GENEL - 31 Temmuz 2016 Pazar 05:07

15 Temmuz darbe girişiminde halk direnişinin simge isimleri Gümüşhane’de

A
A
A
15 Temmuz darbe girişiminde halk direnişinin simge isimleri Gümüşhane’de

FETÖ/PDY terör örgütünün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirmek istediği darbe girişimine karşı halk direnişinin sembol isimlerinden olan Şerife Boz ve Vasfi Yılmaz, memleketleri Gümüşhane’de düzenlenen Demokrasi Nöbeti etkinliğine katıldı.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği ve darbeye direnişin sembol isimleriyle fotoğraf çekilebilmek için sıraya girdiği etkinlik kapsamında Belediye Başkanı Ercan Çimen’in davetiyle memleketleri Gümüşhane’ye aileleriyle birlikte gelen Boz ve Yılmaz, hem vatandaşlarla bir araya geldi hem de o akşam yaşadıklarını hemşehrileriyle paylaştı.
Atatürk Caddesi Belediye Başkanlığı binası önünde gerçekleştirilen etkinliğe Vali Okay Memiş, eşi Sibel Memiş, Milletvekili Osman Akgül, Garnizon Komutanı Albay Cezayir Danışan, eşi İlke Danışan, Belediye Başkanı Ercan Çimen, eşi Gülsen Çimen, Vali Yardımcıları İsmail Özkan, Şenol Turan, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar, Şiran Belediye Başkanı Yavuz Altıparmak, Torul Belediye Başkanı Nidai Köroğlu, AK Parti İl Başkanı Celalettin Köse, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua ile başlayan ve daha önce duyurusu yapılması nedeniyle oldukça yoğun katılımın olduğu programda Gümüşhane’nin gururu olan 2 sembol ismi canlı olarak görmek için alanı hınca hınç dolduran vatandaşlara ilk olarak eşinin kamyonunu sürerek Taksim meydanına kadar kasasında ki insanlarla giden Şerife Boz ve darbecileri durdurmak için Atatürk Havalimanında tankın altında kalan Vasfi Yılmaz’la ilgili kameralara yansıyan görüntüler izlettirildi.
“GENÇLERİN GELECEĞİ İÇİN, TOPRAĞIM İÇİN ORADAYDIM”
Gümüşhane’nin merkeze bağlı Kaletaş köyünden olduğu ve 4 çocuk annesi olduğunu kaydeden Şerife Boz, darbe gecesi yaşadıklarını kısaca şöyle anlattı: “Eşim gittikten sonra kamyonu alarak ’Acaba götürebilir miyim?’ endişesiyle, iman gücüyle o kamyonu oraya götürdüm. Komşumu, kızlarımı, torunlarımı yanıma alarak yola çıktım. Zaten ondan sonra herkes araca bindi, herkes bana yardım etti ve Taksim Meydanına indim. Orada bir kargaşa oldu. Ne yaptığımın hiç farkında değilim. O kadar duyguluydum ki hiç kimseyi ve hiçbir şeyi fark etmedim. Vatanımı, toprağımı düşündüm. Gençlerin geleceği için, toprağım için oradaydım. Onun için gözüm hiçbir şey görmedi.”
“YA O TANK DURACAKTI, YA BEN ÖLECEKTİM”
Darbecilere karşı direnişin bir diğer isimlerinden Gümüşhaneli Vasfi Yılmaz ise Almanya’da yaşarken 5 ay önce Türkiye’ye sırf ezan sesini özlediği için kesin dönüş yaptığını belirterek, “O akşam 1 saat yürüdüm, yarım saatte arabayla geldik. Beni arabasına alan ve tanımadığım bir arkadaş Cumhurbaşkanımızın herkesi meydanlara, havalimanlarına davet ettiğini söyledi. Yolda tanıştım, şimdi görsem tanımam. Atatürk Havalimanına gittiğimizde çok kalabalık yoktu. Tankları geldiğini görünce Özel Harekatçı arkadaşlar bizi kulenin önüne gönderdi. Beklemeye başladık. Silah sesini duyunca oraya gittik. Yaralılar vardı. Onlarla ilgilenirken kulenin yolu açıldı. Baktım zırhlı araçlar kuleye doğru yöneliyor. Benim yapacağım tek şey vardı. Karşısında duracaktım, kaçmayacaktım. Dimdik ayakta duracaktım. Ya o duracaktı, ya ben ölecektim. O durmadı, Allah beni korudu. Sakın boynunuz bükmeyin. Dimdik, ayakta durun” ifadelerini kullandı.
