POLİTİKA - 29 Ocak 2022 Cumartesi 17:16

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Faizi indireceğiz ve indiriyoruz; Bilin ki, enflasyondan inecek daha düşecek”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Faizi indireceğiz ve indiriyoruz; Bilin ki, enflasyondan inecek daha düşecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, doları ve faizi düşürdüklerini enflasyonun da düşeceğini belirterek “Enflasyonun sizlerin üzerinde ciddi bir yük haline dönüştüğünü biliyoruz, görüyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, doları ve faizi düşürdüklerini enflasyonun da düşeceğini belirterek “Enflasyonun sizlerin üzerinde ciddi bir yük haline dönüştüğünü biliyoruz, görüyoruz. Bakın tekrar ediyorum faizle mücadelemizi biliyorsunuz. Faizi indireceğiz ve indiriyoruz. Bilin ki, enflasyondan inecek daha düşecek” dedi.


Giresun’daki toplu açılış töreninde konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye 2 asırlık kalkınma mücadelesinin en önemli safhalarından birinden geçtiğini söyledi. Erdoğan “Bu 2 asır boyunca ülkemizi hak ettiği demokrasi ve ekonomisi seviyesinin gerisinde bırakmak için oynana oyunlar yüzünden milletçe başımıza gelmedik şey kalmadı. Koskoca Osmanlı’yı bu sebeple yıktılar. Bin bir zahmet ve fedakarlıkla kurduğumuz Cumhuriyetimizi kadük bırakmak için her yolu denediler. Tek parti faşizminden vesayet gölgesine darbelerden terör örgütlerinde kadar kullanmadık araç bırakmadılar. Milletimiz o eşşiz ferasetiyle her defasında bu tuzakları gördü ve bozmayı bildi. Rahmetli Menderes’ten rahmetli Özal’a kadar nice siyaset ve devlet adamına verilen büyük desteğin gerisinde bu anlayış vardır. AK Parti’nin kuruluşu, iktidara gelişi 20. yılına erişmesi de milletimizin üzerinde oynanan oyunlara verdiği en esaslı cevaplardan biridir. 20 yıl baktığımızda nice büyük sınamaları aşarak bugünlere geldiğimizi görüyoruz. Özellikle son 10 yılımızda sokakları karıştırmaktan teröre, darbe girişiminden ekonomik tetikçiliklere kadar atlatmadığımız badire kalmadı” diye konuştu.



“İşte şuanda Rusya ile Ukrayna arasındaki gelişmeleri görüyorsunuz”


“Bölgemizdeki ülkelerin önemli bir kısmı maalesef bu sınamaları geçemedi, pek çok devlet paramparça oldu” diyen Erdoğan “İşte şuanda Rusya ile Ukrayna arasındaki gelişmeleri görüyorsunuz. Milyonlarca insan kendi ülkelerinde veya sığındıkları yerde sefalet altında hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Bunların bir kısmına da biz sahip çıktık. Hamdolsun Türkiye olarak bu kararlılık dönemi devletimizin bütünlüğüne de milletimizin birliğine de helal getirmeden geride bıraktık. Şöyle bir etrafımıza ve dünyaya baktığımızda gerçekten şükredecek çok şey olduğunu gördük. Bu dönemde sıkıntı çekmedik mi ? elbette çektik, bedelleler ödemedik mi? elbette ödedik. Kimi zaman huzurumuz kaçtı, kimi zaman canımız yandı, kimi zaman kanımız döküldü, kimi zaman cebemiz zarar gördü. Terör çok can yaktı. Ama hamdolsun bölgesinde ve dünyada giderek daha çok güçlenen bir devletimiz, geniş bir hak ve özgürlük alanımız, istihdamı ile giderek büyüyen bir ekonomimiz var. Velhasıl geleceğimizi güvenle bakmak için her türlü imkana sahibiz. İstikrar var, güven var. Bu güven ve istikrar bizi dünyada güçlü ülkeler arasında yerleştirdi” şeklinde konuştu.



