GÜNDEM - 21 Ağustos 2023 Pazartesi 14:54

Veteriner hekimliğin sağlıkta şiddet yasasına dahil edilmesi istendi

A
A
A
Veteriner hekimliğin sağlıkta şiddet yasasına dahil edilmesi istendi

Giresun Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Ülfet Çakır, yaptığı açıklamada veteriner hekimler olarak veteriner hekimliğin sağlıkta şiddet yasasına dahil edilmesini talep etti.


Giresun Veteriner Hekimler Odası, Atatürk Meydanında veteriner hekimlerin yaşadığı sorunlar üzerine bir basın açıklaması yaptı. Oda Başkanı Ülfet Çakır, veteriner hekimlere karşı saldırıların son bulması gerektiğini dile getirerek bu mesleğin sağlıkta şiddet yasasına dahil edilmesi gerektiğini açıkladı.


Çakır, yağtığı açıklamada, “Bugün burada mesleğimizin uğradığı haksızlıklar için toplanmış bulunuyoruz. Veteriner hekimlik mesleği sorumluluğu gereği hayvan sağlığı, insan sağlığı, toplum sağlığı ve gıda güvenliğine hizmet eden insan yaşamının her alanında olan bir meslek grubudur. Bu geniş sorumluluk alanına sahip veteriner hekimler, ülkenin en ücra köşesinden kent merkezine kadar her yerde hizmet vermektedirler. Toplum için sağlıklı gıda kontrolü yaparken baskıya ve mobinge uğraması, üreticiye destek verirken güvende olmaması, yerel yönetimlerde sahipsiz hayvanlar için çalışırken mobing ve lince uğraması, kendi öz sermayesiyle kurduğu muayenehanesinde güvenli olmayan koşullarda çalışmak zorunda kalması, kamu hizmeti verirken en ücra köylerde aşı ve bilgi kirliliği sonucu uğradığı psikolojik baskıdan dolayı bugün Giresun’da ve tüm ülkede veteriner hekimler ‘biz bunları haketmiyoruz’ diyerek başlattığı bir hak arama mücadelesidir. Bizler şiddetten uzak, kendimizi güven içinde hissettiğimiz çalışma ortamını sağlayacak, kanuni bir düzenleme istiyoruz” dedi.


Giresun Veteriner Hekimleri Genel Sekreteri Emre Altunkaynak ise Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi ve 56 Veteriner Hekim Odasının şiddete karşı basın açıklamasını okudu.


Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkililere seslene Altunkaynak, şu açıklamayı yaptı:


“Dünyayı bekleyen pandemiler, gıda krizi ve iklim krizi gibi sorunlar başta olmak üzere, risklerin bertaraf edilmesi, ülkemizin bu süreçleri en az zararla atlatması için alınacak tedbirlerin en başında, bu görevleri yapan veteriner hekimlerin can güvenliğinin ve iş güvencesi ile birlikte kamuda veteriner hekimlik otoritesinin güçlendirilmesi ve özlük haklarının iade edilmesi bulunmaktadır. Ancak, bizler linç ediliyor, darp ediliyor, daha ötesi öldürülüyoruz ve bizlerle birlikte aslında halk sağlığı da ölüyor. Yaşanan süreç, biz veteriner hekimleri yıldırmış, bıktırmış ve artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Sağlık çalışanları için düzenlenen yıpranma payı, ek gösterge, maaş iyileştirmesi gibi tüm özlük hakları konularında ve Sağlıkta Şiddet Yasası’nda veteriner hekimler kapsam dışı bırakılmış ve dışlanmışlardır. Meslektaşlarımız büyük umutlarla başladıkları mesleklerini bırakmakta, özellikle genç meslektaşlarımız geleceklerini yurt dışında aramaktadırlar. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda sağlık hizmetleri sınıfında tanımlanmıştır, vakit kaybetmeden gereği yapılmalı, veteriner hekimliğin hangi alanında olursa olsun yaptıkları hizmetlerle kamu sağlığını koruyan tüm veteriner hekimler ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’ kapsamına alınmalıdır. Şiddeti oluşturan unsurlar ortadan kaldırılmalı, şiddet tavizsiz cezalandırılmalı, kanunlar ve bilimsel gerçekler önünde sağlık çalışanı olan veteriner hekimlere hakları iade edilmelidir.”



