YEREL HABERLER - 27 Şubat 2016 Cumartesi 11:18

İş Güvenliğine Fotoğraf Yarışmasıyla Dikkat Çektiler

A
A
A
İş Güvenliğine Fotoğraf Yarışmasıyla Dikkat Çektiler

Gümüşhane Üniversitesi öğrencileri iş güvenliğine dikkati çekmek için fotoğraf yarışması düzenledi.
Sağlık Yüksekokulu İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kulübü ortaklığında iş güvenliği ihmallerini konul alan “İş Güvenliği Hayat Kurtarır” adlı yarışmanın ödül töreni Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.
Üniversiteden çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı programda konuşan İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Elif Çelenk Kaya, 4-5 yıl öncesinde kadar Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusunun çok ta gündem olmayan bir konu olduğunu anımsattı.
TÜRKİYE’DE HER GÜN 4 KİŞİ İŞ KAZASINDAN DOLAYI ÖLÜYOR
Günümüzde dünyada her gün 1 milyon iş kazası meydana geldiğini, Türkiye’de ise ortalama günde 172 iş kazası gerçekleştiğini, bu kazalarda 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 kişinin de iş göremez hale geldiğini kaydeden Kaya, “İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin gerekli düzenleme ve yatırımların yapılmaması bazı sorunlara neden olmaktadır. Son dönemde yapılan kanuni düzenlemelerle gerek kamuda gerek özel sektörde bazı düzenlemeler de oldu. Bizler akademisyenler olarak yetişmiş elemanları topluma kazandırmalıyız” dedi.
Gümüşhane’den ve ülkeden dört bir tarafından öğrenciler başta olmak üzere vatandaşların da yüzlerce fotoğraf gönderdiği yarışmada birinciliği ağaç merdivenle elektrik direğine çıkarak tamir yapan işçiyi fotoğraflayan Mehmet Dolaş elde ederken, ikinciliği tedbirsiz kaynak yapan usta fotoğrafıyla İrem Çilsiz, üçüncülüğü de iskele üzerinde halatsız çalışan işçi fotoğrafıyla Elif Urkan elde etti.
Mansiyon ve özel ödülün de verildiği program davetliler arasında yapılan çekilişle 29 kişiye çeşitli ödül verilen program eğlence etkinliğiyle son buldu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tekrarlayan omuz çıkıklarına dikkat SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi. İlk omuz çıkığının genellikle travma sonrası meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Karslı, "Bazı hastalarda ise omuz, başlangıçta travmayla çıkmış olsa bile, daha sonra çok daha küçük hareketlerle tekrar tekrar çıkmaya başlar. Bu tablo tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak tanımlanıyor" dedi. Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli mekanizmasının ilk çıkık sırasında omuzu yerinde tutan yapılarda oluşan kalıcı hasarlar olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karslı, bu hasarları şöyle sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği, uygun olmayan veya gecikmiş tedavi." Görülme sıklığı Omuz çıkığının genel popülasyonda sık görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Karslı, "Genç ve aktif bireylerde daha fazladır. İlk çıkık özellikle 25 yaş altı dönemde olmuşsa, takip eden yıllarda tekrar çıkma ihtimali belirgin şekilde artar. Sporcularda (Özellikle temas sporları ve kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda) tekrarlama oranları çok daha yüksektir" şeklinde konuştu. Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda, omuzun bazen ‘tam çıkma (Dislokasyon)’ şeklinde, bazen de ‘kısmi çıkma (Subluksasyon)’ hissi verdiğini kaydeden Doç. Dr. Karslı, diğer belirtileri şöyle sıraladı: "Kol belli bir pozisyona geldiğinde (Genellikle kol baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde) ‘boşalma, yerinden çıkacakmış gibi olma, güvensizlik hissi’ tarif edilir. Tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük, omuzda hareket kısıtlılığı gelişebilir.- Bazı hastalar omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar (Örneğin yüksekten bir şey alma, arka cebe uzanma)." Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayenede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Direkt röntgen, MR veya MR artrografi, BT (Bilgisayarlı tomografi) kullanılan görüntüleme teknikleridir" dedi. Tedavinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını belirten Doç. Dr. Karslı, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Konservatif (Ameliyatsız) tedavi: Daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi: Tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda cerrahi tedavi genellikle kalıcı çözüm sağlar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekleri iseartroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatlarıdır." Ameliyat sonrası Tekrarlayan omuz çıkıklarında ameliyat sonrasının da önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı önemli, Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, Kas güçlendirme ve propriosepsiyon (Eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerekir. Spora dönüş süresi uygulanan cerrahiye ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ayı bulur" ifadelerini kullandı. "Ortopedi ve travmatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalıdır" "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz" diyen Doç. Dr. Karslı, aşağıdaki durumlarda da hiç zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini bildirdi: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi varsa. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız. Spor yaparken omuzunuzda sık sık ‘atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma’ hissi oluşuyorsa." Erken tanı ve tedavi Erken tanı ve uygun tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (Artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli şekilde dönmesini sağlamak mümkündür" ifadelerini kullandı.
Muğla Muğla’da sanatın büyüleyen gecesi Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı ve Senfoni Orkestrası tarafından 29 Nisan Dünya Dans Günü kapsamında düzenlenen "Anadolu Senfonisi" etkinliği, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde yapılan etkinlik, müzik ve dansın eşsiz uyumunu sahneye taşıdı. "Aynı topraktan, aynı ritimden" temasıyla hazırlanan gösteride, Anadolu’nun köklü kültürel mirası modern sahne diliyle yorumlandı. Dansçıların etkileyici performansları, orkestranın canlı müziğiyle birleşerek izleyicilere görsel bir şölen sundu. Usta sanatçılar aynı projede buluştu Etkinlikte orkestrayı Şef Rustam Rahmedov yönetirken, başkemancı olarak Didem Güvenç sahnede yer aldı. Sanat Kurulu’nda Oktay Keresteci, Yaprak Baba, Melike Gergin, Ersen Esmer, H. Fehmi Tokmak, Doğan Sanaytır ve Göksu Özer gibi alanında deneyimli isimler görev aldı. Sanatçıların uyumlu performansı ve sahne tasarımı, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Sanatseverlerden tam not Yoğun ilgi gören etkinlikte salonu dolduran izleyiciler, performans sonunda sanatçıları uzun süre ayakta alkışladı. Dünya Dans Günü’nün anlam ve önemine yakışır bir atmosferde gerçekleşen "Anadolu Senfonisi", katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında düzenlenen etkinlik, kentin sanatsal yaşamına katkı sunmaya devam ederken, izleyicilerden de tam not aldı.