“BU HAİNLİĞİN DÜNYADA BAŞKA BİR ÖRNEĞİ YOK”
Boz ve Yılmaz’ın konuşmalarının ardından kürsüye çıkan Belediye Başkanı Ercan Çimen ise 15 Temmuz gecesinin kara bir gece olduğunu, ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen hainlerin kendi insanına kıymak istediklerini belirterek, bu hainliğin dünya da başka bir örneğinin görülemeyeceğini söyledi.
Hainlerin kullandığı uçakların, tankların, topların imanlı yürekler karşısında ilerleyemediğini, çok şehit verildiğini fakat ülkenin hainlerin eline geçmekten kurtulduğunu dile getiren Başkan Çimen, FETÖ/PDY terör örgütünün kendi ülkesini, kendi insanını yok etmek istediğini kaydetti.
“TÜRKİYE’NİN 2.İSTİKLAL ZAFERİ”
Ülkemizin hain FETÖ darbecileri tarafından tankla, topla, tüfekle esir alınmaya çalışıldığı 15 Temmuz gecesi tarih yazan pek çok kahramandan ikisinin Gümüşhaneli Şerife Boz ve Torul ilçesine bağlı Işık Köyünden Vasfi Yılmaz olduğunu belirten Başkan Çimen, Türkiye’nin 2. İstiklal Zaferinin Gümüşhaneli kahramanları Şerife Boz ve Vasfi Yılmaz’a teşekkür etti.
BOZ VE YILMAZ’IN ADI MEMLEKETLERİ GÜMÜŞHANE’DE YAŞATILACAK
Başkan Çimen, gelecek kuşaklara 15 Temmuz hain FETÖ darbesini ve bu darbe girişimine karşı verilen milli mücadeleyi en güzel anlatma yolunun Şerife Boz gibi anaların ve Vasfi Yılmaz gibi mert insanların adlarının yaşatılmasından geçtiğini belirterek, Gümüşhane Belediye Başkanı olarak Gümüşhane’de çok önemli mekânlardan ikisine bu istiklal ve demokrasi kahramanlarının adını vereceğini ifade ederek sözlerini sonlandırdı.
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Osman Akgül ise “İstikbalimizin karartılmasına, yok olmasına neden olacak bir hareketti ama bu ülkeyi kurtuluş savaşına yenemeyen 7 düvel, eline bir hain örgütü alarak, üzerine de üstelik şanlı ordumuzun üniformasını giydirip bu ülkenin istikbaline, geleceğine ihanet etmiştir. En üstün teknolojiye sahip olabilirler ama Şerife bacımızdaki o özgüven, o yürek, Vasfi kardeşimizdeki o ölümü hiçe sayan yürek olduğu müddetçe bu topraklarda size ameliyat yaptırmazlar” diye konuştu.
TSK içine sızmış FETÖ terör örgütünün Türkiye’ye işgal kuvvetlerini sokmak istediğini ifade eden Akgül, şöyle konuştu: “Gezi olaylarını başlattılar başaramadılar, 17-25 Aralık’ı başlattılar başaramadılar. Son olarak ihanet ettiler. Bu bir işgal hareketiydi. Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımızın azimli, kararlı dik duruşuyla, bu milletimizin yürekli davranışıyla bu saldırı geçiştirildi. Bu son olmayacak. FETÖ terör örgütünü üzerimize salan devletler bilmeli ki bu millet var olduğu müddetçe, ne Ortadoğu’da istediğiniz gibi at oynatabilecek ne de mazlum milletlerini kanını emebileceksiniz. Güçlenen bir Türkiye var artık. O mazlum milletlerin kanını sömüremeyecekler.”
