YEREL HABERLER - 22 Eylül 2016 Perşembe 20:56

Gümüşhane 9,5 saatlik toplantıyla masaya yatırıldı

A
A
A
Gümüşhane 9,5 saatlik toplantıyla masaya yatırıldı

Gümüşhane’de Vali Okay Memiş’in başkanlığında şehrin tüm kesimlerinin bir araya geldiği ve hemen her konunun konuşulduğu Koordinasyon Toplantısı 9,5 saat sürdü.
Gümüşhane tarihinde gerçekleştirilen en uzun süreli toplantı olma özelliği kazanan toplantı Devlet Su İşleri sosyal tesislerinde düzenlendi.
Vali Okay Memiş başkanlığında yapılan toplantıya AK Parti Gümüşhane Milletvekilleri Hacı Osman Akgül, Cihan Pektaş, İl Jandarma Komutanı Albay Cezayir Danışan, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, ilçe kaymakamları, ilçe ve belde Belediye başkanları, tüm kamu kurum müdürleri, AK Parti İl Başkanı Av.Celalettin Köse, CHP İl Başkanı Bedri Ağaç, MHP İl Başkanı Nadim Aydın ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Toplantıda ağırlıklı olarak çevre yolu, Harşit Çayı ıslahı, il genelinde devam eden 26 büyük sulama göleti inşaatı, tarım, turizm ve turizme yönelik yatırım ve planlamalar masaya yatırıldı.
“TURİZM, TARIM-HAYVANCILIK VE MADENCİLİK”
Toplantının açılışında yaptığı konuşmada Gümüşhane’nin kalkınmasına, gelişmesine yönelik stratejilerinin olduğunu belirten Vali Memiş, Gümüşhane’nin gelişmesinde üç sacayağı bulunduğunu, bunların turizm, tarım ve hayvancılık ve madencilik olduğunu söyledi.
“GÜMÜŞHANE TEOG’DA İLK 3 İL İÇERİSİNDE”
Gümüşhane’nin gelecek vadeden bir şehir olduğunu vurgulayan Vali Memiş, “Genç ve dinamik bir nüfusumuz var. Eğitim seviyemiz de yüksek. TEOG’da Türkiye de ilk üçte bulunmaktayız. Gümüşhane geneli için söylüyorum, bu önemli bir başarıdır, bunu birçoğunuz bilmiyorsunuz ama TEOG da Türkiye’nin en iyi olan illerinden birisiyiz”dedi.
“24 SAATİMİZİ GÜMÜŞHANE’YE AYIRMALIYIZ”
Türkiye’nin en fazla organik süt üretiminin Kelkit ilçesinde yapıldığını ifade eden Vali Memiş, Türkiye’de pestil-köme denildiğinde akla ilk Gümüşhane’nin geldiğini belirterek, “Türkiye de markayız. Biz 24 saatimizi Gümüşhane’ye ayırmış bulunmaktayız. Bütün enerjimizle, bütün birikimlerimizle hiçbir yatırımı, hiçbir hizmeti ötelemeden ve hiçbir kimseyi kayırmadan, adaletli bir şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz” diye konuştu.
“ÖZEL İDARE YATIRIMLARINDA GÜZEL MESAFELER ALDIK”
Gümüşhane’nin 320 köyü ile 440 yaylası olduğunu kaydeden Vali Memiş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sayın Milletvekillerimizle, İl genel Meclisimizle, Muhtarlarımızla bir hedef koyduk. Allah nasip ederse en geç 2 yıl içerisinde bütün köy yollarımızı asfaltlayacağız. Tabi ki kırsal kalkınmanın tek unsuru asfalt yapmak değil. İl Özel İdaresi imkânlarımız kısıtlı. Ben buradan Sayın Milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Ankara’dan aktardıkları kaynaklarla Gümüşhane’mize yardımcı oluyorlar. Özellikle, Özel İdare yatırımları açısından güzel mesafeler aldık. İhalelerimizi yaptık ve yolumuza devam edeceğiz. Kamu kaynağı hiç kimseye peşkeş çekilmeyecek. Ben Gümüşhane Valisi olarak herkesin huzurun da ifade etmek istiyorum, kamu kaynağını etkin ve verimli kullanacağız.”
