YEREL HABERLER - 15 Eylül 2016 Perşembe 10:47

Ot biçme makinesi Gümüşhane’de halı yıkama makinesi oldu

A
A
A
Ot biçme makinesi Gümüşhane’de halı yıkama makinesi oldu

Gümüşhane’nin yüksek köylerinde ot ve tarla biçiminde kullanılan ot biçme makineleri, yaz aylarının son günlerinde halı yıkama makinesine dönüştürüldü.
Yaz mevsimi boyunca hayvanlarının kış aylarındaki besin ihtiyacını karşılamak üzere hem köy içinde hem de dağlarda ot ve tarlaları biçmek için son yıllarda sıklıkla kullanılmaya başlayan benzinli ot biçme makineleri farklı amaçlarla da kullanılıyor.
Daha önce tırpan ve orak yardımıyla gerçekleşen ot biçme işlemini uzun sapının ucundaki misina veya taşlı bıçak yardımıyla hem zamandan hem de fiziksel güçten tasarruf edilerek yapılmasını sağlayan makineler sonbahar temizliği yapan kadınların işlerini de hızlandırdı.
Özellikle temizlik sırasında halı ve kilimleri yıkamak için el fırçası kullanan ve saatlerce uğraşan kadınların imdadına ot biçme makineleriyle erkekler yetişti.
Normalde ot biçiminde kullanılan misina veya taşlı bıçakların takılı olduğu ucun fırça ile değiştirilmesinin ardından başlanan halı ve kilim yıkama işlemi, elle yıkamanın yaklaşık 4 katı daha kısa zamanda tamamlanıyor.
Merkeze bağlı Dörtkonak köyünde sırtına bağladığı ot biçme makinesiyle evinin halı ve kilimlerini yıkayan Suat Ergin, normal şartlarda saatler sürmesi gereken işlemin makine sayesinde kısa süre içerisinde tamamlandığını söyledi.
Makinenin ucuna halı yada kilime zarar vermeyecek olan yumuşak fırça taktıklarını kaydeden Ergin, “Normalde bıçak takılan makinenin ucuna fırça takınca halı yıkama makinesine sahip olduk. Bu sayede uzun süren işlemleri daha kısa zamanda hallediyoruz. Hem zamandan hem de iş gücünden tasarruf etmiş oluyoruz” diye konuştu.
Eşinin de durumdan oldukça memnun olduğunu dile getiren Ergin, kadınların sonbahar ve ilkbahar aylarının korkulu kabuslarının artık son bulduğunu, isteyen herkesin yıkama fırçasını temin edebileceğini de sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.