GENEL - 02 Ağustos 2016 Salı 04:47

Ünlü sanatçı Mustafa Yıldızdoğan: “Bu darbe bir hainliktir, şerefsizliktir”

A
A
A
Ünlü sanatçı Mustafa Yıldızdoğan: “Bu darbe bir hainliktir, şerefsizliktir”

FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının 15 Temmuz’da gerçekleştirdiği darbe girişiminin ardından Gümüşhane’de aralıksız hergün gerçekleştirilen Demokrasi Nöbeti uygulamasının 18.gününde ünlü sanatçı Mustafa Yıldızdoğan, günlerdir ülke meydanlarını inleten parçası ‘Türkiyem’i binlerce kişiyle birlikte okudu.
Belediye Başkanlığı tarafından organize edilen Demokrasi Nöbeti uygulaması Atatürk Caddesi Belediye Başkanlığı önünde ki alanda gerçekleştirildi. Programa Vali Yavuz, Garnizon Komutanı Albay Cezayir Danışan, Belediye Başkanı Ercan Çimen, 25.dönem Milletvekili ve eski Belediye Başkanı Mustafa Canlı, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, Torul Belediye Başkanı Nidai Köroğlu, Giresun Doğankent Belediye Başkanı Birol Tekin, GTSO Başkanı İsmail Akçay, AK Parti İl Başkanı Celalettin Köse, STK temsilcileri ve binlerce vatandaş katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua ile başlayan programda darbe girişiminin olduğu günden beri Türkiye’nin 81 ilinde alanlarda çalınan, güftesi Gümüşhaneli şair Dilaver Cebeci’ye ait Türkiyem şiirine bestesiyle can veren Mustafa Yıldızdoğan sahne aldı.
Uzun yıllardan beri vatandaşların diline pelesenk olmuş Türkiyem türküsüyle programına başlayan Yıldızdoğan, kahramanlık, vatan ve bayrak temalı konserinde söylediği parçaların aralarında hain şer odaklarına çeşitli mesajlar vermeyi de ihmal etmedi. Yıldızdoğan’ın sürprizi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda sık sık söylediği Arif Nihat Asya’ya ait “Dua” adlı şiirden bir pasaj okuması oldu.
“GENÇLERDEN ÖZÜR DİLİYORUM”
Merhum Cebeci’nin “Türkiyem” şiirini 1967 yılında yazdığını hatırlatan Yıldızdoğan, “Genç kardeşlerimden, yaşı 20-30 arası olan kardeşlerimden ağabeyleri olarak, 30 yıldır elinde mikrofon olarak, Allah diyen, vatan diyen, bayrak diyen biri olarak özür diliyorum. Onlara güzel bir Türkiye bırakamadığımızdan dolayı özür diliyorum. Onlara güzel bir adalet sistemi bırakamadığımızdan dolayı özür diliyorum” dedi.
“BU DARBE BİR HAİNLİKTİR, ŞEREFSİZLİKTİR”
Allah’tan 15 Temmuz gecesini bu millete bir daha göstermemesi dileyen Yıldızdoğan, “İnanıyorum ki bu güzide kalabalığın içerisinde ailesinde şuan asker, polis olan çok kişi var. Ama onlar asker değildi. Devletimize, cumhuriyetimize, hükümetimize karşı girişilen bu darbe bir hainliktir, şerefsizliktir. Çünkü milli mücadelede bu millet açtı, sefildi, 7 düvele karşı mücadele verdi. Düşmanlar Polatlı’ya kadar geldi ama Ankara’ya giremedi, Meclis’e giremedi. Ama bu şerefsizler Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bomba atarak hainliklerini tescillediler” diye konuştu.