Veteriner hekimliğin sağlıkta şiddet yasasına dahil edilmesi istendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Silahlı Kuvvetlerimiz, 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, "Hudutlarımızdan itibaren yurt dışında Silahlı Kuvvetlerimiz, Mehmetçik 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde. Çalışmalarımız sürüyor. S400 hava savunma sistemi bu çerçevede değerlendiriliyor" dedi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Sudan’ın Ankara Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb ile makamında görüştü. Eltayeb, Türkiye’ye düşen balistik mühimmatlarla ilgili olarak, "Biz Türkiye’ye karşı böyle bir şeyin olmasını yanlışlıkla olsa bile reddediyoruz ve kabul etmiyoruz. Bir de Sudan’dan size güzel haberler getirdik. Şu an durumlar daha iyi. Yavaş yavaş insanlar dönmeye başladı. Artık gelişmeye başladı. Yani durum iyiye gidiyor. İnşallah daha iyi olacak" ifadelerini kullandı. Akar ise, iki ülke arasında 396 yıldır beraberlik olduğunu söyleyerek, "Bizim ortak değerlerimiz, kültürümüz, tarihimiz var. Bildiğiniz gibi biz yüzyıllarca beraber yaşamış bir milletiz. Birbirini anlayan iki milletiz biz" şeklinde konuştu. İran’dan yönelen tehdit nedeniyle Malatya’ya Patriot füzeleri yerleştirildiğini hatırlatan Akar, S400 savunma sisteminin kullanmasına ilişkin soru üzerine, "Bu konular dün bildiğiniz gibi Mecliste değerlendirildi. İkincisi bu atılan füzelerin İran’dan atıldığı da konusunda İranlı makamlar ‘Hayır biz atmadık’ diyorlar. Türkiye olarak bizler de bunu inceledik, incelemeye devam ediyoruz. Bununla birlikte diğer alınması gereken ne kadar tedbir varsa petrol dahil bunların hepsi alınıyor. Hudutlarımızdan itibaren yurt dışında Silahlı Kuvvetlerimiz, Mehmetçik 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde. Çalışmalarımız sürüyor. S400 hava savunma sistemi bu çerçevede değerlendiriliyor, çalışılıyor" dedi.
Samsun Çarşamba’da istiridye mantarı üretimi artıyor Samsun’un Çarşamba ilçesinde istiridye mantarı üretimi her geçen gün artarken, düzenlenen hasat etkinliği üretimin ve kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Samsun’un Çarşamba ilçesinde istiridye mantarı üretimi gelişerek devam ediyor. Çarşamba’da üretim yapan Mürsel Aksar’a ait mantar işletmesinde düzenlenen istiridye mantarı hasat etkinliği, üretimin ve kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Söz konusu işletme, 2021 yılında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından sağlanan 480 bin TL hibe desteği ile kuruldu. Son teknolojiye sahip 7 üretim odası bulunan işletme, yıllık 84 ton üretim kapasitesine ulaştı. Öte yandan işletmede yer alan yıllık 11 bin ton kapasiteli istiridye mantarı kompost üretim tesisi, üreticinin kendi ihtiyacını karşılamanın yanı sıra bölgedeki diğer üreticilerin kompost ihtiyacına da katkı sağlıyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise mantar üretiminin artırılması, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla üreticilere verilen desteklerin devam edeceği belirtildi. Açıklamada, üretim yapan ve bölge ekonomisine katkı sağlayan üreticilere teşekkür edilerek bereketli hasatlar dilendi. Yetkililer, istiridye mantarı üretiminin bölgede önemli bir alternatif gelir kaynağı olmaya devam ettiğini vurguladı.
Samsun Profesörden ’planlı su kullanımı’ uyarısı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Samsun’da kısa vadede ciddi bir su sorunu beklenmediğini ancak suyun planlı kullanılmaması halinde yaz aylarında su sıkıntısı yaşanabileceğini söyledi. OMÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Yusuf Demir, Türkiye’de birçok ilde gündeme gelen su sıkıntısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demir, Samsun’da kısa vadede ciddi bir su sıkıntısı beklenmediğini ancak suyun planlı kullanılmaması durumunda yaz aylarında sorun yaşanabileceğini belirtti. Türkiye genelinde son yıllarda kuraklık riskinin arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Demir, özellikle son 10 yıllık süreçte su kaynakları açısından önemli risklerin ortaya çıktığını ifade etti. Karadeniz Bölgesi’nde de son yıllarda zaman zaman kuraklık ve su krizi riskinin gündeme geldiğini belirten Demir, "Son 5-6 yıllık verilere baktığımızda Samsun başta olmak üzere bölgede zaman zaman su krizi ve kuraklık riski yaşandığını görüyoruz. Ancak son 6 aylık verilere göre uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış aldık. Bu durum su kaynaklarında önemli bir doluluk sağladı" dedi. Doluluk oranları yüzde 95’ler seviyesinde Baraj doluluk oranlarının yüksek olduğuna da değinen Demir, kısa vadede ciddi bir su sıkıntısı beklemediklerini belirterek, "Şu anda barajlarımızın doluluk oranları yüzde 95’ler seviyesinde. Eğer su doğru planlanır ve ilkbahar yağışları da yeterli seviyede olursa yaz aylarını daha rahat geçirme ihtimalimiz yüksek" diye konuştu. Su kullanımında dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Demir, "Suyumuz bol, yağış aldık düşüncesi doğru değil. Mevcut suyumuzu planlı ve tasarruflu kullanmamız gerekiyor. Çünkü yaz aylarında kuraklık riski bulunuyor. Eğer suyu doğru kullanmazsak Temmuz ayından itibaren su sıkıntısı yaşanabilir" ifadelerini kullandı.