“TÜRK MİLLETİ KURŞUNA KAFA ATAN BİR MİLLETTİR”
Türk milletinin kurşuna kafa atan, tankın önüne yatan, kamyonuyla ehliyeti olmadığı halde Çeliktepe’den Taksim’e çıkabilen bir millet olduğunu, bu inanç, azim ve kararlılık olduğu müddetçe herşeyin üstesinden gelebileceğini vurgulayan Akgül, “Kanı bozuk, satılmış çete elemanlarını kiralıyorsunuz, onları ülkenizde barındırıyorsunuz, saraylarınızda yaşatıyor ve onları bize karşı kullanıyorsunuz. Kullanma tarihi de geçmek üzere. Yakında paçavrasını bir taraflara atarlar” dedi.
“TÜRKİYE ARTIK YEŞERİNCE BUDANAN, KURUYUNCA SU VERİLEN BİR ÜLKE DEĞİL”
Türkiye’nin artık yeşerince dalları budanan, kuruyunca da birilerinin su verdiği ülke olmadığının altını çizen Akgül, . Artık tam bağımsızlık yolunda emin adımlarla Cumhurbaşkanımızın hedefleri doğrultusunda kararlı bir şekilde yürüyen bir ülke. Bunu engellemeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Olaydan sonra 78 milyon sabahlara sokaklarda. Hiçbir güç sabahlara kadar bu insanları sokakta tutamazdı. O güç bayrak, vatan, din sevdası. Ezanın susmaması için verilen bir çabadır. Bu ülkede ne Şerife bacılar biter, nede Vasfi yiğitler son bulacaktır. İnşallah onlar gibi insanlarımızın sayesinde ülkemizi payidar bir şekilde yaşatacağız” diye konuştu.
“GÜMÜŞHANE VALİSİ OLARAK GURUR DUYDUM”
Gümüşhane Valisi Okay Memiş ise Şerife Boz ve Vasfi Yılmaz’ın Gümüşhaneli olduğunu öğrenince şehrin Valisi olarak büyük bir onur ve gurur duyduğunu söyledi. Boz ve Yılmaz’ı Gümüşhane’de ağırlamak için Başkan Çimen’e çağrıda bulunduğunu kaydeden Vali Memiş, “15 Temmuz’da asker üniformasını giymiş bir takım hainlerin, FETÖ’cü çete mensuplarının girişimini akıbete uğrattık. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Sayın Başbakanımızla, darbeye karışmamış şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımızla, hayatlarını hiçe sayan emniyet mensuplarımızla, Şerife Boz gibi, Vasfi Yılmaz gibi resmi görevleri olmadığı halde hayatlarını hiçe sayarak bu darbeye dur diyen siz değerli milletimizle ve milletvekillerimize bu darbeye dur dedik. Biz kamu görevlileri olarak görevimiz gereği Anayasal sistemi sonuna kadar savunmak vazifemizdi. Ancak bu sahnedeki değerli hemşehrilerimizin böyle bir görevi yoktu. Buna rağmen kendi milli ve yerli duygularıyla kendilerine vazife edindiler. Gerçekten kendileriyle ne kadar gurur duysak azdır” dedi.