“BU KENTTE HERKESLE BERABER HİÇBİR AYRIM GÖZETMEKSİZİN HİZMET EDECEĞİZ”
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Hacı Osman Akgül ise toplantının amacının ortak akıl oluşturmak olduğunun altını çizerek, “Kişilerin birey olarak ulaşamadığı, ulaştıramadığı sorunları burada ortak olarak paylaşıp, iletip yol haritasını belirleyeceğiz. Seçim öncesi bir gazeteci arkadaşımız, ‘bu kentle ilgili en büyük projeniz ne olacak’ sorusunu sorduğunda, bu kentte her şeyden önce bir kardeşlik ve dostluk havası oluşturmak olduğunu söyledim. Bütün siyasi partilerimizle, bütün vatandaşlarımızla beraber herkes birbirini kucaklasın, herkes, her sorununu her konu da her makama her mevkide çok rahatlıkla ulaştırabilsin. Çok şükür bugün siyasi partilerimizin temsilcileriyle, belediye başkanlarımızla bir aradayız. Bizim amacımız bu kente hizmetse bu kentte herkesle beraber hep birlikte hiçbir ayrımı gözetmeksizin bir hizmettir” dedi.
15 Temmuz FETÖ/PDY terör örgütünün darbe girişimi sürecine de değinen Akgül, “15 Temmuz akşamı bütün siyasi partilerimizle, mezhep ayrımı yapmadan, 79 milyon vatandaşımız sokağa dökülerek bu ülkenin işgaline engel oldu. Demek ki biz bütün sorunlarımızı aynı duyarlılıkla çözme gücüne, iradesine sahip olabiliriz. İnşallah bu toplantılar bundan sonra da periyodik olarak belirli aralıklarla devam edecek. Arkadaşlarımız bizden ne istiyorlar, eksikleri ne, bizim onlara sunacağımız neler var hep bu konuları konuşup çözüme kavuşturacağız” diye konuştu.
“GÜMÜŞHANE’NİN GELECEĞİ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNDEN DAHA PARLAKTIR”
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş da milletvekilleriyle, valisiyle, belediye başkanlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, bütün siyasi partilerle güzel bir uyum içerisinde Gümüşhane’nin kalkınması için çalışacaklarını dile getirerek, “Gümüşhane’mizi biz dört ana sektörde kalkındıracağız. Bunlardan birisi tarım sektörü, diğeri turizm sektörü, bir diğeri de madencilik ile hizmet sektörüdür. Turizm sektöründe bu aralar ciddi hareketlenmeler var. Gerek tabiat parklarımız gerekse diğer yatırımlarımız özellikle tarihi eserlerimizle ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış vaziyetteyiz. Birkaç yıl içerisinde görülecek ki turizm yatırımlarımız tamamlandıktan sonra bölgemize çok iyi anlamda turist çekeceğiz, daha iyi yerlere geleceğiz. Tarım ve madencilik sektöründe de çalışmalarımız devam etmektedir. Türkiye’nin geleceği parlaktır ama Gümüşhane’mizin geleceği bana göre Türkiye’nin geleceğinden daha parlaktır. Çünkü iyi bir hız yakaladık, iyi bir uyum yakaladık ve bunu da en kısa zamanda başaracağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.
“BELEDİYE OLARAK 40 MİLYON LİRALIK YATIRIMIMIZ VAR”
Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen de yaptığı konuşmada, kent merkezinde 40 milyon liralık bir yatırım sürdürdüklerini belirterek, “En büyük yatırım 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra tüm ülke genelinde olduğu gibi Gümüşhane’de de sağlanan birlik ve beraberliktir. AK Parti iktidarlarının 14 yıldır ilimize yaptığı yatırım toplamı 6 milyar liradır. Biten hizmet alanlarımız var, devam edenler var. Tamamlandıkça ilimizin gelişmesi de giderek katlanacaktır. Belediye olarak da bizim yaklaşık 40 milyon liralık bir yatırımımız var. Elbette ki bu yatırımlarımızı, devletimizle yaptığımız istişarelerle sağlıyoruz. Çok sayıda yatırımımızı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Çalışmalarımız hızla sürmektedir. En kısa zamanda tamamlanarak hizmete sokmaya çalışıyoruz. Yatırımlarımız tamamlandıkça, ilimiz modern ve yaşanılabilir bir kent haline kavuşacaktır” dedi.
