KÜLTÜR SANAT - 18 Kasım 2022 Cuma 10:47

Ülper bıçağı fabrikasyon seri üretimlere direniyor

A
A
A
Ülper bıçağı fabrikasyon seri üretimlere direniyor

Geleneksel el dövmesi yöntemiyle yapılan Giresun Ülper bıçağı, fabrikasyon seri üretimlere direniyor.

Geleneksel el dövmesi yöntemiyle yapılan Giresun Ülper bıçağı, fabrikasyon seri üretimlere direniyor.


Kömürlü ocakta ısıtılıp örs üzerinde çekiçle dövüldükten sonra, su verilen Ülper bıçağı, keskinliği ve uzun süre dayanıklığı ile gastronomi alanında şeflerin ilgisini çekiyor.


Eski usulle bıçak üreten Türkiye’deki az sayıdaki ustadan biri olan 55 yaşındaki Hakkı Şahin, bıçakçılığa 1980 yılında çıraklık yaparak başladığını söyledi. Bıçağın Giresun’da ispatlanmış kalitesinden dolayı tercih edildiğini belirten Hakkı Şahin "Bizim en büyük özelliğimiz bıçağı ilkel yöntemler ile yapmamızdır. Fabrikasyon bıçaklara göre Ülper bıçaklarının suyu daha kıvamında verilebilmektedir. Bıçağı ilkel yöntemlerle yapmaya devam ediyoruz. Çünkü Ülper bıçakları özelliğini ancak bu şekilde sürdürebilir. Yoksa diğer fabrikasyon bıçaklarından hiçbir farkımız kalmayacaktır. Fabrikasyon bıçaklar 5 dakikada üretilebilinirken, biz bir bıçağı 1,5-2 saatte yani günde 3 ya da 4 bıçak ancak üretebilmekteyiz. Bu nedenle de işi bilen kasaplar, şefler tercih ediyor” dedi.



Giresun’daki son bıçak ustası


İlkel yöntemler ile bıçak üretiminin son temsilcisi olduğunu da kaydeden Şahin "Ben yaklaşık 1980’li yıllardan beri bu mesleği sürdürüyorum. Bir zamanlar bu köyde bu mesleği yapan birçok kişi vardı bugün ise sadece ben kaldım. Bıçak üretilirken dövülmüş çelik önce kalıbımızda kesiliyor. Daha sonra körükte ısıtılarak dövülmeye ve şekil verilmeye devam ediyor. Tamamen körükte ısıtılarak şekil verilen ve su kıvamı ayarlanan bıçaklarımız yine el çalışmasıyla yüzey parlatması yapılıyor. Bıçak saplarımız ise yine el işçiliği ile yapılmaktadır. Hatta müşterin isteğine göre boynuzdan veya ağaçtan çeşitli desenlerle süslenebilmektedir" diye konuştu.