“BU KANSERLİ YAPIYI DEVLETİN BÜTÜN KADEMELERİNDEN SÖKÜP ATMAK BİZİM VAZİFEMİZDİR”
Hükümetin FETÖ’cü yapılanmayı devletin bütün kademelerinden söküp atmak için olağanüstü hal uygulamasına geçtiğini hatırlatan Vali Memiş, “Daha önce de söyledim Gümüşhaneli hiçbir hemşehrimizin hayatında OHAL’den dolayı en ufak bir değişiklik olmayacaktır. Buna mukabil Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın talimatları doğrultusunda bu uru, kanserli yapıyı bünyemizden, devletin bütün kademelerinden söküp atmak bizim vazifemizdir. Ancak biz bu vazifeyi yaparken FETÖ’cülerin daha önce yaptığı gibi hiç kimse hakkında sahte deliller üretmeyecek, hiç kimseye haksızlık etmeyeceğiz. Buna mukabil en ufak bir şüphe ve delilin de üstüne gideceğiz. Başta ben olmak üzere idari ve adli mercilerimiz hukuk içerisinde, anayasal sistem içerisinde kalacağız. Bundan hiç kimsenin en ufak bir şüphesi ve kuşkusu olmasın” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Vali Memiş ve Başkan Çimen tarafından darbe direnişinin sembol isimleri Şerife Boz ve Vasfi Yılmaz’a çeşitli hediyeler takdim edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Giresun’un 1,57 milyarlık su projesine start verildi Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin işe başlama programı Dereli Kotana Mevkiinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli ihtiyaçlarından biri olan içme suyu projesinin 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeliyle ilk etabının inşası başladı. Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin yer teslimi ve işe başlama programı Dereli ilçesi Kotana mevkisinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli altyapı yatırımları arasında gösterilen projenin ilk etabında çalışmalar başladı. Giresun Valiliği koordinesinde düzenlenen programa Giresun Valisi Mustafa Koç, AK Parti Giresun Milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Keşap Belediye Başkanı Muhammet Tuncay Arışan, Dereli Belediye Başkanı Kazım Zeki Şenlikoğlu, Duroğlu Belediye Başkanı Halil Çetin ile çok sayıda davetli katıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen proje kapsamında Aksu Deresi’nden Giresun merkez ile Dereli, Keşap ve Bulancak ilçeleri ile Duroğlu beldesine yıllık 31,5 milyon metreküp içme suyu sağlanması hedefleniyor. Toplam 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeline sahip projede, 41 bin 460 metrelik isale hattı inşa edilecek. Programda konuşan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, projenin bölge için büyük önem taşıdığını belirterek "Giresun’umuz ve ilçelerimiz için geleceğe güvenle bakmamızı sağlayacak önemli bir yatırımı başlatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu proje ile vatandaşlarımız uzun yıllar sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna kavuşacak" dedi. Artan nüfusla birlikte altyapı yatırımlarının önemine dikkat çeken Köse, projenin yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayacağını vurguladı. Konuşmaların ardından projenin ilk etabı için çalışmaların resmen başladığı bildirildi.
Bursa Nilüfer’de iki yılın gururu: "Aidiyet, dayanışma ve sürdürülebilir yönetim" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, görevdeki iki yılını değerlendirdiği toplantıda "Nilüferliyim" duygusunu öne çıkardı. Kentin yalnızca fiziksel yatırımlarla değil, aidiyet ve güven hissiyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, yönetim anlayışlarının temelini "kişiye değil, kurallara göre belediyecilik" ilkesinin oluşturduğunu belirtti. Son iki yıldaki projelerin odağında ise vatandaşların kendini Nilüfer’de "evinde" hissetmesi yer aldı. Nilüfer Belediyesi’nin geçtiğimiz iki yılını değerlendirdiği ve yeni dönem projelerini anlattığı basın toplantısı Podyum Davet’te gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Tanıtım filmi ve iki yıllık faaliyetler ile gelecek hedeflerinin özetlendiği sunum videosunun ardından sahneye çıkan Başkan Şadi Özdemir, hedeflerinin herkes için mutlu, huzurlu ve güvende hissettiği bir Nilüfer olduğunu söyledi. Başkan Şadi Özdemir, "Vatandaşımızın kendini bu kente ait hissetmesi, herkesin sesinin yansıdığı, hepimizin olduğu bir Nilüfer için çalışıyoruz" dedi. "Ortak akılla yönetiyoruz" Yola çıkarken kenti ortak akılla yönetme sözü verdiklerini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, kent konseyleri ve mahalle komiteleriyle birlikte hareket ettiklerini anlattı. Bir mahallede yapılacak işler için mahalle komitelerinin