“YÜCE TÜRK MİLLETİNE BİR VE BERABER OLDUĞU İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Yaşanan darbe girişiminin ardından milletin bir ve beraber olarak tepkisini günlerdir meydanlarda verdiğini kaydeden Yıldızdoğan, “Bu millet ne yaptı? Bir oldu, beraber oldu. Onun için başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendiye bir vatandaş olarak canı gönülden teşekkür ediyorum. Başbakanımız Binali Yıldırım’a dik durduklarından dolayı teşekkür ediyorum. Ama demeden, fakat demeden, çünkü demeden darbeye karşı olduğunu ve hükümetin yanında olduğunu ortaya koyan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye canı gönülden teşekkür ediyorum. Darbeye karşı olduğunu açıkça ifade eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum. Ve en güzel teşekkürü eline bayrağı alıp tankın karşısına geçen, milli mücadelede olduğu gibi Nene Hatunlarımız, Şerife Analarımız yani hanımefendilerimiz, analarımız, bacılarımız en güzel teşekkür size ait. Topal Osman, Sütçü İmam olup düşmanın karşısına gerilen bütün beyefendilere canı gönülden teşekkür ediyorum. Yüce Türk milletine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
SİYASETÇİLERE SİTEM
Siyasetçilere “Bu gönül kapılarını birbirimize açmak için illa darbe mi olması gerekiyordu?” diyerek sitem eden Yıldızdoğan, şöyle konuştu: “Ama birde sitemim var. Bu büyük zatlara birde sitemimiz var. Hangi görüşte olursa olsun bütün insanlarımız ay yıldızlı bayrağımızın altında bir oldular, beraber oldular. Bende o büyüklerimize diyorum ki? İlle darbe olması mı gerekiyordu bu gönül kapılarını birbirimize açmak için? Bundan sonra ABD karşı çıkmış, Almanya Cumhurbaşkanımıza müsaade etmemiş, İngiltere, Belçika ne yapmış hiç umurumuzda değil. Biz bir olduktan sonra, 80 milyon şu ayyıldızlı bayrağın altında devletine, bayrağına, milletine sahip çıktıktan sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı gibi bu bayrağı hiçbir asi indiremeyecek, minarelerimizden ezanı dindiremeyecek.”
“15 TEMMUZ’UN YARALARINI EN KISA ZAMANDA SARACAĞIZ”
Türkiye’ye karşı iç ve dış hainlerin oluşan bu birliği hazmetmediğini ve istemediğine vurgu yapan Yıldızdoğan, “Biz Allah’ın izniyle bu birlik ve beraberliğimizle 15 Temmuz’un yaralarını en kısa zamanda saracağız. Güçlü bir TSK, güçlü bir emniyet teşkilatı, güçlü bir adalet sistemiyle biz yine var olacağız ve biz Allah’ın izniyle bunu başaracağız.
Etkinlikte yaptığı konuşmada 15 Temmuz gecesinden beri neredeyse her akşam bu meydanda birlikte olduklarını hatırlatan Vali Memiş ise Gümüşhanelilere demokrasi nöbeti uygulamasına gösterdiği ilgi nedeniyle teşekkür etti.
Belediye Başkanı Ercan Çimen ise Demokrasi Nöbeti uygulamasının Gümüşhane’de dolu dolu geçtiğini belirterek, bunda en büyük etkenin vatandaşlar olduğunu kaydetti ve 18 gündür aralıksız alanı dolduran tüm vatandaşlara teşekkür etti.
Sanatçı Mustafa Yıldızdoğan’ın Gümüşhane’ye gelmesine katkı sağlayan 25.dönem Milletvekili Mustafa Canlı’ya da teşekkür eden Başkan Çimen, “Başkomutanımız bizlere evlere giden diyene kadar buradayız. Allah bir daha bugünleri göstermesin. Bu darbe son darbeydi. Daha bu millete böyle bir darbe yapamazlar. Lazı, Türkü, muhafazakarı, milliyetçisiyle bu alanda toplandık, birlik beraberlik içerisindeyiz” dedi.