“Hatırlayın güya dünyanın en büyük ülkesinin başındaki kişi eşi benzeri görüşmemiş bir şekilde Türkiye’nin ekonomisini mahvetme tehditleri savururdu”


Türkiye’yi başka türlü istedikleri yere çekemeyecekleri görenlerin son yıllarda tüm güçleriyle ekonomiye yüklendiğine dikkat çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Hatırlayın güya dünyanın en büyük ülkesinin başındaki kişi eşi benzeri görüşmemiş bir şekilde Türkiye’nin ekonomisini mahvetme tehditleri savururdu. Batılı finans kuruluşları serbest piyasa ekonomisine taban tabana zıt manipülasyonları ekonomimize darbe üstüne darbe vurmaya kalktı. Sınırlarımıza dayanan terör örgütleri de aynı projenin bir parçası olarak üzerimize saldırdı. Şimdi soruyorum Gabar’da, Cudi’de, Tendürek dağlarında, Besler deresinde nerede o teröristler. Hepsinin mağaralara gömeceğiz dedik ve gömdük. Gömüyoruz. Benim vatandaşım sokaklara çıkamıyordu, şimdi çıkıyor. Niye ? güçlü bir irade var. Terörle mücadelede bir güç var. Yılmadan usanmadan ‘Biz bunların inlerine gireceğiz’ dediğimizde bunların bazıları dalgasını geçiyordu. Ama şimdi hepsi süt dökmüş kediye döndü. Ülkemizdeki kimi çevreler üzüntü ile belirtmek isterim ki bu gavurların değirmenine su taşımak için adeta birbirleriyle yarıştılar. CHP’nin başını çektiği bu kesimler ülkenin ve milletin felaketi üzerinden kendi çıkarlarını inşa etmenin peşine düştüler. Hamdolsun başaramadılar, başaramayacaklar. Cumhur ittifakı olarak bunların üzerine üzerine gidiyoruz. Gitmeye devam edeceğiz. Çünkü yaşadığımız her hadise milletimize bunların gerçek yüzünü gösteriyor. Dün vesayetin yanında yer alarak demokrasiye ihanet etmişlerdir. Dün terör örgütlerine payandalık yaparak vatanın bütünlüğüne göz dikmişlerdir. Dün darbecilere yağcılık yaparak istikrarımız karartmaya kalkmışlardır. Dün sınır ötesi hareketlerimize karşı çıkarak bekamıza kastetmişlerdir. Dün ekonomimize yönelik tuzaklara destek vererek aşımıza zehir atmayacak niyetlenmişlerdir. Bugün de aynı gaflet, delalet, ihanet çizgisinde yürümeyi sürdürüyorlar. Yalanla, iftira ile çarpıtma ile gerçekleri gizleyerek hakikatleri ters düz ederek milleti kandıracakları sanıyorlar. Halbuki bunlar daha kendi partilerini yönetmekten acizler. Bunlar kendi belediyelerinden şehirlere hizmet vermekten acizler. Bunları ülkenin milli çıkarını içeride ve dışarıda savunmaktan acizler. Bunlar milleti geleceği için en küçük bir hayal kurmaktan vizyon belirlemekten proje üretmekten acizler. Çünkü bunlar milletimizin ‘ver yiyen, ört yatan, bekle canım çıkmasın’ diye tabir ettiği türün mensuplarıdır. Bunun için hiçbir zaman iflah olmamışlardır.”