Çırak yetişmiyor


Mesleğinin geleceğini göremediğini de kaydeden Şahin, “Yeni çıraklar yetişmiyor. Bu mesleği severek yapacak, öğrenecek yok. Ben emekli oldum ama hala çalışıyorum. Özellikle kasaplardan, şeflerden, özel koleksiyonculardan talep çok olunca mecburen çalışıyorum. Daha ne kadar bu işi sürdürebilirim bilemiyorum. Ancak son ana kadar devam ederim çünkü örs ve çekiç sesini duymaya o kadar alışmışım ki bu sesi duymadan yapamıyorum. İllaki örs ve çekicin ahenk sesini duyacağım. Bu beni mutlu ediyor. Kimileri müzik dinler mutlu olur ben de örs ve çekiç sesiyle mutlu oluyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da sivil toplum ve eğitim camiası iftarda buluştu Adana Sivil İnisiyatif Meclisi (ASİM) tarafından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel iftar programı, kentin mülki idare, akademi, eğitim ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Adana Öğretmenevi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programa sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri yoğun katılım gösterdi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, katılımcılara teşekkür ederek, birlik vurgusu yaptı. Sarıgeçili, "Aynı sofrada birlik, aynı duada kardeşlik şiarıyla bir araya geldiğimiz bu müstesna akşamda gönül bağlarımızı bir kez daha tazeliyoruz. Ramazan’ın bereketini, dayanışmanın eşsiz ruhuyla birleştirdiğimiz bu masalarda Adana’mızın sivil toplum gücünü paylaşmaktan onur duyuyoruz. Bizleri aynı sofrada buluşturan Rabbimize şükürler olsun" ifadelerini kullandı. ASİM Başkanı Mehmet Coşkun ise, sivil toplum kuruluşlarının kent dinamikleri açısından taşıdığı öneme değindi. Coşkun, "ASİM ailesi olarak Ramazan ayının birleştirici ve rahmet dolu ikliminde sivil toplum kuruluşlarımızın kıymetli temsilcileri ve kent protokolümüzle omuz omuza olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Kardeşlik bağlarımızı perçinleyen bu güzel iftar sofrasına ev sahipliği yapan Eğitim-Bir-Sen ailesine ve katılımlarıyla gücümüze güç katan tüm davetlilere şükranlarımı sunuyorum" dedi. Seyhan Kaymakamı Ekrem İnci de konuşmasında Ramazan ayının toplumsal hayattaki yerine ve sivil toplumun önemine dikkat çekti. Kaymakam İnci, "Ramazan ayı yardımlaşma, hoşgörü ve kaynaşma duygularının en üst seviyeye ulaştığı bereketli bir zaman dilimidir. Bugün burada, devletimizin kurumları ile sivil toplum kuruluşlarımızın böylesine güçlü bir bağ ve uyum içinde tek bir sofrada buluşması kentimiz adına gurur vericidir" dedi. Akşam ezanıyla birlikte açılan oruçların ardından program, edilen dualar ve kent gündemine dair karşılıklı istişarelerle sona erdi.
Çorum Osman Özköylü: "Uzun haftalar sonra kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz" Esenler Erokspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, "Uzun haftalar sonra kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. İkinci yarı birçok pozisyona girdik, golü penaltıdan bulduk. İkinci golü bulabilirdik ama maalesef son dakika çok talihsiz, hiç olmaması gereken bir gol yedik, kaybettik" dedi. Trendyol 1. Lig’in 31. haftasında Esenler Erokspor, deplasmanda Çorum FK’ya 2-1 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Esenler Erokspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, "Uzun haftalar sonra kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Oyunu iki devre olarak değerlendirmek lazım. İlk yarı maalesef istediğimiz, düşündüğümüz, planladığımız hiçbir şeyi gerçekleştiremedik. Oyunda çok eksik kaldık, topa sahip olamadık. Rakip ev sahibi olduğu için genel oyun anlayışının baskılı başlayıp rakibe hata yaptırmak olduğunu biliyorduk. Bu noktada biraz daha topa sahip olabilmek, çıkışlarda daha akıllı olabilmek, baskıdan çıktığımız noktalarda doğru pasları doğru oyuncularla buluşturabilmeyi hedefliyorduk. İlk yarı bunların hiçbirini yapamadık, olmaması gereken, çok kolay bir gol yedik. Bizim gibi bir takımın yememesi gereken bir gol yedik. İlk yarı bizim için tamamen hayal kırıklığıydı. İkinci yarı yapmış olduğumuz değişikliklerle oyun kontrolünü tamamen aldık, sahada Erokspor vardı. Bunun sonuçlarını gördük, birçok pozisyona girdik, golü penaltıdan bulduk. İkinci golü bulabilirdik. Psikolojik olarak biz daha güçlüydük, onlar oyun içinde fiziksel olarak da düşmüşlerdi. Ama maalesef son dakika çok talihsiz, hiç olmaması gereken bir gol yedik, kaybettik" dedi. "Biz iyi, güçlü bir takımız" Gelecek hafta Erzurumspor ile oynayacakları maça odaklanacaklarını ifade eden Özköylü, "Üzgünüz, böyle bir maçı kaybetmemek çok önemliydi. Ama yapacak bir şey yok. Önümüze bakacağız. Önümüzdeki süreçte ne yapmamız gerektiğine bakmamız lazım. Bugün oynadığımız oyunu iyi analiz edip neleri eksik yaptık, neleri doğru yaptık ya da nelere müsade ettiğimize iyi bakmak lazım. Bizim için üzücü bir akşam oldu ama biz iyi, güçlü bir takımız. Buraya kadar geldiğimize göre bu takım bir şeyleri hakediyor, bir şeyleri yapıyor. Bunun göstergesi olduğu yer. Bu takım birileri istemese de birileri arkasından dolaplar çevirse de bu takım çıkacak. Biz bu yolda inandık. Kendi içimizde güçlü bir inancımız var. Biz büyük bir kulüp değiliz, büyük bir taraftar kitlesine oynamıyoruz. Arkamızda basın yok, başka güçler, ekonomik güçler yok ama her şeyin iyi olduğu, işleyişin harika olduğu bir kulüpte çalışıyoruz. Bu da bizim işimizi rahat yapmamızı sağlıyor. Bizim başarımızın ana sebebi, başkanımızın, yönetimimizin bize sağladığı güzel imkanlar. O imkanlar karşılığında bizim de bunlara en güzel şekilde cevap vermemiz. Biz buna en iyi şekilde cevap vereceğiz. Bugün üzüntülüyüz ama biz neler yapabileceğimizi biliyoruz. Şimdi önümüzde çok kritik Erzurumspor maçı var. Kendi sahamızda bu maçı kazanarak tekrar yükselişe geçip olmamız gereken yere ulaşmak istiyoruz" diye konuştu.