Programın sonunda alanda bulunan protokol mensupları ve siyasi parti temsilcileri hep birlikte aynı sahnede “Türkiyem” türküsünü söyleyerek etkinliği sonlandırırken, Belediye Başkanı Ercan Çimen tarafından sanatçı Mustafa Yıldızdoğan’a Türk bayrağı işlemeli tablo ve üzerinde "15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Anısına" yazılı Türkiye haritasına benzetilen Besmele hat tablosunu hediye etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Giresun’un 1,57 milyarlık su projesine start verildi Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin işe başlama programı Dereli Kotana Mevkiinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli ihtiyaçlarından biri olan içme suyu projesinin 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeliyle ilk etabının inşası başladı. Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin yer teslimi ve işe başlama programı Dereli ilçesi Kotana mevkisinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli altyapı yatırımları arasında gösterilen projenin ilk etabında çalışmalar başladı. Giresun Valiliği koordinesinde düzenlenen programa Giresun Valisi Mustafa Koç, AK Parti Giresun Milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Keşap Belediye Başkanı Muhammet Tuncay Arışan, Dereli Belediye Başkanı Kazım Zeki Şenlikoğlu, Duroğlu Belediye Başkanı Halil Çetin ile çok sayıda davetli katıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen proje kapsamında Aksu Deresi’nden Giresun merkez ile Dereli, Keşap ve Bulancak ilçeleri ile Duroğlu beldesine yıllık 31,5 milyon metreküp içme suyu sağlanması hedefleniyor. Toplam 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeline sahip projede, 41 bin 460 metrelik isale hattı inşa edilecek. Programda konuşan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, projenin bölge için büyük önem taşıdığını belirterek "Giresun’umuz ve ilçelerimiz için geleceğe güvenle bakmamızı sağlayacak önemli bir yatırımı başlatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu proje ile vatandaşlarımız uzun yıllar sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna kavuşacak" dedi. Artan nüfusla birlikte altyapı yatırımlarının önemine dikkat çeken Köse, projenin yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayacağını vurguladı. Konuşmaların ardından projenin ilk etabı için çalışmaların resmen başladığı bildirildi.
Bursa Nilüfer’de iki yılın gururu: "Aidiyet, dayanışma ve sürdürülebilir yönetim" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, görevdeki iki yılını değerlendirdiği toplantıda "Nilüferliyim" duygusunu öne çıkardı. Kentin yalnızca fiziksel yatırımlarla değil, aidiyet ve güven hissiyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, yönetim anlayışlarının temelini "kişiye değil, kurallara göre belediyecilik" ilkesinin oluşturduğunu belirtti. Son iki yıldaki projelerin odağında ise vatandaşların kendini Nilüfer’de "evinde" hissetmesi yer aldı. Nilüfer Belediyesi’nin geçtiğimiz iki yılını değerlendirdiği ve yeni dönem projelerini anlattığı basın toplantısı Podyum Davet’te gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Tanıtım filmi ve iki yıllık faaliyetler ile gelecek hedeflerinin özetlendiği sunum videosunun ardından sahneye çıkan Başkan Şadi Özdemir, hedeflerinin herkes için mutlu, huzurlu ve güvende hissettiği bir Nilüfer olduğunu söyledi. Başkan Şadi Özdemir, "Vatandaşımızın kendini bu kente ait hissetmesi, herkesin sesinin yansıdığı, hepimizin olduğu bir Nilüfer için çalışıyoruz" dedi. "Ortak akılla yönetiyoruz" Yola çıkarken kenti ortak akılla yönetme sözü verdiklerini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, kent konseyleri ve mahalle komiteleriyle birlikte hareket ettiklerini anlattı. Bir mahallede yapılacak işler için mahalle komitelerinin onayını aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Mahalle komitemiz onay vermiyorsa o işi yapmıyoruz. Her talebi karşılamamız mümkün değil ama oraya bir şey yapacaksak onların onayını almak durumundayız" diye konuştu. Mali yapı sürdürülebilir hale geldi Geride kalan iki yılda öncelikle belediyenin mali yapısını düzeltmeye odaklandıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, ödeme dengelerinin toparlandığını, gelirlerin yükseldiğini, giderlerin kontrol altına alındığını aktardı. Göreve geldiklerinde faturaların yaklaşık bir yıl sonra ödendiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, "Ortalama ödeme süresi bugün 3 aya indirildi. Belli bir noktaya geldik, artık sürdürülebilir bir pozisyondayız" dedi. Son 6 yılın en yüksek çalışan memnuniyeti Çalışmaları iş arkadaşlarıyla birlikte yürüttüklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kurum içinde yapılan memnuniyet anketinin sonuçlarına da değindi. 