“Yaşadığınız sıkıntıları, yaptığınız fedakarlıkları, altına girdiğiniz yükleri görmezden gelmiyoruz”


“Yaşadığınız sıkıntıları, yaptığınız fedakarlıkları, altına girdiğiniz yükleri görmezden gelmiyoruz” diyen Erdoğan “Tam tersine hepsinin farkındayız. Hepsini de yakından takip ediyoruz. Hepsinin de çözüm yollarını arıyor. Buluyor ve hayata geçiyoruz. Geçtiğimiz Aralık ayının 20’sine kadar döviz kurunda yaşanan suni dalgalanmanın önünü nasıl kestiğimizi 20 Aralık itibariyle biliyorsunuz. Önce piyasanın kendi dinamikleri içinde bu dalgalanmanın durulmasını bekledik. Baktık bu iş milletimize ciddi zararlar verecek bir duruma doğru gidiyor, hemen tedbirlerimizi aldık. Mekanizmalarımızı kurduk ve kuru tekrar istikrara kavuşturduk. Enflasyonun sizlerin üzerinde ciddi bir yük haline dönüştüğünü biliyoruz. Görüyoruz, bakın tekrar ediyorum faizle mücadelemizi biliyorsunuz. Faizi indireceğiz ve indiriyoruz. Bilin ki, enflasyondan inecek. Daha düşecek. Asgari ücrette verdiğimiz sözü tuttuk. 4 bin 250 liraya asgari ücreti çıkardık. Memur ve emekli maaşlarına kadar çalışanlarımızın gelirlerinde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla insanımızı enflasyona ezdirmedik. Bizim 2 büyük hassasiyetimiz var. Birincisi ülkemizin ve milletimizin güvenliğini sağlamaktır. Çünkü can güvenliğiniz yoksa diğer her şey anlamsız hale gelir. İkinci hassasiyetimiz de insanlarımızın geçim kapısını yani istihdamı ayakta tutmak ve sürekli gelişmektir. Çünkü işiniz ve geliriniz varsa fiyatlar bir parça yükselmişte olsa hayatınızı sürdürebilir, önünüzü ancak görebilirsiniz. Ama işinizi kaybettiğinizde fiyatların yüksekliğinin, düşüklüğünün hiçbir önemi kalmıyor. Çünkü geliriniz tamamen kesiliyor. İşte bu anlayış ile ekonomi programımızı yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve ticaret ile büyüme üzerine bina ettik. Döviz kuru istikrara kavuşur, enflasyon düşer pahalılık ortadan kalkar bunların hepsi de gelip geçicidir. Ama üretimde, istihdamda, ihracatta yakaladığımız başarılar kalıcıdır. Yapılan her yatırım açılan her üretim ve hizmet tesisi nesiller boyunca ülkemize ve insanlarımıza kazandırmaya devam edecektir. Milletimden bu noktada bizimle beraber bu yolda yürümelerini istiyorum. Nasıl demokrasimizi güvenliğimizi altyapımızı bölgesel ve küresel siyasi gücümüzü iftihar verici bir seviyeye çıkartıysak inşallah yakında ekonomide de benzer bir başarıya hep birlikte imza atacağız. Ordu-Giresun Havalimanı hiç aklınızdan geçer miydi? Burada böyle denizin üzerinde bir havalimanı yapılacak. Şimdi havalimanı yapıldı. Samsun-Sarp bu sahilde böyle bir otoyol yapıldı. Kim yaptı, biz yaptık. Nerede diğerleri. Onlar laf üretiyor. Biz iş üretiriz. Farkımız bu. Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmeden aldığımız her nefes içtiğimiz her yudum su yediğimiz her lokma bize zehirdir. Ne zaman ki ülkemizi bu hedefimize ulaştıracağız işte o vakit evlatlarımıza 2053 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri bir ülkeyi gururla teslim edebiliriz” ifadelerini kullandı.