“GÜMÜŞHANE YENİDEN İHYA VE İNŞA EDİLİYOR”
AK Parti Gümüşhane İl Başkanı Celalettin Köse ise Gümüşhane’nin yeniden ihya ve inşa edildiğini dile getirerek, şunları söyledi: “Özellikle bu dönem yakalanan ahenk ile birlikte inşallah Gümüşhane’miz adına bu işin zirve yaptığı dönem olacak. Sayın Milletvekillerimizle, Sayın Valimizle, Kaymakamlarımız ve Belediye Başkanlarımızla çok şükür çok iyi bir uyum içerisindeyiz. Gayemiz Gümüşhane adına hareket etmek. Gümüşhane’yi tüm ilçeleriyle, tüm köyleriyle beraber bir bütün halinde kabul ederek Gümüşhane’mize gelecek olan hizmetlerin çıtasını yükseltmek olacaktır. İktidar partisinin il başkanı olarak özellikle hizmet alımlarında vurgulamak istiyorum ki hiçbir ayrım, iktidar, muhalefet partisi ayırımı göz etmeksizin hareket ediyoruz.”
Siyasi partilerin il başkanlarıyla istişare içerisinde olmalarının Gümüşhane’nin geleceği adına önemli şeylere vesile olacağını düşündüğünü kaydeden Köse, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak konuşmasını sonlandırdı.
“TURİZM VE MADENCİLİK BİR ARADA OLAMAZ”
CHP İl Başkanı Bedri Ağaç ise turizm ve madenciliğin bir arada olamayacağını savunarak, “Madencilik ve turizm konusunda Gümüşhane’nin tercih yapması lazım. Kiralar konusunda öğrenciler adeta soyuluyor, yurt problemi var. Öğrenci parasını kiraya verince cebinde para kalmıyor ve esnafımıza da hemen hemen hiç getirisi olmuyor. Üniversitede 2,5 liraya yemek yiyor, ne çarşıya ne de esnafa bir katkısı olmuyor. Buna acil bir çözüm bulunması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“BU SÜREÇTE SİYASET YAPMA LÜKSÜMÜZ YOK”
MHP İl Başkanı Nadim Aydın da toplantının Gümüşhane için önemli bir toplantı olduğunu kaydederek, şunları söyledi: “Hizmet götürürken siyasi ayrın yapılmadan götürülmesinden yanayız. FETÖ ile bağlantısı olanların kesinlikle cezalandırılmasından yanayız. Ancak ilgisi olmayanların, görevden alınanların tekrar göreve dönmeleri için çalışma yapılmasını talep ediyorum. FETÖ’nün yaptıklarını yanlarına bırakmamak lazım. Bizim, ülkemizin bulunduğu bu durumdan sonra hiçbir meselesi yoktur. Sıkıntılı bir süreç yaşıyoruz. Bu süreç atlatılmadan siyaset yapma gibi bir lüksümüz yoktur.”
Toplam 9,5 saat süren toplantıda kamu kurum ve kuruluşları yaptıkları çalışmaları sunum eşliğinde aktarırken, koordinasyon gerektiren konular üzerinde fikir jimnastiği yapılma imkanı da yakalandı.
Toplantının sonunda kurum müdürlerine “Sizlere inanıyor ve güveniyorum” diye seslenen Vali Memiş, “Bu kenti istişare ile birlikte yöneteceğiz. Bu şehre hizmet etmekle görevliyiz. Hedeflerimize emin bir şekilde ulaşacağız. Kamu hizmetlerini adaletli bir şekilde gerçekleştireceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.