2 bin 572 personelin katıldığı anketin bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek katılımlı çalışma olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, son altı yılın en yüksek çalışan memnuniyetinin de bu dönemde elde edildiğini söyledi. "Paramız Nilüfer halkınındır" Halkın kaynaklarının yine halk için harcandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Biz Nilüfer Belediyesi’nin memurlarıyız. Paramız, Nilüfer halkınındır. Onları adil bir şekilde harcamak, 64 mahallemize mümkün olduğunca eşit hizmet götürmek durumundayız. Belediyecilikte alışılagelmiş anlayışı değiştirmeye çalışıyoruz. Kişiye değil, kurallara göre belediyecilik ilkesini hayata geçirdik" dedi. "Dayanışmayı her alanda güçlendirdik" Sosyal belediyeciliği ve dayanışmayı her alanda güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, vatandaşların eşit fırsatlara sahip olduğu, kadınların, gençlerin, çocukların ve dezavantajlı grupların güvende hissettiği; doğanın ve tarım alanlarının korunduğu bir Nilüfer için çalıştıklarını söyledi. Konuşmasını "Daha adil, daha eşit ve daha dayanışmacı bir Nilüfer için her geçen gün daha çok çalışacağız" sözleriyle tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, basın mensuplarının sorularını da cevapladı.
Giresun 300 yıllık kullanıma müdahale tepki çekti Karadeniz’de yüzyıllardır sürdürülen yaylacılık faaliyetleri, son dönemde alınan mera ve kiralama kararlarıyla yeni bir tartışmanın odağına yerleşti. Giresun’un Eynesil ilçesinden Gümüşhane’nin Kazıkbeli Yaylası’na bağlı Aksu, Barak, Apsaha, Dikme ve Davunlu obalarına giderek yaylacılık yapan vatandaşlar, uygulamaya karşı bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Gümüşhane sınırları içinde yer alan ancak uzun yıllardır Giresunlu yaylacılar tarafından kullanılan 36 yayla yerleşim alanına ilişkin alınan idari kararlar Giresun’da tepkilere neden oldu. Gümüşhane İli Mera Komisyonu’nun söz konusu yaylalarla ilgili aldığı ve Giresunlu üreticilerin kullanımını sınırlandıran kararların, ciddi sosyo-ekonomik ve hukuki mağduriyetlere yol açtığı belirtildi. Bu durumun "kadim kullanım hakkı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. 4342 sayılı Mera Kanunu çerçevesinde uzun yıllara dayanan kullanımın korunmasının esas olduğunu belirten Giresun Eynesilli yaylacılar, yaklaşık 300 yıldır kullandıkları yaylaların kullanım dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu savundular. Konuyla ilgili düzenlenen toplantıda konuşan yaylacılar, atalarından gelen ve yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip kullanım haklarının yok sayıldığını belirterek yaylaların "mera alanı" olarak değerlendirilmesi ve ardından kiralama bedeli talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdiler. Katılımcılar, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir kırılma anlamına geldiğini vurguladılar. "Yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı" iddiası İddialara göre, Gümüşhane-Kürtün Beytarla Köyü Muhtarlığı tarafından geçtiğimiz kasım ayında alınan kararla söz konusu obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı. Kararın, yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde askıya çıkarıldığı ve bir ay süreyle ilan edildiğini ancak bu süreçte yeterli bilgilendirme yapılmadığı öne sürdüler. Yaylacılar, yaylacılık faaliyetlerinin yürütülmediği bir dönemde ve köylerde vatandaşların bulunmadığı sırada yapılan tebligatlarla kararın kesinleştirildiği iddia ettiler. Yaylacılar bu yaklaşımı eleştirerek yaylaların kış aylarında doğal olarak boş kalmasının "kullanım dışı" anlamına gelmeyeceğini ifade ettiler. Hatta kış aylarında Beytarla köyünün de boş olduğunu belirten yaylacılar, "Muhtar bile kışın 6 ay Espiye ilçesinde dururken bu alınan karar hukuki değildir" ifadelerini kullandılar. "Bu yaylalar bize dedelerimizden miras" Bölgede uzun yıllardır hayvancılık yapan Eynesilli yaylacı Bahri Sofu, toplantıda yaptığı açıklamada, "Bu yaylalar dedelerimizden bize miras. 