Erdoğan, konuşmasının ardından Giresun’da yapılan yatırımların toplu açılış törenini gerçekleştirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ davasında İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Sukas’a sorular yöneltti ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında sanık Ekrem İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’a sorular yöneltti. İmamoğlu’nun "Çalıştığınız kişiler AK Partiliymiş, şu partiliymiş, bu partiliymiş, işten hemen çıkartın diye bir dayatma yaşadınız mı?" sorusuna Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. Böyle bir şey yaşanmadı" dedi. İmamoğlu, sorusundan önce savcının duruşmada gösterdiği Ağaç A.Ş. ile ilgili para çıkışlarının yıllara göre karşılaştırmalı tablosu hakkında ise, "Sayın hakim, kınıyorum iddia makamını. Bu tablo yalan. İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı. Sizin suç duyurusunda bulunmanız gerekir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’a soru sormak istedi. İmamoğlu, sorusundan önce savcının duruşmada gösterdiği Ağaç A.Ş. ile ilgili para çıkışlarının yıllara göre karşılaştırmalı tablosu hakkında, "Sayın hakim, kınıyorum iddia makamını. Bu tablo yalan. İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı. Sizin suç duyurusunda bulunmanız gerekir. Sizin böyle bir işlem yapmanız gerekir. Bu hayati bir dava" dedi. Daha sonra Ekrem İmamoğlu, "Ali Bey siz nasıl işe başladınız? Nasıl işe alındınız?" sorusunu yöneltti. Ali Sukas ise, "Ben mühendisim ve kendimi sürekli güncelledim. Ben Ağaç A.Ş.’ye gelmeden önce serbest meslek mensubuydum. Çevremde tanınırdım. İBB’nin insan kaynakları tarafından arandım ön görüşme yaptık. İkinci görüşme için arandım. Yine bir insan kaynakları sorgulamasıydı aslında. Daha sonra Saraçhane’ye davet edildim. Sayın başkanımızın bir hayırlı olsununu aldık ve işe başladım" cevabını verdi. İmamoğlu’nun "Sizin çalıştığınız dönemde ‘Ekrem İmamoğlu şunu istiyor’ diye bir dayatma yapıldı mı?" şeklindeki sorusuna Sukas, "Kesinlikle hayır" şeklinde cevap verdi. İmamoğlu’nun "Çalıştığınız kişiler AK Partiliymiş, şu partiliymiş, bu partiliymiş, işten hemen çıkartın diye bir dayatma yaşadınız mı?" sorusu üzerine ise Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. ‘Burada işini yapan herkesle çalışmaya devam edeceğiz’ dedim. Böyle bir şey yaşanmadı" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun "Herhangi bir kurum ya da şirketle ilgili ‘bununla çalış ya da bununla çalışma’ diye bir söylemim oldu mu?" şeklindeki sorusu üzerine Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. Böyle bir söylem olmadı" cevabını verdi. Duruşma, avukatların tutuklu sanık Ali Sukas’a yönelttiği sorular ile sürüyor.
İstanbul Fatih’te çöken binada hayatını kaybeden yaşlı kadın son yolculuğuna uğurlandı Fatih’te doğal gaz patlamasında çöken binada hayatını kaybeden 65 yaşındaki Semra Uruncan, son yolculuğuna uğurlandı. Fatih’te dün Ayvansaray Mahallesi’nde doğal gaz patlamasında bitişik olan iki bina çökmüştü. Enkaz altından 10 kişi yaralı olarak kurtarılırken, mahallede "Pamuk Teyze" olarak tanınan 65 yaşındaki Semra Uruncan ise hayatını kaybetmişti. Uruncan’ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Yaşlı kadın için Hacı İlyas Yatağan Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenazeye İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu katıldı. Semra Urunca, kılınan cenaze namazının ardından Tokmaktepe Mezarlığı’na defnedildi. "Arabaların üstüne bütün camlar döküldü" Cenaze töreninde konuşan yaşlı kadının komşusu Emine Durmuşoğlu, "Sabah saat 12 gibiydi. Evde uzanmış dinleniyorduk. Cam açıldı şiddetli bir şekilde ve ’Eyvah’ dedim camlar mı aşağı indi? Arabalarımız var, burası garaj yerimiz. Arabaların üstüne bütün camlar döküldü. Cama baktım bir şey olmadı. Camlar sağlam duruyor. Sonra bir baktım burası bütün bir bulut. Beyaz bir toz bulutu kapladı. İnanılır gibi değildi. Karşı Haliç’in oradan bile duyulmuş. Sonra insanlar doldu, polisler geldi. Her yer doldu" dedi.