İhlas Haber Ajansı

SON DAKİKA

TGRT Haber Canlı İzle

TBMM Adalet Komisyonu Üyesi ve AK Parti Giresun Milletvekili Öztürk'ten, 'Rabia Naz Vatan' açıklaması

Giresun’un Eynesil ilçesinde yaklaşık 1 yıl önce şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın ölümüyle ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Giresun Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Sabri Öztürk “Vefat eden çocuğun sıfatı veya hakkında iddia olan kişilerin makamının, mevkiisinin, sıfatının hiçbir önemi yoktur.

Giresun'un Eynesil ilçesinde yaklaşık 1 yıl önce şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan'ın ölümüyle ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Giresun Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Sabri Öztürk “Vefat eden çocuğun sıfatı veya hakkında iddia olan kişilerin makamının, mevkiisinin, sıfatının hiçbir önemi yoktur. Yargının temel görevi, salt maddi gerçeği ortaya çıkarmak için faaliyetini hızla sürdürmelidir” dedi.



Kırtasiyede kitap hediye etmiş


AK Parti Giresun Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Sabri Öztürk, 11 Nisan 2018 tarihinde yaralı halde bulunan ve tedavi için kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Rabia Naz Vatan'ın ölümü öncesinde Eynesil ilçesini ziyaretinde Rabia Naz Vatan ile karşılaştığını ve bir kırtasiyede arkadaşları ve Rabia ile fotoğraf çektirerek kitap hediye ettiğini anlattı.


Öztürk “İlçe ziyaretlerimiz sırasında kırtasiyede bir grup öğrenciyle karşılaştım, onlarla fotoğraf çektirip, kitap hediye etmiştim. O öğrencilerimizden bir tanesinin de Rabia Naz Vatan olduğunu öğrendim. Vefat haberini duyunca ailesini arayıp taziyelerimi iletmiştim. Çok üzülmüştüm. Olayının yaşanmasının ardından aileyi aramıştım ama o kızın kırtasiyede karşılaştığımız kızımız olduğunu sonradan fark ettim” diye konuştu.



“Yargı karşısında makamların, mevkilerin, sıfatların önemi yok”


Olayla ilgili bir takım iddialar olduğunu ve hakkında iddia bulunan kişilerin makamı, mevkisi ne olursa olsun buna bakılmadan gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğini ifade eden Öztürk “Aradan geçen zaman zarfında bu yaşanan olay intihar mı yoksa bir trafik kazası sonucu mu konusunda kuşkular ortaya çıktı. Ailenin bu konuda feryadı söz konusu. Bütün Türkiye bu konuyu konuşup tartışmaya başladı. Tabi ben de yıllarca avukatlık yaptım. Milletvekili olarak da TBMM Adalet Komisyonu Üyesiyim. Bu konuyla ilgili yaptığımız araştırmalarda kamuoyu kafasında tereddüt oluşturacak bir sürü şey söyleniyor. Biz yargı makamı değiliz ama gördüğüm kadarıyla 'Bir şeyin şüyuu vukuundan beterdir' derler ya o açıdan kamuoyunda kafalardaki soru işaretlerinin artırılacağı durum haline geldi. Tabi yargının temel amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Maddi gerçek intiharda olabilir, maddi gerçek düşmede olabilir, maddi gerçek trafik kazası da olabilir. Bunun ne olduğunu çok bilemeyiz. Burada vefat eden çocuğun sıfatı veya hakkında iddia olan kişilerin makamının mevkiisinin, sıfatının hiçbir önemi yoktur. Yargının temel görevi; taraflarının kimliğine, sıfatına bakmadan yargı süreci işlemesi gerekiyorsa taraflara bakmadan salt maddi gerçeği ortaya çıkarmak için faaliyetini hızla sürdürmeli ve gerçeği ortaya çıkarmalıdır” şeklinde konuştu.



“Karar kamu vicdanını rahatlatacak düzeyde olmalı”


Kamuoyunda ortaya çıkan bu yoğun tartışmalar nedeniyle yargı sürecinin çok daha hızlı işlemesi gerektiğini ifade eden Öztürk "Kamuoyunda ortaya çıkan bu yoğun tartışmalar nedeniyle yargı sürecinin çok daha hızlı işlemesini istiyoruz. Biz bu anlamda yargımıza, yargı mensuplarına güveniyoruz. Görevlerini hiç kimsenin kafasında kuşkuya, tereddüde yer bırakmayacak şekilde bu olayın aydınlatılacağına inanıyoruz, aydınlatılmasını bekliyoruz. Kamuoyunda bu kadar çok yazılarak, konuşularak, sahip çıkılmasını da yararlı görüyorum. Çocuğun babasının hakikatten bir şüphesi varsa veya farklı insanların bu konuda bir şüphesi varsa bu şüphelerin mutlaka giderilmesi gerekir. Bunu da yapacak olan bağımsız yargıdır. Yargı kararını verirken, millet adına karar verir. Soruşturmayı yürüten savcılar Türk Milleti adına görevini yapmaktadır. Dolayısıyla yapılacak her türlü yargı faaliyetinin, verilecek her türlü kararın kamu vicdanını, milletin vicdanını rahatlatacak düzeyde olması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

BUGÜN NELER OLDU?

GERİ BİLDİRİM

Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.