onayını aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Mahalle komitemiz onay vermiyorsa o işi yapmıyoruz. Her talebi karşılamamız mümkün değil ama oraya bir şey yapacaksak onların onayını almak durumundayız" diye konuştu. Mali yapı sürdürülebilir hale geldi Geride kalan iki yılda öncelikle belediyenin mali yapısını düzeltmeye odaklandıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, ödeme dengelerinin toparlandığını, gelirlerin yükseldiğini, giderlerin kontrol altına alındığını aktardı. Göreve geldiklerinde faturaların yaklaşık bir yıl sonra ödendiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, "Ortalama ödeme süresi bugün 3 aya indirildi. Belli bir noktaya geldik, artık sürdürülebilir bir pozisyondayız" dedi. Son 6 yılın en yüksek çalışan memnuniyeti Çalışmaları iş arkadaşlarıyla birlikte yürüttüklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kurum içinde yapılan memnuniyet anketinin sonuçlarına da değindi. 2 bin 572 personelin katıldığı anketin bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek katılımlı çalışma olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, son altı yılın en yüksek çalışan memnuniyetinin de bu dönemde elde edildiğini söyledi. "Paramız Nilüfer halkınındır" Halkın kaynaklarının yine halk için harcandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Biz Nilüfer Belediyesi’nin memurlarıyız. Paramız, Nilüfer halkınındır. Onları adil bir şekilde harcamak, 64 mahallemize mümkün olduğunca eşit hizmet götürmek durumundayız. Belediyecilikte alışılagelmiş anlayışı değiştirmeye çalışıyoruz. Kişiye değil, kurallara göre belediyecilik ilkesini hayata geçirdik" dedi. "Dayanışmayı her alanda güçlendirdik" Sosyal belediyeciliği ve dayanışmayı her alanda güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, vatandaşların eşit fırsatlara sahip olduğu, kadınların, gençlerin, çocukların ve dezavantajlı grupların güvende hissettiği; doğanın ve tarım alanlarının korunduğu bir Nilüfer için çalıştıklarını söyledi. Konuşmasını "Daha adil, daha eşit ve daha dayanışmacı bir Nilüfer için her geçen gün daha çok çalışacağız" sözleriyle tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, basın mensuplarının sorularını da cevapladı.
Giresun 300 yıllık kullanıma müdahale tepki çekti Karadeniz’de yüzyıllardır sürdürülen yaylacılık faaliyetleri, son dönemde alınan mera ve kiralama kararlarıyla yeni bir tartışmanın odağına yerleşti. Giresun’un Eynesil ilçesinden Gümüşhane’nin Kazıkbeli Yaylası’na bağlı Aksu, Barak, Apsaha, Dikme ve Davunlu obalarına giderek yaylacılık yapan vatandaşlar, uygulamaya karşı bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Gümüşhane sınırları içinde yer alan ancak uzun yıllardır Giresunlu yaylacılar tarafından kullanılan 36 yayla yerleşim alanına ilişkin alınan idari kararlar Giresun’da tepkilere neden oldu. Gümüşhane İli Mera Komisyonu’nun söz konusu yaylalarla ilgili aldığı ve Giresunlu üreticilerin kullanımını sınırlandıran kararların, ciddi sosyo-ekonomik ve hukuki mağduriyetlere yol açtığı belirtildi. Bu durumun "kadim kullanım hakkı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. 4342 sayılı Mera Kanunu çerçevesinde uzun yıllara dayanan kullanımın korunmasının esas olduğunu belirten Giresun Eynesilli yaylacılar, yaklaşık 300 yıldır kullandıkları yaylaların kullanım dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu savundular. Konuyla ilgili düzenlenen toplantıda konuşan yaylacılar, atalarından gelen ve yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip kullanım haklarının yok sayıldığını belirterek yaylaların "mera alanı" olarak değerlendirilmesi ve ardından kiralama bedeli talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdiler. Katılımcılar, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir kırılma anlamına geldiğini vurguladılar. "Yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı" iddiası İddialara göre, Gümüşhane-Kürtün Beytarla Köyü Muhtarlığı tarafından geçtiğimiz kasım ayında alınan kararla söz konusu obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı. Kararın, yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde askıya çıkarıldığı ve bir ay süreyle ilan edildiğini ancak bu süreçte yeterli bilgilendirme yapılmadığı öne sürdüler. Yaylacılar, yaylacılık faaliyetlerinin yürütülmediği bir dönemde ve köylerde vatandaşların bulunmadığı sırada yapılan tebligatlarla kararın kesinleştirildiği iddia ettiler. Yaylacılar bu yaklaşımı eleştirerek yaylaların kış aylarında doğal olarak boş kalmasının "kullanım dışı" anlamına gelmeyeceğini ifade ettiler. Hatta kış aylarında Beytarla köyünün de boş olduğunu belirten yaylacılar, "Muhtar bile kışın 6 ay Espiye ilçesinde dururken bu alınan karar hukuki değildir" ifadelerini kullandılar. "Bu yaylalar bize dedelerimizden miras" Bölgede uzun yıllardır hayvancılık yapan Eynesilli yaylacı Bahri Sofu, toplantıda yaptığı açıklamada, "Bu yaylalar dedelerimizden bize miras. 