15-17 obadan oluşan bu alanların tamamı aktif olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen ‘boş’ denilerek kiraya verilmek istenmesi kabul edilemez" dedi. "Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı" Toplantıda söz alan bir diğer yaylacı Faruk Bodur ise konunun hukuki boyutuna dikkat çekerek "Yerleşik kullanım, geçmişten gelen haklar ve fiili durum dikkate alınmadan yapılan bu tür uygulamalar ciddi hukuki sorunlar doğurur. Bu iş sadece bugünle ilgili değil, yüzlerce yıllık bir düzen söz konusu. Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı. Aksi hâlde hem doğal denge zarar görür hem de yaylacılık kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır" diye konuştu. Toplantının ardından yaylacılar, kararın yeniden gözden geçirilmesi ve geleneksel kullanım haklarının korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Yöre halkı, hem üretimin sürdürülebilirliği hem de yüzyıllardır devam eden yaylacılık kültürünün geleceği açısından sürecin dikkatle ele alınmasını istedi.
Konya Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı Konya’da emlakçı ve oto galerici görünümü altında tefecilik yaptığı tespit edilen şahıslara yönelik Konya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alınırken, piyasa değeri yaklaşık 33 milyon TL olan ziynet eşyası ve nakit para ile çok sayıda senet ele geçirildi. Konya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, kent merkezinde tefecilik yaparak haksız kazanç sağladığı tespit edilen şüphelilere yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. KOM ekipleri tarafından yürütülen planlı teknik ve fiziki takibin ardından, emlakçılık ve oto galericilik görünümü altında vatandaşları mağdur ettiği belirlenen 4 şüpheliye yönelik düğmeye basıldı. Saat 06.30’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda, belirlenen adreslere baskın yapıldı. Yapılan aramalarda servet değerinde altın ve nakit para çıktı Operasyon kapsamında hedef alınan 4 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, piyasa değeri yaklaşık 30 milyon TL olan ziynet eşyası, 3 milyon TL ve 665 euro nakit para, 422 adet senet ve 5 adet çek, 384 adet uyuşturucu hap, 1 adet ruhsatsız av tüfeği ve çok sayıda dijital materyale el konuldu. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemleri yapılmak üzere KOM Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Konya İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların mağduriyetine yol açan organize suç gruplarına ve tefecilere yönelik operasyonların kararlılıkla süreceğini bildirdi.
Muğla İçmeler’de korkuluklar yenileniyor Marmaris Belediyesi, İçmeler Mahallesi Gezi Yolu Caddesi’nde vatandaşların güvenliğini artırmak ve kullanım konforunu yükseltmek amacıyla bakım-onarım çalışmalarını sürdürüyor. İçmeler’de dere kenarında bulunan ahşap korkuluklar ile dinlenme alanlarında yer alan bankların zamanla yıpranması üzerine bölge, Marmaris Belediyesi tarafından bakım programına alındı. Makine İkmal, Bakım ve Onarım Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, kullanım ömrünü tamamlayan ahşap korkulukları yenilerken, banklarda da gerekli onarım işlemlerini gerçekleştiriyor. Çalışmalarla birlikte hem bölgedeki güvenlik önlemleri güçlendirilirken hem de vatandaşların daha düzenli ve estetik bir ortamda vakit geçirmesi hedefleniyor. Ekipler, belirlenen program doğrultusunda bakım ve yenileme çalışmalarına devam edecek. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmaris Belediyesi yetkilileri kamusal alanların daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Vatandaşlarımızın ortak kullanım alanlarını daha güvenli, düzenli ve estetik hale getirmek için ekiplerimiz sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. İçmeler’de gerçekleştirdiğimiz yenileme çalışmalarıyla hem güvenliği artırıyor hem de yaşam alanlarımızı güzelleştiriyoruz. Marmaris’in her noktasında ihtiyaç duyulan bakım ve yenileme çalışmalarını sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.