YEREL HABERLER - 26 Şubat 2016 Cuma 13:40

Ak Partili Kadınlar Hocalı Katliamını Kınadı

A
A
A
Ak Partili Kadınlar Hocalı Katliamını Kınadı

AK Parti Gümüşhane Kadın Kolları İl Başkanlığı, Hocalı katliamının 24.yılı nedeniyle kınama içeren bir açıklama yaptı.
Parti binasında gerçekleştirilen ve 81 ille eşzamanlı düzenlenen basın açıklamasına İl Siyasi ve Hukuki İşleri Başkanı Özcan Ulutaş, İl Gençlik Kolları Başkanı Hamdi Özer,
Ve Merkez İlçe Teşkilat Başkanı Hakan Gözün de destek verdi.
İl Kadın Kolları Siyasi ve Hukuk İşleri Başkanı Duygu Sena Kurt, toplantıda yaptığı açıklamada 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında Ermeni kuvvetlerinin Sovyetler Birliğinin desteği ile yüzlerce Türk’ü katlettiğini belirterek, 21. yüzyılın eşiğinde, dünyanın gözleri önünde kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapılmadan eşine az rastlanır katliamlardan birisinin Hocalı’da gerçekleştirildiğini söyledi.
Hocalı katliamı sırasında 10 bin nüfuslu Hocalı’da yaklaşık 3 bin civarında Azeri bulunduğunu hatırlatan Kurt, “Ermeniler, 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gecede: 83 çocuk, 106 kadm ve 70’den fazla yaşlı olmak üzere toplam 613 kişiyi katletmiştir. O kara gecede yaşananlar maalesef yalnızca insanların katledilmesinden ibaret değildi. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde birçoğunun yakılmış ve gözlerinin oyulduğu tespit edilmiştir. Hamile kadınların ve çocukların da bu vahşete maruz kaldığı belirlenmiştir. Hocalı katliamının üzerinden tam 24 yıl geçmiştir. Cenevre Sözleşmesi, İnsan Hakları Beyannamesi, Vatandaş ve Siyasi Haklar Konusunda Uluslararası Sözleşme, Ateşkes Zamanında ve Askeri Çatışmalar Zamanı Kadın ve Çocukların Korunması Beyannamesi’ne karşı olarak işlenmiş bir suçtur. Geçen yıllar içerisinde o kara gecede yaşananlar uluslararası kamuoyu, uluslararası kuruluşlar ve Batı tarafından görmezden gelinmiştir. Oysa Hocalı’da yapılan katliam Azerbaycan’daki kardeşlerimiz başta olmak üzere; tüm insanlık nezdinde işlenmiş bir suçtur. Biliyoruz ki masum bir insana kıymak inancımıza göre suçların en büyüğüdür” dedi.
Bu insanlık suçunun uluslararası arenada yankı bulamamasının da ayrıca kınanması gereken bir durum olduğunu dile getiren Kurt, şunları söyledi: “Ancak aynı çevrelerin ülkemizde ve yakın coğrafyamızda yaşanan katliamlara karşı da umursamaz ve ikiyüzlü tutumları bizlere seneler sonrasında da hiçbir şeyin ahlaki ve hukuki manada değişmemiş olduğunu göstermektedir. Azerbaycan bizim için sadece devletlerden bir devlet, Azerbaycanlı kardeşlerimiz de milletlerden bir millet değildir. Biz aynı dili konuşan, aynı inanca mensup, ortak bir tarihi geçmişi paylaşan, sözde değil, özde kardeş iki milletiz. Hocalı’da zulme maruz kalan Azerbaycanlı kardeşlerimizin acısını, Anadolu halkı yüreğinde hissetmiştir ve acısını ilk günkü tazeliğiyle korumaktadır. Bu katliamın failleri gerekli cezayı almadığı sürece de tazeliğim korumaya devam edecektir. AK Parti Kadın Kollan olarak 26 Şubat 1992 tarihinde Karabağ’da, Hocalı’da yapılan katliamı kınıyoruz. Bizim için dün Srebrenitsa’da, Halepçe’de, bugün Hama’da, İdlip’te, Türkmen Dağında yaşananlar neyse tam 24 yıl önce Hocalı’da yaşananlar da odur. Bugün haince ve kalleşçe bomba yüklü araçlarla; asker, sivil, kadın, çocuk demeden insanları katleden zihniyetle; Hocalı’da ki zihniyet birebir aynıdır. Yeryüzünde insanlığım kaybetmenin, katliamlar yapmanın hiçbir mazereti yoktur. Uzak yakın fark etmeden gönül coğrafyamızda yaşanan her olay; AK Parti olarak bizlere insani ve vicdani sorumluluklarımızı tekrar tekrar hatırlatmaktadır. Hocalı katliamında vefat edenleri rahmet ve dua ile anıyor, bu vesile ile yakınlarına, Azerbaycan halkına tekrar başsağlığı diliyoruz.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tekrarlayan omuz çıkıklarına dikkat SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi. İlk omuz çıkığının genellikle travma sonrası meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Karslı, "Bazı hastalarda ise omuz, başlangıçta travmayla çıkmış olsa bile, daha sonra çok daha küçük hareketlerle tekrar tekrar çıkmaya başlar. Bu tablo tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak tanımlanıyor" dedi. Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli mekanizmasının ilk çıkık sırasında omuzu yerinde tutan yapılarda oluşan kalıcı hasarlar olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karslı, bu hasarları şöyle sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği, uygun olmayan veya gecikmiş tedavi." Görülme sıklığı Omuz çıkığının genel popülasyonda sık görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Karslı, "Genç ve aktif bireylerde daha fazladır. İlk çıkık özellikle 25 yaş altı dönemde olmuşsa, takip eden yıllarda tekrar çıkma ihtimali belirgin şekilde artar. Sporcularda (Özellikle temas sporları ve kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda) tekrarlama oranları çok daha yüksektir" şeklinde konuştu. Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda, omuzun bazen ‘tam çıkma (Dislokasyon)’ şeklinde, bazen de ‘kısmi çıkma (Subluksasyon)’ hissi verdiğini kaydeden Doç. Dr. Karslı, diğer belirtileri şöyle sıraladı: "Kol belli bir pozisyona geldiğinde (Genellikle kol baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde) ‘boşalma, yerinden çıkacakmış gibi olma, güvensizlik hissi’ tarif edilir. Tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük, omuzda hareket kısıtlılığı gelişebilir.- Bazı hastalar omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar (Örneğin yüksekten bir şey alma, arka cebe uzanma)." Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayenede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Direkt röntgen, MR veya MR artrografi, BT (Bilgisayarlı tomografi) kullanılan görüntüleme teknikleridir" dedi. Tedavinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını belirten Doç. Dr. Karslı, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Konservatif (Ameliyatsız) tedavi: Daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi: Tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda cerrahi tedavi genellikle kalıcı çözüm sağlar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekleri iseartroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatlarıdır." Ameliyat sonrası Tekrarlayan omuz çıkıklarında ameliyat sonrasının da önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı önemli, Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, Kas güçlendirme ve propriosepsiyon (Eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerekir. Spora dönüş süresi uygulanan cerrahiye ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ayı bulur" ifadelerini kullandı. "Ortopedi ve travmatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalıdır" "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz" diyen Doç. Dr. Karslı, aşağıdaki durumlarda da hiç zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini bildirdi: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi varsa. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız. Spor yaparken omuzunuzda sık sık ‘atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma’ hissi oluşuyorsa." Erken tanı ve tedavi Erken tanı ve uygun tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (Artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli şekilde dönmesini sağlamak mümkündür" ifadelerini kullandı.
Muğla Muğla’da sanatın büyüleyen gecesi Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı ve Senfoni Orkestrası tarafından 29 Nisan Dünya Dans Günü kapsamında düzenlenen "Anadolu Senfonisi" etkinliği, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde yapılan etkinlik, müzik ve dansın eşsiz uyumunu sahneye taşıdı. "Aynı topraktan, aynı ritimden" temasıyla hazırlanan gösteride, Anadolu’nun köklü kültürel mirası modern sahne diliyle yorumlandı. Dansçıların etkileyici performansları, orkestranın canlı müziğiyle birleşerek izleyicilere görsel bir şölen sundu. Usta sanatçılar aynı projede buluştu Etkinlikte orkestrayı Şef Rustam Rahmedov yönetirken, başkemancı olarak Didem Güvenç sahnede yer aldı. Sanat Kurulu’nda Oktay Keresteci, Yaprak Baba, Melike Gergin, Ersen Esmer, H. Fehmi Tokmak, Doğan Sanaytır ve Göksu Özer gibi alanında deneyimli isimler görev aldı. Sanatçıların uyumlu performansı ve sahne tasarımı, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Sanatseverlerden tam not Yoğun ilgi gören etkinlikte salonu dolduran izleyiciler, performans sonunda sanatçıları uzun süre ayakta alkışladı. Dünya Dans Günü’nün anlam ve önemine yakışır bir atmosferde gerçekleşen "Anadolu Senfonisi", katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında düzenlenen etkinlik, kentin sanatsal yaşamına katkı sunmaya devam ederken, izleyicilerden de tam not aldı.