15-17 obadan oluşan bu alanların tamamı aktif olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen ‘boş’ denilerek kiraya verilmek istenmesi kabul edilemez" dedi. "Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı" Toplantıda söz alan bir diğer yaylacı Faruk Bodur ise konunun hukuki boyutuna dikkat çekerek "Yerleşik kullanım, geçmişten gelen haklar ve fiili durum dikkate alınmadan yapılan bu tür uygulamalar ciddi hukuki sorunlar doğurur. Bu iş sadece bugünle ilgili değil, yüzlerce yıllık bir düzen söz konusu. Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı. Aksi hâlde hem doğal denge zarar görür hem de yaylacılık kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır" diye konuştu. Toplantının ardından yaylacılar, kararın yeniden gözden geçirilmesi ve geleneksel kullanım haklarının korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Yöre halkı, hem üretimin sürdürülebilirliği hem de yüzyıllardır devam eden yaylacılık kültürünün geleceği açısından sürecin dikkatle ele alınmasını istedi.
Konya Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı Konya’da emlakçı ve oto galerici görünümü altında tefecilik yaptığı tespit edilen şahıslara yönelik Konya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alınırken, piyasa değeri yaklaşık 33 milyon TL olan ziynet eşyası ve nakit para ile çok sayıda senet ele geçirildi. Konya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, kent merkezinde tefecilik yaparak haksız kazanç sağladığı tespit edilen şüphelilere yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. KOM ekipleri tarafından yürütülen planlı teknik ve fiziki takibin ardından, emlakçılık ve oto galericilik görünümü altında vatandaşları mağdur ettiği belirlenen 4 şüpheliye yönelik düğmeye basıldı. Saat 06.30’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda, belirlenen adreslere baskın yapıldı. Yapılan aramalarda servet değerinde altın ve nakit para çıktı Operasyon kapsamında hedef alınan 4 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, piyasa değeri yaklaşık 30 milyon TL olan ziynet eşyası, 3 milyon TL ve 665 euro nakit para, 422 adet senet ve 5 adet çek, 384 adet uyuşturucu hap, 1 adet ruhsatsız av tüfeği ve çok sayıda dijital materyale el konuldu. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemleri yapılmak üzere KOM Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Konya İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların mağduriyetine yol açan organize suç gruplarına ve tefecilere yönelik operasyonların kararlılıkla süreceğini bildirdi.
Muğla İçmeler’de korkuluklar yenileniyor Marmaris Belediyesi, İçmeler Mahallesi Gezi Yolu Caddesi’nde vatandaşların güvenliğini artırmak ve kullanım konforunu yükseltmek amacıyla bakım-onarım çalışmalarını sürdürüyor. İçmeler’de dere kenarında bulunan ahşap korkuluklar ile dinlenme alanlarında yer alan bankların zamanla yıpranması üzerine bölge, Marmaris Belediyesi tarafından bakım programına alındı. Makine İkmal, Bakım ve Onarım Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, kullanım ömrünü tamamlayan ahşap korkulukları yenilerken, banklarda da gerekli onarım işlemlerini gerçekleştiriyor. Çalışmalarla birlikte hem bölgedeki güvenlik önlemleri güçlendirilirken hem de vatandaşların daha düzenli ve estetik bir ortamda vakit geçirmesi hedefleniyor. Ekipler, belirlenen program doğrultusunda bakım ve yenileme çalışmalarına devam edecek. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmaris Belediyesi yetkilileri kamusal alanların daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Vatandaşlarımızın ortak kullanım alanlarını daha güvenli, düzenli ve estetik hale getirmek için ekiplerimiz sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. İçmeler’de gerçekleştirdiğimiz yenileme çalışmalarıyla hem güvenliği artırıyor hem de yaşam alanlarımızı güzelleştiriyoruz. Marmaris’in her noktasında ihtiyaç duyulan bakım ve yenileme çalışmalarını sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.